Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen haksız fiil kaynaklı trafik kazası tazminat davasında finansal kiralama şirketinin yetki ve husumet itirazlarının değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki belge, 26/06/2023 tarihli bir trafik kazasında aracı %100 kusurlu bulunan diğer aracın çarpması sonucu maddi hasara uğrayan ve yaklaşık 60 gün kullanamadığı aracındaki değer kaybı ile kullanım mahrumiyeti nedeniyle tazminat talep eden davacı ile ilgili olup; davalılardan finansal kiralama şirketi olan birinin, davanın kendi ikametgahı olan İstanbulda açılması gerektiği gerekçesiyle yetki itirazında bulunduğu ve ayrıca kazaya karışan aracı finansal kiraladığı bir başka şirketin işleteni olması nedeniyle kendisine husumet yöneltilemeyeceği iddiasıyla davanın reddini talep ettiği bir uyuşmazlığı ele almaktadır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLLERİ :
DAVALI : 3-
VEKİLLERİ :
DAVALI : 4-
VEKİLİ :
DAVA İHBAR OLUNAN :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; █████/2023 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ...'nun ... plakalı müvekkilime ait araca çarparak aracın maddi hasara uğramasına ve dolayısıyla araç değer kaybı oluşmasına neden olduğunu, kaza tespit tutanağı ekte sunulduğunu, incelenen tramer kayıtlarına göre iş bu kazada ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda ve dolayısıyla müvekkilinin aracında oluşan hasar ile buna bağlı olan araç değer kaybında %100 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğini, █████/2023 tarihli ekspertiz raporu ekte sunulduğunu, kazadan karşı aracın %100 kusurlu olduğuna dair █████/2023 tarihli mütalaa niteliğindeki bilirkişi raporu da ekte sunulduğunu, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkiline ait aracın ön tampon ve sol kapı kısmı tamamen hasar gördüğünü, müvekkilinin hasara uğrayan aracını kaza tarihinden sonra yaklaşık 60 gün sonra kullanımına alabildiğini, bu tamir süresi boyunca aracını kullanamadığı gibi araçsız kalmasından kaynaklı ciddi anlamda mağdur olmuş tüm hayatı aksaklığa uğradığını, kazaya sebebiyet veren aracın maliki ve araç sürücüsü bu durumdan tam olarak kusurlu olduğunu, müvekkilinin bu zararının davalı yan tarafından tam ve eksiksiz ödeme yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı tazminatının karşılığı olarak şimdilik 200,00 TL’nin (Belirsiz Alacak Ve Fazlaya İlişkin Haklarımız Saklı Kalmak Kaydı ile) kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile davalı yanlardan müştereken ve müteselsilen alınmasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... Kiralama Anonim Şirketinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Müvekkil şirketin kanuni ikametgahı ... Mah. ... Cad. ... Binası No:215 K:22 Şişli/İSTANBUL olduğunu, her ne kadar dava konusu kaza Antalya'da vuku bulmuşsa da dava konusu talep bakımından Antalya'da Asliye Hukuk Mahkemesi olmadığını, HMK 6. Maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Müvekkil şirketin faaliyet adresi İstanbul'da olduğundan yetki itirazımızın kabulüne ve dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin 6361 s. Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu’na (mülga 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu) göre kurulmuş bir Anonim Şirket olup finansal kiralama işi ile iştigal ettiğini, müvekkili şirket ile ... Anonim Şirketi arasında ... sözleşme sayılı finansal kiralama sözleşmesi akdedilerek ... plakalı aracın da aralarında olduğu araçlar finansal kiracı ... Anonim Şirketi'ye finansal kiralandığını, söz konusu aracın maliki Finansal Kiralama Kanunu’na gereği müvekkili şirket olduğunu, işbu araç arz edildiği üzere tüm kullanma ve yararlanma hakları finansal kiracıda olmak üzere finansal kiralandığını, dava konusu uyuşmazlık nedeniyle müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi mümkün olmayıp davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu aracın sebep olduğu zarar nedeniyle, gerek işleten sıfatını haiz olmaması gerekse de finansal kiralama sözleşmesindeki hükümler uyarınca sorumlu olmadığını, kazaya karışan aracın anılan finansal kiralama sözleşmesi uyarınca her türlü kullanım ve yararlanma hakları ile birlikte bu kullanmanın sebep olabileceği zararlardan doğan sorumluluk da kullanıcı finansal kiracıya ait olmak üzere kiracıya finansal kiralandığını, dolayısıyla huzurdaki davanın dayanağı olan haksız fiil iddiasına dayalı tazminat talebinin muhatabı da davalı müvekkili şirket olmadığını, aracın işleteni ve kullanıcısı konumundaki, dava dışı finansal kiracı ... Anonim Şirketi olduğunu, bu itibarla müvekkili şirketin huzurdaki davada davalı olma sıfatı söz konusu olamayacağından husumet itirazında bulunduklarını, aracın fiili zilyetliği, bakım, gözetim ve işletmesi ile ilgili sorumluluklar finansal kiracıya bırakıldığını, finansal kiracı ... Anonim Şirketi ile yapılan finansal kiralama sözleşmesinin 49. maddesi ile üçüncü kişilere verilecek her türlü zararların kiracının sorumluluğunda olduğu kabul edildiğini, sözleşme ve mer’i mevzuat hükümleri dikkate alındığında finansal kiralama konusu malın kullanımı, getireceği yarar ve zararlar da kiracıya devredildiğini, bu nedenle dava konusu hasar nedeni ile müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 86 ve 3. Maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, tüm bu nedenlerle müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından müvekkili şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğundan ve ayrıca esasa yönelik açıklamaları çerçevesinde esastan reddine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... Anonim Şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; müvekkili şirket ... plakalı aracın (“araç”) işleteni olmadığını, bu yönüyle işbu dava açısından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını ve müvekkili şirket bakımından pasif husumet yokluğu durumunun gerçekleştiğinin açık olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı ... isimli müşteri arasında akdedilen ve her maddesi müzakere edilerek mutabakat sağlanan Araç Kiralama Sözleşmesi uyarınca, müvekkil şirket, elinde bulunan ... plakalı aracı kaza tarihinde dava dışı ... isimli müşteriye kiraladığını, işbu kiralama tarihinde her ne kadar kiralama dava dışı ... ile yapılmış olsa da Davalı ...'nun aracın sürücüsü olduğu tespit edildiğini, işbu kiralama her ne kadar dava dışı ... ile de yapılmış olsa da aracın sürücüsünün davalı ... olduğu tespit edildiğini, işbu haksız olarak ikame edilen davaya dava dışı ...'nun ihbar olunmasını talep ettiklerini, müvekkil şirketin kiralayan sıfatını haiz olduğu ... plakalı aracın sürücüsü ile müvekkili şirket arasında yapılan üyelik sözleşmesi gereğince üyenin kusurlu olduğu hallerde tüm zarar ve masrafların üyenin sorumluluğunda olduğuna dair hüküm bulunduğunu, davacının değer kaybı ve maddi hasar talebi yönünden belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket kaza nedeni ile sorumlu olmamakla beraber -asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla- davacıya kaza sonucunda zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketinden ve/veya kasko sigorta şirketinden ödenen tazminatların hükmedilecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, iddia olunan hasarın kaza sebebiyle mi yoksa aracın daha önce bir kazaya karışması veya sair sebeplerle zarar görmesi neticesinde mi meydana geldiğinin tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin kaza nedeni ile sorumlu olmamakla beraber trafik kazası tespit tutanağı ve diğer belgeleri kabul etmediklerini, müvekkili şirketin kaza nedeni ile sorumlu olmamakla beraber mütalaa niteliğinde bilirkişi raporu ve diğer belgeleri kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerle öncelikle husumet yokluğu ve görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, mahkeme huzurunda görülmekte olan davaya dava dışı ...'nun ihbar olunan sıfatıyla dahil edilmesine, yargılama giderleri vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, işbu sebeple davanın reddedilmesini talep ettiklerini, huzurdaki dava görevli mahkemede ikame edilmediğini, görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğunu, 2918 sayılı karayolları trafik kanunu’nun 97. maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğunu, KTK, HMK ve genel şartlar gereği müvekkili şirkete usule uygun başvuru yapılması dava şartı olduğunu, genel şartlarda belirtilen teminat kapsamı dışındaki haller gözetilerek değerlendirme yapılmasını; tespiti halinde davanın reddini talep ettiklerini, ikrar anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumludur. sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmamaktadır. kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından tespitini talep ettiklerini, sebepsiz zenginleşme teşkil eden ödemelere ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmakla ve kusur ile zarar bedelinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmış olup tüm sorumluluk yerine getirildiğini ve yapılan ödemeler ile araç başı teminat limiti sona ermiştir. işbu sebeple davanın müvekkil şirkete ihbar edilmesine itiraz ettiklerini, itirazları baki kalmakla birlikte kabul anlamına gelmemesi kaydıyla reel piyasa koşullarına göre hesaplama yapılacaksa kaza tarihi esas alınması gerektiğini, davacı taraf ait aracın işbu davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgede hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, nitekim davacı yana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması veya araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağını, aracın ağır hasar halinin olup olmadığı tespit edilmesi gerektiğini, aracın ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebinin reddi gerektiğini, davacıya ait aracın kilometre ve tescil bilgilerinin celp edilmesini talep ettiklerini, nitekim aracın kilometre ve yaş bilgisi davaya konu taleplerin tespit için önem arz ettiğini, davayı ve kusuru kabul anlamına gelmemekle birlikte uyuşmazlığa konu kazada taraflar arasında ticari bir faaliyet bulunmadığını, ekspertiz ücretine ilişkin talebin reddedilmesi gerektiğini, davacının arabuluculuk için vekalet ücreti talep etmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, işbu talebin reddedilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başka ilişkin hakları, ihbar, dava ve talep şikayet hakları saklı tutarak; müvekkil şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine
aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; kazanın olmasına tam kusurlu olarak sebebiyet veren davacı olduğunu, davacının tüm taleplerinin reddini talep ettiklerini, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olmasına rağmen dava açılış tarihi itibariyle sunulmuş bir arabuluculuk tutanağı söz konusu olmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının geliş yönünde üst sınırı 50 km olan hız tabelası olduğunu, davacının kaza anında en az 140-150 Km hızla Devlet Karayolu Söğütlü kavşağına girdiğini, müvekkilin yolu kontrol etmesine rağmen davacıyı son anda fark ettiğini, kaza sonrası davacı ve arabasında bulunanlar müvekkilinden hızlarını kabul ederek özür bile dilediklerini, davacının hızının etkisi ile 24 metre sürüklendiğini ve gidiş yönüne göre ters döndüğünü, hızı nedeniyle fren bile yapamadığını, kaza tutanağında da tespit edildiği üzere kaza yerinde fren izi de olmadığını, kaza yapılan yolda kusurlar mevcut olduğunu, kaza gece meydana geldiğini, kaza yerinde hiç aydınlatma lambası olmadığını, aynı kaza yerinde son bir yıl içinde 23 tane kaza olduğu bilgisine ulaştıklarını, bu kazalarının çoğunun ölümlü olduğunu öğrendiklerini, bu da kaza yerinde büyük bir kusur olduğunun göstergesi olduğunu, işbu davanın karayolları müdürlüğüne ihbar edilmesini talep ettiklerini, borca konu olayın maddi hasarlı bir trafik kazası olduğunu, yargılamayı gerektirdiğini, davacının kusur beyanı doğru olmadığını, atıf yaptığı kaza tutanağındaki kusur durumunda kendisinin kusurlu gözüktüğünü, bu kaza tutanağının aleyhe olan kusur beyanlarını kabul etmediklerini, davacının tam kusurlu olduğunu, davacı tarafın iş bu davaya konu kaza ile ilgili olarak Akşehir .Asliye Hukuk Mah. ... E. Sayılı dosyası ile hak mahrumiyet bedeli istemli dava da açtığını, bu dava da derdest olduğunu, aynı kaza ile ilgili farklı hüküm çıkma ihtimali olduğunu, usul ekonomisi gereği tarafları ve konusu aynı olan bu davanın Akşehir'de devam eden dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın reddını, birleştirme taleplerinin kabulüne ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan varsa değer kaybının tazmini ve bir kısım davalıların işleten sıfatının olup olmadığının tespiti hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
UYAP üzerinden █████/2023 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Şirketine dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan █████/2024 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Akşehir AHM ... E. Sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.
KABİS'e müzekkere yazılarak ... plakalı aracın 2022,2023 yıllarında kiralandığına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davanın ...'ya ihbar edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve sigorta uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin █████/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; ... plak sayılı otomobilin sürücüsü ...'nun; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun, 57/a ve 47/c maddelerinde açıklanan trafik kurallarını ve bu kurallara karşılık gelen yine aynı kanunun, trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan hallerden 84/h ( Kavşaklarda geçiş uymama) trafik kuralını da ihlal ettiği; Kusur durumu oran olarak istendiğinden dolayı sürücü ...'nun %75 (Yüzde Yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... ise; 2918 Sayılı KTK” nun 52/a(Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak; Sürücüler ; Kavşaklara yaklaşırken, hızları zorundadırlar.) trafik kuralını ihlal ettiği, Kusur durumu oran olarak istendiğinden dolayı sürücü ... %25 (Yüzde Yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, “Dosya içeriği itibariyle; başvuruya konu ... plakalı araçla ilgili yukarıda belirtilen değerlendirme ve hesaplamalar neticesinde araçta KDV dahil 168.350.-TL hasar tazminat tutarı oluştuğu tespit edildiği, Kusur oranına göre davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu maddi hasar tutarın 126.262,50.-TL olduğu tespit edildiği, kaza tarihinde trafik sigortası maddi hasar teminatı 120.000.-TL olup sigorta şirketi maddi hasar ve değer kaybı tazminatı ödemesini 120.000.-TL limit dahilinde ödediği sorumluluğunun kalmadığı tespit edildiği, “Davalı ... sigorta şirketinin maddi hasar teminat tutarı kadar ödeme yaptığı ve sorumluluğunun kalmadığı anlaşıldığı, davacı araç üzerinde meydana gelen hasar ve yapılan onarımlar dikkate alındığında; aracın onarımının “10" gün süreceği değerlendirildiği, bu süreye göre kiralama bedelinin 21.375.-TL KDV dahil olduğu tespit edildiği rapor edilmiştir.
Ceza davasında alınan ATK raporu ile mahkememizce aldırılan rapor arasında çelişki olduğu görülmekle oranda belirtilmek suretiyle çelişkinin giderilmesi için dosyanın Karayolları Fen heyetinden seçilecek 3 kişilik kusur konusunda uzman bilirkişi kuruluna dosyanın tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin █████/2026 tarihli raporundan özetle; ... Plakalı aracın davalı sürücüsü ...'nun, olayın meydana gelmesinde, % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, ... Plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın, olayın meydana gelmesinde, % 25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu █████/2026 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle; Bilirkişi raporunu doğrultusunda değer kaybı bedeli ücreti talepleri yönünden dava değerinin taraflarınca HMK 107. maddesi kapsamında artırılması sonucunda 65.625,00 TL 'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye değer kaybı bedelinin tazminine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, araç maliki ve işleteni olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen, değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı █████/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir.
