Hakaret suçundan sanığın savunma hakkının kısıtlanması ve basit yargılama usulünün hatalı uygulanması gerekçesiyle istinaf kararının Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararını onayan bölge adliye mahkemesi hükmünü, sanık müdafiinin sunduğu mazerete rağmen sanığın savunmasının alınmamasıyla savunma hakkının kısıtlanması ve cezasının üst sınırı itibarıyla basit yargılama usulüne tabi olmayan bir suçta bu usulün uygulanması mümkün görülmediği halde ilgili hükümlerin yanlış değerlendirilmesi nedeniyle oy birliğiyle bozmuştur.
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E. █████████ K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın savunma hakkının ihlal edildiğine, mahkemenin bizzat savunma almadığına, kararın sanığın yüzüne okunmadığına, davaya konu ve hakaret içeren sözden kimin kast edildiğinin anlaşılamadığına ve matufiyet şartının gerçekleşmediğine, tweetin alıntılanarak paylaşım yapılmasının suç unsuru oluşturmadığına ve kamu görevlisi olanların siyasi eleştiriye göğüs germek durumunda olduklarından bahisle kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde; "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' hükmü yer almakta olup, somut olayda, işlendiği iddia ve kabul olunan alenen hakaret suçunun öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla basit yargılama usulüne tabi olmadığından, aynı Kanun'un ''basit yargılama usulünde itiraz'' başlıklı 252/2. maddesinde yer alan ''İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır.'' şeklindeki yasal düzenlemenin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin, ayrıca sanık müdafii tarafından sanığın savunmasının alınmasına ilişkin duruşma günü tarihini içeren rapor ekli mazeret sunulması karşısında, sanığın savunması alınmadan hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!