Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde, cari hesaptan doğan USD alacağı, kur farkı iddiası ve 2022/32-66 Tebliği ışığında TL ödeme savunmasının ele alındığı itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirketin, davalı aleyhine cari hesaptan kaynaklanan 8.217,71 USD tutarındaki ticari alacağın tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada; davacı, davalının haksız itirazının iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini isterken, davalı ise müvekkilinin borcu olmadığını, döviz cinsinden ödeme yasağı getiren tebliğ uyarınca ödemelerin Türk Lirası olarak yapıldığını, hesabın kapatıldığını ve kur farkı faturası kesilmediğini belirterek davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2025
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında (120.0.1) ... kodlu cari hesaba dayanan ticari ilişki bulunduğunu, iş bu cari hesaba göre davalı şirketin müvekkil şirkete 8.217,71-USD bakiye borcu bulunduğunu, söz konusu bakiye borca ilişkin müvekkili şirket tarafından 26.12.2023 tarihinde ... . Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname düzenlendiğini davalı şirkete bildirildiğini, ancak müvekkili şirkete hiçbir ödeme yapıldığını ve davalının temerrüde düştüğünü, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlu tarafından yetkiye itiraz edilerek dosyanın ...'ne gönderildiğini, yine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında cari hesaptan kaynaklı ticari ilişki mevcut olup söz konusu alacak kur farkından kaynaklandığını, davalı şirketin müvekkili şirkete cari hesaba dayanan 8.217,71-USD bakiye borcu bulunduğunu, (dava tarih itibariyle 1 USD = 8.217,71 x 31,75 = 260.912,29-TL)davalı şirketin itirazında ticari ilişki kabul edilmiş olup yalnızca borca itiraz edildiğini, cari hesaba dayanan alacak nedeniyle ispat yükü davalı/borçluya ait olup davalının haksız itirazının iptali gerektiğini, açıklanan nedenlerle Davalı-borçlunun borcun tamamı yönünden, ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, davalı-borçlunun haksız itirazı ve alacağın likit olması nedenlerine binaen alacağın %20’ından az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; İcra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, Alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, davaya konu borcu kesinlikle kabul etmemekle birlikte, icra takibinde davacı şirket faiz oranını Bankalar tarafından uygulanan 1 yıl vadeli Türk Lirası mevduata fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi talep ettiğini, davacı ile müvekkili şirket arasındaki borç ilişki ticari iş olduğunu, bu sebeple faiz oranının hatalı olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ticari münasebetin 2020 yılına dayandığını, davacı şirketle yapılan ticari anlaşmalarda davacının müvekkili şirkete kesmiş olduğu döviz cinsi faturalar döviz olarak ödenmiş mutabakat konusunda bir ihtilaf yaşanmadığını, 2023 yılında ise davacının, müvekkili şirkete düzenlemiş olduğu faturalar neticesinde ihtilaf yaşandığını, sebebinin ise Hazine ve Maliye Bakanlığı 19.04.2022 tarihinde Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkında Resmi Gazetede yayınlanan 2022-█████ tebliğde belirtildiği üzere: ''Yapılan değişikliği yürürlüğe girdiği 19.04.2022 tarihi ve bu tarih sonrasında döviz cinsinden düzenlenmiş olan çek vb. Ödeme araçlarının Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdettikleri/akdedecekleri menkul satış sözleşmeleri konusu ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde kullanılmasının mümkün olmadığı.....'' tebliği olup belirtilen tebliğ uyarınca ilgili dönemlere ilişkin faturaları havale ya da çek olarak ödemiş bulunduklarını. Davacı firmanın iddia ettiği gibi aramızda herhangi bir dövizli mal alış sözleşmesi bulunmadığını, firmaya son ödeme 07.08.2023 tarihinde yapılmış ve firmayla hesap kapatıldığını, ilgili dönemlerde davacı şirket ile ... tarafından KDV iadeye konu olan faturalar karşıt inceleme yapılmış olup karşıt ödeme tutanağında ilgili döneme ilişkin faturaların Türk lirası ile ödendiği ve bakiye borç kalmadığı davacı şirket tarafından kaşe ve imzalı olarak teyit edildiğini, Davacı şirketin davaya konu icra takibinin kur farkından kaynaklandığı belirttiğini. Ancak taraflarına herhangi bir kur farkı faturası kesilmediğini. █████/2022 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan genelgeye doğrultusunda ödemelerin TÜRK LİRASI üzerinden yapılacağının açıkça belirtildiğini. Bu nedenlerle müvekkili aleyhine açılmış davanın reddine, müvekkilinin aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin tensip ara kararı ile ...Esas sayılı icra dosyasındaki tüm belgelerin UYAP üzerinden istenilmesine, Davacı ve Davalı şirketlerin ... 