Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilerek, hırsızlık suçunda sanığa temyiz başvuru usulüne ilişkin eksik bilgilendirme ve zorunlu müdafi sağlanmaması nedeniyle karar bozulmuştur.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine yapılan incelemede, sanığın temyiz başvurusunun süresinde kabul edilmesi gerektiği çünkü temyiz usulüne ilişkin eksik bilgilendirme yapıldığı ve suçun niteliği gereği zorunlu müdafi atanması gerekirken savunma hakkının kısıtlandığı tespit edilmiştir; bu nedenle önceki temyiz reddi kararı kaldırılarak, sanığın savunma hakkı ihlali nedeniyle bölge adliye mahkemesinin kararı bozulmuş ve dosya ilk derece mahkemesine geri gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI: ████████ E., ████████ K.ŞİKÂYETÇİ: ...SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiİTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi kararı kaldırılarak bozmaİTİRAZA KONU KARAR : Sanığın temyiz isteminin reddiİTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıYargıtay 2. Ceza Dairesinin, 28.02.2022 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2026 tarihli ve KD-██████████ sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinin 2. cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İTİRAZ SEBEPLERİSanığın yokluğunda verilen ve tebliğ edilen Bölge Adliye Mahkemesinin kararında 5271 sayılı CMK’nın 295. maddesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğine değinilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile de bildirilmediği, bu durumda sanığın 26.02.2026 tarihli olup içeriğinde temyiz sebebi de bulunan dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olduğu kabul edilerek esastan inceleme yapılması gerektiği ve bu doğrultuda sanığın savunmasının zorunlu müdafi eşliğinde alınması gerektiğinin gözetilmediği belirtilerek hükmün bozulmasına ilişkindir.II. GEREKÇE1.Sanığın yokluğunda verilen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.04.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında yalnızca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291. maddesinde belirtilen 15 günlük temyiz süresine ilişkin ihtarın bulunduğu, sanığa anılan kararın cezaevinde tebliğ edildiğine ilişkin tutanakta da belirtilen temyiz süresine ilişkin ihtarı içeren kararın tebliğ edilmesiyle yetinildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, ████████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın anılan kararın yasa yolu bildiriminde ve karar tebliğ tutanağında bulunmadığı, buna göre sanığın 26.02.2026 tarihli olup içeriğinde temyiz sebebi de bulunan dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabulünün gerektiği anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa iddianame ile yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın müdafi talebinde bulunması da dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafiin, ilk derece mahkemesinin 10.11.2017 tarihli karar duruşmasında hazır edilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek sanık müdafiinin yokluğunda hüküm kurulup aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR1.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,2.5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 28.02.2022 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı RET kararının KALDIRILMASINA,3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.04.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, İtirazname’ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Gaziantep 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.