Kambiyo senetlerine dayalı icra takipleri nedeniyle açılan menfi tespit davasında, taraflar arası gerçek borç miktarının ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesiyle tespiti kararı.
Özet: Davacı, davalı ile olan ticari ilişkisinden doğan 144.500,17 TLlik fatura borcunun büyük bölümünü (bono ödemeleri, havale ve mal iadesiyle yaklaşık 133.600 TL) ödediğini, bu sebeple davalıya yalnızca 10.900,12 TL borcu kalmasına rağmen davalının kalan 60.000 TLlik bonolar için haksız yere icra takibi başlattığını iddia ederek 49.099,98 TL borçlu olmadığının tespitini talep ederken, davalı bonoların bedelli olduğunu ve borcun ödenmediğini savunmuş, mahkeme ise gerçek borç miktarının tespiti amacıyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2021
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE İSTEM :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile 2017 yılında ticaret yaptıklarını, buna istinaden davalı yana 3 adet olmak üzere toplam 144.500,17-TL'lik fatura düzenlendiğini, müvekkilinin iş bu borcun 140.000,00 TL kısmını 7 eşit takside bölündüğünü, taksitleri 20.000.00 TL taksitleri halinde ödeyeceği iş bu borcun ise 30.06.2017 tarihinde başlayacağı hususunda anlaştıklarını, buna istinaden bonoları davalı yana verdiklerini, müvekkilinin iş borcun 30.08.2017, 30.09.2017, 30.10.2017 vadeli bonoları olan 60.000,00 TL elden ödediklerini ödenen bonolar ile ilgili protestoların kaldırıldığını iş bu bonoların kendilerine iade edildiğini, 02.05.2017 tarihinde davalının bana hesabına 25.000.00 TL havale edildiğini, bir takım istenilen evsafta olmayan 48.600.00 TL tutarındaki ürünleri iade ettiklerini, davacı tarafından davalı yana 133.600,05 TL ödenmiş olup bakiye 10.900,12 TL borcunun kaldığını, ancak davalının kötü niyetli olarak 30.06.2017 vadeli, 30.11.2017 vadeli ve 30.12.2017 vadeli, her biri 20.000,00 TL bedelli toplam 60.000-TL tutarındaki bonoları icra takibine koyduklarını, halbuki müvekkilinin davacı yana sadece 10.900,12 TL borcunun kaldığını belirterek, açıklanan nedenlerle; ... 21 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı ve ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyaları ile başlatılan icra takipleri yönünden ihtiyatı tedbir kararı verilmesini, ayrıca bahse konu icra takiplerine konu olan 49.099,98 TL tutarında borçlu bulunmadıklarının tespitine icra takiplerinin bu rakamla ilgili kısımlarının iptalini davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında uzun yıllara dayalı ticari alışverişlerinin bulunduğunu bu ticari alışverişler sonucu ödenmeyen borçlar nedeni ile ... 21 İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ve ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyaları ile kambiyo senetlerine dayalı haciz yol ile takip başlattıklarını, yapılan takibe karşılık davacı tarafından ... 16 İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde... esas sayılı dosyası ile dava ikame ettiklerini, öncelikle huzurda görülen dava konusu bononun bedelsizliğine ilişkin bulunduğunu davacının senedin bedelsizliğini ispat etmesi gerektiğini davacının bu yöndeki yükümlülüğünü yerine getirmeden açmış bulunduğu iş bu davanın reddi gerektiğini, davanın bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup senette bedel kaydının mevcut olması halinde ispat yükü kaydın aksini savunan tarafa ait olduğunu, davacının ticari alışveriş gereği bonoları müvekkiline verdiğini dava konusu edilen bonolar ödenmediğinden takibe konulduğunu, davacının müvekkiline borcu sabit olduğundan davacının borcu bulunmadığına ilişkini itirazının reddi gerektiğini belirterek; haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve davacının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, fatura, ödeme belgeleri, ... 21.İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosya Uyap mündericatı, ... 11.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya aslı ,... 16.İcra Hukuk Mahkemesi'nen .... esas sayılı dosya aslı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı...
