İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari mal satışından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında tarafların temel uyuşmazlık konuları.
Özet: Davacı şirket, davalıya ticari mal satışı sonrası bedelin ödenmemesi üzerine başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalini, davalının ileri sürdüğü iade faturasının gerçeği yansıtmadığını ve malların kullanıldığını iddia ederek icra inkar tazminatı ve ihtiyati hacizle birlikte talep ederken; davalı şirket ise, borcun likit olmadığını, malların ayıplı olması nedeniyle iade faturası düzenlediğini, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek davanın reddini ve ticari defterlerin karşılaştırılmasını istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkil şirket tarafından davalı şirkete 26.06.2025 tarih ve ... numaralı e-arşiv faturası ile toplam 236.500,00 TL bedelli mal satışı yapıldığını, malların eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edildiğini, satış bedelinin ödenmemesi üzerine ... 5. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının süresi içinde takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, itiraz gerekçesi olarak 23.07.2025 tarih ve ... numaralı iade faturasını ileri sürdüğünü, ancak söz konusu iade faturasının gerçeği yansıtmadığını ve fiili bir mal iadesinin gerçekleşmediğini, malların davalı tarafından kullanıldığını, Noter kanalıyla yapılan ihtarname ile iade faturasının kabul edilmediğini, iade faturasının tek taraflı düzenlendiğini ve borcu sona erdirmediğini, müvekkil şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmediği için içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, davalının basiretli bir tacir gibi davranmayarak haksız ve mesnetsiz itirazda bulunduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını ve ... Arabuluculuk Bürosu’nun ... sayılı dosyasında anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, davalının mal kaçırma ihtimali nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, itirazın iptali ile takibin devamını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; itirazın iptali davalarında ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, salt fatura düzenlenmesinin alacağın varlığını kanıtlamaya yetmediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkide teslim edilen malların bir kısmının ayıplı olduğunu ve bu durumun reklamasyon faturaları ile kayıt altına alındığını, Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ve ... Karar sayılı ilamlarında fatura içeriğine dair değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulmasının bozma nedeni sayıldığını, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasında tarafların ticari defterlerinin uyumsuzluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, davacının 30.05.2019 tarihli 29.046,09 TL tutarlı faturasının ve 6.000 TL tutarlı ödemenin müvekkil defterlerinde kayıtlı olmadığını, alacağın likit olmadığını ve taraflar arasında cari hesap bakiyesi üzerinde ciddi ihtilaf bulunduğunu, ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı ilamında alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddedildiğini, ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasında da benzer şekilde tazminat talebinin reddine hükmedildiğini, davacının ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığını, .... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ve ...Karar sayılı ilamında alacağın tartışmalı olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, taraflar arasında 26.06.2025 tarihli fatura dışında yıllara sari bir cari hesap ilişkisi bulunduğunu, şirket yetkilileri arasında şifahi ödeme planı konusunda mutabakat sağlandığını, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ve ...Karar sayılı ilamında centilmenlik anlaşmalarının ticari defterler üzerindeki belirleyici gücünün kabul edildiğini, müvekkil tarafından yapılan periyodik ödemelerin ve iade faturalarının nihai bakiyeyi değiştirdiğini,... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas ve ...Karar sayılı ilamında icra inkar tazminatı için alacağın likit olması gerektiğinin vurgulandığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin... Esas ve ...Karar sayılı ilamında ticari defterlerin usulüne uygun tutulmasının delil niteliği taşıdığını, müvekkilin ayıplı mallar için 23.07.2025 tarihinde iade faturası düzenlediğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve... Karar sayılı ilamında malların fiili durumunun incelenmesi gerektiğinin belirtildiğini, davacının ayıplı ürünleri geri almayıp tamir sürecine müdahil olduğunu, tarafların ticari defterlerinin karşılaştırmalı incelenmesi ve sektörel bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini, icra inkar tazminatı ve ihtiyati haciz taleplerinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Tarafların arasındaki uyuşmazlık; ... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına konu alacağa ilişkin davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, miktarın tespiti ile itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 07.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının alacağının dayanağı... nolu 26.06.2025 tarihli 236.500 TL tutarlı fatura ve 25.920 TL ‘si 2025 yılı öncesine dayandığı, ... nolu 26.06.2025 tarihli 236.500 TL tutarlı fatura içeriğinde 215.000 adet Sallantı Kart teslimi yapıldığı, Davacı kayıtlarındaki 2025 yılı öncesi 25.920 TL 09.09.2022 tarihli ... nolu 169.920 TL faturadan tahsil edilen 144.000 TL ‘nin mahsubu ile kalan 25.920 TL ‘den kaynaklandığı, Davacının davalıya teslim ettiği ürünlerin sayın mahkemece ayıplı olmadığı davacının haklı olduğu kabulü halinde takip tarihi itibariyle davacı kayıtlarında davacının davalıdan 262.420,00 TL alacaklı olduğu, Teknik bir uzman tarafından davacı ürünlerinin ayıplı olup olmadığının tespiti hususunda takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşıldığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ... 5. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı dosyası ile 262.420,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, davaya ve icra takibine konu faturalar yönünden ürünlerin teslim edilip edilmediğinin ve alacağın bulunup bulunmadığının ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında ürünlerin teslim edilip edilmediğinim tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, defterlerin sunulması ve rapor alınmasına ilişkin ara karar oluşturulan █████/2026 tarihli duruşmada taraf vekillerinin hazır olduğu, davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, davacı tarafça ticari defterlerin sunulduğu, bilirkişi tarafından ticari defterlerin incelendiği, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde davaya konu davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının defterlerine göre davalının davacıya 262.420 TL borcunun bulunduğu, davaya konu faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafça ihtara rağmen defterler sunulmadığından 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde ürünlerin ayıplı olduğu yönünde itirazda bulunulmuş ise de cevap dilekçesinin yasal süresi içerisinde sunulmadığı, ayıp iddiasının somut ve yeterli delillerle ispat edilmediği gibi süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğun da ispat edilmediği, davacı tarafından düzenlenen █████/22025 tarihli faturaya karşı davalı tarafın █████/2025 tarihli iade faturası düzenlediği raporda tespit edilmiş ise de iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve iade faturasının da 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde düzenlenen 8 günlük süre içerisinde düzenlenmediği, bu süre içerisinde davacı tarafından düzenlenen faturaya itiraz edildiğinin de ispat edilemediği alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile davalının ... 5. İcra Müdürlüğü 'nün ...Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-Asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 17.925,91 TL karar harcından peşin olarak alınan 3.169,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.756,53 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcının 3.169,38 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 7.590,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!