2022 ve 2023 yıllarına ait olmak üzere, Davacı tarafın BS formu, Davalı tarafın BA formunun istenilmesine, Davacı vekilinin dava dilekçesinin ekindeki ... . Noterliğinin █████/2023 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamenin karşı tarafa tebliğine ilişkin tebliğ belgesinin suretini sunması istenilmiş gelen yazı ve belgeler dosya içerisine alanmıştır.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya SMMS bilirkişi ... ile Nitelikli hesap bilirkişi... tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle: Taraflar arasındaki ticari işten kaynaklı düzenlenen tüm faturaların her iki taraf muhasebe kayıtlarına alındığı, ödemelerin (iki ayrı çeke ilişkin davalı aleyhine olan farklar hariç) her iki taraf muhasebe kayıtlarına alındığı, hem faturaların hem de ödemelerin karşılıklı cari muavin dökümüne göre birbiri ile uyumlu olduğu, her iki tarafın cari muavin dökümüne göre birbirinden alacaklı olduğu ancak davacı şirketin alacak bakiyesinin bulunmasının kur değerlemesinden kaynaklandığı, davacı tarafından davalı şirket adına kur farkı faturası düzenlemediği kanaati bildirilmiştir.
Rapora itiraz kapsamında SMMS bilirkişi ... ile Nitelikli hesap bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli ek raporda özetle: İnceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Mali açıdan yapılan değerlendirmede; Taraflar arasındaki ticari işten kaynaklı düzenlenen tüm faturaların her iki taraf muhasebe kayıtlarına alındığı, ödemelerin (iki ayrı çeke davalı aleyhine olan farklar hariç) her iki taraf muhasebe kayıtlarına alındığı, hem faturaların hem de ödemelerin karşılıklı cari muavin dökümüne göre birbiri ile uyumlu olduğu, her iki tarafın cari muavin dökümüne göre birbirinden alacaklı olduğu ancak davacı şirketin alacak bakiyesinin bulunmasının kur değerlemesinden kaynaklandığı, davacı tarafından davalı şirket adına kur farkı faturası düzenlemediği, Davacı şirketin 31.03.2022, 30.06.2022, 30.09.2022, 31.12.2022, 31.03.2023, 30.06.2023 ve 30.09.2023 tarihlerinde (her üç aylık Geçici Vergi Beyan dönemlerinde) kur değerlemesi yaptığı, Davalı şirketin ne 2022 yılında ne de 2023 yılında kur değerlemesi yapmadığı, Nitelikli hesap açısından yapılan değerlendirmede; Her ne kadar davacı vekili tarafından kur farkı faturası düzenlenmesinin kanunen yapılmasının zorunlu olduğu ifade edilmekte ise de söz konusu kanuni düzenlemenin ne olduğunun belirtilmediği, dövizli cari hesap ilişkisine dayanan ticari ilişkilerde fatura tarihinden ödeme tarihine kadar olan dönemde kur farkından dolayı kur farkı faturasının düzenlenmesinin zorunluluğu hususunda kanuni bir düzenlemeye itiraz dilekçesinde yer verilmediği, böyle bir kanuni zorunluluk bulunmadığından kök raporda “kur farkı uygulamasına dair yazılı bir sözleşme veya taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamülün bulunması gerektiği” yönünde görüş bildirildiği, davacı vekilinin de işbu nedenle kök rapora itirazında defakez taraflar arasında bu yünde bir ticari teamül bulunduğunu ifade ettiği, taraflar arasında bu yönde bir ticari teamül bulunup bulunmadığı hususunun tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde anlaşılacağı, mali bilirkişi tarafından yapılan “Karşılaştırmalı Cari Hesap Ekstrelerinin karşılaştırılması” sonucu elde edilen bilgiler ışığında taraflar arasında daha önce de bu şekilde kur farkı ödemesi bulunmadığı ve taraflar arasında devamlılık arz eden kur farkı ödemesi bulunmadığı hususunda değerlendirme ve karar verme yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacı vekili tarafından ayrıca kök raporda takip talebinde borcun sebebinin gösterilmediği tespitine itiraz edilmekte ve icra takibinin cari hesap ilişkisine ve protesto giderine dayanmakta olduğunun borçluya gönderilen ödeme emrinde yer alan ihtarnamede mevcut olduğunu iddia edilmekte ise de kök raporda davacı tarafından davalı şirket adına kur farkı faturası düzenlemediği hususunun tespit edildiği, takip talebinde de borcun sebebinin kur farkı faturası olmadığının ifade edildiği, kök raporda bu haliyle çelişkili bir durum bulunmadığı kanaati bildirilmiştir.
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ... Mahkemesine talimat yazılmış olup talimat sonucu SMMS Bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle: Mali açıdan yapılan değerlendirmede; davacı şirketin alacak bakiyesinin bulunmasının kur değerlemesinden kaynaklandığı görülmektedir. 1-Ticari Defterlerin e-defter kapsamında tutulduğu, defter beratlarının oluşturulduğu, ticari defterlerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve e-defter tebliğ hükümleri ile muhasebenin temel ilke ve kavramlarına uygun olarak tutulduğu, defterlerin delil niteliği taşıdığı görülmüş, 2- Ticari ilişkinin başladığı tarihten itibaren dövizli cari hesap ilişkisine dayandığını, düzenlenen kur farkı değerlemelerinin, cari hesap dökümüne yansıyan alacak kalemlerinden de anlaşılacağı üzere işbu hususun taraflar arasında ticari teamül haline geldiğini, 3- Borcun sebebinin gösterilmediği belirtilse de takip talebinde de görüldüğü üzere icra takibinin cari hesap ilişkisine ve protesto giderine dayanmakta olduğunun borçluya gönderilen ödeme emrinde yer alan ihtarnamede mevcut olduğunu, 4-Davacı şirketin 31.03.2022,30.06.2022, 30.09.2022, 31.12.2022, 31.03.2023, 30.06.2023 ve 30.09.2023 tarihlerinde (her üç aylık Geçici Vergi Beyan dönemlerinde) kur değerlemesi yaptığı, kur değerlemesinin usulüne uygun olarak yapıldığı, 5-Faturanın USD (Amerikan Doları) olarak kesilmesi nedeni ile ayrıca kur farkı faturası düzenlenmesine gerek bulunmadığı, ticari defter kayıtlarına kur farkı değerlemesi yapılmasının yeterli olduğu, 6-Davacı tarafın ticari defter kayıtları ile cari hesap ekstreleri incelenmesi neticesinde 8.217,71 USD Davacı şirketin, davalı şirketten alacaklı olduğu kanaatini bildirmiştir.
Davacı ve davalı şirketlerin ticari defter ve kayıtları bilirkişiler tarafından incelendikten sonra iki raporunun birlikte değerlendirilmesi amacıyla daha önce rapor tanzim eden SMMS bilirkişi ... ile Nitelikli hesap bilirkişi ...'a dosya tevdi edilmiş olup bu bilirkişiler tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ek raporda özetle: Mali açıdan yapılan değerlendirmede; Taraflar arasındaki ticari işten kaynaklı düzenlenen tüm faturaların her iki taraf muhasebe kayıtlarına alındığı, ödemelerin (iki ayrı çeke ilişkin davalı aleyhine olan farklar hariç) her iki taraf muhasebe kayıtlarına alındığı, hem faturaların hem de ödemelerin ticari defter kayıtlarına göre birbiri ile uyumlu olduğu, her iki tarafın birbirinden alacaklı olduğu ancak davacı şirketin alacak bakiyesinin bulunmasının kur değerlemesinden kaynaklandığı, davacı tarafından davalı şirket adına kur farkı faturası düzenlemediği, Davacı şirketin 2021 yılında hiçbir şekilde kur değerlemesi yapmadığı, 19 Nisan 2022 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete'de Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: ...)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (No: ...6) yayınlanması sonrasında ödemelerin TL olarak yapılmasından dolayı 31.03.2022, 30.06.2022, 30.09.2022, 31.12.2022, 31.03.2023, 30.06.2023 ve 30.09.2023 tarihlerinde (her üç aylık Geçici Vergi Beyan dönemlerinde) kur değerlemesi Nitelikli hesap açısından yapılan değerlendirmede; Sayın Mahkeme tarafından █████/2024 tarihli ara karar ile; “.... taraflar arasında daha önce de bu şekilde kur farkı ödemesinden dolayı davalı tarafından hangi tarihten belli kur farkı ödemesi yaptığının araştırılarak- devamlılık arz edip etmediği- davacı vekilinin itirazlarını kapsar şekilde daha önce rapor düzenleyen bilirkişilerden