3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca gerçekleştirilen uygulama kadastrosu sonucunda taşınmaz yüzölçümü eksikliği iddiasıyla açılan davanın temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda taşınmazlarının yüzölçümünün eksik belirlendiğini, bunun davalıların taşınmazlarından kaynaklandığını ve önceki bir el atmanın önlenmesi kararının uygulanmadığını iddia ederek düzeltme talep etmiş; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, parseller arasında kadim bir dere bulunduğu, ilk kadastroda yapılan hatalı ölçüm ve pafta tersimatlarının yenileme çalışmalarıyla hava fotoğrafları desteğinde giderildiği, yeni kadastral tespitin doğru olduğu ve önceki mahkeme kararındaki krokilerin infaz yeterliliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, temyiz incelemesi de uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun yapılıp yapılmadığını sorgulamaktadır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Germencik 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 3142 parsel sayılı 35.400,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 64... parsel sayılı 16.591,96 m² yüzölçümlü olarak; davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan eski 3141, 31 43... parsel sayılı ve sırasıyla 5.400, 8.4 00... .700 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, sırasıyla 1 64... ,1 ve 3 parsel sayılı ve sırasıyla 5.575.87 m², 8.689.32 m² ve 11.291.26 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda davacılara ait 1 64... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve bu eksikliğin davalılara ait taşınmazlardan kaynaklandığını ve davalılarla aralarındaki el atmanın önlenmesi davasının sonucunun uygulanmadığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar, davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacılar ve davalıların parselleri arasında yatak değiştirmesi mümkün olmayan her iki parsel arasında kot farkı bulunan ve tesis kadastrosuna yakın hava fotoğraflarında görülebilen bir dere olduğunun tespit edildiği, bu derenin kadim ve yıllardan beri aynı yerde olduğu ve yatak değiştirmediği, en eski hava fotoğrafında mevcut olduğu, davalılara ait parsellerin bu kadim dereyi geçip davacılara ait taşınmaza girmesinin mümkün olmadığı, yüzölçümünün azalmasının nedeni olarak, taşınmazın doğusundaki ve kuzeyindeki dere ile olan sınırının ilk kadastro sırasında, hatalı ölçülmesi ve paftasına hatalı şekilde aktarılması nedeniyle ve bölge genelinde tapulama paftasının oluşumuna dayanak poligon için açı mesafe ölçüsüne bağlı olarak detay ölçülerinde kaba ölçü hatalarının uygulama esnasında hava fotoğrafı desteğiyle tespiti, tespit edilen bu hatanın yenileme ekibince düzeltilmesinden kaynaklandığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "teknik bilirkişiler tarafından denetime elverişli olarak hazırlanan rapor ve ek raporlarda; bölge genelinde tapulama çalışmalarında yoğun olarak ölçü hatası ve poligon noktalarının açı mesafe ölçülerinin hatalı yapıldığı, ölçülerin paftasına hatalı yapılan tersimatlarının, yenileme çalışmalarında giderildiği, yenileme çalışmasında üretilen geometrilerin tapulama tarihindeki hava fotoğrafı ile uyumlu olduğu, Germencik Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında yer alan haritalar ile tesis kadastrosu ve 22/2-a paftalarının çakıştırıldığı ve Mahkeme dosyasındaki haritalara göre sınırların düzeltilmesine gerek olmadığı ve adı geçen dosyada bulunan bilirkişi raporu ekinde mevcut kroki ve eklerin TUSAGA aktif sisteme kayıtlı sayısal koordinatlı olmadığından infaz yeterliliği ve uygulanabilirliğinin bulunmadığı ve 22/2-a'nın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğunun belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve kanuna bir aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yapılan uygulama kadastrosu çalışmalarının hatalı olduğunu, taraflar arasındaki Germencik Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı el atmanın önlenmesine ilişkin kararın incelenmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.