Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin itirazın iptali davasında ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat koşulları üzerine yabancı mahkeme kararı değerlendirmesi.
Özet: Davacı şirket, davalıdan ticari mal satışından doğan ve Ukrayna mahkemesi kararı ile kesinleşen 35.000 USD alacağın ödeme protokolüne rağmen bakiye 12.500 USDlik kısmının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, mal kaçırma riski sebebiyle talep ettiği ihtiyati haczin ilk derece mahkemesince, yabancı mahkeme kararının tanıma/tenfiz edilmediği, yeminli tercümesinin eksik olduğu ve ödeme protokolünün ibraz edilmediği gerekçeleriyle reddedilmesi üzerine istinaf başvurusunda bulunmuştur; istinafta davacı, ihtiyati haciz için tanıma ve tenfizin şart olmadığını, yaklaşık ispatın yeterli olduğunu ve gerekli tercümeleri sunduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ:█████/2026
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Başkanın görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP EDENİN İDDİALARININ ÖZETİ:
Talep eden vekili; davacı şirketin et ve sucuk ürünlerinin üretim ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ile 13.05.2025 tarihli ticari mal alım satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında malların davalıya teslim edildiğini, davalının teslim edilen mallara ilişkin 35.000 USD bedelli borcunu ödemediğini, bu nedenle temerrüde düştüğünü, alacağın tahsili amacıyla Ukrayna Dnipropetrovsk Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilerek 35.000 USD alacağın davalıdan tahsiline hükmedildiğini, davalının bu karara karşı herhangi bir kanun yoluna başvurmadığı ve kararın kesinleştiğini, sonrasında 11.11.2025 tarihinde taraflar arasında ödeme protokolü imzalandığını, davalının 35.000 USD borcu kabul ederek iki taksit halinde ödeme taahhüdünde bulunduğunu, ilk taksit olan 17.500 USD’nin süresinde ödenmediği ve 24.12.2025 tarihinde gecikmeli olarak ödendiğini, ikinci taksit olan 17.500 USD’nin ise süresinde ödenmediğini, daha sonra 03.02.2026 tarihinde yalnızca 5.000 USD ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler düşüldüğünde 12.500 USD bakiye alacak kaldığını, davalının sözleşme ve protokol hükümlerine aykırı davrandığını, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının açık ve sabit borca rağmen takibe haksız kötü niyetli şekilde itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, sunulan sözleşme, mahkeme kararı ve protokol ile alacağın yaklaşık ispat şartının sağlandığını, davalının mal kaçırma riski bulunduğu belirtilerek takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamı, davalının haksız itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının mal, hak, alacakları üzerine dosya borcu miktarınca ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri, vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... İhtiyati haciz talep eden tarafından sunulan dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde, dava konusu alacağa ilişkin yabancı mahkeme kararının tanıma veya tenfizi yapılmadığı gibi kararın bu alacakla ilgili olup olmadığına dair yeminli tercüme bulunmadığından anlaşılamamaktadır. Yine eldeki borç için yapılmış protokol sunulmadığı da nazara alınarak ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; geçici tedbir mahiyetindeki ihtiyati haciz talebinin tanıma ve tenfize konu edilmediği gerekçesi ile reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesi gereği "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." Kanunun lafzından da anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz kararlarının vadesi gelmiş alacakların teminini sağlamak amacıyla ihtiyaten başka bir deyişle tedbiren verilen kararlar olduğunu, ihtiyati haczin geçici olarak hukuki koruma sağlayan bir işlem olup kararın tanıma ve tenfiz şartı sağlanmasının aranmadığını, yabancı Mahkeme kararının tanınmamış olmasının ihtiyati haciz kararı verilmesinin önünde engel teşkil etmediğini, İİK'nın 258. maddesi gereğince alacak konusunda Mahkemeye kanaat getirecek deliller gösterilmesi gerektiğini, kesin ispat koşulu aranmamakla yaklaşık ispat ile Mahkemenin ihtiyati haciz şartlarının oluştuğuna kanaat getirmesinin yeterli görüldüğünü, yabancı Mahkeme kararlarının ihtiyati haciz kararı verilmesi bakımından yaklaşık ispat koşulunu sağlamakta olup yerleşik içtihatların bu yönde oluştuğunu, Yerel Mahkeme'nin ara kararında dava dosyasına yabancı Mahkeme kararının yeminli tercümesinin sunulmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebini reddetmişse de █████/2026 tarihli dava dilekçesi ekinde ve █████/2026 tarihli beyan dilekçesi ile Ukrayna/ Dnipropetrovsk Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ... Esas sayılı Mahkeme kararının Türkçe tercümesinin taraflarınca sunulduğunu, ilgili kararın Yerel Mahkeme dava dosyasına konu Antalya Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasının da dayanak belgesi olduğunu, Yerel Mahkeme'nin dava dosyasında mübrez belgeleri dikkate almaksızın ara karar oluşturmasının usul ve yasaya aykırı olup istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Talep, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi ara kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, ara kararın hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; talep eden davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Talep eden davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Talep edenin istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından karşı taraf davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.█████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!