... 11.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası incelenmekle; Alacaklının davamızın davalısı, borçlunun davamızın davacısı olduğu, takibin 40.000-TL asıl alacak (30.11.2017 tarihli 20.000,00 TL bedelli bono ile 30.12.2017 tarihli 20.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı), 10.511,52 TL işlemiş faiz, 80,00 TL komisyon ve 270,18 TL masraf olmak üzere toplam 50.861,70 TL olduğu görüldü.
... 21.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası incelenmekle; Alacaklının davamızın davalısı, borçlunun davamızın davacısı olduğu, takibin 20.000,00 TL asıl alacak (30.06.2017 tarihli 20.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı), 9.112,47 TL işlemiş faiz, 40,00 TL komisyon ve 126,65 TL masraf olmak üzere toplam 29.279,12 TL olduğu görüldü.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, iddia, savunma, toplanan tüm deliller ile tarafların ilişki dönemini kapsayan ticari defter, dayanağı belge ve kayıtlar üzerinde davacı yönünden talimat mahkemesi aracılığı ile davalı yönünden de Mahkememiz nezdinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Dava konusu edilen alacağın davacının ticari defterleri incelenerek hesaplanmasının yapılması için dosya alanında mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş ve bilirkişi ... tarafından █████/2022 tarihinde Mahkememize ibraz edilen raporunda özetle; Davacı ve Davalı arasında yukarıda görüldüğü gibi davacı davalıdan KDV Dahil 147.020.17-TL tutarında mal alımında bulunmuş buna mükabil 5 adet iade faurası ile KDV dahil 48.600,05-TL malı davalıya iade etmiştir.( 147.020.17-TL – 48.600,05-TL) = 98.420,12-TL Alacak bakiyesine karşılık davacının tahsilat ve ödemelerin tevsikine dair açıklamaların yer aldığı 2003/1 sayılı VUK sirküleri gereğince Ödenmiş bulunan;█████/2017 Vadeli Senet Bedeli 20,000.00-TL, █████/2017 Vadeli Senet Bedeli 20.000.00-TL, █████/2017 Vadeli Senet Bedeli 20.000.00-TL Protestolu olarak toplam da 60.000.00-TL ödenmiş olduğu,ilaveten 02.05.2017 tarihinde YKB Havalesi ile Davalının Hesabına 25.000.00-TL havale ile birlikte toplam 85.000.00-TL ödemesi tespit edilmiştir. Davalının Alacak Bakiyesi 98.420.12-TL Davacının Ödeme Toplamı 85.000.00-TL alacak bakiyesi13.420.12-TL davalının alacağı, davacının borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu edilen alacağın davalının ticari defterleri incelenerek hesaplanmasının yapılması için dosya alanında mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş ve bilirkişi ... tarafından █████/2022 tarihinde Mahkememize ibraz edilen raporunda özetle; "Takibe konu bonolara karşın 3 adet x 20.000,00 TL - 60.000,00 TL elden ödenerek bonoların geri alındığı, ayrıca 25.000,00 TL nakit banka kanalı ile ödendiği, bahse konu alınan ürünlerin 48.600,05 TL tutarındaki miktarın ise istenen siparişlere uygun olmaması nedeni ile iade faturası ile davalı yana iade edildiği, Davacının ceman 85.000,00 TL nakit * 48.600,05 TL iade faturası olmak üzere 133.600,05 TL davalının borcuna kaydedilmesi sonucu, Davalının faturalardan kaynaklanan alacak bakiyesi 147.020,17 TL, Davacının ödeme ve iade faturaları 133.600,05 TL olmak üzere bakiye 13.420,12 TL davalının alacak bakiyesi olduğu, Davalı yanın mail yolu ile göndermiş olduğu belgeler incelenmiş olup davalı yanın davacı kayıtlarını takip etmiş bulunduğu 120 M 11 alıcılar hesabının 53.420,12 TL borç bakiyesi verdiği, ancak davalı kayıtlarında davacı yanın yapmış olduğu iki adet senet tutarı olan 40.000 TL'nin yer almadığı bu tutarın mahsup