İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin bankanın haksız feshedilen destek ve maaş ödeme sözleşmesinden doğan Dünya Kupası sponsorluk haklarının korunması talepli ihtiyati tedbir istinaf kararı.
Özet: Bir banka, belirli süreli sponsorluk ve personel maaş ödeme sözleşmeleri kapsamında üstlendiği mali edimler karşılığında elde ettiği tanıtım, görünürlük ve münhasır hakların, karşı tarafça haksız ve tek taraflı olarak feshedilmeye çalışılması üzerine, sözleşmelerin henüz sona ermediğini, feshin Medeni Kanuna aykırı şekilde hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ve Dünya Kupası organizasyonu gibi eşsiz fırsatların kaybedilmesiyle telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağını belirterek, tüm sözleşmesel yükümlülüklerin süresi sonuna kadar yerine getirilmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
19. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : █████████ █████████
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir (Finans)
KARAR TARİHİ : █████/2026
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas, █████████ karar sayılı kararı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.
Dosya incelendi.
İhtiyati tedbir isteyen vekili talep dilekçesi ile; müvekkili banka ile davalı ...arasında █████/2023 tarihinde “Destek Sözleşmesi” başlıklı sözleşme ve yine █████/2023 tarihli “Personel, Hakem, Gözlemci ve Temsilci Maaşlarının Ödenmesi Sözleşmesi” düzenlendiğini, sözleşme kapsamında müvekkili bankanın; önemli mali edimler üstlendiğini, buna karşılık açık şekilde düzenlenen tanıtım, görünürlük, sponsorluk ve münhasır nitelikteki haklardan yararlanma hakkı kazanmış olduğunu, maaş sözleşmesi kapsamında tarafların; muhatabın personel, hakem, gözlemci ve temsilcilerinin ücret, tazminat, harcırah ve maaşların keşide eden Banka aracılığı ile ödenmesi hususunda anlaşmaya varmış olduklarını, muhatap tarafından keşide edilen Beşiktaş 6. Noterliği'nin ... yevmiye ve █████/2026 tarihli ihbarname ile Sözleşmenin ve Maaş Sözleşmesinin feshedildiğinin taraflarına bildirildiğini, muhatabın, iletmiş olduğu ihbarnamede herhangi bir gerekçe bildirmeden haksız bir fesih ile sözleşmeyi feshettiğini bildirse de dayanaksız feshin tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, Sözleşmenin 3. Maddesinin; ‘’Sözleşme 06.02.2023 tarihinde yürürlüğe girecek olup 06.08.2026 tarihinde sona erecektir.’’ hükmünü haiz olduğunu, yine Maaş Sözleşmesinin 9. Maddesinin; ‘’İşbu Sözleşme 09.05.2023 tarihinde yürürlüğe girecek olup 06.08.2026 tarihinde kendiliğinden sona erecektir.’’ Hükmünü haiz olduğunu, taraflar arasında akdedilen Sözleşme ve Maaş Sözleşmesinin, belirli süreli olup halen yürürlükte olduğunu, bu nedenle, Davalı tarafça keşide edilen Beşiktaş 6. Noterliği'nin ... yevmiye ve █████/2026 tarihli ihbarnamesine Beyoğlu 48. Noterliği’nin ... Yevmiye numaralı █████/2026 tarihli ihbarnameye cevap yazısıyla cevap verilmiş ve Sözleşmenin tarafları karşılıklı olarak bağlayıcı nitelikte olduğu hatırlatılarak ahde vefa gösterilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan sorumlulukların yerine getirilmesinin talep edilmiş olduğunu, akabinde ... tarafından gönderilen Beşiktaş 6. Noterliği’nin █████/2026 tarihli ... yevmiye numaralı yazısıyla sözleşmelerin fesih bildirimi uyarınca feshedildiğininin bildirmiş olduğunu, taraflar arasında imzalanan Sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde telafisi mümkün olmayan zararların meydana geleceğinin açık olduğunu, bu nedenle davalı tarafın sözleşmelerden kaynaklanan sorumluluklarını sözleşme süresi bitim tarihine kadar yerine getirmesini tedbiren talep etmek zorunluluğunun hasıl olduğunu, Sözleşmenin feshinin tek taraflı olarak yapılabileceğini kabul etmenin mümkün olmadığını, zira huzurdaki sözleşmenin haksız feshinin eşsiz bir organizasyonda tanıtım imkânı olan müvekkili Banka’nın haklarını elinden almakta olduğunu ve bu durumun telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını, huzurdaki dosyanın konusu sözleşmenin, sözleşmenin kurulmasındaki en önemli motivasyon olan Dünya Kupası organizasyonuna sadece 2 ay kala bildirilmesinin Medeni Kanun m.2 gereğince açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek; HMK 389. Maddesi kapsamında öncelikle teminatsız, Mahkeme aksi kanatte ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek, █████/2023 tarihinde yürürlüğe giren DESTEK SÖZLEŞMESİ’nde düzenlenen davalı ...’un tüm sorumluluklarının, sözleşme süresi sonuna kadar yerine getirilmesi, Sözleşme süresi sonuna kadar aşağıda aktarılan ve sözleşmede düzenlenen ...’un tüm sorumluluklarının yerine getirilmesine, bu uğurda; 2026 DÜNYA KUPASI ÖNCESİ HAZIRLIK MAÇLARI ve DÜNYA KUPASI MAÇLARINDA ...’IN “Resmi Banka Destekçisi ve/veya Ana Destekçi” olarak YER ALMASINA, TV, Radyo, İnternet ve diğer tüm sosyal medya mecralarında ve tff .org web adresinde yayımlanmasına, ...’