Tacir olmayan davalının banka kişilik haklarına saldırısı davasında asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik kararı istinafta onandı.
Özet: Bir bankanın, itibarını zedeleyen ve kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını iddia ettiği e-posta ve sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili olarak bir şahsa karşı açtığı, haksız eylemlerin tespiti ve önlenmesi talepli davanın görevsizlik kararı ile asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi yönündeki ilk derece ticaret mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine, istinaf mahkemesi, davalının tacir olmaması ve uyuşmazlığın mutlak ticari davalar kapsamında bulunmaması nedeniyle davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararını doğru bularak istinaf başvurusunu reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka ve K. KartlarındanKaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü /İptali)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının müvekkili banka adına tescilli “... ... ...” ve “...” isimli markalarına ilişkin hak sahipliği iddiasında bulunduğunu, ancak davalının bu iddiasının hukuka aykırı bir saldırıya dönüştüğünü, davalının uzun bir süreden bu yana, farklı e-posta adreslerinden ısrarla müvekkil banka'nın itibarını zedelemek amacıyla aralarında BDDK Başkanı, BDDK çalışanları, TBB çalışanları, diğer bankaların üst düzey çalışanları da bulunan muhtelif kişi ve kuruluşlara hakaret ve asılsız ithamlar içeren e-postalar ilettiğini, özellikle son dönemde tamamen kasıtlı ve kötü niyetli ve müvekkili banka'nın itibarını sarsmaya yönelik bu eylemlerinin sıklığını arttırdığını, davalının müvekkili bankanın itibar ve saygınlığına zarar veren hukuka aykırı eylemlerinin kişilik haklarına açık bir saldırı mahiyetinde olduğunu, bu sebeplerle, öncelikle davalının yargılama süresi boyunca bu tür haksız eylemleri ile müvekkili bankanın kişilik haklarının ihlalinin devamının önüne geçilmesi adına haksız eylemlerinin engellenmesini teminen söz konusu iddia ve ithamlarını üçüncü kişi ve kurumlara e-posta, sosyal medya mecraları, basın, televizyon, internet veya benzeri yollarla iletmesinin ve paylaşılmasının önlenmesine / davalının bu haksız eylemlerini yapmaktan men edilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalıya tebliğini, davalı tarafından müvekkili banka aleyhinde gerçekleştirdiği gerçek dışı iddia ve ithamlar içeren haksız eylemlerinin hukuka aykırılığının tespitine karar verilmesini, davalının haksız eylemlerine son verilmesini teminen söz konusu iddia ve ithamlarını üçüncü kişi ve kurumlara e-posta, sosyal medya mecraları, basın, televizyon, internet veya benzeri yollarla iletmesinin ve paylaşılmasının önlenmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.İlk Derece Mahkemesince; "...Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince görev yönünden usulden reddine,2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK’nın 331 md.'si gereğince, harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına, 5-HMK 20. maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına,..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu yönündeki görevsizlik kararının kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Kişilik haklarına saldırının hukuka aykırılığının tespiti ve men'i istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmış, maddenin 3. fıkrasında; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak belirlenmiştir.Dosya kapsamından davalının tacir olmadığı ve eldeki davanın da TTK 4. ve 5. maddelerinde sayılan ticari davalardan olmadığı anlaşılmış olup şu durumda, davanın Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir.Görev, dava şartı olup taraflarsa ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2026 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-c. maddesi gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026