Fırın Devrinde Dolandırıcılık İddiası ve İade Edilmeyen Alacak: Kesinleşmiş Ceza Mahkumiyetiyle Sorumlu Tutulan Davalının Durumu.
Özet: Dava, davacıların fırın kira sözleşmesi devri vaadiyle dolandırıldıkları iddiasıyla ödedikleri 75.000 TLnin iadesini talep etmelerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi davalılardan birinin 65.000 TL ödemesine karar vermiş, istinaf mahkemesi ise davalının dolandırıcılık suçundan kesinleşmiş mahkumiyetini ve parayı iade edemediğini gerekçe göstererek davayı kabulle 75.000 TLnin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmetmiş, bu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davalıların fırın niteliğindeki iş yerini kira sözleşmesini devretme yetkisi varmış gibi göstererek fırıncılık işiyle uğraşan davacılara kiraya verdiklerini ve 142.500,00 TL alarak davacıları dolandırdıklarını, bazı ödemelerin iade edildiğini, ancak taraflar arasında imzalanan 29.07.2008 tarihli belgede de görüldüğü üzere geri ödenme sözü verilen 75.000,00 TL 'nin ödenmediğini, anlaşmaya kefil olarak imza atan davalı ...'in ödeme yapmadığı gibi müvekkillerini tehdit ettiğini, ceza yargılamasında davalı ...'ın suçu sabit görülerek mahkum olduğunu ileri sürerek, 75.000,00 TL alacağın 29.07.2008 tarihinden itibaren işeyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davalı ...'ın fırını devretme yetkisi bulunduğunun, ceza yargılamasında fırının diğer ortakları tarafından mahkeme huzurunda beyan edildiğini, devir yetkisine dayalı olarak fırının 93.500,00 TL bedelle davacılara devredildiğini, davacılardan 65.000,00 TL ve de 28.500,00 TL bedelli çek dışında para alınmadığını, davacıların hiçbir sebep olmaksızın fırını devralmaktan vazgeçtiklerini, ödenen bedel ve çeklerin iade edildiğini, iddia edilen 29.07.2008 tarihli belgedeki imzanın davalılara ait olmadığını, 20.07.2008 tarihli protokolde, 26.08.2009 tarihli ifade tutanağında ve 22.04.2008 tarihli vekaletnamede ki imzaların davalıya ait olduğunu, dava tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğradığını, ceza davasında verilen kararın kesinleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'ın cevap dilekçesinde 65.000,00 TL'nin davacılardan alındığına yönelik beyanda bulunulduğu, kalan 10.000,00 TL yönünden dayanak yapılan 29.07.2008 tarihli sözleşmenin aslının dosya kapsamına sunulamadığı, davalı ... bakımından 29.07.2008 tarihli sözleşmede kefilin sorumlu olacağı azami miktarın belirtilmediği, kefalet tarihi ve müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen bir ifade ile yükümlülük altına girdiğini kendi el yazısıyla belirtmediği, müşterek borçlu müteselsil kefalet koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 65.000,00 TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; karar, davacılara ve davalı ... tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dilekçesi ekinde sunulan 29.07.2008 tarihli belge suretinin "kiracıdan alınan 75.000,00-TL'nin fırın satıldığı zaman kiracıya ödeneceği" hususunun yazılı olduğu, davalı ... tarafından imza inkar edilmişse de sanık sıfatıyla yargılandığı ceza davasında 145.000,00 TL tutarında nakit para ve çek aldığını ikrar ettiği, sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar dair verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davalının aldığı parayı iade ettiğini ispatlayamadığı, davanın tam kabulü ile alacağa haksız fiil tarihinden itibaren faiz istenebilirse de taleple bağlılık ilkesi gereğince 29.07.2008 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, davalı kefil bakımından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 75.000,00 TL'nin 29.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili; müvekkilinin ikrarı değil, inkarı bulunduğunu, iade sırasında herhangi bi yazılı belge düzenlenmediğini, fırını devretme yetkisi bulunduğunu, davacıların fırını 10-15 gün işlettikten sonra hiçbir sebep olmaksızın devralmaktan vazgeçtiklerini, davacılardan alınan para ve çeklerin fırını çalıştırdıkları süre için oluşan harcamalar mahsup edildikten sonra iade edildiğini, ispat yükünün davalıya yüklenemeyeceğini, davacıların davayı ispat edemediğini, sözleşmeden kaynaklı alacağın ceza davası ile ilişkisi olmadığını, hükme esas alınan 11.12.2022 tarihli bilirkişi raporunun objektiflik ve bilimsellikten uzak olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, davalı ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen ceza mahkumiyetine dair kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesine, davacılardan aldığı bedeli iade ettiğini savunan davalı ... tarafından savunmanın ispat edilmediğinin anlaşılmasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!