İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, uluslararası taşıma sözleşmesinden doğan gümrük vergisi alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davası kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, uluslararası taşıma hizmeti veren davacının, İtalyaya gönderilen bir paketin gümrük vergileri nedeniyle oluşan 52.063,07 TLlik alacağını tahsil etmek amacıyla davalı şirket aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davalı, taşıma sözleşmesi ve faturalandırmaya ilişkin itirazlar ileri sürerken, bilirkişi raporu taraflar arasındaki çerçeve taşıma sözleşmesi ve ticari defter kayıtlarına dayanarak davacının alacaklı olduğunu ve gönderen sıfatıyla ödeme yükümlülüğünün davalıda olduğunu tespit etmiştir.

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili █████/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı borçlu şirket arasında " Yurt Dışı Taşıma Ve Cari Hesap Sözleşmesi " akdedildiğini, bahsi geçen taşıma sözleşmesine tevfikan davalı borçlu şirketin, ...'de mukim ... unvanlı firmaya gönderilmesi, teslim edilmesi için paketlediği, ambalajladığı gönderisini, doldurduğu, düzenlediği airwaybill = hava yolu taşıma senedi = koşimento ile birlikte müvekkili şirkete teslim ettiğini, davacı şirket tarafından ...'ye taşındığını, gönderi alıcısına teslim işlemleri müvekkili şirketin İtalya'da bulunan acentesinin hizmet ortağı ... tarafından gerçekleştirildiğini, teslim işlemleri sebebiyle müvekkili şirketin acentesi ve hizmet ortağı ..., ...'da bulunan ilgili kurumlara gümrük vergisi ödemek zorunda kaldığını, davalı borçlu şirketin 08.11.2023 tarihli ... numaralı 52.063,07.-TL. tutarlı fatura karşılığını ödememesi üzerine, 06.08.2024 tarihinde ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin, 19.08.2025 tarihli itiraz dilekçesiyle davalı borçlu şirketin, davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ve iddia ederek icra takibine soyut şekilde itiraz ettiğini, iş bu itiraz üzerine icra takibi durduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davacı şirketin icra takip tarihi itibari ile davalı borçlu şirketten icra takibine mevzu edilen tutarda alacağı bulunduğu yapılacak yargılama neticesinde istihsal olunacak bilirkişi raporu ile sübut bulacaktır. Bu sebeple, davalı borçlu şirketin icra takibine vaki itirazının iptaline, icra takibinin devamına, icra takibine konu edilen alacak faturaya dayalı likit olmakla, haksız yere icra takibine itiraz eden davalı borçlu şirketin, % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taşıma sözleşmesinin aslının ibraz edilmediğini, davacı tarafın, dayanağı olarak gösterdiği 'Yurt Dışı Taşıma ve Cari Hesap Sözleşmesi'nin aslını dosyaya sunamadığını, yalnızca taranmış sayfaları ileride ibraz edeceğini belirttiğini, bu haliyle sözleşme hükümleri, imzalar ve taraf iradeleri tespit edilemediğini, sözleşmenin aslı dosyaya ibraz edilmeden bu belgeye dayanılarak hüküm kurulması mümkün olmadığını, davacının dayandığı genel işlem koşulları davalı yönünden bağlayıcı olmadığını, faturanın kesinleştiği iddiası hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin, 08.11.2023 tarihli faturaya süresinde itiraz edememiş olsa dahi, hatalı faturalandırma fark edildiğinde 22.02.2024 tarihinde iade faturası düzenlemiş; bu işlem ticari teamüller çerçevesinde yapıldığını, davacı tarafın 'iade faturası kendi kendine düzenlenmiştir iddiası dayanaksız olduğunu, davacının kendi sisteminde 'reddedilen fatura' kaydı bulunması dahi faturanın ihtilaflı hale geldiğini gösterdiğini, davalı şirket ile davacı şirket arasındaki uyuşmazlık müvekkili şirketin İtalya'da halen çalışmaya devam ettiği müşterisi olan alıcı şirkete █████/2023 tarihinde karşı ödemeli olarak gönderilmiş olan gönderinin taşıma bedelinin müvekkil şirket tarafından ödenmediği iddiasından kaynaklandığını, açıklanan bu nedenlerle; davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davasının reddine, davalı borçlu şirketin icra takibine vaki itirazının haklılığına, dava konusu alacağın likit olmadığına, davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibi sebebiyle, davacının alacak tutarı üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: █████/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacının gördüğü taşıma işi ve bu işler sürecinde masrafları için ödeme yükümlülüğünün gönderen sıfatı ile davalı üzerinde olduğu, Taraflar arasında cari hesap işleyişi öngören sürekli edimleri havi çerçeve taşıma sözleşmesi bulunduğu, tarafların tacir ticaret şirketleri olduğu ve sözleşmeye göre borç ve alacaklarının değerlendirilmesinin yerinde olduğu, Her iki taraf ticari defter kayıt ve belgelerinde kayıtlı olan 08.11.2023 tarih ve ... numaralı 52.063,07 TL bedelli faturadan davacının alacaklı olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki anlaşma kapsamında davacı tarafından davalıya ait malların ...'ye taşındığı, davacının...'da bulunan acentesinin hizmet ortağı ... tarafından gerçekleştirildiği, teslim işlemleri sebebiyle davacının hizmet ortağı ..., ...'da bulunan ilgili kurumlara gümrük vergisi ödemek zorunda kaldığı, davalı borçlu şirketin 08.11.2023 tarihli ... numaralı 52.063,07 TL tutarlı fatura karşılığını ödememesi üzerine, ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yağıldığı, davalı yanca itiraz edilmesi üzerine davacı yanca itirazın iptali amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda ve sunulan cevap dilekçesinde davacı yana hiçbir borcunun olmadığını savunmuştur. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki ve anlaşma gereği hizmetin verilip verilmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, aynı hususta davalı yana tebliğ ile ihtarat yapılmış ve taraflarca ticari kayıtların sunulmuş olduğu görülmektedir.Dosyamıza sunulan █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ile; "Taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki bulunduğu, davacı ...A.Ş. tarafından davalı ... Şti.’ne taşıma/kargo hizmeti verildiği, Davacı ve davalı taraf ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64. maddesi kapsamında elektronik ortamda usulüne uygun şekilde tutulduğu, beratlarının süresinde alındığı, ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Uyuşmazlık konusu 08.11.2023 tarih ve ... numaralı 52.063,07 TL bedelli faturanın hem davacı hem de davalı şirket ticari kayıtlarında yer aldığı, davalı şirket tarafından söz konusu faturanın BA formuna konu edildiği, Davalı şirket tarafından daha sonra aynı bedele ilişkin iade/mahsup kayıtları oluşturulduğu, ancak cari hesap kayıtları incelendiğinde dava konusu faturanın muhasebe sisteminde takip edilmeye devam edildiği, tamamen yok sayılmadığı, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esas itibarıyla dava konusu 52.063,07 TL bedelli taşıma hizmet faturası nedeniyle doğan borcun varlığı ve tahsil edilip edilmediği hususundan kaynaklandığı, Davacının gördüğü taşıma işi ve bu işler sürecinde masrafları için ödeme yükümlülüğünün gönderen sıfatı ile davalı üzerinde olduğu, Taraflar arasında cari hesap işleyişi öngören sürekli edimleri havi çerçeve taşıma sözleşmesi bulunduğu, tarafların tacir ticaret şirketleri olduğu ve sözleşmeye göre borç ve alacaklarının değerlendirilmesinin yerinde olduğu, Her iki taraf ticari defter kayıt ve belgelerinde kayıtlı olan 08.11.2023 tarih ve ... numaralı 52.063,07 TL bedelli faturadan davacının alacaklı olduğu," tespiti yapılmıştır. Hazırlanan rapora davalı yanca itiraz edilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından raporda detayı ile bahsedildiği üzere davalı şirket tarafından daha sonra aynı bedele ilişkin iade/mahsup kayıtları oluşturulduğu, ancak cari hesap kayıtları incelendiğinde dava konusu faturanın muhasebe sisteminde takip edilmeye devam edildiği, tamamen yok sayılmadığı, dava konusu 52.063,07 TL bedelli taşıma hizmet faturası nedeniyle doğan borcun varlığı ve tahsil edilip edilmediği hususundan kaynaklandığı, davacının gördüğü taşıma işi ve bu işler sürecinde masrafları için ödeme yükümlülüğünün gönderen sıfatı ile davalı üzerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile takibin kaldığı yerden devamına karar vermek gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,Davalının .... 26.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 50.857,91 TL alacağın %20'si olan 10.171,58 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gereken 3.474,10 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 2.858,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 355,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 17.673,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır