İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, icra ihalesiyle satılan servis istasyonu taşınmazında vefa hakkı kullanımına ilişkin tapu iptali ve tescil ile ihtiyati tedbir talebi üzerine verdiği karar.
Özet: Dava, davacının icra yoluyla satılan bir taşınmaz üzerindeki vefa hakkını sözleşme şartlarına uygun olarak süresinde kullandığını ve bedeli bankaya yatırmasına rağmen devrin gerçekleşmediğini ileri sürerek tapu iptali ve kendi adına tescilini, üçüncü kişilere devrin önlenmesi için tedbir konulmasını talep etmesi üzerine; davalı bankanın ise davacının bu hakkı süresinde kullanmadığını, daha sonra hakkından feragat ettiğini ve taşınmazı zaten üçüncü kişilere sattığını savunarak davanın reddini istediği bir uyuşmazlıktır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI : ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali ve Tescil
KARAR TARİHİ: █████/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve dava dışı ... ile davalı ... ... A.Ş. ve ... ... Bankası A.Ş. arasında 14.03.2023 tarihli sözleşme imzalandığını, İstanbul ili Beşiktaş ilçesi ... Mahallesi, ...38 pafta, ... ada, 168 ve 169 parselde kayıtlı taşınmazların üzerindeki ipoteklerin paraya çevrilmesi için Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini ve yapılan takip sonucu taşınmazların icra ihalesi yoluyla satışlarının yapıldığını, 14.03.2023 tarihli sözleşme ile satışı yapılan işbu taşınmazlardan İstanbul ili Beşiktaş ilçesi ... mahallesi ... ada 168 parsel sayılı servis istasyonu yıkama yağlama yeri, benzin satış yeri vasıflı taşınmaz açısından belirli şartların yerine getirilmesi kaydıyla müvekkiline vefa hakkı tanındığını, iş bu alım hakkı sözleşmesinde ....11.2024 tarihine kadar belirlenmiş olan davaya konu taşınmaz için vefa hakkı kullanma süresi 28.02.2025 tarihine kadar uzatıldığını, İstanbul ili Beşiktaş ilçesi ... mahallesi ... ada 168 parseldeki servis istasyonu yıkama yağlama yeri benzin satış yeri nitelikli taşınmaz için █████/2025 tarihinde alım hakkının kullanılması için müvekkili tarafından ... (...) ismi bankaya bildirilerek satışın kendisine yapılmasının talep edildiğini, ... tarafından satış için gereken miktar banka nezdinde bir hesaba bloke edildiğini ve bankanın istediği taahhütname ... tarafından imzalandığını, alım hakkı süresi içerisinde yasal ve sözleşmesel şartlara uygun olarak yazılı başvuruda bulunulmuş olduğunu, bu kapsamda sözleşme ile belirlenen bedel de bankaya yatırılmış olmasına rağmen banka tarafından satış ve devir işleminin yapılmadığını, sözleşmeye açıkça aykırı hareket edildiğini, açıklanan nedenlerle, müvekkili ... lehine, İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, 168 parsel sayılı, “servis istasyonu, yıkama yağlama yeri ve benzin satış yeri” vasıflı taşınmaz üzerinde, imzalanan sözleşme ve ek protokoller çerçevesinde ön alım (alım) hakkı tanındığı ve ön alım hakkı süresi içinde, 26.02.2025 tarihinde yazılı başvuruyla bu hakkın kullanıldığı dikkate alınarak, bu hakkın uygulanmasına ve taşınmazın ... adına tesciline, dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devri ya da temliki ihtimali bulunduğundan, davanın konusuz kalmaması ve müvekkilin mağdur olmaması adına, tensip zaptı ile birlikte dava konusu taşınmaz üzerine 3. kişilere devir ve temlikin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, dava konusu taşınmaz üzerine "davalıdır" şerhi konulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı tarafından müvekkili bankaya sözleşme şartlarına uygun olarak süresi içerisinde iletilen bir alım hakkı talebi bulunmadığını, davacı yanın bu yönde ileri sürdüğü beyanların tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, davacı 07.03.2025 tarihinde davalı bankalara vermiş olduğu ibra ile dava konusu taşınmazın satışına ilişkin alım hakkını kullanmayacağını, satışa yönelik bir talebi olmayacağını ,davalı bankaların 01.03.2025 tarihinden sonra taşınmazı