Ticari satış sözleşmesinden kaynaklanan, avans ödemesine rağmen alüminyum levhaların teslim edilmemesi nedeniyle oluşan bedel iadesi ve zararın tazmini davası.
Özet: Davacı firma, davalıya alüminyum levha siparişi karşılığında yaptığı 203.424,00 TL ödemenin teslimat yapılmaması ve iade edilmemesi üzerine, acil ihtiyaç nedeniyle aynı malzemeyi üçüncü bir firmadan daha yüksek bedelle (361.749,02 TL) temin etmek zorunda kalarak zarara uğradığını belirterek, ödediği bedelin ve oluşan 158.325,02 TLlik fiyat farkı zararının yasal faiziyle tahsilini talep etmiş; davalı ise yetkisizlik itirazında bulunarak borcu olmadığını savunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firmanın davalı firma yetkilileri ile iletişime geçerek 1,5 mmx1250x2500 alüminyum düz levha siparişi verdiğini, akabinde işbu malzeme için toplamda 09.01.2025 tarihinde 203.424,00 TL ödediğini, ancak ödeme yapılmasına rağmen malzemenin bir türlü müvekkili firmaya gönderilmediğini, süreç boyunca davalı yetkililerine ait ... numaralı telefondan ... iletişim vasıtası ile görüşüldüğünü, müvekkili firmanın malzemenin aciliyetini iletse de davalı firmanın bir türlü malzemeyi göndermediğini, sonrasında malzemenin gelmeyeceği netleşince müvekkili firma yetkilisinin paranın iadesini talep ettiğini ve IBAN gönderdiğini, paranın iade edileceği söylense de bu zamana kadar müvekkili firmaya gelen bir para olmadığını, talep edilen malzemenin müvekkili firma için acil olduğundan dava dışı 3. Firmadan temin edilmek zorunda kalındığını ve ... alınarak karşılığında 361.749,02 TL ödendiğini, müvekkili firmanın hem davalıya göndermiş olduğu parayı alamadığını hem de başka bir firmaya daha fazla para ödeyerek malı tekrar almak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, iş bu zararın tazminini temin amacıyla, 6102 sayılı yasanın 5/A. maddesi uyarınca arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, arabuluculuk faaliyetinin 19.02.2025 tarihli “hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı” ile anlaşamama ile neticelendiğini iddia ederek; fazlaya ve sair hususlara ilişkin her türlü beyan, itiraz, talep ve dava ile diğer tüm yasal hakları saklı kalmak kaydı ile; işbu davanın kabulü ile, davalı şirketin mal kaçırmasının önlenmesi ve müvekkilinin haklarının korunması amacıyla davalı şirketin araç ve gayrimenkullerin üzerine teminatsız olarak 361.749,02TL üzerinden ihtiyati haciz konulmasına, işbu talepleri kabul görmediği takdirde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin bedelini ifa ettiği ancak davalı tarafından teslim edilmeyen mal için 203.424,00 TL'nin yasal faizden aşağı olmamak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, aynı malın dava dışı üçüncü bir şirketten temin edilmesi dolayısıyla oluşan fiyat farkı ve uğranılan zararın karşılığı 158.325,02 TL'nin yasal faizden aşağı olmamak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikli olarak alacak davasının yetkisi olmayan mahkemede açıldığını, dava konusu davada alacaklı olduğunu iddia eden davacının adresinin "... Mah. ... Sok.No:.... .../..." adresi olup, davalının adresi "... Mah. ... Cad. No:... ..../....." olduğunu, ne davacının ne de davalının adreslerinin İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin sınırları içinde olduğunu, yetkili Mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket yetkililerinin beyanına göre adı geçen davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığının belirtildiğini savunarak; huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın yetki ve esas yönünden reddine, davacının haksız çıkacağı alacak üzerinden %20 inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve taraflarına ödenmek üzere vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı tarafından davanın İstanbul ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasında açılmış olduğu; İstanbul ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı ile "... davanın açıldığı tarihteki davalı şirketin adresinin Bakırköy Adliyesi, davacının adresinin ise ... Adliyesi adli sınırları kapsamında olduğu, uyuşmazlık konusunun verilen siparişin teslim edilmediği iddiasıyla ödenen bedelin iadesi ve uğranılan zararın tazmini talebi olduğu, tacir olan taraflar arasında herhangi bir yetki sözleşmesinin iddia edilmediği ve sunulmadığı gözetilerek, uyuşmazlık hakkında HMK hükümleri gereği..." yetkili ve görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verildiği; kararın .... tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin talebi üzerine dosyanın Mahkememize gönderildiği, davanın Mahkememizin .... Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı tarafından satın alınan mal karşılığında avans olarak ödendiği ileri sürülen satım bedelinin malın teslim edilmemesi nedeniyle iadesi ve uğranılan zararın tazmini istemlerine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça yapılan ödeme karşılığı ticari alım satıma konu düz levha emtiasının teslim edilip edilmediği, düz levha alımı için ödendiği iddia edilen bedelin ürün teslimi yapılmaması nedeniyle iadesi talebinin kabul edilip edilemeyeceği, davacının davalı tarafından teslim edilmeyen ürün için 203.424,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile aynı ürünün dava dışı üçüncü bir şirketten temin edilmesi dolayısıyla oluşan fiyat farkı ve uğranılan zararın karşılığı 158.325,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir....'dan; dekont suretleri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalı taraf savunması ve tüm dosya kapsamına göre; DAVACININ TİCARİ DEFTER VE KAYITLARI İNCELENEREK; HMK'nun 273. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davacının ticari ilişkiyi hangi hesaplarda takip ettiği, düz levha ürünü alımı nedeniyle davacı tarafça yapılan ödemenin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, ürünlerin davacı tarafa teslim edilip edilmediği hususları ile dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu hususlarının tespiti için SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere ... ....Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor talimat Mahkemesi dosyasına ibraz edilmiş,....... tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...... ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasında; Davacı ....' in, Davalı .... ne 1,5 mm x 1250 x 2500 alüminyum düz levha siparişi verdiği ve 09.01.2025 tarihinde 203.400,00 TL ödediği, ancak malzemelerin teslim edilmediğini beyanla, sipariş için ödenen paranın iadesi ile uğranılan zararın tazmini konularını içeren konuyla ilgili, davacının 2024 ve 2025 yıllarında kullandığı defter kayıtları üzerinden, mahkeme tarafından istenilen hususlarda yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; davacının 2024 ve 2025 yıllarında kullandığı defter kayıtlarında, .... ile ilgili olarak dava konusu olarak iddia edilen, verilen siparişin takip edilmesi gereken 159. Verilen Sipariş Avansları hesabı kaydı bulunmadığı, davacının 2024 ve 2025 yıllarında kullandığı defter kayıtlarının tetkikinde; sadece 09.01.2025 tarihinde ... Fiş Numarası ile yapılan Yevmiye kaydına rastlanılmış olup, bununda Alacaklı hesap olarak 102 kod numaralı Bankalar Hesabından .... banka hesabına giden 203.424,00 TL tutarındaki EFT işlemi olduğu, karşılık hesap olarak 320 Kod numaralı satıcılar hesabının 203.424,00 TL tutarında borçlandırıldığı, yani daha önceden var olan bir borcun ödenmesi şeklinde kayıt yapıldığı, ödenen bu borcun ticari ilişkiden kaynaklanıp kaynaklanmadığını teyit edecek ikincil bir yevmiye kaydı bulunmadığı, dava konusu olan ve davalıdan talep edilen 203.424,00 TL tutarındaki ödemenin, ticari ilişkiden mi yoksa kişisel