Konya BAM 3. Hukuk Dairesinin trafik kazası kaynaklı cismani zarar ve maluliyet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 15/09/2024 tarihinde 13 yaşındaki bir yayanın karıştığı, ağır yaralanma ve daimi sakatlık ile sonuçlanan bir trafik kazası sonrası açılan tazminat davasını ele almaktadır; davacılar, kaza nedeniyle yaşanan maddi zararlar, tedavi masrafları ve bakıcı giderleri ile ruhsal sıkıntıya bağlı manevi tazminat talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 254.399,07 TLye yükseltmiştir; davalı araç sürücüsü ve sigorta şirketi ise kazada kusursuzluk, davacının kusurlu olduğu, sigorta sorumluluğunun kusur oranı ve limitlerle sınırlı olduğu ile manevi tazminatın fahiş olduğu yönünde savunmalar sunmuştur.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...KARAR TARİHİ: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..... (...)ÜYE : ..... (...)ÜYE : ..... (...)KATİP : ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2026NUMARASI : ... Esas ... KararDAVACILAR : 1- ........ 2- ........ 3- ........ VEKİLLERİ : Av..... Av.....DAVALILAR : 1- ........VEKİLİ : Av..... : 2- ........ VEKİLİ : Av.....DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)İSTİNAF KARAR TARİHİ : █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili █████/2024 tarihli dilekçesiyle; █████/2024 günü davalı sürücü ........'in sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracın yaya ........'a çarpması sonucu yaralanmaalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkili ........'ın ağır yaralandığını, söz konusu kazay karışan ........ plakalı aracın davalı ........ şirketi ile sigortalandığını, kaza sonucu Konya CBS'nın ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, kaza nedeniyle davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacının maddi zararı için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak olumlu bir dönüş olmadığını, akabinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle davalı sigorta şirketinin sigorta limiti dahilinde maddi zarardan sorumlu tutulmaları için işbu davayı ikame ettiklerini, müvekkilinin kaza tarihi itibariyle yaşının 13 olduğunu, genç yaşta malul kalması ve müvekkilinin uzunca bir süre bakıma ihtiyaç duyması ve kendi işini halledememesi sebebiyle ruhsal sıkıntı yaşadığını, müvekkilinin kaza sonrası okuluna devam edemediğini, izah edilen nedenlerle müvekkili için şimdilik 1.000 TL. Daimi sakatlık, 500 TL. Faturasız tedavi giderleri ve 500 TL. Bakıcı giderleri olmak üzere toplam 2.000 TL. Maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin yaşadığı keder nedeniyle 200.000 TL. Manevi tazminat talebinin de kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davacı vekili █████/2026 tarihli ıslah dilekçesiyle; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere talep artırım talebinin kabulü ile; müvekkil ........ için 254.399,07-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden, müracaat tarihi olan 18.10.2024 tarihinden, diğer davalılardan ise kaza tarihinden itibaren 15.09.2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte iş bu talep artırım dilekçesi doğrultusunda davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesiyle; █████/2024 tarihinde davaya konu kaza nedeniyle davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğundan kusur durumunun tespitinin gerektiğini, kaza nedeniyle davacının maluliyetinin belirlenmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinden talep edilen tazminat miktarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin tedavi bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, soruşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının mahkemece araştırılması gerektiğini, izah edilen nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ........ vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesiyle; davalı müvekkili aleyhine açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı müvekkilinin söz konusu kaza nedeniyle kusursuz olduğunu, olayda asli ve tam kusurlu kişinin davacı taraf olduğunu, müvekkiline atfedilen kusuru kabul etmediklerini, mahkeme aksi kanaatte ise meydana gelen kaza nedeniyle davalı sigorta şirketi ile müvekkilinin birlikte sorumlu olduklarını bu nedenle sigorta şirketinin sorumluluğunun dikkate alınmasını, yine sigorta şirketi tarafından davacı tarafa yapılan tüm ödemelerin de dikkate alınması gerektiğini, davacının manevi tazminat talebinin çok yüksek ve fahiş olduğunu, izah edilen nedenlerle davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk derece mahkemesinin kararı ile; "...Yukarıda izah edilenler, bilirkişi raporları, adli tıp raporları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2021 tarihli █████████ E. Ve █████████ karar sayılı ilamı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ........ plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması neticesinde gerçekleşen kazada, yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, kaza neticesi yaya olan davacının yaralandığından bahisle mahkememizde tazminat davası açıldığı, davalı tarafın ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sürücü ........'in %25 oranında kusurlu olduğunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının dava konusu trafik kazasına bağlı olarak maluliyetine ilişkin rapor aldırıldığı, davacının maddi zararının aktüer bilirkişi marifetiyle hesaplamasının yapıldığı, kazaya karışan ........ plakalı sayılı aracın davalı ........ şirketine ........ poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı ........ şirketinin ZMMS poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; davacının ve davalının ekonomik ve sosyal durumu ve kazaya karışan tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, maddi tazminat yönünden TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmiş, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yapılan değişiklik nedeniyle, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 20.707,86 TL bakıcı gideri zararı tazminatı, 2.000,00 TL tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 22.707,86 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına tedavi giderleri teminat klozu limiti ile sınırlı olarak), davalı ........ Şirketinden █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ........’den kaza tarihi olan █████/2024 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,Davacı tarafın sürekli iş gücü kaybı zararına yönelik tazminat talebinin reddine,Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 20.000 TL’nin ........’den kaza tarihi olan █████/2024 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; raporun iki ayrı yönetmeliğe göre değil sadece Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesi ve mahkeme ilamına esas teşkil etmesi gerektiğini, mahkemece taleplerinin reddedilen kısmı yönünden 22.707,86 TL karşı vekalet ücretine hükmedildiğini, bu kararın da yerinde olmayıp kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme söz konusu tazminat için yasal faize hükmedildiğini, oysa ki kazaya karışan söz konusu aracın ticari araç olduğunu, işbu nedenle avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, davacı müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat mikyarının da isabetsiz olduğunu, müvekkilinin ızdırabını bi nebze hafifletecek şekilde bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının aleyhe olan kısımlar yönünden kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda karar verilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusura ilişkin bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olup, söz konusu eksiklik ve hatalar giderilmeden karar verilmesinin yanlış olduğunu, kendi kusuru ile kazaya sebep olan davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin yanlış olduğunu, maddi tazminat yönünden de verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca manevi tazminat yönünden reddedilen kısımlar yönünden davalı müvekkili lehine yargılama giderine ve ücreti vekalete hükmedilmemesinin yanlış olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Mahkemece yazılı şekilde verilen karar, davacı vekili ve davalı ........ vekilince aşağıdaki sebeplerle istinaf edilmiştir.1-Davalının kusura itirazında;15.09.2024 tarihinde, davacı yaya ........, yolun karşısına geçmeye çalıştığı esnada sürücü davalı ........ olan ........ plakalı otomobilin ön sol kısmı ile davacı yaya ........'a çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.Mahkemece adli trafik bilirkişinden alınan 12.01.2026 tarihli raporda, Yaya ........'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun YAYA KUSURLARI başlığı altındaki 68. maddesinin b bendinde belirtilen “Yayalar, yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerde, geçitte yayalar için ışıklı işaret varsa bu işaretlere uymak zorundadırlar.” kuralı ihlal ettiğinden % 75 (YÜZDE YETMİŞ BEŞ) ORANINDA ASLİ KUSURLU olduğu, ........ plakalı otomobil sürücüsü ........'in ise aynı kanunun 52. maddesinin b bendinde belirtilen “Sürücüler, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar.” kuralı ihlal ettiğinden % 25 (YÜZDE YİRMİ BEŞ) ORANINDA TALİ KUSURLU olduğu, kanaatinin bildirildiği,Raporun dosya kapsamında bulunan görüntü kayıtları, kaza tespit tutanağı incelenmek suretiyle, denetime elverişli ve açıklayıcı şekilde hazırlandığı, kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında alınan 06.05.2025 tarihli rapor ve olayla uyumlu olduğu anlaşılmakla, hükme esas alınmasında bir yanlışlık bulunmamaktadır. İtirazın reddi gerekmiştir.2-Davacının Maluliyete itirazında;Her ne kadar dairemizin önceki kararlarında ve uygulamasında ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNE GÖRE: % 5,1 SÜREKLİ İŞ GÖREMEMEZLİK ORANI VE YAPILAN HESAPLAMADA :214.089,54-TL OLARAK HESAPLANDIĞINI,MAHKEMECE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİĞE GÖRE: % 0 SÜREKLİ İŞ GÖREMEMEZLİK ORANI ÇIKMIŞTIR. ANAYASA MAHKEMESİNİN █████/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN █████/2020 TARİHLİ VE ███████ ESAS,███████ SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN █████/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN ███████ ESAS ,████████ KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN ████████ ESAS █████████ KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN ████████ ESAS █████████ KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİYÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK,Dairemizin █████████ ve █████████ esas sayılı dosyalarında buna yönelik verilen direnme kararlarımızın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2016 tarihli ████████ esas ████████ karar ve ████████ esas ve ████████ sayılı dosyalarıyla bozulmakla verilen, bu bozma kararları esas alınarak, Dairemizin yerleşik uygulamasından dönülmek suretiyle,BU ÇERÇEVEDE;Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler;- 11.10.2008 tarihine kadar “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü”, - 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”,- 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır.) (Maluliyet Bilirkişi Kongresi)- 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”,- 20 Şubat 2019 tarihinden sonra “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” şeklindedir.-- Somut olayda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulandığı, yönetmeliğe göre davacının sürekli iş göremezliğinin bulunmadığının belirtildiği görülmektedir. Necmettin Erbakan Üniversitesinden alınan █████/2025 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasalara uygun düzenlendiği, davacının sürekli maluliyeti bulunmadığından, sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmamasında bir yanlışlık olmadığı anlaşıldığından itirazların yerinde olmadığı anlaşılmıştır.3-Davacının Arabuluculuk Giderine itirazında;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin (davalı sigortanın istinafı bulunmadığından onun yönünden buna dair hüküm baki kalarak) yazılı şekilde karar verilmesi kararın kaldırılıp düzeltilmesini gerektirmiştir. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği, bu gerekçeyle, ilk derece mahkemesince Arabuluculuk ücretinin davacıya yükletilmesinde bir yanlışlık bulunmadığından, itirazın reddi gerekmiştir. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)4-Davacının faizin türüne itirazında,Davacı tarafça talep edilen tazminatlar için yasal faiz talep edilmiş olup, mahkemece yasal faize hükmedilmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. İtiraz yersizdir.5-Davacının ve davalının Manevi Tazminatın miktarına itirazında;Davacılar vekili mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu belirterek daha yüksek oranda manevi tazminata hükmedilmesini, davalı vekili ise davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların hakkaniyete aykırı olduğunu ve yüksek oranda belirlendiği iddiasına dayalı olarak istinaf ettikleri anlaşılmaktadır.Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre,Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK █████/2004, ██████-370)Somut olaya gelince, tarafların kusur durumu, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumlarına ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatların az olduğu, Davacı için 100.000,00 TL manevi tazminat takdirinin dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun düşeceği değerlendirilip, bu halde davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf talebinin yerinde olduğu, davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Bu nedenle davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurularak, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun reddi, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle)1-Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 20.707,86 TL bakıcı gideri zararı tazminatı, 2.000,00 TL tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 22.707,86 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına tedavi giderleri teminat klozu limiti ile sınırlı olarak), davalı ........ Şirketinden █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ........’den kaza tarihi olan █████/2024 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,2-Davacı tarafın sürekli iş gücü kaybı zararına yönelik tazminat talebinin reddine,3-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 100.000 TL’nin ........’den kaza tarihi olan █████/2024 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNEİlk Derece Yargılaması Yönünden;4-Alınması gerekli 8.382,17 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 1.552,94 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.829,23 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, davalı ........ A.Ş.'nin 1.263,79 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile)5-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 689,94 TL peşin harç ve 863,00 TL ıslah harcı toplamı olan; 1.980,54 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, (davalı ........ A.Ş.'nin 366,51 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile)6-Davacı tarafından yapılan 9.000,00 TL bilirkişi ücreti gideri, 6.353,70 TL maluliyet raporu gideri, 982,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 16.336,20 TL yargılama giderinin kabul olunan miktar üzerinden hesaplanan 4.589,26 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinin 849,27 TL İle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına7-Maddi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 22.707,86 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 22.707,86 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, 8-Maddi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 214.089,54 TL olduğunun kabulü ile) davalı vekilleri için 22.707,86 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit oranda verilmesine, 9-Manevi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı taraf lehine 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ........’den alınarak davacı tarafa verilmesine,10- Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 11-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,İstinaf Yargılaması Yönünden;12-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,13-Davacı tarafından 2.002,00 TL istinaf başvuru gideri, 105,00 TL tebligat gideri olmak üzere yapılan 2.107,00 TL yargılama giderinin davalı ........'den tahsili ile davacıya verilmesine,14-Davalı ........ tarafından yatırılan 6.018,75 TL harçtan alınması gereken 2.917,37 TL harcın mahsubu ile fazla 3.101,38 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,15-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,16-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.█████/2026 .....Başkan... e-imzalı.....Üye... e-imzalı .....Üye... e-imzalı .....Katip... e-imzalıBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.