Uygulama kadastrosu sonucu davacının parselinde meydana gelen yüzölçüm azalması nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasında sınır uyuşmazlığının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davacının uygulama kadastrosu sonucunda taşınmazının bir kısmının davalıya ait parsellere eklendiği ve bu nedenle taşınmazının yüzölçümünün azaldığı iddiasıyla başlattığı tapu iptali ve tescil davasını konu almaktadır; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, kadastroda ölçüm ve sınırlandırma hatası yapıldığı tespit ederek, bilirkişi raporu ve eski hava fotoğrafları doğrultusunda davalıya ait taşınmazdan 110,60 metrekarelik bir alanın tapusunun iptal edilerek davacının parseline eklenmesine karar vermiş, davalı ise bu kararı bilirkişi raporunun hatalı olduğu ve taşınmazların babaları tarafından bölüştürüldüğü gerekçesiyle temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... ili ... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 2785 parsel sayılı 4.550,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 25 09... parsel numarasıyla ve 4.353,93 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 27 73... parsel sayılı sırasıyla 1.840.00, 8.180,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 25 09... ve 25 parsel numaralarıyla ve sırasıyla 2.321.19, 7.886,05 metrekare yüzölçümlü olarak olarak tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosunda müvekkiline ait taşınmazın bir kısmının davalı taraf ait taşınmazlara eklendiğini ve taksim yapıldığından bu yana 4.550,00 metrekare olan taşınmazın kadastro ile 4.353,93 metrekareye azaldığını belirterek, davalı tarafa ait taşınmazlara eklenen kısmın tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tapuya tescil edilmesini talep etmiştir.II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "25 09... parsel sayılı taşınmaz yönünden ilk tesis kadastrosunda ölçüm ve hesaplama hatası yapıldığı, dava konusu davacıya ait parsel ile davalıya ait 28 parseller arasında hava fotoğrafları ve mahalli bilirkişi ile tanıkların yer göstermeleri sonucu bilirkişi marifetiyle bulunan sabit sınırın yenileme kadastrosunda dikkate alınmadığı, bilirkişilerce zeminde yapılan ölçümler ve hava fotoğraflarının incelenmesinde iki parsel arasındaki müşterek sınırın mevcut zeminde tespitinin yapıldığı, dava konusu 25 09... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise herhangi bir tersimat hatası bulunmadığı, davacının, yol olarak kullanılan kısmın ortasına kadar gösterdiği sınırların hava fotoğrafları ile uyuşmadığı, bu parsel yönünden yerinde tespiti yapılan sınırların ise yenileme kadastrosu ile uyumlu olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, 25 09... ve 28 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin uygulama tespitinin iptali ile 25 09... parsel sayılı taşınmazın 02.05.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda (A) harfi ile gösterilen 110,60 metrekarelik kısmının davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile bu kısmın davacıya ait aynı yer 25 09... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline ve 25 09... parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.III. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece yapılan keşif ve uygulama sonucunda alınan harita bilirkişi heyet raporu ile davacıya ait taşınmaz ile çekişmeli taşınmazlardan 25 09... parsel arasındaki sınırda ölçüm ve sınırlandırma hatası yapıldığı, davalı ... nolu parselin 1954, 1968 yılı hava fotoğraflarında da görüleceği üzere davacının taşınmazın ile adı geçen taşınmazın fiili kullanımın bilirkişice belirlendiği, sınırların şimdiki halinde olduğu gibi hiç değişmediği, buna göre uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan ara sınırın geometrik durumu iptal edilerek olması gereken doğru sınıra krokide düzeltilmiş sınıra göre seçenek bir deki (A) harfi ile gösterilen 110,60 metrekarelik kısmın dava konusu 25 09... parselden eksiltilerek davacıya ait 25 09... nolu parsele ilave edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı" gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, babalarının sağlığında taşınmazları bölüştürdüğünü, kadastro geçerken de aynı sınırlar ile yazıldığını ve o şekilde kullanıldığını, babalarının vefat edince de sınırda değişiklik olmadığını, kendi arazisinden kaynaklı davacının arazisinde azalma olmadığını, yol genişlemesi sırasında bir kısmının aşırı şekilde taşlı olması nedeniyle zarar görmesinden kaynaklı azalma olduğunu ve bütün kardeşlerin ve bilirkişilerin dava konusu yerin 1968 yılında babası tarafından bölüştürüldüğünü kabul edip tutanak imzaladıklarını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.