edilmesi ile ( 53.420.12 — 40.000,00) -13.420,12 TL tutara ulaşarak davacı kayıtlarını teyit ettiği, mevcut belgelere göre takip alacaklısının asıl alacak bakiyesi 13.420,12 TL olup iş bu miktar için son bono tarihi olan 30.12.2017 tarihinden 13.08.2020 takip tarihine kadar yasal faiz oranlarından faiz talep edebileceği" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Davacının █████/2024 tarihli beyanları ile icra dosyalarına yapılan ödemeler ve dosya kapsamı gereği dosyanın ek rapor almak üzere önceki bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Bilirkişi ...'dan alınan █████/2026 bilirkişi 1.ek raporunda özetle; ... 11.İcra Müdürlüğü nezdindeki ... esas sayılı dosyası için depo dahil olarak toplam ödenen miktarın 63.047,33 TL maaş kesintileri + 13.281,33 TL depo için= 76.328,66 TL ödemiştir.İş bu dosya ile ilgili 13.40,00 TL davalının cari hesap borç bakiyesi + 28.470,00 TL kapak hesabına göre borcunun 41.890,00 TL olduğu iş bu miktarın 76.328,00 TL tenzili halinde 34.438,00 TL tutarında bakiye alacağının devam ettiği, ... 21.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası için 48.320,00 TL ödenmiş olup bu dosya için herhangi bir borcun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin itirazları ile dosyada davaya konu iki ayrı icra takibinin bulunduğu, her bir takibin ayrı ayrı dava konusu olduğu göz önüne alınarak, her bir icra dosyası nedeni ile takip tarihi, ödemeler tarihi, dava tarihi itibariyle davacının bakiye borcunun bulunup bulunmadığının tek tek hesaplanarak ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişi ...'dan alınan █████/2024 bilirkişi 2.ek raporunda özetle; ... 11.İcra Müdürlüğü nezdindeki ...esas sayılı dosyası için depo dahil olarak toplam ödenen miktarın 63.047,33 TL maaş kesintileri + 13.281,33 TL depo için= 76.328,66 TL ödemiştir.İş bu dosya ile ilgili 13.40,00 TL davalının cari hesap borç bakiyesi + 28.470,00 TL kapak hesabına göre borcunun 41.890,00 TL olduğu iş bu miktarın 76.328,00 TL tenzili halinde 34.438,00 TL tutarında bakiye alacağının devam ettiği, ... 21.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası için 48.320,00 TL ödenmiş olup bu dosya için herhangi bir borcun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosyanın gönderilen kapak hesapları ile ödeme dekontlarına göre; ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına ... 16. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı ilamı nedeniyle yapılan ek takip nedeniyle oluşan borç miktarı ve buna ilişkin yapılmış kabul edilen ödemeler de göz önünde bulundurularak takip konusu edilen █████/2017 tarihli bono ve ferilerinden kaynaklanan alacak nedeniyle dava tarihi olan █████/2021 ve infaz tarihi olan █████/2023 tarihlerine göre borçlu tarafından yapılmış ve dosya kapsamına sunulmuş tüm ödemelere ilişkin olarak istirdadı kabil toplam miktarların icra dosyaları kapsamında değerlendirilerek ek rapor hazırlanması için dosyanın önceki bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan █████/2026 bilirkişi 3.ek raporunda özetle; Kök ve ek raporlarımda da belirttiğim üzere davacının davalı yana toplam bakiye borcunun 13.420.12 TL tutarında borcunun bulunduğu, yukarıdaki yaptığım hesaplamalarda da görüldüğü üzere ... 21 icra müd.30.06.2020 tarih ... E. sayılı dosyadan kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığı, iş bu dosya için davacının fazladan ödemek durumunda kaldığı miktarın, iadesi gerekmektedir. Toplam ödeme 50.581,52 TL olup ücretlerden kesilen detayı yukarıda çıkartılmış bulunan 27.303.19 TL tutarındaki miktarların ayrıca yasal faiz ile birlikte iadesi gerekmektedir. İstanbul 11 icra müd. 13.08.202 Tarih ...E. sayılı dosya için Kasım 23 tarih itibari ile kapak hesabına göre davacının borç bakiyesinin 28.470,00 TL olup iş bu miktarın maaşlardan kesilen 63.139.69 TL den mahsubu sonucu 63.139,69 TL -28.470,00 TL -34.669,69 TL tutarındaki miktarın iadesi gerekmektedir. İş bu miktarın yasal faizi ile birlikte iadesi gerekmektedir. Ayrıca 14.11.2023 tarihinde depo edilen 13.281,33 TL * 34.669,69 TL tutarındaki maaşlardan kesilen miktar ile birlikte - 47.951,02 TL nin istirdadı gerektiği" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacının 07.10.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; ... 21.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilgili; dosyanın tamamı olan 48.320,33 TL için borçlu olmadıklarının tespiti ile davacının maaşından kesilip fazladan ödenmiş olan 25,042.00 TL.'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatına; yine davacının, dosya bakiyesi ile ilgili olarak 14.11.2023 tarihinde dosyaya yatırdığı (depo ettiği) 23.278,33 TL'nin iadesine, ... 11.İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyası ile ilgili olarak; 28.470,00 TL yi aşan kısım olan toplamda, 47.858,66 TL için borçlu olmadıklarının tespiti ile davacı tarafça fazladan ödenmiş olan 34.577,33 TL'nin yasal faizi ile birlikte istirdatına; yine davacının bu dosya bakiyesi ile ilgili olarak 14.11.2023 tarihinde yatırmış (depo etmiş) olduğu 13.281,33 TL.nin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, davacı yanın davalı yana ... 11.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas ve ... 21.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyalarından dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesi istemlerine ilişkindir.
Davacının iddiasının davalıdan bir kısım ürünler satın aldığı, bedelin ise bono verilmek sureti ile taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, buna ilişkin ödemelerin yapılmasına rağmen davalının haksız olarak hakkında toplam üç adet bonodan kaynaklı iki farklı icra takibi yaptığı ve söz konusu takipler nedeni ile davacının davalıya borcununun bulunmadığı şeklinde olduğu,
Davalının savunmasının ise, davacının ödemeleri yerine getirmediği, davacıdan alacaklı olunduğu ve davanın haksız olduğunu iddia etmekle;
Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Davacının davalıya icra takipleri nedeni ile borçlu olup olmadığı, ticari defterlerin taraflar lehine delil oluşturup oluşturmayacağı, iade faturalarının ne şekilde kabul edileceği, davacının borçlu olması halinde ne kadar borçlu olduğu ve davacının istirdat talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır.
Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.
Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.
Somut Olayda; Davacının iddiaları ve davalının savunmaları kapsamında tarafların ticari defterleri üzerinde gerekli incelemenin yapılması için taraflara ticari defterlerini sunmak üzere kesin sürenin verildiği, taraflarca ticari defterlerinin yerinin bildirildiği, bu kapsamda davacının ticari defterlerinin Bursa ilinde bulunması nedeni ile talimat yazılarak Bursa yargı çevresinde bulunan ve alanında uzman SMMM bilirkişi tarafından incelendiği ve davalının defterlerinin ise Mahkememiz sınırlarında bulunması nedeni ile Mahkememiz yargı çevresinde bulunan ve alanında uzman SMMM bilirkişi tarafından incelenerek raporların dosyamıza sunulduğu anlaşılmıştır.