borç ve alacaktan mı kaynaklandığı şeklinde davacının defterlerinde bir kaydın bulunmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalı taraf savunması ve tüm dosya kapsamına göre; DAVALI ŞİRKETİN TİCARİ DEFTER VE KAYITLARI İNCELENEREK; HMK'nun 273. Maddesi gereğince davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davalının ticari ilişkiyi hangi hesaplarda takip ettiği, düz levha ürünü alımı nedeniyle davacı tarafça yapılan ödemenin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacı tarafça yapılan ödeme karşılığı ticari alım satıma konu düz levha emtiasının teslim edilip edilmediği, düz levha alımı için ödendiği iddia edilen bedelin ürün teslimi yapılmaması nedeniyle iadesi talebinin kabul edilip edilemeyeceği, davacı tarafça aynı ürünün dava dışı üçüncü bir şirketten temin edilmesi nedeniyle fiyat farkı oluşup oluşmadığı, davacının bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, davacı tarafça dava dışı şirkete ödenen bedelin piyasa rayiçlerinde bulunup bulunmadığı, davacının aynı ürünü dava dışı üçüncü bir şirketten temin edilmesi nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın karşılığı 158.325,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarında dosya içerisinde mevcut ... ....Asliye Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan .... tarihli bilirkişi raporu ve davacı şirket defterleri ile mukayese yapılmak sureti ile rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişi ile metalurji mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ..... tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;...... tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...Dava konusunun, davacının davalıya yapılan ödeme kapsamında ürün teslim edilmemesi sonucu oluşan alacağının tahsili ile ikame alımdan doğan fiyat farkı zararının tazminini de kapsadığı, davacı tarafından davalı ....'ne 09.01.2025 tarihinde banka kanalıyla 203.424,00 TL tutarlı ödemenin gerçekleştirildiği; talimat bilirkişi raporu, EFT dekontu, banka müzekkere cevabı ve 08.01.2025 tarihli proforma fatura birlikte değerlendirildiğinde belgesel olarak doğrulandığı, davacı ticari defterlerinde ödemenin 320-Satıcılar hesabı üzerinden izlenmiş olup 159-Verilen Sipariş Avansları hesabında kayıt bulunmamasının muhasebe sınıflandırmasına ilişkin bir husus olduğu; ancak dış belgelerle sabit olan ödeme olgusunu ortadan kaldırmadığı, davalı ticari defterleri incelenemediğinden, davalı kayıtlarının usulüne uygunluğu, delil niteliği ve taraflar arasındaki ilişkinin davalı kayıtlarında nasıl izlendiği hususlarında kesin kanaat oluşturulamadığı, dosya kapsamında, davalı tarafından dava konusu malın davacıya teslim edildiğini gösterir yeterli ticari belge ile ödemenin davacıya iade edildiğini gösterir açık bankasal belge bulunmadığı, dosyada mevcut ... yazışmalarının, ödeme sonrasında siparişin işleme alındığını, teslimin geciktiğini ve iade görüşmelerinin yapıldığını gösterdiği; davalı tarafça teslimin tamamlandığını teyit etmediği gibi davalı tarafça ödeme iadesinin yapılacağının ifade edildiği, taraflar arasındaki yazışmalar ve dosyadaki diğer belgeler çerçevesinde, sipariş konusu malın davalı tarafça davacıya teslim edilmediğinin anlaşıldığı; davalı tarafça iadesi taahhüt edilen 203.424,00 TL'nin ise davalı tarafından ödenmediğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, davacının aynı teknik spesifikasyonlardaki ürünü dava dışı ....'nden temin etmek zorunda kaldığı, davacının 06.02.2025 tarihli ... teklif formu kapsamında 10.02.2025 tarihinde 361.749,02 TL bedelle dava dışı ...'den yeni alım yaptığının banka kayıtlarıyla doğrulandığı, davacının davalıdan almayı planladığı 203.424,00 TL ürün bedeli ile davacının dava dışı şirketten (...) 361.749,02 TL ödemek suretiyle temin ettiği iki bedel arasındaki farkın 158.325,02 TL olup dava dilekçesindeki zarar tazmini hesabı ile örtüştüğü, davacının ikinci alımının teknik bakımdan aynı/muadil olup olmadığı, piyasa rayicine uygunluğu ve 158.325,02 TL farkın hukuken tazmin edilebilir zarar niteliğinde olup olmadığına ilişkin teknik değerlendirme sonucunda; davacının uğradığı zararın tam olarak tazmin edilebilir nitelikte olmadığı, ancak piyasa rayici ile sözleşme fiyatı arasındaki farkın tazmin edilebilir zarar olarak değerlendirilebileceği; piyasa rayicini aşan kısım davacının kendi ticari tercihi/öngörü eksikliği kapsamında değerlendirilebileceği; somut olayda davacının ikame alımı zorunluluk kapsamında yapılmış olmakla birlikte, alım fiyatının piyasa rayicinin oldukça üzerinde gerçekleşmiş olması nedeniyle kadr-i maruf sınırlarını aştığı, bu sebeple davacının talep edebileceği zararın, ikame alım bedelinin tamamı üzerinden değil, makul piyasa rayici esas alınarak hesaplanması gerektiği, netice itibarıyla; davacının 203.424,00 TL tutarlı asıl alacak kalemi yönünden talebinin kabul edilebilir nitelikte bulunduğu; ikame alımdan kaynaklanan fark zarar kaleminin ise 158.325,02 TL tutarının tamamı üzerinden değil, teknik bölümde tespit edilen dönem piyasa rayici (174 TL/kg KDV hariç) esas alınarak hesaplanan kadr-i maruf ikame bedeli (174 TL/kg x 1.040 kg x 1,20 KDV - 217.152,00 TL) ile ilk sözleşme bedeli (203.424,00 TL) arasındaki fark olan 13.728,00 TL üzerinden değerlendirilmesinin uygun olduğu; bu itibarla davacının 203.424,00 TL (teslim edilmeyen mal bedeli) ve 13.728,00 TL (kadr-i maruf ikame fark tazminatı) olmak üzere toplam 217.152,00 TL alacaklı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır.Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, .... tarihli bilirkişi raporu, .... tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki düz levha alım satımından kaynaklanan ticari ilişki kapsamında bedeli ödenmesine rağmen davalı tarafça teslimin yapılmaması nedeniyle davacı tarafından avans olarak ödenen bedelin iadesi ve uğranılan zararın tazmini istemli iş bu davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davacı ticari defterleri incelenerek düzenlenen denetime uygun ..... tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2024 ve 2025 yıllarında kullandığı defter kayıtlarında, .... ile ilgili olarak dava konusu olarak iddia edilen, verilen siparişin takip edilmesi gereken 159. Verilen Sipariş Avansları hesabı kaydı bulunmadığı, davacının 2024 ve 2025 yıllarında kullandığı defter kayıtlarının tetkikinde; sadece 09.01.2025 tarihinde ... Fiş Numarası ile yapılan Yevmiye kaydına rastlanılmış olup, bununda Alacaklı hesap olarak 102 kod numaralı Bankalar Hesabından .... banka hesabına giden 203.424,00 TL tutarındaki EFT işlemi olduğu, karşılık hesap olarak .... Kod numaralı satıcılar hesabının 203.424,00 TL tutarında borçlandırıldığı; ...... tarihli bilirkişi raporunda ise davacı ticari defterlerinde ödemenin 320-Satıcılar hesabı üzerinden izlenmiş olup 159-Verilen Sipariş Avansları hesabında kayıt bulunmamasının muhasebe sınıflandırmasına ilişkin bir husus olduğu; ancak dış belgelerle sabit olan ödeme olgusunu ortadan kaldırmadığı, davalı ticari defterleri incelenemediğinden, davalı kayıtlarının usulüne uygunluğu, delil niteliği ve taraflar arasındaki ilişkinin davalı kayıtlarında nasıl izlendiği hususlarında kesin kanaat oluşturulamadığı, dosya kapsamında, davalı tarafından dava konusu malın davacıya teslim edildiğini gösterir yeterli ticari belge ile ödemenin davacıya iade edildiğini gösterir açık bankasal belge bulunmadığı, dosyada mevcut ... yazışmalarının, ödeme sonrasında siparişin işleme alındığını, teslimin geciktiğini ve iade görüşmelerinin yapıldığını gösterdiği; davalı tarafça teslimin tamamlandığını teyit etmediği gibi davalı tarafça ödeme iadesinin yapılacağının ifade edildiği, taraflar