4735 sayılı Kanun kapsamındaki sözleşmelerden yapılan haksız hazine desteği kesintilerinin iadesi davasında, görev ve talep aşımı düzeltmeleri sonrası verilen karar.
Özet: Bu hukuki metin, davalı kamu idaresinin davacı firmanın dört ayrı sözleşme kapsamındaki hak edişlerinden, 5510 sayılı Kanunun 81. maddesine aykırı olarak yüzde 5lik hazine desteği kesintisi yapması nedeniyle ortaya çıkan alacak davasının karmaşık yargı sürecini özetlemektedir; dava, görevsizlik kararları ve birden fazla Yargıtay bozması ile asliye ticaret mahkemesinden asliye hukuk mahkemesine taşınmış, özellikle talep aşımları ve sözleşmelere göre kesinti miktarlarının somutlaştırılması gerektiği yönündeki Yargıtay uyarıları üzerine, nihayetinde bozmaya uyularak, davacının üç sözleşmeden kaynaklanan toplam 102.373,22 TL alacağının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 4735 sayılı Kanuna göre düzenlenen 4 adet sözleşme akdedildiğini, yapılan sözleşmeler uyarınca hak ediş faturalarının düzenlendiğini ve firmalarına verildiğini, davalı İdarece Resmi Gazete’de yayınlanan "Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ"in 4. maddesi gerekçe gösterilerek sözleşmeler kapsamında ödenecek hak edişlerden kesintiler yapıldığını, 5510 sayılı Kanun’un 81. maddesindeki "Bu fıkra hükümleri Kamu İdareleri iş yerleri hakkında uygulanamaz" hükmü ile kamu kurum ve kuruluşlarının söz konusu hazine yardımından faydalanamayacağının açıkça düzenlendiğini, davalı İdarenin firmanın hak edişlerinden %5’lik hazine desteğini kesme hakkının bulunmadığını, ayrıca imzalanan sözleşmelerde de hak edişlerden hazine desteğinin kesileceğine dair bir hüküm bulunmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 141.165,45 TL’nin sözleşmede belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davadaki taleplerini açıklayan beyan dilekçelerinde de, 29.03.2010 tarihinde imzalanan sözleşmeden kaynaklanan 34.060,40 TL, 24.03.2010 tarihli sözleşmeden kaynaklanan 4.465,14 TL, 05.06.2009 tarihli sözleşmeden kaynaklanan 38.792,23 TL ve 14.05.2010 tarihli sözleşmeden kaynaklanan 63.847,68 TL kesintinin iadesini talep ettiğini belirtmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, talebin hangi hak edişe ilişkin ne zaman ödeme yapıldığı konusunda davacı tarafın açıklama yapması gerektiğini, yine taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca Mahkemenin yetkisiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARIAsliye Ticaret Mahkemesinin 17.09.2013 tarihli kararıyla; davalı tarafın hesaplanan prim miktarını hakedişlerden kesmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplam 146.011,78 TL'nin 124.727,62 TL'sine dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 27.04.2017 tarihli ilamıyla; yargılamada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.2. Bozmaya uyan Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.09.2017 tarihli kararıyla; görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesi üzerine dosya İstanbul 13.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile toplam 146.011,78 TL'nin 124.727,62 TL'sine dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 4. Dairemizce verilen 26.09.2022 tarihli ilamla; Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesine aykırı olarak talepten fazlasına hükmedildiği ve infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verildiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 5. Mahkemenin 19.09.2023 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 124.727,62 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 6. Dairece verilen 24.03.2025 tarihli ilamla; Mahkemece yine talep aşılarak karar verildiği, davaya konu 4 adet sözleşmeye ilişkin olarak davacının 24.03.2010 tarihli sözleşmeden dolayı talebinin 4.465,14 TL ile, 29.03.2010 tarihli sözleşmeden dolayı 34.060,40 TL ile, 14.05.2010 tarihli sözleşmeden dolayı 63.847,68 TL ile sınırlı olduğu, 05.06.2009 tarihli sözleşmeye ilişkin olarak ise kesinti yapılıp yapılmadığı hususunda herhangi bir delil bulunmadığı gözetilerek hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. 7. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda davaya konu 4 adet sözleşmeye ilişkin olarak davacının 24.03.2010 tarihli sözleşmeden dolayı talebinin 4.465,14 TL ile, 29.03.2010 tarihli sözleşmeden dolayı 34.060,40 TL ile 14.05.2010 tarihli sözleşmeden dolayı 63.847,68 TL ile sınırlı olduğu 05.06.2009 tarihli sözleşmeye ilişkin olarak ise kesinti yapılıp yapılmadığı hususunda herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 102.373,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, hak edişin itirazi kayıt ileri sürülmeksizin imzalandığını, hak edişten kesinti yapılmasının yerinde olduğunu, ticari faize hükmedilmesinin yerinde olmadığını savunarak, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanunun 81. maddesine 5763 sayılı kanunun 24. maddesi ile eklenen işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı yönündeki 5 puanlık prim indirim bedelinin, davalıdan tahsiline yönelik alacak istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş bulunmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.