Yaşlılık aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin hukuka uygunluğu, sahte sigortalılık iddiasıyla hizmet tespiti ve fiili çalışma varlığının araştırılmasına yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacının kanser tedavisi sürecinde çalıştığını beyan ettiği hizmet sürelerinin sosyal güvenlik denetmen raporuyla geçersiz sayılması üzerine emekli aylığının iptal edilmesi işlemine karşı açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davacı lehine karar vererek kurumun işlemlerini iptal etmiş ve aylığın yeniden bağlanmasına hükmetmiştir; davalı kurum ise temyiz başvurusunda, denetim raporunun aksinin ispatlanamadığını ve iptal edilen bildirimlerin gerçek çalışma olduğunun kanıtlanamadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmektedir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVAAsıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2021 yılından itibaren almakta olduğu yaşlılık aylığının; bir kısım hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Denetmen raporuna istinaden geçersiz sayılması nedeniyle iptal edildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını, zira davacının 16.05.2009 tarihinde ...'ye ait iş yerinde çalışmaya başladığını, yaklaşık 4-5 ay sonra kendisine kanser teşhisi konulduğunu, iş yerinin ...'ye devredilmesi nedeniyle 31.12.2009 tarihinde çıkışının yapıldığını ve Ocak 2010 tarihinden itibaren çalışmaya devam ettiğini, bu süreçte yine kanser tedavisine devam edildiğini, ...'nin vefatı ile iş yerinin tekrar ...'ye devrolunduğu, davacının Şubat 2011 tarihinden Nisan 2015 tarihine kadar ... yanında filen çalıştığını, kendisine kanser teşhisi konulduktan sonra 3 ameliyat, 6 kür kemoterapi ve 38 gün radyoterapi şeklinde tedavi süreci yaşadığını, bu tedavi sürecinin zorunlu sonucu olarak da raporlu bulunduğu günlerin olduğunu belirtmek sureti ile Kurumun aksi yöndeki işlemlerinin iptaline, iptal edilen çalışmalarının geçerli olduğuna, yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylık ve bayram ikramiyelerinin faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve yapılan ödemeler nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinitalep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın ve birleşen davanın kabulü ile1.1) Davacının ... sicil numaralı dava dışı ... ünvanlı işyerinden yapılan bildirimlerini, sahte olduğundan bahisle iptal eden, davacının emeklilik toplam gün şartını sağlamadığı gerekçesi ile 01.03.2021 tarihi itibari ile emekliliğini durduran, 01.03.2021 - 17.04.2023 tarihleri arasında ödenen aylıkları borç çıkartan idari işlemin hukuka uyarlığı bulunmadığından iptaline,1.2) Davacının 01.03.2021 - 17.04.2023 tarihleri arasında ödenen aylıkları borç çıkartan idari işlemden kaynaklı borcu olmadığının tespitine,1.3) Kurumun 15.06.2023 tarih ve E-72301659-719-75239180 sayılı borç bildirim belgesinin iptaline 1.4) Emekliliği durduran işlemin iptali neticesinde davacıya tekrar yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine 1.5) Ödenmeyen yaşlılık aylıklarının, her bir aylığın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun'un 59/2. maddesi uyarınca denetim raporunun aksi ispatlanıncaya kadar geçerli bulunduğunu, davacının iptal edilen bildirimlerinin gerçek, hizmet akdine dayalı bir fiili çalışma olduğunun ispatlanamadığını, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeAsıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, davacının dava dışı ... unvanlı iş yerinde geçen çalışmalarının fiili ve gerçek olup olmadığı, Kurumun yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işleminin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.İnceleme konusu davada davacı, Kurum tarafından iptal edilen 08.02.2011 - 30.04.2015 tarihleri arasında dava dışı ... unvanlı işyerinden yapılan bildirimlerinin fiili çalışmaya dayalı olduğunun tespitiyle Kurum işleminin iptalini talep ettiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir.Somut olayda, davacının duruşma sırasında beyanda bulunarak sahte olduğu kabul edilen dönemde dava dışı ...'ye ait muhasebe bürosunda büro elemanı olarak çalıştığını, ancak ara sıra evrak getirip götürdüğünü de beyan etmiş, Mahkemece ayrıca iki davacı tanığı ile söz konusu iş yerinden çalışmaları iptal edilmeyen dört bordro tanığı daha dinlenmişse de tanıkların davacının dava dışı muhasebe bürosunda hangi işi yaptığına dair detaylı beyanda bulunmadıklarının anlaşıldığı, öte yandan Kurum denetmenlerince yapılan inceleme sırasında davacının tüm çalışmalarının incelemeye tabi tutulduğu ve 10.03.2016 - 31.03.2017 tarihleri arasındaki ... ...'a ait iş yerinde çalışmasının bulunduğu, ... ...'ın ise aynı denetim kapsamında dava dışı ... unvanlı işyerindeki çalışmasının iptal edildiği ve denetmene verdiği ifadesi sırasında davacının çalışmaları hakkında beyanda bulunmadığı, çalışması iptal edilmeyen...'ın davacıyı tanımadığını beyan ettiği tutanak altına alınmasına karşılık Mahkeme huzurunda denetmen tarafından davacının çalışması hakkında soru sorulmadığını belirterek davacının çalıştığını belirttiği, öte yandan denetim raporunun sonuç kısmının 5.10 maddesi kapsamında davacının daha sonraki bir dönemde çalışması bulunan ... sicil numaralı ... unvanlı iş yerinin de incelemeye alındığı anlaşılmış olup, söz konusu tüm bu çelişkiler giderilmeksizin hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur.Bu kapsamda Mahkemece, daha önce tespiti yapılan iki komşu iş yerinde çalışması bulunan bordrolu tanıklar dinlenmeli, yapılacak araştırma ile daha fazla komşu iş yeri tespit edilip, bu iş yerlerinde çalışan/işleten kişilerin de beyanlarına başvurulmalı, dava dışı iş yerinin muhasebe işlerini takip ettiği mükellefler tespit edilip bu kişilerin kamu tanığı sıfatıyla beyanları alınmalı, ayrıca davacının sigortalı bildirimi olan ... sicil numaralı ... unvanlı iş yeri hakkında denetim yapılıp yapılmadığı sorulmalı, yine diğer işveren ... ... iş yeri ile ilgili inceleme olup olmadığı araştırılmalı, öte yanda somutlaştırma yükümlülüğü gereğince davacının yeniden beyanı alınarak uyuşmazlık konusu dönemde kimlere hizmet verdiği, hangi müşterilere gittiği, hangi işleri yaptığı, işyerinde kimlerle çalıştığı hususları ayrıntılı olarak sorulmalı, çelişki olması halinde çelişki giderilmeli, buna göre araştırma genişletilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.VI.KARARAçıklanan sebeplerle;1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.