Kusur durumuna ilişkin olarak;
Dosyada bulunan mütalaa raporunda davalının %100 kusurlu olduğu, ceza dosyasında alınan ATK raporunda davalının %100 kusurlu olduğu, KTT raporu ve mahkememizce çelişki nedeniyle Karayolları Fen Heyetinden alınan raporda davalının %75, davacı taraf sürücüsünün %25 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Somut olayda, davalı taraf sürücüsünün DUR levhası bulunan tali yoldan ana yola dikkatsizce çıkış yaptığı tartışmasızdır. Bu nedenle ...'nun kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu sabittir. Ancak her ne kadar ATK raporunda ...'nun %100 kusurlu olduğu belirtilmişse de; mahkememizce çelişkinin giderildiği ve hükme esas alınan raporda; olay yeri özellikleri, kavşak yapısı, araçların seyir yönleri, çarpışma noktası ve trafik kuralları birlikte değerlendirilerek daha ayrıntılı teknik inceleme içerdiği, dava dışı sürücünün kavşağa yaklaşırken göstermesi gereken dikkat ve özen yükümlülüğünü de değerlendirdiği, bu yönüyle denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle ...'nun %75, diğer sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davalı ... SİGORTA A.Ş. Yönünden yapılan değerlendirmede;
Önceden yapmış olduğu ödemeler neticesinde poliçe limiti tükendiğinden bu davalıya yöneltilen davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ... KİRALAMA A.Ş. Yönünden yapılan değerlendirmede;
2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
... KİRALAMA A.Ş. Araç maliki olmakla birlikte kaza tarihinde araç üzerindeki fiili hakimiyetinin bulunmadığı, aracın kullanım ve yararlanma hakkının kiracıya devredildiği, KTK'nun işleten kavramına ilişkin hükümleri ve yerleşik yargıtay uygulamaları uyarınca somut olayda işleten sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı aleyhindeki dava, trafik kaydına dayanılarak açılmış olup, adı geçen davalının "aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile kiraladığına" ilişkin savunması üzerine davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Trafik kaydına göre davanın adı geçen davalıya yöneltilmesinde davacının bir kusuru bulunmamaktadır. Bu halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Davalı ... A.Ş. Yönünden yapılan değerlendirmede;
Dava konusu aracın, getir sistemine kayıtlı olarak ticari amaçla işletildiği, araç kiralama faaliyetinin davalı şirketin organizasyonu içerisinde yürütüldüğü, aracın ekonomik yarar ve işletme riskinin davalı şirketin faaliyet alanı kapsamında bulunduğu, kiralama ilişkisinin davalı şirketin oluşturduğu sistem üzerinden gerçekleştirildiği, bu nedenle davalı şirketin KTK'nun 3 ve 85. Maddeleri kapsamında işleten sıfatını taşıdığı ve sorumluluktan kurtulamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Nihayetinde davalı şirket, bu şekilde günaşırı sürelerle araçlarını kiralayarak sistemi devam ettirmektedir. Bu nedenle davalının sorumluluğunun bulunmadığı tezi kanuna ve hukuka uygun olmayacaktır.
Mahkememizce alınan raporda gerçek değer kaybı bedelinin 90.000 TL olduğu, kabul edilen kusur oranları doğrultusunda bir kısım davalıların sorumluluğunun 67.500 TL olduğu, sigorta şirketince yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye değer kaybının 65.625 TL olduğu tespit edilmiştir. Alınan rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:█████/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-... Sigorta A.Ş. 'ye yöneltilen değer kaybı bedeli maddi zararına ilişkin talebin REDDİNE,
2-... Kiralama A.Ş.'ye yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
3-Davacının █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 65.625,00-TL değer kaybı bedelinin DAVALILAR ... ANONİM ŞİRKETİ ve ...'dan kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek YASAL faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.482,84-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın, 1.150,00-TL tamamlama harcınını mahsubu ile bakiye 2.905,24-TL'nin davalılar ... Anonim Şirketi Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 1.150,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.005,20-‬TL'nin davalılar ... Anonim Şirketi Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından karşılanan davalılar ... Sigorta Aş ve ... Kiralama Aş'ye yapılan 155,00 TL tebligat giderlerinin mahsubu ile 2.927,50-TL posta ve tebligat gideri, 19.500,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 22.515,00-TL yargılama giderlerinin davalılar ... Anonim Şirketi Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ... Sigorta Aş tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 87,50 TL vekalet harcı ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta Aş'ye verilmesine,
9-Davalı ... Kiralama Aş tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 87,50 TL vekalet harcı ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... Anonim Şirketi Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
11-Davalı ... Sigorta Aş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta Aş'ye verilmesine,
12-Davalı ... Kiralama Aş kendisini vekil ile temsil ettirmişse de lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
13-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin, davalı ... Kiralama A.Ş vekilinin, Getir Araç vekilinin, Eftal Utku vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.█████/2026
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!