Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinden, uluslararası tahkim sözleşmesinin geçerliliği ve yabancı hakem kararının kamu düzenine aykırılık iddialarının ele alındığı tanıma ve tenfiz kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir deniz taşımacılığı sözleşmesinden doğan sürastarya alacağı nedeniyle Londra Denizcilik Hakemleri Birliği (LMAA) tarafından verilen hakem kararının tanınması ve tenfizi davasını ele almaktadır; davacı, kararın New York Konvansiyonu şartlarını taşıdığını ve tenfiz edilmesi gerektiğini savunurken, davalı taraf, taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunmadığını, tahkimin usulüne uygun yapılmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını ve hakem kararındaki fahiş faiz oranları gibi hususların kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın tenfizine itiraz etmiş, ilk derece mahkemesinin kararının ardından her iki tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tanıma ve TenfizİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarihli ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 27 Ekim 2020 tarihinde yolculuk çarteri (voyage charter/...) sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmede taraflar arasında çıkabilecek uyuşmazlıklar için Londra Denizcilik Hakemleri Birliği (LMAA) tahkim mercii ve İngiliz hukuku belirlendiğini (Bağlantı teyidi/fixtüre recap ile atıf yapılan ek şartların 25. Maddesi), sözleşme uyarınca davacı şirketin donatanı olduğu ... gemisi davalıya kiralandığını, geminin varışından gecikmesinden kaynaklanan 55.495,80 USD sürastarya (demuraj) alacağı ödenmediğini, davacı tarafça yapılan tahkim başvurusu üzerine tek hakem ... tarafından verilen 15 Ocak 2024 tarihli Hakem Kararı ile demuraj ücretinin haklı olduğuna ve davacı şirket lehine yargılama giderine karar verildiğini, Hakem Kararında belirtildiği üzere LMAA Basit Talep Usulü kuralları uyarınca karar nihai (kesin), Hakem Kararının alındığı İngiltere ile Türkiye'nin 1958 tarihli New York Konvansiyonuna taraf olduğunu, mezkur Hakem Kararının tenfizi New York Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu, New York Konvansiyonunun IV maddesinde belirtilen tenfiz için gerekli belgelerin mahkemeye sunulduğunu, Konvansiyonun V. maddesinde belirtilen tenfize engel hususları ispat yükümlüğünün karşı tarafa düşmekte olduğunu, bu maddedeki tenfize engel hususlar somut olayda bulunmadığını, Fransa ve Türkiye’nin 1954 tarihli Lahey Sözleşmesine taraf olması nedeniyle davacı şirketin teminat yatırma yükümlüğü bulunmadığını, kararın MÖHUK 62 vd. ile 1958 tarihli New York Konvansiyonundaki tenfiz şartlarını taşıdığı ileri sürülerek 15.01.2024 tarihli Hakem Kararının aynen tanınması ve tenfizine, bu doğrultuda 55.495,80 USD asıl alacağın 12.01.2021 tarihinden itibaren yıllık %2 oranında 3 aylık bileşik faizi ile birlikte, 1.937,00 GBP tutarındaki Hakem Kararı yasal masraflarının 15.01.2024 tarihinden itibaren yıllık %2 faizi ile birlikte, 4.000 GBP Basit Talep Usulü ücretinin 04.11.2021 tarihinden itibaren yıllık %2 oranında 3 aylık bileşik faizi ile birlikte davacı şirkete ödenmesine, 50.139,85 TL noter tasdiki masrafı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında New York Konvansiyonu veya MÖHUK şartlarını taşıyan bir tahkim sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafın sunduğu mail yazışmalarında anlaşmanın tarafının davalı şirket veya yetkilileri olmadığını, ‘...’ ve ‘...’ sözleşmelerine de davalı tarafın imzasını taşımaması ve davalının bu sözleşmeleri onayladığına dair mail vb. belge ibraz edilmediğinden itibar edilemeyeceğini, sonuç itibariyle davalının taraf olduğu bir tahkim sözleşmesi bulunmadığından dava konusu tahkim kararının tenfizine karar verilemeyeceğini, davacı tarafın dayandığı mail yazışmalarında davalı şirket adına anlaşma şartlarını onaylayan kişi davalı şirket yetkilisi/çalışanı/özel yetkilendirilmiş aracı olmadığını, bir an için tahkim sözleşmesinin bağlayıcı olduğu kabul edilse dahi talep konusu hakem kararı davacı tarafın dayandığı tahkim sözleşmesine aykırı olduğunu, Tanker Yolculuk Çarter Partisi 24.maddesine göre New York veya Londra şehrinde 3 kişilik hakeme götürülmesi gerekirken davacı taraf bu sözleşmenin eki olmayan “...” in Cls 25.maddesi uyarınca LMAA (Londra Denizcilik Hakemleri Birliği) tahkim merkezinde tek hakemli hakeme götürdüğünü, sonuç itibariyle davacı taraf kendi dayandığı tahkim sözleşmesine uygun bir hakeme başvurulmadığından tenfiz istenemeyeceğini, davalı şirket tahkim yargılamasına usulüne uygun haberdar edilmediğini, davalının savunma hakkı elinden alındığını, Hakem Kararının hüküm kısmında kamu düzenine aykırılık bulunduğunu, kararda fahiş oranda faize ve bileşik faize hükmedildiğini, davacı tarafın talep ettiği yargılama giderinin fahiş olduğu belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... . Somut olayda; taraflar arasında mail yoluyla ‘Tanker Yolculuk Çarter Partisi’ düzenlenmiştir. Sözleşmede davalı taraf (... Kimya/ ... Kim. San. Tic. Yat. AŞ)’'...’ olarak yer almıştır. Sözleşmenin 24, 25, 39. maddesinde tahkim şartı bulunmaktadır. Sözleşmeyi davalı taraf adına ... onaylamıştır. ...’in davalı şirketi tahkim anlaşması yapma konusunda temsil yetkisinin bulunduğu konusunda davacı tarafça bir belge sunulmamıştır. Bununla birlikte taraflar arasındaki ‘Çarter Parti’ ifa edilmiştir. Tahkim yargılaması sırasında davalı tarafın tahkim anlaşmasının bulunmadığı yönünde bir itirazı olmamıştır. Bu nedenlerle davalı tarafın tahkim anlaşmasının bulunmadığı yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. Tahkim yargılamasında davalı tarafı avukatı İklim Aydındağ Ünal temsil etmiştir. Bu nedenle davalı tarafın; tahkim yargılamasında usulüne uygun haberdar edilmedikleri ve davalının savunma hakkının elinden alındığı yönündeki savunmaları yerinde görülmemiştir. Sözleşmenin 24, 25 ve 39. Maddelerine göre uyuşmazlığın LMAA götürülmesi ve uyuşmazlık miktarına göre tek hakemde görülmesinde ‘Hakem mahkemesinin teşekkülü’ yönünden bir aykırılık bulunmamaktadır. Hakem kararında yer alan bileşik faiz uygulamasının kamu düzenine aykırılık oluşturmamaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.06.2022 Tarih █████████ E.-█████████ K. sayılı ilam). Taraflar arasındaki sözleşmedeki tahkim kaydına, LMAA Basit Talep Usulü kurallarına ve hakem kararına göre talep konusu hakem kararı nihaidir (itiraz veya temyiz yolu bulunmamaktadır). Bu nedenlerle tenfiz isteminin kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Yargıtay kararlarına göre tenfiz davasında ancak davaya konu edilen kararın tenfizine karar verilmesi istenebilir. Tenfiz talebi dışındaki, tahsile ve faize ilişkin diğer talepler ise tenfiz davasına konu edilemez (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11.04.2014 tarih █████████ Esas - █████████ Karar). Bu nedenlerle davacı tarafın tenfiz isteminin dışında kalan istemleri reddedilmiştir." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulü ile LMAA (Londra Deniz Hakemleri Birliği) Basit Talep Usulü Uyarınca tek hakem ... tarafından 15 Ocak 2024 tarihinde verilen Davacı/Donatan ...., Davalı/... ... KİMYA SANAYİ TİCARET YATIRIMLARI AŞ (Önceden ... Kimya San. Tic. Yat. Ltd. Şti) 27 Ekim 2020 tarihli ... mv “...” Nihai Karar’ının tenfizine. Diğer istemlerin reddine ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki New York Konvansiyonu ve MÖHUK anlamında geçeri yazılı bir tahkim sözleşmesi bulunmadığı halde tenfiz talebinin kabulünün hukuka aykırı olduğunu, tahkim şartını kabul eden kişinin şirketi temsil ve tahkim sözleşmesi yapma konusunda özel yetkisi bulunmadığını, bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğunu, tahkim kararının dayanağı olan sözleşme ve belgelerin geçerli bir tahkim iradesini göstermediğini, hakem kararının hüküm kısmında da kamu düzenine aykırı olup bu nedenle tenfizinin mümkün olmadığını iddia ederek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVACI TARAFINDAN KATILMA YOLUYLA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesine Hakem Kararının tenfiz istemi dışındaki taleplerinin reddine karar verilmesinin usulü yönden hukuka aykırı olduğunu, Hakem Kararı'nın mahkemeye Türkçe tercümeli ve noter tasdikli olarak sunulmasının gerekli olduğu, bu bağlamda yapılan giderlerin yargılama gideri sayılması gerektiğini, yargılama giderlerine yönelik taleplerinin tenfiz davasına konu edilen ayrı bir talep değil, asli taleplerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, asli talepleri kabul edilmesine rağmen aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER :Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, MÖHUK'un 50 vd. maddeleri ve New York Sözleşmesi uyarınca yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile LMAA (Londra Deniz