Minibüs hattı değnekçisinin Bağ-Kur dışı ve emeklilik sonrası çalışma dönemlerine ilişkin hizmet tespit davasında hak düşürücü süre ve ibra savunmaları.
Özet: Davacı, 1987den 2011e kadar değnekçi olarak çalıştığı ve Bağ-Kur sigortalılığı ile diğer kayıtlı çalışmaları haricinde kalan dönemlerin hizmet tespiti talebiyle dava açmış; davalılar ise dava konusu "minibüs hattı yönetimi"nin hukuki kişilikten yoksun olduğunu, hizmet tespit davalarında 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının beyan edilen dışında çalışması olmadığını, talep edilen dönemlerin bir kısmında Bağ-Kur sigortalısı veya başka işyerlerinde kayıtlı çalıştığını ve 2011 tarihli ibranameyle tüm haklarından feragat ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, dava dilekçesinde; davacının 1987 yılı Ağustos ayı itibariyle ilk kez ... minibüs hattı durağında değnekçi diye tabir edilen görevine işçi olarak başladığını, Bağ-Kur sigortalılığının olduğu dönem haricinde, emekli olduğu ███████ tarihinden altı ay sonrası olan 10.06.2011 tarihine kadar da yine değnekçilik görevini ... dolmuş hattı durağında devam ettirdiğini belirterek çalışmalarının tespitini talep etti.II. CEVAP 1.Davalı ... Hattı Yönetimi vekili cevap dilekçesinde; ...Hattı Yönetimi şeklinde bir kişilik olmadığını, dolayısıyla taraf ehliyeti olmadığını, davacının ...Hattındaki tüm minibüs işletenlerini davalı olarak göstermesi gerektiğini, hizmet tespiti davalarının 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, davacının Ağustos 1987 ayından Eylül 2004 ayına kadar olan dönem için hizmet tespitini dava ettiğini, bu nedenle 5 yıllık hak düşürücü sürenin sonu olan 2009 yılının sonu itibariyle davacının işbu dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının dilekçesindeki iddiaları ve taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının duraktaki asgari ücretli çalışmasının tam olarak ...'ya bildirildiğini, ...’ ya bildirilen bu çalışması dışında başkaca bir çalışması olmadığını, ... kayıtlarında davacının 01.05.1987 - 06.04.1988 döneminde ve 01.12.1992-31.12.1993 döneminde kendisine ait işyeri olduğu ve bu nedenle Bağ-Kur sigortalısı olduğunun sabit olduğunu, yine ... kayıtlarında davacının 05.09.1988 - 30.09.1988 tarihleri arasında ... no.lu işyerinde sigortalı olarak çalıştığı, 06.09.2004- 01.06.2008 tarihleri arasında da ... nolu işyerinde sigortalı olarak çalıştığının görüldüğünü, davacının dava konusu dönemin bir bölümünde başka işyerlerinde sigortalı olarak çalıştığı sabit olduğu gibi dava konusu dönemin bir bölümünde de kendisine ait çay ocağı işyerini çalıştırdığının resmi belge ve kayıtlar ile sabit olduğunu, davacının 02.06.2008 tarihinde ... durağında asgari ücretle çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının 31.01.2011 tarihinde emekli olması dolayısıyla iş akdini fesih etmesi ile sona erdiğini, 31.01.2011 tarihinde emeklilik nedeniyle iş akdini fesih eden davacının, fesihten yaklaşık 5 ay sonra 10.06.2011 tarihinde tamamen kendi iradesi ile İbraname düzenlemek suretiyle minibüs işletenlerini ibra ettiğini İbranamede davacının ibraname konusu işçilik alacaklarının tek tek sayıldığını bu alacaklarına karşılık 24.500 TL nakit olarak tahsil ettiğini beyan ettiğini, davacının ibraname belgesinde çalışmasının tam olarak ... ya bildirildiğini kabul ettiği gibi başkaca hiçbir hak ve alacağı kalmadığını, başkaca ve fazlaya ilişkin talep ve dava haklarından dahi feragat ettiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Bir kısım dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ...’ın davacının çalışma iddiasında bulunduğu dönemde minibüs maliki bulunmaması nedeni ile davalı bakımından davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, hizmet tespiti davalarının 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, davacının Ağustos 1987 ayından Eylül 2004 ayına kadar olan dönem için hizmet tespitini dava ettiğini, bu nedenle 5 yıllık hak düşürücü sürenin sonu olan 2009 yılının sonu itibariyle davacının işbu dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının duraktaki asgari ücretli çalışmasının tam olarak ...'ya bildirildiğini, ...'ya tam olarak bildirilen bu çalışması dışında başkaca bir çalışması olmadığını, ... kayıtlarında davacının 01.05.1987 - 06.04.1988 döneminde ve 01.12.1992 - 31.12.1993 döneminde kendisine ait işyeri olduğu ve bu nedenle BAĞ-KUR sigortalısı olduğunu, yine ... kayıtlarında davacının 05.09.1988 - 30.09.1988 tarihleri arasında ... no.lu işyerinde sigortalı olarak çalıştığını, 06.09.2004- 01.06.2008 tarihleri arasında da ... nolu işyerinde sigortalı olarak çalıştığının görüldüğünü, davacının 02.06.2008 tarihinde ... durağında asgari ücretle çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının 31.01.2011 tarihinde emekli olması dolayısıyla iş akdini fesih etmesi ile sona erdiğini,10.06.2011 tarihinde tamamen kendi iradesi ile ibraname düzenlemek suretiyle minibüs işletenlerini ibra ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.3.Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, cevap dilekçesinde; ... Hattı Yönetimini de davalı olarak gösterdiğini, öncelikle bu Yönetimin tüzel kişiliği olup olmadığının araştırılması ve davanın gerçek kişiye yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, bu nedenle esasa girilmeden reddedilmesi gerektiğini, davacının hizmet döküm cetvelinde tespitini istediği dönemde 1987 yılından başlamak üzere 19 93... . aya kadar 4b kapsamında zorunlu sigortalı olduğunu, bu durumda böyle bir iddianın gerçek dışı olduğunu, Kurumda diğer davalı adına kayıtlı işyeri de bulunmadığını, davacının 2004 yılından itibaren sigortalı olarak göründüğü .... Şti.'nin 238345.35 no.lu dosyada işlem gördüğünü ve 20.08.2004 tarihinde Kanun kapsamına alındığını, davacının işe giriş tarihinin 20.06.1973 olduğu ve davacının 5...2 sigorta sicil no.su ile tescil kaydının yapıldığını, davacının tespitini istediği döneme ait çalışmalarının hizmet döküm cetvelinde görüldüğü gibi olduğu, başkaca çalışmasının olmadığını, hizmet süresinin tespitine ilişkin davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini öne sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 11.03.2016 tarihli 2013/1 16... /85 karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 11.03.2016 tarihli kararına karşı davacı, davalı Kurum Kurum ve bir kısım davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.Dairenin 18.02.2020 tarihli, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile eksik inceleme sonucu karar verildiği gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur.Bozma sonrası Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, eksik inceleme, yetersiz inceleme sonucu karar verildiğini, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.2.Davalılardan ..., .. ..., ..., ..., ..., ... ve ...ortakvekilleri temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, davacının kesintili çalışmaları olduğunu, tanık anlatımlarına dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yoruma dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Kurum ve bir kısım davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerinden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi