Tapu senedinde "nakden ve tamamen alındı" beyanı karşısında bakiye taşınmaz satış bedeli alacağı iddiasında ispat yükü ve delil değerlendirmesi.
Özet: Yüksek Mahkeme, taşınmaz satış sözleşmesinden doğan bakiye alacak iddiasıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, tapu resmi senedinde satış bedelinin "nakden ve tamamen alındığı" belirtildiğinden, bu ibarenin aksini davacı tarafın aynı güçteki bir delille ispat edememesi sebebiyle, davacının alacak talebinin dinlenemeyeceğine karar veren Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü hukuka uygun bularak onamıştır.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıya 14.05.2018 tarihinde yüklenicisi olduğu projeden her bir daire bedeli 202.000,00 TL üzerinden 3(üç) adet bağımsız bölümü satarak tapuda devrettiğini, davacının banka yoluyla her bir daire için 150.000,00 TL olmak üzere 450.000,00 TL ödeme yaptığını, bakiye 150.000,00 TL'nin tahsili için ... . İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; daireleri 200.000,00 TL bedelle satın aldığını, tüzel kişi tacir olan davacının alacağını almadan tapuda bütün alacağını aldığını beyan etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tapu resmi senedindeki beyanın aksini ispat edebilmesi için aynı ölçüde kuvvetli bir resmi senedin ibrazı gerektiğini, davacıya borçlu olmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalıya ... İli ... İlçesi ... Köyü 27 15... parsel ... nolu bağımsız bölümlerin ayrı ayrı 200.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL bedelle satıldığı, tapunun davalıya devredildiği, her ne kadar davalı tapudaki beyana göre taşınmaz bedellerinin tamamının ödendiğini beyan etmiş ise de dosyaya ödeme olarak sadece "77 nolu daire için 150.000,00 TL, 86 nolu daire için 150.000,00 TL, 122 nolu daire için 150.000,00 TL" açıklamasıyla 450.000,00 TL ödendiğine ilişkin dekont sunulduğu, bakiye 150.000,00 TL'nin ödenmediği ve alacak likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak olan 150.000,00 TL'nin %20'si olan 30.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında taşınmaz satışına ilişkin akdi ilişki kurulduğu, 3(üç) adet bağımsız bölümün satılarak tapuda davalı adına tescil edildiği, satış akit tablosundan anlaşıldığı üzere her bir bağımsız bölümün 200.000,00 TL bedel ile satıldığı "satış bedelinin nakden ve tamamen alındığı" tartışmasız olup, uyuşmazlık satış senedi aksine bakiye 150.000,00 TL bedelin ödenip ödenmediği hususunda olduğu, davalının tüm satış bedelini ödediğini, ödeme iddiasını da resmi satış senedi ile ispat ettiğini, aksi yöndeki iddianın aynı kuvvette delil ile ispatı gerektiği savunmasında bulunduğu ancak davacının bakiye bedelin ödenmediğine yönelik aynı kuvvette delil ibraz edemediği satış işleminin irade fesadı hali ile gerçekleştiği iddiasında bulunmadığı gibi yemin deliline de dayanmadığı, taşınmaz satış bedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin resmi yazılı tapu satış akit tablosu ile sabit olması karşısında davacının alacaklı olduğu iddiasının dinlenemeyeceği, kötü niyetli takip iddiası ispat edilemediği gerekçesiyle davalının istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; taşınmazların bedelinin 450.000,00 TL kısmının banka yoluyla ödenmesi karşısında kalan kısmının elden ödendiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının üç adet taşınmaz alarak davacıya güven oluşturduğu iddiasının göz ardı edildiğini, davalının ispat yükünü tersine çevirerek iddiasını ispat edemediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, resmi satış senedi ile satış bedelinin nakden ve tamamen alındığının ispat edilmesi karşısında, özellikle dava değeri itibariyle tanıkla ispatın mümkün olmamasına, ispat yükü kendisine düşen davacının bakiye bedelin ödenmediğine ilişkin iddiasını ispat edemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!