serbestçe değerlendirebileceğini kabul ettiğini, dolayısıyla huzurdaki dava için davacı yanın herhangi bir hak ve yetkisi bulunmadığını, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, davacı ve dava dışı olan hak sahibi ...'nin sözleşmede belirlenen sürede alım hakkını kullanmamaları sebebiyle davaya konu taşınmaz üzerinde davalı bankaların serbestçe tasarruf etme hakkı doğduğunu, bu doğrultuda da davalı bankaların mülkiyetinde olan dava konu taşınmazın dava dışı 3.kişilere satıldığını, dolayısıyla esasen hak sahibi olmayan davacının hali hazırda davalı bankalar adına kayıtlı olmayan taşınmaz üzerine tedbir konulmasını talep etmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, talebin konusu da kalmadığını, açıklanan nedenlerle öncelikle görev itirazı değerlendirilerek davanın görev yönünden reddine,aynı zamanda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan işbu davanın reddine ,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeye göre alım hakkının kullanım şartlarının davacı tarafından yerine getirilmediğini, davacı tarafından davaya konu edilen taşınmaza ilişkin alım hakkının ... ile müşterek olarak kullanılacağı açıkça kabul edilmiş ise de dava dilekçesinde sanki yalnızca kendi talebiyle bu şartın gerçekleşmiş olacağı algısının yaratılmaya çalışıldığını, davacının alım hakkını kullanmamış olması nedeniyle müvekkili bankayı ibra ettiğini, davacının taleplerinin yasa ve usule açıkça aykırı olduğunu, alım hakkı kullanılmayan taşınmazın davalı bankalar tarafından 3. kişilere satıldığını, davaya konu edilen taşınmazın değeri dikkate alındığında davacının harç ödemekten kaçınmak amacıyla dava değerini düşük gösterdiğinin açık olduğunu, dava konusu itibari ile ihtiyati tedbirin şartlarının gerçekleşmediğini, ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir bir husus bulunmadığını, yaklaşık ispat şartlarının sağlanamadığını, taşınmazın kaydına davalıdır şerhi işlenmesi talebine itiraz ettiklerini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalılar vekili ihtiyati tedbir ara kararına itiraz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu taşınmazı tapuya güven ilkesi çerçevesinde edinmiş olduğunu, taşınmaz üzerindeki mülkiyet haklarının sınırlanmasının hukuka aykırı olduğunu, tapu kütüğüne işlenmiş herhangi bir şerh olmaksızın kayıtları temiz tapu üzerinden satın aldıklarını, mahkemece verilen haksız ihtiyati tedbir nedeniyle davanın tarafı dahi olmayan ve sonradan dosyaya eklenen müvekkil firmaların, tapu kütüğündeki tescile güvenerek iyi niyetle kazandıkları mülkiyet hakkının haksız şeklinde kısıtlanacağını, müvekkili firmaların dava konusu olayın esas tarafı olmamasına rağmen kararın uygulanması halinde geri dönülmesi güç zararlar yaşayacaklarını, ihtiyati tedbir kararı alınabilmesi için gereken teminat bedelinin taşınmazın tapudaki satış değerine göre tespit edilmesi gerektiğini açıklanan nedenlerle müvekkili şirketlerin dava konusu taşınmaz üzerinde üçüncü kişilere karşı ileri sürülecek herhangi bir şerh veya sınırlayıcı hakkın bulunmadığı sırada, tapu siciline güvenerek ve tamamen iyi niyetle iktisap ettiği hususu ile kişisel hakların tapuya şerh edilmediği sürece üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği hususlarının birlikte değerlendirilmesini, bu kapsamda █████/2025 tarihli ihtiyati tedbir ve tapuya davalıdır şerhi işlenmesi kararının müvekkil şirketlerin tarafı olmadığı bir hukuki işlem nedeniyle müvekkillerinin mülkiyet hakkını sınırladığı ve şirketlerin ticari itibarı ile güvenilirliğini ciddi biçimde zedelediği gözetilerek kaldırılmasını, aksi halde tapu müdürlüğüne bildirilmesi için dosyaya yatırılması gereken teminat bedelinin taşınmazın tapudaki satış değerine göre belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E, ████████ K, █████/2025 tarihli kararı ile,
