Yargıtay, kiraya verenin değişmesi sonrası net/brüt kira bedeli ve KDV/stopaj uyuşmazlığında sebepsiz zenginleşme iddiasıyla açılan istirdat davasını reddeden bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacı kiracının, önceki malik olan şirketle yapılan kira sözleşmesinde "100.000 TL + KDV" olarak belirlenen kira bedelinin brüt olduğunu savunarak, taşınmazı satın alan gerçek kişi yeni maliklere KDV yerine stopaj kesintisi sonrası ödenen bedel haricinde icra tehdidiyle fazla ödediği tutarın sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadesi talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin "100.000 TL"nin net kira bedeli olduğu yönündeki kararlarının isabetsiz bulunmayarak Yargıtay tarafından onanmasıyla, kiracının kira bedelinin net olduğuna dair bir sözleşme şartı bulunmadığı ve gerçek kişi kiraya verenlerin muhtasar vergilerinin vergi sorumlusunun kiracı olduğuna dair itirazları reddedilmiş, kira sözleşmesindeki kira bedelinin net kira bedeli olarak belirlenmesi ve bu kapsamda davanın reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 07.06.2017 tarihli kira sözleşmesi kapsamında kiracı olarak kullanmakta olduğu üç adet bağımsız bölümün 30.03.2018 tarihinde davalılar tarafından eski malik olan şirketten satın alındığını, kiraya verenin şirket olması nedeniyle kira bedelinin brüt 100.000,00 TL + KDV olarak belirlendiğini, davalıların KDV yükümlüsü olmayan gerçek kişiler olması nedeniyle stopaj kesintisi yapılarak 80.000,00 TL kira bedelinin davalı yeni maliklere hisseleri oranında ödendiğini, davalılar tarafından kira bedellerinin eksik ödendiğinden bahisle müvekkili aleyhine haksız olarak icra takibi başlatıldığını, icra tehdidi altında 69.606,06 TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, ödenen bedelin istirdatını istemiş, ıslah dilekçesiyle hukuki dayanağını haksız nedenle tahsil edilen paranın sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde iadesi olarak değiştirmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; istirdat davası açma koşullarının oluşmadığını, kiracının KDV veya bunun yerine ödenmesi gerekecek diğer vergisel yükümlülükleri karşılamak zorunda olduğunu, yeni malik kiraya verenlerin KDV yükümlüsü olmamalarının vergi ödeme yükümlülüğününü ortadan kaldırmayacağını, ıslah yönünden ise taleplerin zamanaşımına uğradığını, icra dosyasına rızaen ödeme yapıldığını, ödeme yapılırken herhangi bir itirazi kayıt ileri sürülmediğini, sebepsiz zenginleşmeden bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmede ilk yıl kira bedelinin "100.000,00 TL + KDV" olarak belirlendiği, mecuru satın alan davalıların KDV ödeme yükümlülüğü bulunmamakla KDV yerini stopaj aldığından ve satın alan davalıların sözleşmede kararlaştırılan KDV yerine stopaj ödemeleri gerektiğinden 100.000,00 TL olan kira bedelinin net kira bedeli olduğu, davalı tarafça da buna istinaden takip başlatıldığı, fazla yapılan ödeme bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile önceki malik arasında imzalanan kira sözleşmesinde, kiraya veren tüzel kişi olup kurumlar vergisine tabi mükellef olduğundan kira bedelinin faturalandırılması gerektiği ve net miktar üzerinden KDV ödemesi yaptığı, bu nedenle kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 100.000,00+KDV olarak belirlendiği, verginin ayrıca belirtildiği, böylelikle net kira bedelinin 100.00,00 TL olduğu, davacı şirketin aylık kira bedelinin brüt 100.000,00 TL olduğu iddiasının doğru olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kira bedelinin net olduğuna dair açık bir sözleşme şartı bulunmadığını, kira bedelinin brüt olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, gerçek kişi kiraya verenlerin muhtasar vergilerinin vergi sorumlusunun kiracı olduğunu, hatalı değerlendirme yapıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, ödenen kira bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, kira sözleşmesinde kira bedelinin net kira bedeli olarak belirlenmesine ve bu kapsamda davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!