8. Hukuk Dairesi, zilyetlikle tescil davasında verilen bozma kararının düzeltilmesi talebini, bilirkişi raporlarındaki çelişkiler ve taşınmazın orman tahdidi içinde olup olmadığını değerlendirerek incelemektedir.
Özet: Davacı, uzun süreli zilyetlik ve satın almaya dayalı olarak tarım arazisi niteliğindeki taşınmazların adına tescilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi kısmen kabul etse de, üst mahkemece temyiz incelemesinde bilirkişi raporlarındaki çelişkiler ve taşınmazların tarım arazisi vasfı konularında eksiklikler nedeniyle karar kısmen bozulmuştur; bozma sonrası yargılamada davacının gerekli parsel bilgilerini sunamaması ve bazı alanların tarım arazisi niteliği taşımaması üzerine davanın ilgili kısımları reddedilmiş olup, bu dosya, üst mahkemenin bozma kararına karşı yapılan karar düzeltme başvurusunun incelenmesi aşamasındadır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar .. vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davalılar .. vekili ve ... vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. köyü .. Ocağı mevkiindeki 10 dönümlük taşınmazın, Ketenlik mevkiindeki 8 dönümlük taşınmazın, .. mevkiindeki 8 dönümlük taşınmazın kendi zilyet ve tasarrufu altında bulunduğunu, zilyetliğinin kesintisiz 30-40 sene sürmekte olduğunu, taşınmazların orman tahdidi dışında olduğunu, tamamen kültür arazisi olduğunu, .. mevkiindeki taşınmazı 1966 yılında .. isimli kişiden, .. mevkiindeki taşınmazı 30 sene önce ..dan, .. mevkiindeki taşınmazı 30 sene önce ... ..'dan satın aldığını, bu taşınmaz malları satın almadan önce de malikleri tarafından ziraat arazisi olarak kullanıldığını ileri sürerek, belirtilen yerlerin adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.06.1996 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile "... davacının dava konusu taşınmazları satın aldığı, Sakızocağı mevkiindeki taşınmaz yönünden davanın kabulüne, .. mevkiindeki taşınmaz yönünden bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 3.300 m²lik bölüm yönünden davanın kabulüne, .. mevkiindeki taşınmaz yönünden bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 4.345 m²lik bölüm yönünden zilyetlik koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar .. vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 11.09.1997 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; "... .. mevkiinde bilirkişi raporundaki krokide (B) harfi ile gösterilen 3.300 m²lik bölüm yönünden kabule ilişkin hükmün dosya muhtevasına, toplanan delillere ve hakimin takdirine göre isabetli bulunduğundan onanmasına karar verildikten sonra, .. mevkiindeki taşınmaz yönünden bilirkişi raporuna göre, taşınmazda uzun yıllardan beri tarım yapılmadığı, ziraat arazisi niteliği taşımadığına yönelik tespit karşısında zilyetliğe ilişkin tanık beyanlarının geçersiz olduğu, bu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu, Gölcük mevkiindeki (B) harfi ile gösterilen kısım yönüyle ziraat bilirkişisinin taşınmazın orman toprağı olduğunu, tarım arazisi olmadığını belirttiği, yapılan üç ayrı keşifte rapor düzenleyen birbirinden farklı 3 orman bilirkişisinin raporları arasında çelişki bulunduğu, ancak bu çelişki üzerinde durulmadan karar verildiği açıklanarak, üç kişilik bilirkişi heyeti kurulup raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve taşınmazın orman tahdidi içinde bulunup bulunmadığı, arz üzerinde mahalli bilirkişilerin de yardımı ile OTS noktaları nirengilerden ve memleket değerlerinden yararlanılarak hassasiyetle uygulanıp taşınmazların orman tahdidi içinde olup olmadığı konusunda kesin bir sonuç alınmasından sonra karar verilmesi ..." gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kısmen onanmış ve kısmen bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Ketenlik mevkindeki taşınmaz yönünden, bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporundaki krokide (B) harfi ile gösterilen 3.300 m²lik bölüm yönünden kabul kararı verilerek, 25.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda Ketenlik mevkiindeki yer ile Gölcük mevkiindeki yerlerin hangi kadastro parselleri olduğuna yönelik dosyaya davacı tarafından bilgi sunulmadığı, tıpkı 1 22... sayılı parselde olduğu gibi komşu parsel numarasının bildirilmesi halinde bu parsellerin de kadastro neticesinde hangi parsel numaralarını aldığının ve kimin adına tapuda tescilli olduğunun tespitinin mümkün olacağının belirtildiği, davacı vekiline .. mevkiindeki yerin komşu parsel numaralarının bildirilmesi için 2 haftalık süre verildiği, ancak davacı vekilinin verilen süreye rağmen herhangi bir bildirimde bulunmadığı, bu nedenle inceleme konusu yapılamadığı ve davacının mülkiyet iddiasını ispatlayamadığı, ayrıca bozma öncesi alınan bilirkişi raporlarında yapılan incelemede .. mevkiindeki taşınmaz üzerinde Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere uzun yıllardan beri tarım yapılmadığı, ziraat arazisi niteliği taşımadığı, böyle yerlerin zilyetlikle edinilmesinin mümkün olmadığı ve zilyetliğe ilişkin tanık beyanlarının, uzman bilirkişi beyanları karşısında geçersiz kaldığı gerekçesiyle..." .. ve .. mevkiilerindeki taleplere yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar .. vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 10.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla diğer temyiz itirazları reddedilerek İlk Derece Mahkemesi kararının "dava konusu .. ve .. mevkiindeki taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen, davada kendilerini vekille temsil ettiren .. ve ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, anılan davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının isabetsiz olduğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar .. vekili ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
Eldeki dava ... tarafından 28.04.1992 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davasıdır. Davacı bu davada .., .. ve .. mevkiilerinde olduğunu belirttiği 3 parça yerin adına tescili isteminde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 10.06.1996 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair verilen karar, davalılar .. vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 11.09.1997 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla .. mevkiindeki taşınmaz yönünden onanmış, diğer iki mevkideki taşınmaz yönünden bozulmuştur. Bozma sonrası dosya 2016 yılında yeni esasa kaydedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonrası alınan raporlarda, .. köyünde 1997-1998 yıllarında kadastro çalışması yapıldığı belirtilmiştir. Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro çalışmasında tespit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği belirlenmeden hüküm kurulmuştur.
Bilindiği üzere; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25... . maddeleri gereğince hakkında kadastro tutanağı tutulan taşınmazlara ilişkin Kadastro Mahkemesinin görevi başlayacağından, bu taşınmazlar yönünden davaya Kadastro Mahkemesinde bakılmalıdır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, kanun yoluna başvuranların sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Bu sebeple, İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı tutulup tutulmadığı araştırılıp, tutulmuş ise tutanak asılları dosyaya getirtilip, Dairemizce onanan Ketenlik mevkiindeki taşınmaz yönünden tespit tutanağının kararın kesinleşmesinden önce düzenlendiği belirlendiği takdirde; diğer iki taşınmaz yönünden ise kadastro tutanağının tutulduğu belirlendiği takdirde kadastro tutanağı tutulan taşınmazlar hakkında davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu düşünülüp görevsizlik kararı verilerek, dosyayı Kadastro Mahkemesine aktarmaktan ibarettir.
Her ne kadar hükmün temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 10.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde kadastro çalışması yapıldığı maddi hata ile atlanarak farklı gerekçe ile hükmün bozulduğu anlaşıldığından, davalılar .. vekili ve ... vekilinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin bozma kararı kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalılar .. vekili ve ... vekilinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 10.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!