Hakemleri Birliği) Basit Talep Usulü Uyarınca tek hakem ... tarafından 15 Ocak 2024 tarihinde verilen Davacı/Donatan ...., Davalı/... ... KİMYA SANAYİ TİCARET YATIRIMLARI AŞ (Önceden ... Kimya San. Tic. Yat. Ltd. Şti) 27 Ekim 2020 tarihli ... mv “...” Nihai Karar’ının tenfizine ve diğer istemlerin reddine karar verildiği, karara karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi HMK'nin 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.Yürürlükteki hukukumuzda yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi konusunda iki ayrı düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemelerden biri 5718 Sayılı MÖHUK'te yer alan hükümler, diğeri de Türkiye Devletinin taraf olduğu 1958 tarihli New York Sözleşmesidir.5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 60-63. maddelerinde yabancı hakem kararlarının tenfizi düzenlenmiştir. Buna göre, “kesinleşmiş” ve “icra kabiliyeti kazanmış” veya “taraflar için bağlayıcı olan” yabancı hakem kararlarının tenfiz şartlarını yabancı mahkeme kararlarının tenfizi şartlarından farklı olarak ve New York Sözleşmesi'ne paralel olarak düzenlenmiştir.Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi onaylanmasına ilişkin 20877 Sayılı 21.05.1991 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 3731 Sayılı Kanunun 2. maddesinde ''Türkiye Cumhuriyeti sözleşmenin 1. maddesinin 3. paragrafına uygun olarak sözleşmeyi sadece karşılıklılık esasına göre bu sözleşmeye taraf olan bir devlet ülkesinde verilmiş olan hakem kararlarının tanınması ve tenfizi hakkında uygulayacağını, ayrıca sözleşmeyi yalnız akdi veya akit dışı hukuki münasebetlerden kaynaklanan ve kendi iç hukukuna göre ticari mahiyette sayılan uyuşmazlıklar hakkında uygulayacağını beyan eder.'' şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere New York Konvansiyonu Türk Hukukunda sadece ticari uyuşmazlıklarda ve New York sözleşmesine taraf olan ülkeler bakımından uygulanacaktır.Yabancı hakem kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi, tenfiz prosedürüne tabi olduğundan, New York Sözleşmesine göre, tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesine gelince; yabancı hakem kararlarının tenfizini engelleyen haller New York Sözleşmesinin (V). maddesinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin (V). maddesindeki şartlardan bir kısmını tenfiz mahkemesi re’sen dikkate almak zorundadır. Diğer şartları ise tarafların iddia ve ispat etmesi gerekir. Mahkeme tarafından re’sen dikkate alınacak şartlar şunlardır: 1- Hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması, 2- Hakem kararının kamu düzenine aykırı olmasıdır. Taraflarca iddia ve ispat edilecek tenfiz engelleri ise 1- Tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması, 2- Hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi, 3- Hakem kararının, tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, 4- Hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, 5-Hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmasıdır.Somut olayda tenfiz istemi yönünden kamu düzenine bir aykırılık bulunmadığı, davalı tarafça yukarıda sayılan tenfiz engelleri yönünden de bir savunmada bulunulmadığı, davalı taraf alacak iddiasına konu sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmeyi yetkili sıfatıyla imzaladığını ancak hakem kararında kendisi aleyhine hüküm kurulduğuna yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan değerlendirmede davalının bu iddiası husumet iddiasına dayanmaktadır. Hakem kararının tenfizine ilişkin yargılamada işin esasına girmek suretiyle esasa ilişkin karar verilemeyeceğine ilişkin esasa girme yasağı (revision au fond) bulunmaktadır. İstinaf konusu edilen husus hakemce verilen kararın esasına yönelik olduğu tenfiz mahkemesince hakem kararının içeriğinin denetlenemeyeceği, mahkemece tenfiz talebi dışındaki tahsile ve faize ilişkin diğer taleplerin tenfize konu edilemeyeceğinden bahisle davacının tenfiz dışındaki diğer talepleri yönünden davanın kısmen reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama giderleri ve bu kapsamda davanın reddedilen kısmı bakımından kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olduğu, sonuç olarak davalı vekili ile ile katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ve davalı tarafından alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLEMSİNE YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır