Bağ-Kur tarım sigortalılığının tespitinde, 2926 sayılı Kanundaki 22 yaş koşulunun kaldırılmasının geriye yürümezliği ve yasal düzenlemelerin geçmişe etkisinin değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının belirli dönemler için zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine yönelik davasında, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul ve reddi kararı sonrası davalı kurumun istinaf ve temyiz başvurularını ele almakta olup, yüksek mahkeme, 2926 sayılı Kanunda tarım Bağ-Kur sigortalılığı yaş koşulunu 22den 18e düşüren değişikliğin geriye yürürlülüğü meselesini incelemektedir; özellikle, kanunların geriye yürümezliği ilkesi çerçevesinde, kanun koyucunun 2. maddedeki yaş değişikliği için geriye yürürlülük düzenlemesi getirmişken, 5. maddedeki sigortalılık başlangıç yaşı için benzer bir düzenleme yapmamış olmasının hukuki sonuçlarını değerlendirmektedir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Çay 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 96 yılında 5035-3 sözleşme grup numarası ile 219,917 TL'lik prim tevkifat tarihini takip eden aybaşından itibaren, Bağ-Kur zorunlu tarım sigortalısı olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı Kurum vekili; aşamalardaki beyanlarında davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 01.01.1999 - 01.06.2000 tarihleri arası zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 11.05.1998-31.12.1998 arası dönem yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının 2926 sayılı Kanun'a tâbi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve tesciline ilişkindir. 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına Ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2. maddesi, Kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyette bulunan kimselerden, 22 yaşını doldurmuş erkekler, 22 yaşını doldurmuş aile reisi kadınların 2926 sayılı Kanun'a göre sigortalı sayılacağı, aynı Kanun'un 5. maddesinde de Kanun'un 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacakları kabul edilmekte iken; 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda, 2. maddede yer alan 22 yaş koşulu kaldırılmış ayrıca 5. maddede yer alan "Kanun'un 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar" düzenlemesi "2. madde kapsamına girenler, onsekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar" şeklinde değiştirilmiştir. Bu aşamada, değişikliğin yürürlük tarihi konusunun da incelenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.Bilindiği üzere, kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm yoktur. Ancak toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta, kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir. Buna göre her kanun kural olarak, gerek özel hukuk ve gerekse kamu hukuku alanında, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Değişiklik hükmünün kanunların kabulünden önceki olaylara uygulanması Anayasa'ya ve kazanılmış haklara aykırıdır. Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır. Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama hukukunu düzenleyen kanunlar da, ilke olarak geçmişe etkilidir (Prof. Dr. ..., Hukuk ..., 14. Bası, ... ..., ..., 2000, sh: 193-194; Prof. Dr. A. ... ..., Hukuka ... ve Hukukun .... , 18.Bası, ... ...., ... 2003, sh: 73). Ancak yeni Kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara da uygulanacağı yönünde açık hükmün bulunması halinde henüz kesinleşmemiş uyuşmazlıklara da yeni kanun uygulanmalıdır.Nitekim 6270 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesine eklenen 10. fıkra ile “24.07.2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değişik, mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükmü 02.08.2003 tarihi öncesi için de uygulanır." düzenlemesi getirilmişken, 5. madde hakkında bu konuda bir düzenleme getirilmemesi kanun koyucunun iradesinin, 22 yaş koşulunun on sekiz yaşa indirilmesine ilişkin 5. maddedeki değişikliğin geçmişe uygulanmayacağı yönünde olduğunu kabul etmek gerekir. Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2014 gün ve ███████-620 E., ████████ K. sayılı kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi, yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirildiğinde, anılan hükmü değiştiren ve 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin geçmişe etkili olacağına dair, ayrı ve açık bir hüküm bulunmadığı gibi; olayda yukarıda belirtilen istisnalardan biri de sözkonusu değildir. Bu nedenle, 4958 sayılı Kanun ile getirilen on sekiz yaşa ilişkin hükmün yürürlükten kaldırılmasının, değişiklik öncesi sürelere uygulanması söz konusu olmayacaktır. Yukarıdaki açıklamaların ışığında somut olayın değerlendirilmesinde, davacının 18 yaş altı dönemlere ait tevkifat kesintilerine istinaden sigortalılık sürelerinin tespiti ve tescilinin 01.05.1996 tarihinden itibaren başlatılması talebinde bulunduğu dönemde geçerli olan 22 yaş koşulunu taşımadığı anlaşıldığından yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI.KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi Kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.