İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde, vefat eden tek pay sahibi nedeniyle yönetim organından yoksun kalan şirketlere banka alacakları için temsil kayyımı atanması amaçlı ihtiyati tedbir talebinin reddine karşı yapılan istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Bir banka, tek pay sahibi ve temsilcisinin vefatı sonrası yönetim organı eksikliği yaşayan ve bankaya yüksek miktarda kredi borcu olan şirketler aleyhine başlattığı icra takipleri ve davalarda tebligat alacak muhatap atanması amacıyla temsil kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin, ilk derece mahkemesince davanın esasını çözdüğü gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, yurt dışında ikamet eden mirasçı nedeniyle ortaya çıkacak tebligat sorunları, alacak tahsilatının imkansız hale gelmesi, zamanaşımı riskleri ve ipotekli taşınmazların değer kaybı gibi tehlikeleri önleyerek hukuki sürecin tıkanmamasını sağlamak amacıyla bu ret kararına istinaf yoluyla başvurmuştur.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12.05.2026
NUMARASI : ████████ E.
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 13.07.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 13.07.2026
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.05.2026 tarih ████████ E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : Davacı vekili, davalı . ...A.Ş.'nin imzaladığı 04.06.2024 tarihli, davalı . ...A.Ş.'nin imzaladığı 04.11.2024 tarihli genel kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca müvekkili bankadan ticari krediler kullandıklarını, davalı şirketlerin müvekkili bankaya olan kredi borçlarının tahsili amacıyla; davalı ... ...A.Ş. aleyhine Samsun İcra Müdürlüğü’nün ██████████ E. sayılı dosyasında 5.337.522,83 TL tutarlı ilamsız takip başlatıldığını, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21.04.2026 tarihli cevabi yazısı ile şirketin faal olduğunun bildirildiğini; davalı . ...A.Ş. aleyhine Samsun İcra Müdürlüğü’nün ██████████ E. sayılı dosyasında 41.083.602,54 TL tutarlı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 20.04.2026 tarihli cevabi yazısı ve tescil bilgilerine göre şirketin aktif durumda olup, tek pay sahipli anonim şirket statüsünde olduğunu; davalı şirketlerin tek pay sahibi ve münferiden temsil yetkilisi olan yönetim kurulu başkanı ....'un 03.02.2026 tarihinde vefat ettiğini, davalı şirketlerin kanunen zorunlu olan yönetim organından mahrum kalarak organsız duruma düştüklerini; Samsun 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyasında düzenlenen mirasçılık belgesine göre müteveffa ....'un tek mirasçısının .... olduğunu, ancak yurt dışında ikamet eden mirasçı tarafından bugüne kadar şirket organlarının oluşturulmasına yönelik herhangi bir girişimde bulunulmadığını, mevcut organ eksikliğinin mirasçı eliyle giderilmesinin imkansız olduğunu, banka alacağının tahsiline yönelik yasal süreçlerin sürüncemede kaldığını iddia ederek, davalı şirketlere TTK'nın 530. maddesi uyarınca yönetim organı eksikliğinin (organsızlık) tespiti ile temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini, ayrıca HMK'nın 389 vd maddeleri uyarınca davalı şirketlere müvekkili banka tarafından başlatılan/başlatılacak icra takipleri ve davalarda tebligatları tebellüğ etmeye ve şirketi temsil etmeye yetkili, yetkisi sınırlandırılmış bir temsil kayyımı atanmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, davacı vekilinin davalı şirketlere tedbiren kayyım atanması isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davanın ayrılmaz bir parçası olan icra süreçlerinin olağan yargılama akışına bırakılmasının, hukuki ve fiili gerçeklikler karşısında yurt dışı tebligat zorunluluğunu ve sürecin kilitlenmesi riskini doğurmakta olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin reddiyle birlikte, davalı şirketlerin ticaret sicilinde