Yapılan inceleme uyarınca taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2017 yılında başladığı, davacının davalıdan toplam 147.020,17 TL bedel ile ürünler satın aldığı, davalıya 30.08.2017 tarihli bono, 30.09.2017 tarihli bono ve 30.10.2017 tarihli bono ile toplam 60.000,00 TL bedeli elden ödediği, bu durumun davalı belgeleri ile de ispatlandığı, yine Denizbank aracılığı ile 25.000,00 TL parayı havale ettiği, davacının davalıya toplamda 85.000,00 TL ödediği ve 26.07.2017 tarihinde 4.650,00 TL, 27.12.2017 tarihinde 15.449,98 TL, 28.12.2017 tarihinde 14.000,04 TL, 29.12.2017 tarihinde 10.500,02 TL ve 4.000,01 TL olmak üzere topllam 48.600,05 TL ürünü istenilen nitelikte bulunmaması nedeni ile iade ettiği, bu durumda davacının davalıya (147.020,17 TL - 85.000,00 TL (ödeme) - 48.600,05 TL (aide faturası)olmak üzere) 13.402,12 TL borcunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından her ne kadar söz konusu hesaplamanını ve talebin yerinde olmadığı iddiasında bulunmuş ise de, yapılan hesaplama ve ödemelerin tarafların ticari defterleri incelenerek bulunduğu, bu kapsamda davalının itirazlarının soyut beyanda kaldığı ve davacıdan daha fazla alacaklı olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınarak davalının itirazlarının sorumluluktan kurtulmaya yönelik soyut beyanda kaldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişilerden alınan rapordaki hukuki yorum ve nitelendirilmeler Mahkememize ait olmakla; mali yönden yapılan tespit ve değerlendirmeler bakımından ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış ve hukuki yorum ve nitelendirmeleri Mahkememize ait olmak üzere yapılan tespit ve değerlendirmeler bakımından hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık devam olunurken, davacının ... 11.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra dosyasına (Alacaklının davamızın davalısı, borçlunun davamızın davacısı olduğu, takibin 40.000-TL asıl alacak (30.11.2017 tarihli 20.000,00 TL bedelli bono ile 30.12.2017 tarihli 20.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı), 10.511,52 TL işlemiş faiz, 80,00 TL komisyon ve 270,18 TL masraf olmak üzere toplam 50.861,70 TL olduğu ) ve ... 21.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına (Alacaklının davamızın davalısı, borçlunun davamızın davacısı olduğu, takibin 20.000,00 TL asıl alacak (30.06.2017 tarihli 20.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı), 9.112,47 TL işlemiş faiz, 40,00 TL komisyon ve 126,65 TL masraf olmak üzere toplam 29.279,12 TL olduğu ) ödeme bulunduğu, söz konusu icra dosyaları bakımından menfi tespit talebini istirdat davasına çevirdiğini ve 07.10.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; ... 21.İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası ile ilgili; dosyanın tamamı olan 48.320,33 TL için borçlu olmadıklarının tespiti ile davacının maaşından kesilip fazladan ödenmiş olan 25,042.00 TL.'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatına; yine davacının, dosya bakiyesi ile ilgili olarak 14.11.2023 tarihinde dosyaya yatırdığı (depo ettiği) 23.278,33 TL'nin iadesine, ... 11.İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile ilgili olarak; 28.470,00 TL yi aşan kısım olan toplamda, 47.858,66 TL için borçlu olmadıklarının tespiti ile davacı tarafça fazladan ödenmiş olan 34.577,33 TL'nin yasal faizi ile birlikte istirdatına; yine davacının bu dosya bakiyesi ile ilgili olarak 14.11.2023 tarihinde yatırmış (depo etmiş) olduğu 13.281,33 TL.nin iadesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama toplanan deliller ve dosya arasına alınan güncel kapak hesapları uyarınca davacının davalının talepte bulunduğu icra dosyaları bakımından davalıya borcunun bulunmadığı ve yapılan ödemelerin davacıya iade edilmesi gerektiği dikkate alınarak ıslah dilekçesi uyarınca davanın talep edilen miktar üzerinden yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Davanın KABULÜNE,
1-)Davacının ... 21. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası bakımından davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
Davacının ödediği 25.042,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
İcra veznesinde bulunan 23.278,33 TL'nin ise davacıya İADESİNE,
2-)Davacının ... 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası bakımından ise davacının davalıya 13.420,12 TL ana para borcu dışında kalan miktar bakımından davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
Davacının ödediği 34.577,33 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
İcra veznesinde bulunan 13.281,33 TL'nin ise davacıya İADESİNE,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.569,98 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 838,51 TL ve ıslah harcı 804,00 TL olmak üzere toplam 1.642,51 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 4.927,47 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından peşin yatırılan 8838,51 TL ile ıslah harcı 804,00 TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafında yapılan başvurma harcı 59,30 TL, posta masrafı ve bilirkişi ücreti 3.813,50 TL olmak üzere toplam 3.872,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine,
HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19.06.2026
KATİP
...
e-imzalıdır
HAKİM
...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!