Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, kooperatiflerin olağanüstü genel kurul toplantıları için TMK 427/4 uyarınca atanan kayyımların süre uzatım talebini reddeden ek kararın istinaf incelemesini yaptı.
Özet: Kooperatiflerin olağanüstü genel kurul toplantılarını gerçekleştirmek üzere atanan kayyımların görev sürelerinin uzatılması talebi, ilk derece mahkemesi tarafından, atanan kişilere temsil veya yönetim kayyımı sıfatı verilmediği ve mahkemenin vesayet makamı olmadığı gerekçesiyle ek karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek reddedilmiş; ancak davacı vekili, mahkemenin başlangıçtaki kararında kooperatiflerin yönetim organlarından yoksun kalması nedeniyle Türk Medeni Kanunu 427/4. maddesi uyarınca bu kişileri yönetim kayyımı olarak atadığını ve mahkemenin vesayet makamı olmadığı yönündeki gerekçenin hukuka aykırı olduğunu belirterek bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret MahkemesiEK KARAR TARİHİ:█████/2025DAVANIN KONUSU:Kayyımlık (Bakanlıkça Açılan Kayyım Atanması İstemli)GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Başkanın görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile; Mahkemenin 26.12.2024 tarihli kararı ile ... Kooperatifi ve ... Kooperatifine Bakanlıkça görevlendirilen ... Müdürlüğü personellerinden; ..., ... ve ...'ın TMK'nın 427/4. maddesi ve KK'nın 90/3. Maddesi uyarınca olağanüstü genel kurulu toplantılarının yapılması için kayyım olarak atanmalarına dair karar ile verilen 1 yıllık sürenin uzatılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ: Mahkemece █████/2025 tarihli ek karar ile; " dosyaya temin edilen ticari kayıtlarda yer aldığı üzere, adı geçen kişilerin T.C. ... Bakanlığı ... Genel Müdürlüğünün 14.11.2024 tarih ... sayılı yazılarına göre her iki kooperatifin yönetim kurulu yerine görevlendirildikleri, Mahkememiz kararında adı geçen kişilere temsil ya da yönetim kayyımı sıfatı verilmediği, Mahkememizin TMK 432 vd.maddeleri uyarınca vesayet makamı sıfatı da olmadığı dikkate alınarak davacı vekilinin talebi hakkında ek karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ek karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; █████/2025 tarihli dilekçe ile Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli kararı ile ... Kooperatifi ve ... Kooperatifine Bakanlıkça görevlendirilen ... Müdürlüğü personellerinden ..., ... ve ...'ın TMK'nın 427/4. maddesi ve KK'nın 90/3. maddesi uyarınca olağanüstü genel kurulu toplantılarının yapılması için kayyım olarak atanmalarına dair karar ile verilen 1 yıllık sürenin uzatılmasının talep edildiğini, Mahkemenin █████/2025 tarihli ek kararında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verdiğini, bu kararın hükümden önceki fıkrasında değerlendirme bölümünde ; "Dosyaya temin edilen ticari kayıtlarda yer aldığı üzere, adı geçen kişilerin ... Müdürlüğünün 14.11.2024 tarih ... sayılı yazılarına göre her iki kooperatifin yönetim kurulu yerine görevlendirildikleri, Mahkememiz kararında adı geçen kişilere temsil ya da yönetim kayyımı sıfatı verilmediği, Mahkememizin TMK 432 vd. maddeleri uyarınca vesayet makamı sıfatı da olmadığı dikkate alınarak davacı vekilinin talebi hakkında ek karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." ifadelerinin bulunduğunu, bu ifadelerin kararın gerekçesini oluşturduğunun açık olduğunu, oysa ki bu ifadelerin doğru olmadığını, bu nedenle bu gerekçelere dayanılarak verilen "karar verilmesine yer olmadığına" dair kararın hukuka aykırı olduğunu, kararda "Mahkememiz kararında adı geçen kişilere temsil ya da yönetim sıfatı verilmediği" ibaresinin özellikle sıkıntılı olduğunu, Mahkemenin kayyımların temsil ya da yönetim yetkisinin kendi kararından kaynaklanmadığını, kendisinin ilgili kişileri zaten Bakanlık kararıyla yönetim kurulu yerine atanan kişiler olduğu için olağanüstü genel kurul toplantılarının yapılması için yetkilendirdiğini düşündüğünü, bu durumun doğru olmadığını, 30.12.2024 tarihli kararın "Somut olayda ilgili Bakanlıkça KK'nın 90/3.maddesi uyarınca kooperatif yönetim kurulu asil üyeliklerinin görevlerine tedbiren son verildiği, bu halde adı geçen Kooperatiflerin olağanüstü genel kurul toplantısının yapılabilmesi için organsız kaldıkları anlaşılmakla; TMK 427/4. maddesi uyarınca davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." ifadesinden de anlaşılacağı üzere Mahkemenin ilgili kişileri Türk Medeni Kanunu'nun 427/4. maddesi gereği kayyım olarak atadığını, Mahkemenin ilgili kişileri yönetim kayyımı olarak atadığının tartışmasız olduğunu, dolayısıyla █████/2025 tarihli kararın kaldırılmasına veya "Mahkememiz kararında adı geçen kişilere temsil ya da yönetim sıfatı verilmediği" ibaresinin karardan çıkartılmasına karar verilmesi gerektiğini, hükümden önceki paragrafın ikinci bölümündeki "Mahkememizin TMK 432 vd.maddeleri uyarınca vesayet makamı sıfatı da olmadığı dikkate alınarak davacı vekilinin talebi hakkında ek karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." bölümünün hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin vesayet makamı olmadığı yönündeki bölümün de yanlış olduğunu, Türk Medeni Kanun'un 427/4. maddesi kapsamında her iki kooperatife de gerekçede yer alan kanun maddesi doğrultusunda yönetim kayyımı ataması gerçekleştirilmekle birlikte, ilgili ilamda doğrudan doğruya açık bir süre belirtilmeksizin sadece 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 90/3’üncü maddesinde yer alan hükme atıf yapıldığını, bununla birlikte Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ise daha evvelinde her iki kooperatifin yönetim kurulu üyelerinin görevden alınma kararını esas almak suretiyle, iş bu karar ilamı kapsamında kayyım olarak atanmış kişiler için bir yıllık süre için tescil işlemi gerçekleştirdiğini, ancak Yerel Mahkemece verilen gerekçeli kararda kayyım heyetine “olağanüstü genel kurul toplantısı yapılıncaya kadar” süre verilmiş olması ve bunun belirgin bir süre olmaması, buna karşın Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ise 1 yıllık tescil süresi tanımlaması nedenleri ile söz konusu belirsizliği gidermek ve henüz tamamlanmamış olan gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak maksadı ile bir yıllık sürenin uzatılması için 28.10.2025 tarihinde ek beyan ile talepte bulunulduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından 06.11.2025 tarihinde “Ticari kayıtlarda yer aldığı üzere (ticaret sicil müdürlüğü tarafından yapılan tescil işlemi) adı geçen kişilerin TC ... Bakanlığı ... Genel Müdürlüğünün 14.11.2024 tarih ... sayılı yazılarına göre her iki kooperatifin yönetim kurulu yerine görevlendirildikleri, mahkememiz kararında adı geçen kişilere temsil veya yönetim kayyımı sıfatı verilmediği, mahkememizin TMK 432 vd. maddeleri uyarınca vesayet makamı sıfatı da olmadığı dikkate alınarak davacı vekilinin talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı” şeklinde hüküm kurulduğunu, ek kararın taleplerindeki hukuki yararın, kayyumların görevde bulunduğu süre konusundaki belirsizliğin giderilmesi olduğunu, mahkeme tarafından ya sürenin uzatılması ya da belirli bir sürenin bulunmadığının belirtilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesinin belirsizlikleri azaltmaktan ziyade artırdığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu edilen karar, davacının Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı ile ... Kooperatifi ve ... Kooperatifi'ne Bakanlıkça görevlendirilen ilgili personellerinin TMK'nın 427/4. maddesi ve KK'nın 90/3. maddesi uyarınca Olağanüstü Genel Kurul toplantılarının yapılması için kayyım olarak atanmalarına dair kararda verilen 1 yıllık sürenin uzatılması talebinin reddine dair Mahkemece verilen █████/2025 tarihli ek karara ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın istinaf kanun yoluna başvurulabilen kararlar başlıklı 341. Maddesinde;"(1) (Değişik:22/7/2020-███████ md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:a) Nihai kararlar.b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.(2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: █████/2016-███████ md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (1)(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (1)(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (1)(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarındaYargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir." düzenlemesi yer almıştır. İstinafa konu edilen ek kararın yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca istinafa tabi kararlardan olmadığı anlaşıldığından istemin usulden reddi gerekmiştir. Kaldı ki, davacı ... Bakanlığı'nın ilgili kooperatiflerin yönetim organlarının oluşturulabilmesi yönünden Olağanüstü Genel Kurul toplantılarının yapılabilmesi için 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesindeki "Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." hükmünün yollamasıyla TTK'nın 530. ve 409. vd. maddeleri uyarınca kayyım atanması talepli dava açabilme hakkının bulunduğu açıktır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 341/1 ve 352/1-b. maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ek kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1 ve 352/1-b. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan davacıdan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341/1 ve 352/1-ç. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026...