arasındaki yazışmalar ve dosyadaki diğer belgeler çerçevesinde, sipariş konusu malın davalı tarafça davacıya teslim edilmediğinin anlaşıldığı, davacının aynı teknik spesifikasyonlardaki ürünü dava dışı ....'nden temin etmek zorunda kaldığı, davacının 06.02.2025 tarihli ... teklif formu kapsamında 10.02.2025 tarihinde 361.749,02 TL bedelle dava dışı ...'den yeni alım yaptığının banka kayıtlarıyla doğrulandığı, ancak piyasa rayici ile sözleşme fiyatı arasındaki farkın tazmin edilebilir zarar olarak değerlendirilebileceği; piyasa rayicini aşan kısım davacının kendi ticari tercihi/öngörü eksikliği kapsamında değerlendirilebileceği; somut olayda davacının ikame alımı zorunluluk kapsamında yapılmış olmakla birlikte, alım fiyatının piyasa rayicinin oldukça üzerinde gerçekleşmiş olması nedeniyle kadr-i maruf sınırlarını aştığı, bu sebeple davacının talep edebileceği zararın, ikame alım bedelinin tamamı üzerinden değil, makul piyasa rayici esas alınarak hesaplanması gerektiği, netice itibarıyla; tespit edilen dönem piyasa rayici (174 TL/kg KDV hariç) esas alınarak hesaplanan kadr-i maruf ikame bedeli (174 TL/kg x 1.040 kg x 1,20 KDV - 217.152,00 TL) ile ilk sözleşme bedeli (203.424,00 TL) arasındaki fark olan 13.728,00 TL üzerinden değerlendirilmesinin uygun olduğu; bu itibarla davacının 203.424,00 TL (teslim edilmeyen mal bedeli) ve 13.728,00 TL (kadr-i maruf ikame fark tazminatı) olmak üzere toplam 217.152,00 TL alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları, davacının ticari defter kayıtları ve delil olarak sunulan taraflar arasındaki yazışmalar ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak; TBK'nın 207/2 maddesi uyarınca, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu, satım konusu malın alıcıya teslim edilmesinin, satış bedelinin peşin alındığına karine teşkil edeceği, aynı şekilde paranın peşin olarak ödenmesinin de malın teslim edildiği anlamına geleceği, satıcının satış bedelinden alacaklı olduğunu iddia ediyorsa, bedeli sonradan ödenmek üzere malın teslim edildiğini ispat etmesi geretiği, yine parayı peşin ödemesine rağmen malın teslim edilmediğini ileri sürenin de malın teslim edilmediğini ispat etmesi gerektiği, her ne kadar somut olayda satış bedelinin peşin alınması satım konusu malın alıcıya teslim edildiğini göstermekte ise de, bu karineye dayanan davalının malı teslim ettiğini savunmadığı ve HMK'nın 29.maddesinde düzenlenen dürüst davranma yükümlülüğü nazara alındığında, davacının malı teslim almadığını ispatla yükümlü olmadığı, yukarıda özetlenen .... tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına, hak ve çıkarlar dengesine uygun ve hüküm vermeye yeterli nitelikte olduğu anlaşıldığından, Mahkememizce bu rapora itibar edilmiş, davalı tarafça davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtların sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği anlaşılmakla davacının teslim olmadığı iddiasını ispatladığı ve davalının ödenen bedeli davacıya iade ile yükümlü olduğu, davacının bilirkişi raporu ile rayiç piyasa değeri üzerinden tespit edilen 13.728,00 TL zarara uğradığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-217.152,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 14.833,65-TL harçtan peşin alınan 6.177,77-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 8.655,88-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafça yatırılan 6.177,77-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.793,17-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 28.065,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 16.846,96-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanıp takdir olunan 2.761,30-TL davalıdan, 1.838,70-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine,9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... ¸¸ Hakim ... ¸¸