Kadastro tespitine itiraz ve zilyetlikle iktisap talepli davada, davacıların iddialarını ispatlayamaması üzerine ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Kadastro çalışmasıyla tespit edilen taşınmazların mülkiyeti üzerine, davacıların yüz yıllık atadan kalma zilyetlik ve 1936 tahrir kayıtlarına dayalı tapu tescil talebi ile davalının babasının 1966 tarihli satış vaadi senedi ve kırk yıllık zilyetliği savunması arasındaki uyuşmazlıkta, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davacıların 1936 kayıtlarının uygulanamazlığı ve yerel bilirkişilerce davalının zilyetlik ve senedinin doğrulanması nedeniyle iddialarını ispatlayamadığına hükmederek davaları reddetmiş, Yargıtay ise bu kararlarda usul ve yasaya aykırılık tespit etmemiştir.

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari Kadastro MahkemesiSAYISI : 2014/6 E., 2021/1 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında yapılan kadastro çalışmaları sırasında,1 26... ve 5 parsel sayılı sırasıyla 9.042, 15... .785,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1 26... ve 5 parsel sayılı taşınmazların yaklaşık yüz yıldır müvekkilerinin ataları ve kendileri tarafından ekilip biçildiğini ve zilyetliklerinde bulunduğunu ve 1936 tarihli tahrir kayıtlarında mevcut olduğunu ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline ve müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.3. Asli müdahil ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların atalarından kaldığını ileri sürerek,taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline ve adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekilli cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davalının babası......... tarafından ... oğlu ......... .......... Noterliğinin 09.08.1966 tarihli ve ████████ yevmiye numaralı satış vaadi senedi ile satın alındığını, davalının ve ailesinin dava konusu taşınmazlarda zilyetliklerinin yaklaşık kırk yıldır nizasız ve fasılasız devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Asli müdahil keşif esnasında alınan beyanında dava konusu 1 26... ve 5 parsel yönünden herhangi bir hak iddiası olmadığını açıkça beyan etmiştir. Mahalli bilirkişiler ve tutanak bilirkişileri beyanlarında dava konusu olan 1 26... ve 5 parsel sayılı taşınmazların davalıya ait olduğunu, yıllardan beri eklemeli zilyetliğinin bulunduğunu, davacıların dava konusu yerin satın alındığı hususunda bilgilerinin olduğunu beyan etmişlerdir. Keşif zaptında davacılardan ...'ın beyanı incelendiğinde kısmen mahalli bilirkişiler ve tutanak bilirkişilerinin beyanlarını doğruladığı, 1936 tarihli tahrir kaydı ile 1966 tarihli 544 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesinin sınırlarının birbirini tutmadığı, davacıların zilyetlikten iktisap şartlarının oluşmadığı ve böylece davayı ispat edemedikleri" gerekçeleriyle davacı ve asli müdahilin davalarının reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacıların 1936 tarihli tahrir kaydına davalının ise 1966 tarihli satış senedine dayandığı anlaşılmaktadır. 04.11.2020 tarihli keşif zaptında mahalli bilirkişi beyanlarından görüleceği üzere davacının dayandığı tahrir kaydı sınırlarının bilinmediği, uygulama imkanının olmadığı, mevkisinin ise farklı bir yer olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Yine mahalli bilirkişiler, bir kısım davacı ve davacı tanıkları da davalının dayandığı satış senedini, bu senede ilişkin taşınmazları ve davalının zilyetliğini doğrulamıştır. Bu halde davacıların iddialarını ispatlayamadıkları anlaşıldığından mahkemece varılan sonuçta bir isabetsizlik olmadığı kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahalli bilirkişilerin yanlı beyanda bulunduklarını, davalı tarafça sunulan ████████ tarih sayılı satış senedinin de ilgili parsellere ait olmadığı, buna karşın 1936 tahrir kayıtlarının dava konusu taşınmazlara ait olduğunun anlaşıldığı ve tanık beyanlarıyla da davanın ispatlandığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.