İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, iflas takibinde tarafsızlık şüphesiyle hakimin reddi talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davalı vekilinin, asliye ticaret mahkemesi hakimlerinin tarafsızlığını yitirdiğini iddia ederek hakimin reddi talebine ilişkin istinaf incelemesini konu almaktadır; davalı vekili, müvekkil şirketin itiraz ettiği için henüz kesinleşmeyen bir iflas takibi hakkında mahkemenin yasalara açıkça aykırı şekilde ilan yapılması yönünde ara kararlar verdiğini ve bu kararların yinelenerek şirkete telafisi imkansız zararlar vereceğini ileri sürerken, istinaf mercii ise bu iddiaların Medeni Usul Kanununun 36. maddesindeki hakimin reddi sebeplerine girip girmediğini veya esasen işin esasına ilişkin istinaf/temyiz sebepleri olup olmadığını değerlendirmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : ████████ ████████
DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; yurt dışı orijinli davacının sözde alacağı için müvekkili şirket aleyhine Saray İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından, önce haciz yolu ile takibe geçtiğini, dosyadan çıkarılan ödeme emrine yasal süresi içerisinde itiraz edildiğinden takibin durduğunu, akabinde davacının İİK 43/2'deki imkandan yararlanarak takibini genel iflas yolu ile adi takip türüne çevirdiğini, gönderilen ödeme emrine süresi içerisinde itiraz edildiğinden takibin ikinci kez durdurulduğunu, bunun üzerine davacının Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasından itirazın iptali ile iflas kararı verilmesini dava ettiğini, bu dosyada, reddedilen hakimlerin imzasını havi 06.04.2026 tarihli tensip zaptının düzenlendiğini, tensip zaptının 24. maddesinde, davanın bir itirazın iptali davası olduğunu bile bile reddedilen hakimlerin ''borçlu icra dosyasına itiraz etmediğinden alacaklının iflas takibi kesinleştiğinden İİK 158 ve 166. maddesi uyarınca ilan yapılmasına'' dair ara kararı oluşturduklarını, bu karara karşı, genel iflas yoluyla yapılan icra takibine itiraz edildiğini, davanın itirazın iptali davası olduğunu, icra dosyasının incelenmediğini, takibe yapılan itirazların ve durdurulma kararlarının dikkate alınmadığını, yapılan itiraz üzerine mahkemenin, 17.04.2026 tarihli bir ara karar oluşturarak, takibe itiraz edildiğini kabul etmesine rağmen yine de ''alacaklının iflas takibi kesinleştiğinden İİK 158 ve 166. maddesi uyarınca ilan yapılması'' başlıklı ara kararını yinelediğini, sadece ilan metnine ''takibim kesinleşmediği'' ibaresini eklediğini, ancak, takip kesinleşmediğinden, iflas talebinin ilanının mümkün olmadığını, ayrıca bu durumun ilanın yapılmasının müvekkiline olan ağır sonuçlarını ortadan kaldırmadığını, müvekkilinin yüksek istihdam kapasitesi ve zaman zaman yıllık 50.000.000,00 Euro'yu aşan ihracat kapasitesiyle ...Sektörü'nde mümtaz bir yere sahip olduğunu, kanunun açık ve kesin hükmüne rağmen böyle bir ilanın yapılmasının müvekkilinin telafisi imkansız kayıplarına yol açacağını, çok ağır sonuçlara sebebiyet vereceğini, Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimleri;....reddettiklerini, derhal dosyadan el çekmelerini talep ettiğini, haklarında adli, idari ve cezai olarak müracaat haklarının saklı olduğunu, HMK 36 ve devamı maddeleri gereğince, dosyanın mercine sevkine, red talebinin kabulü ile dosyada başka hakimlerin görevlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır.
Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.
Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davalı tarafından mahkemece hazırlanan tensip zaptında iflas takibinin kesinleştiği nedeniyle ilan yapılması yönünde ara karar oluşturulduğu ancak yasaya aykırı ara karara yapılan itiraz sonrasında ara kararın yenilendiği, takibin kesinleşmediği yönünde ibare eklendiği, buna rağmen ilan yapılmasının kanuna açıkça aykırı olduğu, bu yönde yapılan itirazların kabul edilmediği, kanuna açıkça aykırı ara kararlar bakımından mahkeme hakimlerinin tarafsız davranmadığı ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, (KAPATILAN)KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ████████ d.iş ████████ sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE,
2-Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,
3-İstinaf giderlerinin istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda █████/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!