kayıtlı resmi adreslerine dava dilekçesi gönderildiğini ve Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne müzekkere yazıldığını, ilk derece mahkemesince yürütülen bu usuli işlemler davanın rutin akışı içinde gerekli olmakla birlikte, dosyadaki mevcut hukuki durum ve taraf teşkili zorunluluğunun, sürecin ilerleyen aşamalarında ciddi bir tıkanma riski barındırdığını, tek yasal mirasçının yurt dışında ikamet ettiğini, davanın olağan usulle yürütülmesi halinde dava dilekçesinin adli makamlar kanalıyla yurt dışına tebliğe gönderilmesi ihtimalinin bulunduğunu, sürecin uzaması halinde banka alacağının tahsilinin imkansız hale geleceğini, zamanaşımı riskinin ve ileride açılacak tasarrufun iptali davalarının hak düşürücü sürelerinin kaçırılması tehlikesinin bulunduğunu, müvekkil banka tarafından borcun tahsili amacıyla davalı şirketler aleyhine toplamda 46 milyon TL’yi aşan yüksek miktarlı icra ve ipotek takipleri başlatıldığını, 41 milyon TL'yi aşan ipoteğin paraya çevrilmesi dosyasında, rehinli taşınmazların süreç uzadıkça atıl kalması, zarar görmesi, ekonomik değerini kaybetmesi veya üzerlerindeki sigorta ve muhafaza dengelerinin bozulması riski bulunduğunu, ihtiyati tedbir talebinin, davanın esasını çözer nitelikte olmadığını, nihai bir yönetim devrinin talep edilmediğini, yalnızca müvekkili bankanın alacaklı sıfatıyla yürüttüğü adli süreçlerde tebligat muhatabı oluşturulmasının amaçlandığını, ihtiyati tedbir talebinin reddinin ticari ve hukuki hayatın gerçeklikleri karşısında müvekkili banka aleyhine "hakka erişimi" ve "mahkemeye başvuru hakkını" özünden zedelediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE : Talep, TTK'nın 530. maddesi kapsamında davalı şirketlerin yönetim organı eksikliğinin tespiti ile temsil kayyımı atanması istemiyle açılan davada, ihtiyati tedbir yoluyla dava sonuna kadar davacı banka tarafından başlatılan/başlatılacak icra takipleri ve davalarda tebligatları tebellüğ etmeye ve şirketi temsil etmeye yetkili, yetkisi sınırlandırılmış bir temsil kayyımı atanması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzenine ilişkin nedenlerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut olayda, davacı banka ile davalı şirketler arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri uyarınca kullandırılan ticari kredi borcunun ödenmemesi üzerine genel haciz yolu ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takipleri başlatıldığı, davalı şirketlerin tek pay sahibi ve münferiden temsil yetkilisi olan yönetim kurulu başkanı ... .'un 03.02.2026 tarihinde vefat ettiği, davalı şirketlerin organsız duruma düştüğü, müteveffa ....'un tek mirasçısının yurt dışında ikamet ettiği, bugüne kadar şirket organlarının oluşturulmasına yönelik herhangi bir girişimde bulunulmadığı, banka alacağının tahsiline yönelik yasal süreçlerin sürüncemede kaldığı iddia edilerek TTK'nın 530. maddesi uyarınca davalı şirketlerin yönetim organı eksikliğinin tespiti ile temsil kayyımı atanmasına karar verilmesi talebiyle açılan davada HMK'nın 389 vd maddeleri uyarınca davalı şirketlere davacı banka tarafından başlatılan/başlatılacak icra takipleri ve davalarda tebligatları tebellüğ etmeye ve şirketi temsil etmeye yetkili, yetkisi sınırlandırılmış bir temsil kayyımı atanması talep edilmiş olup; iddiaların yargılamaya muhtaç olduğu gibi somut olay özelinde hali hazırda davalı şirketlere kayyım atanması koşullarının da bulunmadığı anlaşılmakla talep yönünden yaklaşık ispat şartına aykırılık sebebiyle mahkemece talebin reddi yönündeki görüş isabetli olmakla buna göre kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Bu durumda istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir isteyen davacı harçtan muaf olduğundan istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere tarihinde oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!