İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, eş rızası alınmayan kefalet nedeniyle ipoteğin geçersizliği iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, icra takibinin ihtiyati tedbirle durdurulması talebinin reddine ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Davacılar, banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında müteselsil kefil oldukları ve eş rızası alınmadığı için geçersiz olduğunu iddia ettikleri kefalet ile bu kefaletin teminatı olarak tesis edilen ipoteğin dayanağını yitirdiğini ileri sürerek, haklarında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin, açtıkları menfi tespit davası kapsamında telafisi güç zararların önlenmesi ve mevcut ipoteğin hukuken teminat niteliği taşıdığı gerekçeleriyle teminatsız ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine istinaf yoluna başvurmuşlardır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12.05.2026
NUMARASI : ████████ Esas
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 10.07.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 10.07.2026
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.05.2026 tarih ████████ Esas sayılı kararının Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili dilekçesinde özetle; davalı banka ile müvekkili ... arasında müvekkili ...'nın asıl borçlu, müvekkili ...'nın kefil sıfatını taşıdığı genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kefil sıfatıyla imza atan müvekkili ...'ya ait ...İli .... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerine 25.10.2024 tarih ve 5416 yevmiye numaralı resmi senet ile davalı banka lehine 14.000.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, kefalet sözleşmesi yapılırken TBK'nın 584. maddesi uyarınca eş rızası alınmadığından kefaletin baştan itibaren kesin hükümsüz olduğunu, kefaletin geçersizliği nedeniyle teminat niteliğindeki ipoteğin de dayanağını yitirdiğini, davalı bankanın taşınmaz üzerindeki ipotek nedeniyle hali hazırda güçlü bir teminata sahip olup alacağının güvencesiz kalmasının söz konusu olmadığını, uyuşmazlık çözülmeden icra işlemlerinin devamının müvekkilleri bakımından telafisi güç zararlar doğuracağını belirterek yargılama sonuçlanıncaya kadar İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasında yürütülen icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; davanın, İİK'nın 72. maddesi kapsamında 04.02.2026 tarihinde başlatılan icra takibinden sonra 17.03.2026 tarihinde açılmış menfi tespit davası olduğu, İİK'nın 72/3. maddesi gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, dosya kapsamına göre takibin durdurulmasına ilişkin şartların mevcut olmadığı gerekçesiyle davacıların takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine oy birliği ile karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı bankanın İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasında başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte alacağını yalnızca ipotek belgesine değil, genel kredi sözleşmelerine, taksitli ticari kredi hesaplarına ve ihtarname içeriklerine dayandırdığını, müvekkili ...'nın taşınmazını asıl borçlu ...'nın borçlarına verdiği şahsi kefaletin teminatı olarak ipotek ettiğini ve ipotek resmi senedinin 10. maddesinde ipoteğin kefalet ve kişisel güvencelerin teminatı olduğunun açıkça düzenlendiğini, kefalet sözleşmesinde TBK'nın 584. maddesi uyarınca eş rızası alınmadığını ve davalı bankanın da cevap dilekçelerinde kefaletin bu nedenle kesin hükümsüz olduğunu ikrar ettiğini, sebebe bağlılık ilkesi ve TBK'nın 603. maddesinin emredici hükmü gereğince temel ilişkinin geçersizliğinin fer'i nitelikteki ipoteği de hükümsüz kıldığını, HMK'nın 389. maddesi anlamında yaklaşık ispat koşulunun resmi belgeler ve davalının ikrarıyla fazlasıyla gerçekleştiğini, İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı kıymet takdirine itiraz dosyasında alınan 01.06.2026 tarihli bilirkişi raporuyla taşınmazın güncel değerinin 16.000.000,00 TL olarak belirlendiğini ve bu değerin davalı bankanın alacağını faiz ve ferileriyle birlikte fazlasıyla karşıladığını, İİK'nın 72/3. maddesinde gösterilecek teminatın türüne ilişkin kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığını, mevcut ipoteğin HMK'nın 87. maddesi anlamında bizzat yasal bir teminat çeşidi olduğunu, taşınmazın cebri icra yoluyla satılması halinde mülkiyet hakkının geri dönülemez şekilde kaybı riskinin doğacağını ve telafisi imkansız zararların meydana geleceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını ve icra takibinin yargılama sonuna kadar teminatsız olarak durdurulmasını istemiştir.
GEREKÇE : Talep, davalı banka ile akdedilen genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan ve taşınmazı üzerinde bu kefaletin teminatı olarak ipotek tesis edilen davacı hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla teminatsız olarak durdurulması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İstinaf kurumu, bir kanun yolu olarak HMK'nın 341 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İstinaf incelemesinin kapsamını düzenleyen HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık halleri istisna olmak kaydıyla, istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde gösterilen sebepler ile sınırlı olarak yapılır. HMK'nın 357/1. maddesine göre de resen göz önünde tutulacak haller dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar, Bölge Adliye Mahkemesinde dinlenemez.
6100 sayılı HMK'nın 391/son maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurulabilir.
2004 sayılı İİK'nın 72/3. maddesi "icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez" hükmünü haizdir. Takip, takip talepnamesi sunulması ve gerekli icra harçlarının ikmal edilmiş olması ile birlikte başlar.
Somut olayın incelenmesinde; davalı banka tarafından davacılar aleyhine İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin 04.02.2026 tarihinde başlatıldığı, eldeki menfi tespit davasının ise bu tarihten sonra 17.03.2026 tarihinde açıldığı, davanın icra takibinden sonra açıldığı hususunun sabit olup bu konuda taraflar arasında bir çekişme de bulunmadığı görülmüştür. İİK'nın 72/3. maddesinin açık ve emredici düzenlemesi karşısında, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulması, gösterilecek teminatın tür ve miktarından bağımsız olarak mümkün olmayıp, kanun koyucu bu halde borçluya yalnızca teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir isteme imkanı tanımıştır. Bu itibarla davacılar vekilinin ipoteğe konu taşınmazın güncel rayiç değerinin alacağı fazlasıyla karşıladığına, mevcut ipoteğin bizzat ayni teminat niteliği taşıdığına ve teminatın türüne ilişkin kanunda kısıtlayıcı hüküm bulunmadığına yönelik itirazları, takibin durdurulmasına yönelik kanuni engelin teminat gösterilmesi suretiyle aşılması sonucunu doğuracak nitelikte olduğundan sonuca etkili değildir. Eş rızası alınmaması nedeniyle kefaletin kesin hükümsüz olduğuna ve buna bağlı olarak ipoteğin de geçersiz hale geldiğine ilişkin iddialar ise işin esasına ilişkin olup menfi tespit davasının esası hakkında yapılacak yargılamada değerlendirilecek hususlardan olduğundan, bu iddiaların yaklaşık ispat düzeyinde ortaya konulduğundan bahisle takibin durdurulması da anılan emredici düzenleme karşısında mümkün değildir. Takibin durdurulamamasına bağlı olarak, aynı gerekçeyle takip dosyasında satış işlemlerinin tedbiren durdurulması da söz konusu olamayacağından, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçeler ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve yasaya uygun olmasına göre, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir talep eden davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00 TL'den peşin alınan 732,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 474,00 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 10.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!