ın sözleşmede belirtilen bilet ve loca haklarının sağlanmasına, Erkek A Milli Takım’ın 2026 Dünya Kupası organizasyonunda gerçekleşecek karşılaşmalarında, kendi bünyesinden 4 (dört) kişiyi ...’ı, “Resmi Banka Destekçisi ve/veya Ana Destekçisi/Ortağı” olarak temsil etmek üzere ve masrafları (ekstra harcamaları ve telefonlar görüşmesi masrafları hariç) ...’a ait olmak üzere götürülmesine, ... www.... resmi internet sitesinde, diğer destekçiler ile birlikte ...’ın logosuna yer verecek ve ...’ın resmi internet sitesi olan www.....com adresine link kurulmasının sağlanmasına, ..., yurtiçinde oynanacak ... müsabakaları için düzenlenen biletler üzerinde ...’ın logosuna, diğer ana destekçilerin logolarından daha küçük olmaması şartıyla yer verilmesine, ..., ...’ın logosunun, Kadın, Erkek Milli Futbol Takımları tarafından milli maçlar sırasında kullanılan formalar hariç olmak üzere, Kadın, Erkek Milli Futbol Takımları’nın kullandığı sportif ekipmanlarda yer almasının sağlanmasına, Logonuın tüm sportif ekipmanlarda sağ omuzun ön kısmında ve diğer sponsorlarla aynı ebatta olacak şekilde konumlandırılmasına, yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2026 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı "İhtiyati tedbir talep eden tarafın ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE" Kararı talep eden tarafından istinaf edilmiştir.
İhtiyati tedbir talep eden, ihtiyati tedbir koşullarının somut uyuşmazlıkta oluştuğu verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinaf talebinde bulunmuştur.
GEREKÇE:
Dosya incelendiğinde, talebin █████/2023 tarihinde yürürlüğe giren DESTEK SÖZLEŞMESİ’nin haksız feshedildiğinden bahisle sözleşmede düzenlenen davalı ...’un tüm sorumluluklarının, sözleşme süresi sonuna kadar yerine getirilmesini teminen ihtiyati tedbir talebinden ibaret olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece "... taraflar arasında yapılan sözleşmeler, sözleşme içerikleri, sözleşmelerin feshine ilişkin ihtarnameler dikkate alındığında, sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilemeyeceğine ilişkin hukukumuzda bir hüküm bulunmaması, sözleşmenin karşı tarafça feshedilmesi nedeniyle, feshedilen sözleşme nedeniyle artık edimlerin yerine getirilmesinin karşı taraftan istenmesinin mümkün bulunmaması, sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararların ayrı bir dava konusu olabilecek nitelikte bulunması gözönünde bulundurularak, 6100 Sayılı HMK'nun 389 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati tedbire ilişkin şartların oluşmadığı sonucuna varılarak, ihtiyati tedbir talebinin reddine..." gerekçesiyle verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK'nun 389 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir. Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır.
Başka bir ifade ile ihtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartı bir ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiştir..(m. 389/1). Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde,hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması,hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi,gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir.
Somut olayda, uyuşmazlığın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi anılan hükme göre mümkün değildir. Dosyada bulunan deliller ve iddialar incelendiğinde ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı, mahkemece red kararı verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan talep edenin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olup istinaf talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince talep edenin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
İstinaf kanun yolu başvurusu için alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran talep eden üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!