Kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında, çekteki imzanın sahteliği iddiasıyla borçlu olunmadığının tespiti ve icra takibinin durdurulması talebi.
Özet: Bu dava, davacı şirketin, hakkında başlatılan icra takibine konu çekteki imzanın kendisine veya yetkililerine ait olmadığını, şirketin çift imza yetkisi olmasına rağmen çekte tek imza bulunduğunu iddia ederek borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı menfi tespit davasıdır; mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporu, çekteki keşideci imzası ile davacının mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat bulunmadığını tespit ederek, davacının imza sahteliği iddiasını doğrulamıştır.

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili █████/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine ... 34. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, yapılan icra takibi davacıya █████/2025'te tebliğ edilmiş olup huzurdaki davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, ... 34. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasında takibe konu senet, davacının keşidecisi olduğu bir çek olmasına rağmen çek 3. Kişilerce imzalanmış olup çek üzerindeki imzalar davacı şirket yetkilileri olan ... ve ...'ye ait olmadığını, davacı şirketin temsil yetkisi ancak çift imza ile kullanılacağını, buna rağmen çekte tek imza olduğu aşikar olduğunu, ancak öncesinde davacıya ait vekalette ve imza sirkülerinde yer alan imzanın dahi karşılaştırılması durumunda imzalar arasında gözle görülür bir farkın olduğu ortaya çıkacağını, açıklanan bu nedenlerle; yargılama devam ederken takibin Teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, durdurulmasının mümkün olmaması halinde icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine, mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde en düşük orandan teminat karşılığı durdurulmasına, haklı ve mesnetli olarak yapmış olduğumuz itirazlarımızın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile menfi tespit davamızın kabulü ve müvekkilin icra dosyasından çıkarılmasına, alacaklının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı yan dilekçesinde imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını beyan ettiğini, davasını bu iddiaya dayandırdığını, fakat dilekçe incelendiğinde davacı borçlu çekin keşidecisi olmasına rağmen kendi ticari defterlerine dayanmamış; muhatap banka ...A.Ş. ...Şubesinde karşılığını ödemiş olduğu başkaca çeklerdeki imzaları dosyaya sunmaktan imtina ettiğini, bilindiği gibi, çek düzenlerken ödememek üzere düzenleyen borçluların bilinçli olarak farklı veya ufak değişiklikler barındıran imza atması ticaret hayatında sık rastlanılan bir durum olduğunu, çekin arkasındaki ciro silsilesinde 3. sırada olan davalının, keşidecinin imzasını tahlil etme şansı bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davanın reddini, itiraz edilen tutar üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ATK Raporu, ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, evrak asılları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: █████/2026 Tarihli ATK Raporunda Özetle; "Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekte yer alan keşideci imzası ile... ve ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, keşideci tarafından ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu çekte bulunan imzanın sahteliği nedeni ile açılan menfi tespit davasıdır. Davaya konu ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında; alacaklı davalı ... vekili tarafından 30.04.2025 tarihinde borçlular davacı ... ŞİRKETİ ve dava dışı ... ŞİRKETİ ile ... hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibinde; 850.000,00 TL asıl alacağın, 112.589,48 TL işlemiş avans faizi, 85.000,00 TL çek tazminatı ile 2.550,00 TL çek komisyonu olmak üzere 1.050.139,48 TL toplam alacağın tahsili istenilmiştir. Borcun sebebi olarak "...Şubesine ait ....Keşide Tarihli, ... Seri numaralı 850.000,00 TL bedelli çek" gösterilmiştir.Takibe ve eldeki davaya konu yapılan çekin keşidecisi davacı ... ŞİRKETİ, lehtarı dava dava dışı ... ŞİRKETİ, çekin ciro yoluyla lehtar tarafından ilk olarak dava dışı ...'ya, sonrasında sırasıyla davacı...ve dava dışı ...'A ciro yoluyla teslim ediliği ve bu şekilde bankaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6102 TTK' nın 778, eTTK. 690, 730).6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. maddesi uyarınca; ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez'' imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz.İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, "imzaların istiklali (bağımsızlığı)" ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677. maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir. (Reha Poroy/ Ünal Tekinalp; Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 17. Baskı, İstanbul 2006, s. 141-142; Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2.Bası, Ankara 1997, s. 414 vd; Hüseyin Ülgen / Mehmet Helvacı / Abuzer Kendigelen/ Arslan Kaya; Kıymetli Evrak Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2004, s. 126 vd; Naci Kınacıoğlu; Kıymetli Evrak Hukuku, 5.Baskı, Ankara 1999, s. 122 vd; Gönen Eriş; Türk Ticaret Kanunu, Kıymetli Evrak ve Taşıma, Ankara 1988, s. 174 vd- s.286; Yargıtay 11.HD.3.11.1987 tarih, ████████ Esas ve Karar sayılı kararı; Oğuz İmregün; Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 1998, s.58 vd; İsmail Doğanay; Türk Ticaret Kanunu Şerhi, c.II , 3. Baskı, Ankara 1990 s.1611 vd.).6102 sayılı TTK’nun 686/1.maddesi; "Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" hükmünü içermektedir.İmzaya veya parafa itiraz olması halinde, davaya bakan mahkeme tarafından, imza incelemesi yapılacaktır. Geçerli bir çek için keşideci imzasında ve/veya yazısında tahrifat veya sahtecilik olmamalıdır. Aksinin tespiti, çekin geçersizliğine yol açacaktır (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E:..., K:..., T: 01.10.2013).Sahte çek ve tahrif edilmiş çek hususu TTK mad. 812’de düzenlenmiştir. Çekin sahte olması ile tahrif edilmiş olması farklı kavramlardır. TTK mad. 812’de bu iki kavram ayrı ayrı yer verilmesi de bu farklılığın açıkça ortaya konulduğunu göstermektedir. Ancak netice olarak her iki hususa yönelik bağlanan netice aynıdır.Sahte çek, çekteki imza veya imzalarla beyanların sahte olmasıdır. Çekte keşideci veya cirantaların imzalarının taklit edildiği hallerde imza dolayısıyla çekin sahte olduğu açık olmakla, dava konusu uyuşmazlık kapsamında iddianın çekin sahteliği yönünde olduğu görülmektedir.Takibe ve eldeki davaya konu yapılan çekin keşidecisi davacı ... ŞİRKETİ, lehtarı dava dava dışı ... ŞİRKETİ, çekin ciro yoluyla lehtar tarafından ilk olarak dava dışı ...'ya, sonrasında sırasıyla davacı ... ve dava dışı ...'A ciro yoluyla teslim ediliği anlaşılmaktadır. Görünüşe göre çekin ciro silsilesinin düzgün olduğu, davacının keşideci imzasının kendine ait olmadığını iddia etmektedir. Bu kapsamda çekteki keşideci imzasının sahteliği yönünden dosya ele alınmıştır.İmzanın sahteliğinin herkese karşı ileri sürülebileceği, zira imzanın davacı keşideci tarafından oluşturulmadığının tespiti halinde çekin sahte olduğu ortaya çıkacağından TTK 812. maddesi kapsamında muhatabın sorumluluğuna yol açan sahtelikten kasıt, esasen çek üzerinde keşideciye izafe edilen imzanın gerçekte keşideciye ya da yetkili temsilcisine ait olmama olduğundan, muhatap banka TTK’nın 801.maddesine göre ciro zincirindeki imzaların sıhhatini araştırmakla yükümlü olmadığı, bu nedenle kambiyo ilişkisine dâhil olan kişilerden sadece keşidecinin imzasındaki sahtelik durumunda sahte bir çekten söz edilebileceğini anlaşılmakla, diğer yönlerden inceleme yapılmamıştır.Dava konusu çek üzerinde yer alan keşideci imzasının davacı şirket temsilcileri Selime Aksu ve Selim Altunköse’ye ait olup olmadığı yönünde hazırlanan █████/2026 tarihli ATK raporunda, Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekte yer alan keşideci imzası ile ...ve ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, yönünde rapor tanzim edildiği görülmüş ve çekin sahteliği nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın KABULÜNE,Davacı/Borçlu ... ŞİRKETİ’NİN, Davalı/Alacaklı ...’E, ... 34. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına konu ..Şubesine ait █████/2025 Keşide Tarihli, ... Seri numaralı 850.000,00 TL bedelli çekten dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE,3-Alınması gereken 98.122,54 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 24.530,64 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 73.591,90 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 219.100,22 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 24.530,64 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 7.700,00 TL ATK ücreti ve 647,90 TL posta masrafı olmak üzere toplam 33.581,44 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır