Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari yedek parça satışı ve yetkili servis merkezi sözleşmesinden doğan ödenmeyen faturalara itirazın iptali kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari satıştan kaynaklanan alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davacı, yedek parça satışı ve yetkili servis sözleşmesinden doğan ödenmemiş 13 faturanın tahsili için başlatılan takibe davalının yetkiye ve borcun esasına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, itiraz sonrası kısmi ödeme yapıldığını belirterek, itirazın iptali ile sözleşmedeki %6 gecikme cezası hükmünün uygulanmasını talep ederken, davalı ise sözleşmenin tamamen kaldırılmadığını, davacının kendisine maddi ve manevi zarar verdiğini, borcun bulunmadığını ve gecikme cezası talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçluya karşı, taraflar arasında imzalanan █████/2021 tarihli Yedek Parça Satışı ve Yetkili Servis Merkez Sözleşmesi kapsamında düzenlenen ve ödenmeyen 13 adet fatura karşılığı.... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun █████/2024 tarihli dilekçesi ile yetkiye ve borcun esasına itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalının yetkiye ve borcun esasına yaptığı itirazı sözleşme kapsamında haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının icra takibinden sonra █████/2024 ve █████/2024 tarihlerinde davacı şirketin banka hesabına 724.577,00TL ödeme yaptığını, dolayısıyla faturaya konu yedek parçaları aldığı ve takibe itirazda kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12.maddesi hükmü uyarınca davalının, herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık %6 oranında gecikme cezası ödemekle yükümlü olduğunu, davalı borçlunun .... sayılı dosyasında; taraflar arasında imzalanan Yedek Parça Satışı ve Yetkili Servis Merkezi Sözleşmesinin 40.maddesi hükmü uyarınca yetkiye yapılan itirazın iptalini, davalı borçlunun ... Esas sayılı dosyasında borcun esasına ve ferilerine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... tipi savunma ve güvenlik özellikli araçların üretimini yaptığını, taraflar arasında █████/2018 tarihinde servis sözleşmesinin tamamen ortadan kaldırılmadığını, davacı tarafın, davalı şirketi maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını, işlerinin aksamasına yol açtığını, şirket mal varlığında telafisi imkansız zararlara yol açtığını, gecikme cezası talebinin hukuka aykırı olduğunu, davalının davacıya borcu bulunmadığını, davacının icra inkar tazminatını isteyemeyeceğini, itirazın iptali davasının kısmi olarak açılamayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:... md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
█████/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (... karar sayılı emsal ilamı)
Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenmiş █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile özetle; tarafların 2023-2024 dönemine ait ticari defterlerini e defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davacı şirket tarafından düzenlenen 13 adet toplam 724.053,34TL tutarındaki faturaların davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davalı şirketin icra takibinden sonra █████/2024 ve █████/2024 tarihlerinde toplam 724.577,00TL tutarında ödeme yaptığı, icra takibinde işlemiş faiz tutarının 498.757,04TL gösterildiği ancak taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yapılan hesaplamaya göre istenebilecek işlemiş faiz tutarının 490.392,36TL olduğu mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir.
Toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucu; taraflar arasında ''yedek parça satışı ve yetkili servis merkezi sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin imzalanmış olduğu anlaşılmaktadır. Anılan sözleşme kapsamında taraflar arasında ticari satım ilişkisi başlamış olup anılan sözleşmenin 12.maddesi uyarınca davalı davacıdan almış olduğu sipariş bedellerini davacı tarafından düzenlenecek fatura tarihinden itibaren 30 gün içinde ödeyecektir. Gecikme halinde davalı ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık %6 oranında gecikme cezası ödemekle yükümlüdür. Anılan sözleşme hükümleri gereği davacının düzenlemiş olduğu faturalar doğrultusunda ihtarname gönderilmesine gerek olmaksızın fatura bedellerinin 30 gün içinde ödenmemesi halinde %6 üzerinden temerrüt faizi isteyebileceği anlaşılmıştır. Benimsenen bilirkişi raporu ile tarafların defterlerinde kayıtlı faturalar uyarınca davacının icra takip tarihi itibariyle 724.053,34TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, işlemiş faiz tutarının ise 490.392,36TL olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Asıl alacak miktarı icra takibinden sonra davalı tarafça ödenmiş ve icra takibine konu asıl alacak bakımından dava konusuz kalmıştır. Konusuz kalan kısım bakımından davalı, dava açılmasına sebebiyet vermiş olduğundan yargılama giderinden davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu ile hesaplanmış 490.392,36TL işlemiş faiz bakımından icra takibinin devamına, fazla ilişkin işlemiş faiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl alacağın faturaya dayalı olup belirgin nitelik taşıması nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne, ... esas sayılı dosyasına yapılmış itirazın asıl alacak bakımından konusuz kaldığı anlaşılmakla asıl alacak bakımından karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davalı tarafın işlemiş faize yönelik itirazının 490.392,36-TL üzerinden iptali ile takibin anılan işlemiş faiz tutarı üzerinden ödeme emrinde gösterilen koşullarda devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine
3-Asıl alacağın %20'si tutarındaki 144.810,66-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gerekli 33.498,70TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.403,45TL harcın mahsubu ile kalan 31.095,25TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,
5-Davacı tarafından yapılan 2.403,45TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-5.500,00TL bilirkişi ücreti, 325,00TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 5.825,00TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 5.727,30TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-AAÜT uyarınca belirlenen 77.558,85TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-AAÜT uyarınca belirlenen 8.361,68TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin, 3.539,60TL'sinin davalıdan, 60,40TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
10-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize .... Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!