Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı ölüm ve cismani zarar tazminatı davasında, ağır yaralanan motosiklet sürücüsünün maddi ve manevi talepleri ile sigorta şirketinin savunması.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazasında ağır yaralanan davacının, kazaya karışan aracın sürücüsü, sahibi ve zorunlu trafik sigortacısı aleyhine açtığı, geçici ve sürekli iş göremezlik gibi maddi zararlar ile manevi tazminat taleplerini içeren davaya ilişkindir; davalı sigorta şirketi, usulüne uygun başvuru yapılmadığı ve raporların geçersiz olduğu savunmasıyla davanın reddini istemiş, mahkeme ise toplanan deliller ışığında bilirkişi raporları aldırmış, davacının bakıcı ve tedavi gideri taleplerini feragat nedeniyle reddederek kusur tespiti için yargılamayı sürdürmektedir.

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... ili ... ilçesi ... Mahallesi mevkinde meydana gelen çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında, davalılardan ... ... 'a ait olan ve yine davalılardan ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... marka aracın müvekkiline ait ... plaka sayılı motosiklete ön kısımdan çarpması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, ... plaka sayılı araç davalılardan ... ... Anonim Şirketi tarafından kaza tarihinde sigortalı olduğunu, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin ağır yaralandığını, kaza sonrası müvekkilinin ambulansla hastaneye kaldırılmış burada ilk müdahalesi yapıldığını, sonrasında farklı hastanelerden tedavi gördüğünü, müvekkilnin kaza sebebiyle malul kaldığını, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı ... ... 'ın sürücüsü olduğu aracın kazada kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ayrıca konuyla ilgili olarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... /... sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, başlatılan soruşturma dosyası sonunda iddianame düzenlenerek Antalya ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyası ile kovuşturmanın başlatılmış olduğunu belirterek davanın kabulü ile ... TL manevi tazminat; maddi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ... TL geçici iş göremezlik, ... TL sürekli iş göremezlik, ... TL geçici süreli bakıma muhtaçtık, .... özel tedavi gideri olmak üzere toplam şimdilik ... TL maddi tazminatın ... kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıların üzerine yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını beyanla; davacının, müvekkili kuruma talebin değerlendirilebilmesi ve zarar hesabının yapılabilmesi için gerekli belgeleri içermediğinden mevzuata uygun bir başvuru yapmadığından usulüne uygun bir başvuru olmadığını, bununla birlikte davacının aldığı raporların yönetmeliklere uygun olarak hazırlanmadığını, tüm açıklanan nedenler ışığında müvekkil şirkete usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmamış olduğundan ve müvekkil şirket maluliyet oranı belirleyemediğinden tazminat hesabı yapılamamış bu doğrultuda da başvuru tamamlanmamış olup şirket bakımından temerrütün de gerçekleşmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte her ne kadar usulüne uygun başvuru olmaması sebebi ile davanın usulden reddi gerekmekte ise de mahkeme tarafından yargılama aşamasında maluliyet raporu talep edilirse temerrüt tarihinin bu raporun dosyaya sunulması akabinde başlaması gerektiğini, zira net ve usulüne uygun bir şekilde ancak o zaman maluliyet belirlenebileceğinden, müvekkil şirketin de ancak bu takdirde tazminat değerlendirmesi yapabileceğini, ayrıca trafik kazası sonucu hak edildiği iddia edilen tazminatın ticari bir işten kaynaklı olmadığından yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın müvekkili yönünden reddini savunmuştur.
Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkereye cevap verilmiştir.
Antalya ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmıştır.
... Hastanesine, ... Hastanesine yazılan müzekkerelere cevap verilmiştir.
İlgili emniyet müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verilmiştir.
Antalya SGK'ye yazılan müzekkereye cevap verilmiştir.
Mahkememizce konusunda uzman bilirkişilerden ve ATK'den raporlar aldırılmış, raporlar mahkememizce serbestçe değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri tazminatı olmak üzere maddi tazminat ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin evraklar, trafik kayıtları, SGK kayıtları celbedilmiştir.