" Mahkememizce yapılan değerlendirmede; mahkememizin, dava konusu uyuşmazlığın vefa hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davası olması ve işbu uyuşmazlığın TTK'da düzenlenmemiş bulunması, nitelik itibariyle genel mahkemelerin görev alanına giren TBK'da düzenlenmiş bir uyuşmazlık olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden HMK 114/1-c ve HMK 115/2 md. uyarınca reddine, HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında görevli mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine, tedbire itiraz eden davalı vekilinin, tedbir kararının teminat mektubuna aktarılarak tedbirin bu şekilde değiştirilmesine yönelik taleplerinin ve taşınmaz üzerine konulan davalı şerhinin kaldırılmasına karar verilmesi talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesi" gerekçesiyle
1-Mahkememizin, dava konusu uyuşmazlığın vefa hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davası olması ve işbu uyuşmazlığın TTK'da düzenlenmemiş bulunması, nitelik itibariyle genel mahkemelerin görev alanına giren TBK'da düzenlenmiş bir uyuşmazlık olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden HMK 114/1-c ve HMK 115/2 md. uyarınca REDDİNE,
2-HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E, ████████ K, █████/2025 tarihli ek karar ile,
"..1-Mahkememizce dava konusu yerin 3. Şahıslara yeniden devrinin önlenmesi bakımından verilen █████/2025 tarihli ara karara yapılan itirazın HMK 389 v.d. Maddeleri gereğince davaya konu taşınmazın korunması amacıyla tedbir verilmiş olduğu ve dava değeri üzerinden takdiren teminatın alındığı, yargılamanın devamında rayiç değer belirlendikten sonra yeniden değerlendirme yapılabileceği anlaşılmakla, tedbir ve teminata yönelik itirazının REDDİNE,
Ancak, "Mahkememizce verilen █████/2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının, davalılar ve üçüncü şahıs tarafından petrol dağıtım şirketleri ile sözleşme yapılmasına engel olduğuna ilişkin beyan ve talepler göz önünde bulundurularak işbu itiraza konu ihtiyati tedbir kararının, taşınmazın fiilen satın alan kişi tarafından mülkiyet haklarının satış ve üçüncü şahıslara devir dışında kullanılmasına engel olmadığının, yeni malik dahili davalılar ... Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi'nin akaryakıt dağıtım şirketleri ile bayilik sözleşmesi yapabileceğinin tespit ve muhtariyetlerine," şeklinde █████/2025 günlü karara ilave yapılmasına," şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına yerel mahkemede açılan davada davalı bankaların maliki olduğu İstanbul ili Beşiktaş İlçesi ... Mahallesi ... ada 169 parselde bulunan ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaza ilişkin alım hakkınının bulunması sebebiyle taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkil veya gösterdiği kişi adına tescili ve davaya konu edilen taşınmazın devrini önleyici ihtiyati tedbir kararı verilmesi, taşınmazın kaydına davalıdır şerhi konulmasının talep edildiğini, mahkeme tarafından asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verildiğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar ile müvekkili arasında ticari krediden kaynaklanan bir borç ilişkisi nedeniyle yapılmış olan bir anlaşma söz konusu olup iş bu ilişkiden doğan uyuşmazlık sebebiyle açılan davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemenin 04.12.2025 tarihli görevsizlik kararının kaldırılmasına, davaya mahkemesinde devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş.vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, taşınmazın dava dışı üçüncü kişi adına tescili talebinin yasa ve usule açıkça aykırı olduğunu, hukukta dahili davalı adı altında bir kurum bulunmamakta olup davaya sonradan dahil edilen taraflar aleyhinde karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, eksik harç tamamlatılmadan dosya kapsamında işlemlere devam edilerek iş bu dilekçe ile istinafa konu edilen kararların verilmesinin de yasaya açıkça aykırı olduğunu, dava konusu itibari ile ihtiyati tedbirin şartları gerçekleşmemiş olup ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir bir husus bulunmadığını, davacının yaklaşık ispat şartını sağlayamadığını, yerel mahkemece davacının dava konusu taşınmazın mülkiyetini kısıtlar nitelikte "davalıdır" şerhi işlenmesi talepleri kabul edilmiş olup bu kararın da hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkemenin 04.12.2025 tarihli tedbir ve taşınmazın kaydına davalıdır şerhinin işlenmesine yönelik karara karşı itirazlarının reddine dair kararının kaldırılmasına, tedbir ve davalıdır şerhlerinin kaldırılmasına, yargılama ve vekalet ücreti giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :Tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; █████/2023 tarihli sözleşme ile davacı tarafa tanınan vefa hakkı nedeni ile tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
Davacı vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçelerinin incelenmesi,
6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi ancak kanunla belirlenir. Asliye hukuk mahkemelerinin görevi HMK'nın 2. maddesinde belirlenmiş olup 2/1 maddesine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda aksine bir hüküm bulunmadıkça asliye hukuk mahkemeleri görevli olup 2/(2) maddesine göre de bu kanun ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Başka bir deyişle HMK'ya göre asliye hukuk mahkemeleri genel görevli mahkemedir.
6102 sayılı TTK'nın 3 ve 4. maddesinde ticari işler ve ticari davalar sayılmış olup ticaret mahkemeleri kanunla belirlenen davalarda görevlidir. TMK'nın 732 ve devamı maddelerinde düzenlenen önalım hakkı ticari nitelikte olmayıp, mal varlığı hakkına ilişkindir. Öte yandan 6102 sayılı TTK'nın 3. maddesine göre de bu kanunda düzenlenen hususlarda bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve eylemler ticari iş olarak belirlenmiş 4. maddede de her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticaret mahkemelerinde görülecek davalar sayılmıştır. Dayanağı TMK'nın 732 v.d. maddeleri olan yasal önalım hakkı eşya hukukuna dayalı ve mal varlığı hakkına ilişkin olup doğrudan ticari işletmeyle ilgili olmadığından görevsizlik kararı verilmesinde isabetsizlik yoktur. Belirtilen nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde değildir.
Davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçelerinin incelenmesi,
HMK 397 madde uyarınca ihtiyati tedbir kararının etkisinin aksi belirtilmediği takdirde nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği, 6100 sayılı Yasanın “İstinaf Yasa Yoluna Başvurulabilen kararlar” başlıklı 341-(1) maddesinde "İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları" olarak belirtildiği, davalıdır şerhi konulmasının geçici bir hukuki koruma tedbiri niteliğinde olduğu kabul edilebilir ise de, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 389 ve devamı madde hükümlerinde düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde bir koruma tedbiri olmadığı, davalıdır şerhi konulmasına ilişkin kararın HMK'nın 341/1.maddesi uyarınca istinafa tabi nitelikte bir karar niteliği taşımadığı anlaşılmakla davalı vekilimin istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine, davalı ... A.Ş. vekilinin █████/2025 tarihli tedbir ve teminata yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine, davalı ... A.Ş. vekilinin davalıdır şerhine yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine kesin olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, davalı ... A.Ş. vekilinin █████/2025 tarihli tedbir ve teminata yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... A.Ş. vekilinin davalıdır şerhine yönelik istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,
3-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu ret karar ve ilam harcı davacıdan peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu ret karar ve ilam harcı davalı ... A.Ş.'den peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!