Danıştay 5. Daire, 672 sayılı KHK ile ihraç edilen kamu görevlisinin Bank Asya ve sendika üyeliği temelinde FETÖ iltisakına itirazını değerlendiriyor.
Özet: Bu hukuki evrak, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından reddedilen göreve iade talebine ilişkin davayı ele almaktadır; alt mahkemeler, davacının FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatı sonrası Bank Asyaya para yatırması ve örgütle iltisaklı sendika üyeliği gibi gerekçelerle örgütle iltisaklı olduğuna karar verirken, davacı ise dini hassasiyetle hareket ettiğini, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğini ve kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka aykırı olduğunu savunarak kararın bozulmasını istemektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : ██████████TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararıyla; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı tarihte Bank Asya'ya para yatırdığının, bu kapsamda FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatından sonraki dönemde eşine ait Bank Asya'da ... müşteri numarası ile █████/2014 tarihinde açılmış hesaba, davacının █████/2015 tarihinde 2.000,00 TL para yatırdığının, örgütle iltisaklı olan Aktif Eğitimciler Sendikasına 35 ay süreyle üye olduğunun tespit edildiği, ayrıca davacı hakkında Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının Sor.No:... sayılı dosyasında terör örgütü üyeliği suçuna istinaden soruşturmasının devam ettiği görüldüğünden, FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : FETÖ/PDY ile irtibatının bulunmadığı, kendisinin ve eşinin Bank Asya'da talimatla hesap açıp para yatırmadığı, faizsiz bankacılık yaptığı için dini hassasiyetle Bank Asya'da hesap açtıkları, Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olmuş ise de █████/2016 tarihinde istifa ettiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturmada hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, işlendiği zaman kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin █████/2021 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' kuralına yer verilmiştir. Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda, Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:... sayılı dosyasından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında, davacının, örgüt ile iltisaklı olan Aktif Eğitimciler Sendikası'na üye olduğu, örgütün finans kuruluşu olan Bank Asya'da hesabının bulunduğu, ayrıca eşinin Bank Asya'daki hesabına davacı tarafından █████/2015 tarihinde 2.000,00 TL para yatırıldığı gerekçesine yer verildiği görülmüştür. Davacı tarafından ise, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırmadıkları, faizsiz bankacılık yaptığından Bank Asya'da hesap açtıkları, üyesi olduğu sendikadan ise █████/2016 tarihinde istifa ettiği belirtilerek, dava konusu işlemin iptali gerektiği iddia edilmiştir. a) Sendikayla İlgili Tespit Yönünden; 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle █████/2007 tarih ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası █████/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:██████████, █████/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; █████/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, █████/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, █████/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), █████/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, █████/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, █████/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre ise üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmüştür. Akabinde, Sendika, █████/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmıştır. Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip █████ Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasından; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, █████/2016 tarih ve 29627 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Milli Güvenliği Tehdit Eden Örgüt ve Yapılarla İrtibatlı Kamu Çalışanları Hakkında" konulu 2016/4 sayılı Başbakanlık Genelgesi'nde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin; ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü, milli güvenliğini ve kamu düzenini tehdit eden, Devlet otoritesini zaafa uğratmayı amaçlayan, iç ve dış güvenliği bozmaya çalışan, vatandaşlarımızın temel hak ve hürriyetlerini yok etmeye yönelik eylem ve saldırılarda bulunan terör örgütleri veya legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten yapılarla mücadelesini hukuki zeminde etkin bir şekilde yürütmekte olduğu, Anayasal bir hakkın kullanımı sonucu kamu hizmetine giren ve Devlet adına millete hizmetle yükümlü olan kamu çalışanlarının (İl özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerinde çalışanlar dahil) en önemli vasıflarının, dürüstlük, tarafsızlık ve Anayasa ile kanunlara bağlılık olduğu, Devletin ve ülkenin menfaatlerini korumakla yükümlü olan kamu çalışanlarının; Anayasaya ve kanunlara sadakatle hareket etmeleri, tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak, davranışlarıyla kendilerine duyulan güveni zedelememeleri gerektiği, bu çerçevede kamu çalışanlarının, kanunların suç saydığı eylemleri işlemek amacıyla kurulan örgüt veya yapılarla hiçbir şekilde ilişki içine giremeyeceği; bu yönde faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamayacağı ya da bunlara yardım ve yataklık edemeyeceği; kamu çalışanlarının, ilgili mevzuatında belirtilen esaslar çerçevesinde yalnız hiyerarşik amirleri tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü olduğu, bu görevlerin ilgili mevzuata göre yürütülmesinden yalnız amirlerine karşı sorumlu oldukları, amirlerin ise maiyetlerinde çalışanların görevlerini Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirip getirmediğini takip ve kontrol etmekle yükümlü oldukları, ... bu itibarla, terör örgütleri veya legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten yapılarla ilişki kuran veya eylem birliği içerisinde olan, bu örgüt ve yapıların emir ve talimatıyla hareket eden, bu örgüt ve yapılara yardım eden, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgüt veya yapıları desteklemeye yönelik kullanan veya kullandıran, bu örgüt veya yapılarla mücadeleyi engelleyen, bu örgüt veya yapıların propagandasını yapan kamu çalışanları hakkında ilgili mevzuatı çerçevesinde idari nitelikteki işlemlerin yetkili amirler tarafından ivedilikle yapılacağı, suç teşkil eden fiiller yönünden ise durumun ivedilikle adli mercilere bildirileceği belirtilmiştir.Tüm bu tespit ve açıklamalar uyarınca; Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak yönünden delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, bu değerlendirmenin; davacının Sendikanın yukarıda yer verilen birinci ve ikinci kuruluş dönemlerindeki üyelik ve Sendikadan istifa bilgileri, Sendikada kuruculuk, yöneticilik, temsilcilik gibi idari görevlerde bulunma, Sendikanın organlarında görev alma ve faaliyetlerine katılma bilgileri ile █████ Aralık 2013 süreci sonrasında, 2016/4 sayılı Başbakanlık Genelgesi'nin Resmi Gazete'de yayımı ya da Kurumu tarafından kendisine tebliği sonrasında ya da FETÖ/PDY silahlı terör örgütünce darbe teşebbüsünde bulunulan 15 Temmuz 2016 tarihi öncesinde Sendikadan darbeye teşebbüs tarihinden 4-5 ay önce istifa ettiğine ilişkin iddiaları ile somut olayın özellikleri bağlamındaki diğer iddiaları dikkate alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir. Söz konusu tespit yukarıdaki bilgiler ile davacının iddiaları ışığında incelendiğinde; davacının Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinden █████/2016 tarihinde istifa ettiği, sendikaya üye olduğu süre zarfında, üyelik dışında sendikada yöneticilik, temsilcilik gibi idari görevlerde bulunduğuna ve sendikanın faaliyetlerine, miting, protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin dosyada herhangi bir veri bulunmadığı anlaşıldığından, salt bu haliyle davacının sendika üyeliğinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. b) Bank Asya ile İlgili Tespit Yönünden; Davacının ve eşinin örgütün finans kuruluşu olan Bank Asya hesap hareketlerinin incelenmesinden; davacının Bank Asya'da █████/2006 tarihinde açılmış hesabı bulunmakta ise de, bu hesabın örgüt liderinin bankaya para yatırılması yönündeki talimatından çok önce █████/2009 tarihinde kapatıldığı, eşi ...'un ise █████/2014 tarihinde açılmış hesabı bulunduğu ve bu hesabın bankanın TMSF'ye devredilmesinden sonra da █████/2016 tarihine kadar kullanıldığı, ay sonu hesap bakiyesinin, bankanın TMSF'ye devredilmesinden sonra Nisan 2016 tarihinde en yüksek meblağa ulaştığı, hesap hareketlerinin benzer olduğu, davacı tarafından █████/2015 tarihinde sadece tek işlem ile eşinin hesabına yatırılan 2.000,00 TL nin █████/2015 tarihinde "..." açıklaması ile virman yoluyla hesaptan çıktığı görülmüştür. Öte yandan, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma sonucunda, Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının Sor. No:... sayılı dosyasından, davacının Bank Asya'da hesabının bulunduğu, ancak söz konusu hesap üzerinde talimata uygun herhangi bir hesap hareketinin olmadığı belirtilerek hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği de görüldüğünden, belirtilen hususun davacının örgütle iltisak veya irtibatı yönünden yeterli bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davacının örgütle iltisakına veya irtibatına ilişkin başkaca bir tespitin de dosyaya sunulamadığı görüldüğünden, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.