Davacının bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri tazminatı taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kazaya neden olan aracın zorunlu trafik sigortacısı olması hasebiyle davanın sigorta şirketine yöneltildiği, dava açılmadan önce başvuru koşulunun yerine getirildiği ve sigorta şirketine başvurusunun mevcut olduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosya davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle kusura ilişkin rapor aldırılmak üzere keşif icra edilmiş ve adli trafik bilirklişisine sevk edilmiş; ... tarihli raporunda; davacının kural ihlalinin bulunmadığı ve davalı araç sürücüsünün bir kısım kuralları ihlal ettiği tespit olunmuş ve rapor dosyaya sunulmuştur.
Kaza tespit tutanağının kusura dair değerlendirme kısmında; davacının kural ihlalinin bulunmadığı ve davalı araç sürücüsünün bir kısım kuralları ihlal ettiğinin tespit olunduğu görülmüştür.
Ceza dosyasının incelenmesinde; davacının kural ihlalinin bulunmadığı ve davalı araç sürücüsünün bir kısım kuralları ihlal ettiğinin tespit olunduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı ve savcılık dosyasında alının raporun kusura dair değerlendirme kısmı arasında çelişki bulunmaması ve alınan raporun dosya kapsamı ile kazanın oluş şekline uygun olduğu gözetilerek yapılan itirazların reddine karar verilmiştir. Mahkememizce dosya kapsamı ile uyumlu işbu rapor hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce dosya davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle maluliyetine ilişkin rapor aldırılmak üzere Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığına sevk edilmiş,
Davacı yönünden, Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli ... karar sayılı raporunda; davacının ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye ait Yaralanmalarda Özürlülük, Tablo 3.5a’ya göre %3, Tablo 3.2’ye göre; tüm vücut engellilik oranının %2 (yüzdeiki) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği mütalaasına varıldığını içerir rapor dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizce dosya davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle tazminat hesabına ilişkin rapor aldırılmak üzere aktüerya bilirkişine teslim edilmiş, aktüer bilirkişinin ... tarihli raporunda; davacının gelirinin SGK hizmet dökümleri ile asgari ücretin üzerinde olduğunun tespit edildiğini, TRH-2010 Yaşam Tablosu, progresif rant yöntemi (%10 artırım iskonto) uygulanarak hesaplama yapıldığı, geçici iş göremezlik zararının ... TL olduğu, sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğu, ZMMS limitini aşmadığı tespit edilmiş ve bu hesaplamalara dair rapor dosyaya ibraz edilmiştir.
Oluşa, dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun bulunan raporlar mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınabilir kabul edilmiştir.
Davacı vekili kısmi dava olarak açılan davada değer artırım için verilen kesin sürede, talep sonucunu ... tarihli dilekçesi ile taleplerini; davacı yönünden geçici iş göremezlik tazminatı yönüyle ... TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden ... TL olarak artırmıştır.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ile alınan maluliyet, kusur ve aktüer raporlarının bir bütün halinde değerlendirilmesinde; Davacının ... tarihinde meydana gelen kazada yaralandığı, davacının motosiklette sürücü olarak bulunduğu, davacı tarafından davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, hasar dosyası açıldığı, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu nedenle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 54. maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. Maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ZMMS kapsamındaki miktarları ödemek zorunda olduğu, 109. maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin , zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde uygulanacağı, 111. maddesinde; bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; müterafik kusur iddiasına ilişkin indirim sebeplerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51/1. maddesinde hakimin tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 52/1. maddesinde ise zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında yahut artmasında etkili olmuş ya da tazminat hükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlenmiştir. Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz. (17. Hukuk Dairesi ██████████- █████████) Ayrıca, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması için davalının bu hususu savunma olarak ileri sürülmesi şart değildir. Dosya kapsamında hal ve şartlara göre tazminattan indirim yapılmasını gerektirir. Müterafik kusurun belirlenmesi halinde usulünce tenkis yapılması gerekir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih, █████████ - █████████ E.K. Sayılı içtihadı).
6098 sayılı TBK'nın 52.maddesine göre; "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir."
Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda açıklandığı üzere; müterafik kusur ile hatır taşıması ayrı kavramlardır. Buna göre, hatır taşıması indirimi için kural olarak hatır için taşınması yeterli iken, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olması aranmaktadır.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih, ... /... esas, ... /... karar sayılı kararı ile; "Müterafik kusura ilişkin itirazın incelenmesinde; Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, davacının kask ve koruyucu ekipmanının takılı olup olmadığı "belirsiz" olarak işaretlenmiştir. Davacının kask ve koruyucu ekipmanının takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmayıp, bunların takılı olmadığının ispatı davalı taraf üzerindedir. Davalı tarafça, yargılama aşamasında sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığından ve bunların takılı olmadığının tespiti yapılamadığı gibi ayaktan yaralanma şekline göre de kask takılmamasının yaralanmada etken olmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın bu yöndeki itirazının reddi gerekmektedir." şeklinde karar verilmiştir.
Davacının kaza anında motosiklette bulunduğu, dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, davacının kask ve koruyucu ekipmanının takılı olup olmadığı "7- belirsiz" olarak işaretlendiği, ceza dosyasının incelenmesinde kask koruyucu tertibat takılı olup olmadığı hususunda beyan bulunmadığı, davacının kask ve koruyucu ekipmanının takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmadığı ve bunların takılı olmadığının ispatı davalı taraf üzerinde olduğu, davalı tarafça yargılama aşamasında sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığı ve bunların takılı olmadığının tespiti yapılamadığından mahkememizce kask ve koruyucu ekipmanının takılı olmadığı hususunun ispatlanamadığı kabul edilmiş ve bulunan tazminat miktarlarından indirim yapılmamıştır.
Dava dosyasına ilişkin olarak tanzim edilen maluliyet raporu ile kusur ve aktüerya yönünden alınan raporların denetlenmesinden kazaya ve yaralanmaya uygun, teknik, ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşılmış, raporlar hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Bu kapsamda ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında davacının ... tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu uğradığı bedensel zararları, kazaya tam kusurlu olarak sebebiyet veren aracın zorunlu trafik sigortacısı davalı sigorta şirketinden, davalı araç işleteni ve davalı sürücüden talep etmekte haklı olduğu, yukarıda açıklanan gerekçe ile ispat yükü gözeetilerek müterafik kusur indirimi uygulanma şartlarının oluşmadığı, davacının geçici iş göremezlik zararının ... TL olduğu, sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi itibariyle belirlenen ZMSS poliçe teminat limiti kapsamında kaldığı ve davalıların zarardan müşterek ve müteselsil olarak (sigorta şirketi teminat limiti ile sınırlı) sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Neticeten davacının maddi tazminata ilişkin talepleri yönünden aktüerya bilirkişisi tarafından Yargıtay tarafından nazara alınan ilkeler doğrultusunda düzenlenen mahkeme ve yargı denetimine elverişli raporda belirtilen tutarlar ile mahkememizce yapılan ve yukarıda açıklanan müterafik kusur indirimi uygulanmadan; davacı yönünden talep edilen sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Faiz başlangıç tarihi sigorta şirketi yönünden; başvuru tarihini takip eden 8 işgünü sonrası tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olarak belirlenerek karar verilmiştir. Ayrıca davalıya ait aracın hususi nitelikte olduğu gözetilerek yasal faize hükmedilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede ise; davaya konu haksız fiil neticesinde, davacı yaralanmış olup, manevi tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Sadece gerçek kişi davalılar yönünden manevi tazminat istenmiştir.
Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Anayasamız 5, 12, 17 ve 26 maddelerinde kişilik değerlerinin önemini esas alarak bunları ihlal edenlere karşı kişinin korunmasını garanti altına almıştır. Kanun koyucu, manevi tazminat davası açılacak halleri ayrı ayrı düzenlemiştir. 6098 sayılı BK. 56. Maddesi ise özel nitelikte bir hüküm olup, fizik (maddi) kişilik değerlerinin, yani yaşama hakkı ile vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan hallerde manevi zararların tazminini düzenlemiştir. Zarar görene tanınmış olan manevi tazminat hakkı kişinin sosyal, fiziksel ve duygusal kişilik değerlerinin saldırıya uğraması durumunda öngörülen bir tazminat türüdür. Amacı ise kişinin, hukuka aykırı olan eylemden dolayı bozulan manevi dengesinin eski haline dönüşmesi, kişinin duygusal olarak tatmin edilmesi, zarar vereni bir daha böyle bir eylemde bulunmaktan alıkoyması gibi olguları karşıladığı bir gerçektir. Manevi tazminat, kişinin çekmiş olduğu fiziksel ve manevi acıları dindirmeyi ve hafifletmeyi amaçlar. Bu tazminat bizzat yaşanan acı ve elemin karşılığıdır. Bu tazminat türü, kişinin haksız eylem sonucu duyduğu acı ve elemin giderilmesini amaçladığı için, zarar gören kişi, öngördüğü miktarı belirleyerek istemde bulunabilir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek manasında bir tazminattır. Ceza değildir, çünkü davacının menfaati düşünülmeksizin, sorumlu olana hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük değildir. Mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği için de, gerçek manasında bir tazminat, mağdurda veya zarara uğrayanda bir huzur hissi, bir tatmin duygusu tevlit etmelidir.
Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için miktarı, somut olayın özelliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak M.K.nun 4. Maddesi uyarınca Hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmektedir. Çünkü Kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda Hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu'nun 4. Maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonsiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (Yargıtay İBK █████/1966 T. ve 1966/7 E.- 1966/7 K., Yargıtay HGK █████/2006 T. ve 2006/2-14 E.- ███████ K., Yargıtay HGK █████/2013 T. ve 2012/4-722 E.-████████ K., Yargıtay HGK █████/2014 T. ve ███████-2036 E.-████████ K.)
Somut olayda; Davacının haksız fiil neticesinde yaralandığı, dosyamız arasına davacıya ait yapılan tedavi belgelerinin alındığı, ATK'dan rapor alındığı, taraflar hakkında SED araştırmalarının yapıldığı, uyap sisteminden mal varlığı sorgulamalarının yapıldığı, bu kapsamda davacının yaralanması nedeniyle, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı gibi kişilerin mahvına da yol açmaması gerektiği, davacıların ve davalıların sosyal ve ekonomik durumları ve mal varlığı durumları, özellikle yaralanmanın niteliği ve ağırlığı, sürekli iş görmezliğin %2 olması, iyileşme süresinin 9 ay olması, 3 ay bakıma ihtiyacı olması ve olay tarihi gibi tüm bu hususlar nazara alınarak ... TL manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Davadan önce arabulucuya başvurulduğu görülmekle, Bakanlık bütçesinden karşılanan arabulucu ücretinin kimden tahsil edileceğine dair;
Antalya BAM ... . HD'nin ... /... esas, ... /... karar sayılı ilamı ile Ankara BAM ... . HD'nin ... /... esas, ... /.... karar sayılı ilamı uyarınca, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18. fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı, yine davalı sürücü/işleten hakkındaki davanın 6098 sayılı TBK'nin 49 ve devamı maddeleri uyarınca haksız fiil hükümlerine dayalı olarak açıldığı ve davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, davalı sürücü/işleten yönünden arabuluculuk dava şartı bulunmadığı, bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalılara yükletilemeyeceği gözetilerek, arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu hususlar nazara alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜNE;
1-Davacının .... TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve ... TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı ... TL'nin; davalılar ... ... ve ... ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) temerrüt tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Davacının bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri tazminatı taleplerinin feragat nedeniyle REDDİNE,
3-Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile; ... TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... ... 'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL peşin, ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL'nin mahsubu ile eksik kalan ... TL harcın davalılardan müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ... TL ile sınırlı tutulmasına) tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından dava açılışta yatırılan ve sonradan tamamlanan toplam ... TL harcın davalılardan müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ... TL ile sınırlı tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafca maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti, vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin; davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davalılardan müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ... TL ile sınırlı tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Manevi tazminat talebi yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin; davalılar ... ... ve ... ... ' dan alınarak davacıya verilmesine,
8-Maddi tazminat talebi yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Maddi tazminat talebi yönünden, davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
10-7-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!