Sigortasız çalıştırılan işçinin iş kazası sonrası hizmet tespiti talebiyle açtığı davanın, bilirkişi raporuna rağmen reddedilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi kararının temyizi.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı işçi, 2009dan 2015e kadar davalı işveren yanında çalıştığını, sigortasının eksik yatırıldığını ve 25.07.2015 tarihinde meydana gelen iş kazası öncesinde sigortasız çalışmaya zorlandığını ileri sürerek, söz konusu tarihe kadar sigortalı olduğunun ve hizmet akdine dayalı çalıştığının tespitini talep etmiştir; SGKnın hak düşürücü süre ve kendi kayıtlarındaki sınırlı çalışma süresi gerekçesiyle davanın reddini istemesine ve ilk derece ile istinaf mahkemelerinin davayı reddetmesine rağmen, davacı vekili ceza mahkemesinde kesinleşen iş kazası raporunu ve işverenin kusurlu bulunduğunu delil göstererek, kararı, işverenle ekonomik bağı olan tanık beyanlarına dayanıldığı eleştirisiyle temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
FER'Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil davacının, davalı yanında 2009 tarihinde ise girdiğini ve çalışmasının 2015 tarihine kadar aralıksız sürdüğünü ve davacının bu süre içerisinde SSK primlerinin tam olarak yatırılmadığını öğrendiğini, davalı işverene sürekli olarak bu konuda ısrarcı olmasına rağmen ... primlerinin yatırılmadığını, müvekkilinin 25.07.2015 tarihinde davalı iş yerinde kaza geçirdiğini, kaldırıldığı ...Hastanesinde sağlık güvencesinin olmadığını öğrendiğini, davalı iş yerinde Kurumca ve iş güvenliği hekimlerince araştırma yapıldığını, davacının astım hastası olduğunu ve fabrikada çalışmasına devam edebilmesi için çalışmak için doktor raporu alması gerektiğini, aksi halde bu fabrikada çalışmasının mümkün olmadığını belirtmeleri üzerine; işveren davalı fabrikadaki çalışma koşulları düzeltilmeden ve sağlıklı bir hale getirilmeden daha kolay yol olan müvekkil sigortalıya " seninle hu şekilde çalışamayız" ve "sigortanı artık yapmayacağım" dediğini ve sigortasız şekilde çalışırken 25.07.2015 tarihinde is kazası vuku bulduğunu, mevcut is kazasında Kuruma iş kazası tahkikat müracaatı verildiğini, ancak sigortasız çalıştırılma yapıldığı için de Kuruma önce hizmet tespitinin yapılması gerektiğini ifade etmesi üzerine, işbu davanın ortaya çıktığını, ceza mahkemesindeki yapılan savunma ve kesif esnasında da iş kazası esnasında davacı isçinin makinenin basında makineyi tamir etmeye çalıştığı ilgili davalı yetkilileri tarafından da ifade edildiğini, bir noktada olayı ikrar ederken bir taraftan da o gün is yerine gezmeye geldi calısmıvordu gibi hayatın olağan akışına ters ve insanların akılları ile alay eden bir savunma tarzı ile iş kazasını bertaraf etmeye çalıştıklarını, bu yüzden müvekkil davacının her halükarda is kazası olayının olduğu 25.07.2015 tarihine kadar sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile her halükarda 25.07.2015 tarihinde sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini, davalı iş yerinin uzun yıllardır aynı meslek dalında faaliyet yürüttüğünü, otomotiv ve sair yedek parça üretimi ve benzeri sanayii işi yaptığını, müvekkilinin de hizmet akdine dayalı bir işçi olarak kesintisiz olarak devam ettiğini, kıdemli bir işçi olarak çalışmakta iken aylık 1.800,00 TL net ücret ile çalıştığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulması ile müvekkilinin sigortasının davalıca kesildiği tarihten iş kazası olayının olduğu 25.07.2015 tarihine kadar tespiti ile ve her halükarda 25.07.2015 tarihinde sigortalı olduğunun ve hizmet akdine ilişkin davalı yanında 506 sayılı Kanun kapsamında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının talebinin 5 yıllık hak düşürücü süre yönünden reddine karar verimesini, Kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının 14.06.2012-31.05.2014 tarihleri arasında davalı şirkette çalışmalarının olduğu, belirlenen hizmeti dışında herhangi bir hizmetinin olmadığının tespit edildiğini, müvekkil Kurumun yapmış olduğu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyaya sunulu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi tarafından alınan bilirkişi raporu ile olayın iş kazası olduğu ve işçi ile işveren arasındaki bir durumun meydana geldiğini ve olayda ... Şirketinin sahibi ... isimli şahsın asli kusurlu ve yine iş yerindeki işveren vekili konumundaki ...'nun da tali kusurlu olduklarının belirlendiğini ve ilgili ceza dosyasının kesinleştiğini, davacının iş yerinde çalışmasına ilişkin ve olayın da iş kazası olduğuna ilişkin kati deliller bulunmakta iken Mahkemenin özellikle iş yerinde bağımlı olarak çalışan ve iş veren ile ekonomik birlikteği bulunan ve gerçekleri ifade etmekten uzak duran bir kısım tanıkların beyanları dikkate alınarak haksız karar tesis etmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un █████. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
3.Davacının; sigortasının davalıca kesildiği tarihten iş kazası olayının olduğu 25.07.2015 tarihine kadar tespitine, eğer bu talep kabul edilmez ise her halükarda 25.07.2015 tarihindeki olayın fiili olarak çalışmayı gösterdiği ve makine başında olduğu dikkate alınarak 25.07.2015 tarihi itibari ile sigortalı olduğunun ve hizmet akdine ilişkin davalı yanında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ettiği eldeki dosya ile terditli olarak açtığı davada Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
4.Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça iş yerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
5.Mahkemece yapılacak iş, öncelikle hizmet tespiti talebi konusunda yöntemince ve yeterince araştırma yapılmalı, bu amaçla daha önce davalı iş yerinde çalışan ve emekli olduktan sonra kaza tarihi olan 25.07.2015 tarihinde davalı iş yerinde ustabaşı olarak çalışan ...'ı ziyarete gelen ve Kurum denetim raporunda da söz konusu kaza olayı ile ilgili açık beyanda bulunan tanık ...'ya davacının davalı işyerinde 25.07.2015 tarihi öncesinde çalışıp çalışmadığı, çalıştı ise ne iş yaptığı, sağlık raporu nedeniyle döküm işinde çalışamayacağı Kurum tarafından bildirilen davacının döküm işyerinde ne iş yaptığı hususlarında ayrıntılı beyanı alınmalı, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle söz konusu iş yerine komşu iş yerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa iş yeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek aynı hususlarda beyanları alınmalı gerekli inceleme ve araştırma yapılarak davacının talep konusu dönemde gerçek ve sigortalı çalışma olup olmadığının hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece yapılacak araştırma sonucunda davacının 25.07.2015 tarihi öncesinde çalışmadığı kanaati oluşması halinde ise davacının 25.07.2015 tarihinde davalı iş yerine ziyaret amaçlı gidip gitmediği dinlenecek tanıklardan sorulmalı, ziyaret amaçlı iş yerinde bulunduğunun beyan edilmesi karşısında ziyaret için gelen davacının ne şekilde makine tamirat işini yaptığı ayrıca sorulmalı, özellikle işveren ...'nin Kurum denetim raporunda; daha önce davalı iş yerinde çalışan ve emekli olduktan sonra kaza tarihi olan 25.07.2015 tarihinde davalı iş yerinde ustabaşı olarak çalışan ...'ı ziyarete gelen tanık ...'yı zaman zaman elektrik işleri ile ilgili ihtiyaç olduğunda işyerine çağırdıkları yönündeki beyanı karşısında aynı hususun, yani ihtiyaç halinde makine tamiri amacıyla iş yerine çağırılma durumunun davacı için de mevcut olup olmadığı üzerinde durulmalı, konuya ilişkin tazminat dosyası da celbedilip incelenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!