EK rapor düzenlenmesinin istenilmesine” karar verilmiş olup dava dosyası tarafımıza tevdi edildiği, Ek Raporda davacı vekilinin kök rapora itirazında; davacı şirketin, VUK ve ilgili diğer kanunlarda yer alan usule uygun olarak kanunen yapılması zaruri olan kur değerlendirmesi yaptığını, taraflar arasındaki anlaşmada ürünlerin yabancı para cinsinden satıldığının sabit olduğunu, bununla birlikte borçlunun, yabancı para cinsinden satın aldığı ürüne ilişkin ödemeyi TL cinsinden yapmamasının önünde kanuni bir engel bulunmadığını beyan ettiği ifade edilmiş ve her ne kadar davacı vekili tarafından kur farkı faturası düzenlenmesinin kanunen yapılmasının zorunlu olduğunu ifade etmekte ise de söz konusu kanuni düzenlemenin ne olduğunu ifade etmediği, diğer bir deyişle dövizli cari hesap ilişkisine dayanan ticari ilişkilerde fatura tarihinden ödeme tarihine kadar olan dönemde kur farkından dolayı kur farkı faturasının düzenlenmesinin zorunlu olduğu hususunun hangi kanunda yer aldığı anlaşılamadığının ifade edildiği, Kök Raporda “kur farkı uygulamasına dair yazılı bir sözleşme veya taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamülün bulunması gerektiği” yönünde görüş bildirildiği, davacı vekilinin de işbu nedenle kök rapora itirazında defakez taraflar arasında bu yünde bir ticari teamül bulunduğunu, Ek Raporda; taraflar arasında bu yönde bir ticari teamül bulunup bulunmadığı hususunun hiç şüphesiz tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde anlaşılacağının ifade edildiği, işbu 2. Ek Raporda davacının ticari defterleri incelendiğine göre; taraflar arasında kur farkı hakkında bir ticari teamül bulunup bulunmadığı hususunun ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucuna göre değerlendirilmesi gerektiği, Ticari işletme ve şirketler muhasebesi alanında uzman bilirkişi tarafından sunulan 03.04.2025 tarihli bilirkişi raporunun Sonuç-2 bölümünde belirtilen ticari ilişkinin başladığı tarihten itibaren dövizli cari hesap ilişkisine dayandığı, düzenlenen kur farkı değerlemelerinin, cari hesap dökümüne yansıyan alacak kalemlerinden de anlaşılacağı üzere işbu hususun taraflar arasında ticari teamül haline geldiği görüşünün Sayın Mahkeme tarafından kabulü halinde; - Davacı ile davalı arasında süregelen ilişki ve yapılan işin mahiyeti gereği döviz endeksli bir ticari ilişkinin olduğu bu sebeple kur farkını talep edebileceğini; - Bu nedenle, taraflar arasında mevcut ticari ilişki nedeniyle davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen kur farkı alacağı bulunduğu; Bununla birlikte Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise; - İşbu davanın, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu, - Davacının dava dilekçesinde ise cari hesap alacağının dayanağının kur farkından kaynaklandığını iddia ettiği, - Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu farkın kur farkı alacağı olduğu,-Kur farkı alacağı talebinde bulunabilmek için ya taraflar arasında kur farkı ödeneceğine ilişkin bir sözleşme veya bu hususta oluşmuş ticari teamül bulunması gerektiği konusunda tereddüt bulunmadığı, -Dava dosyası kapsamında davacının davalı şirketten kur farkından kaynaklı alacak talep edebileceğine ilişkin yazılı bir sözleşme de bulunmadığı,- Bu durumda yabancı para alacaklarında kur farkının istenebilmesi için bu konuda teamülün bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği, -Dava dosyası kapsamında davacı tarafından daha önce kur farkı faturasının düzenlendiği ya da davalı tarafından davacının düzenlediği kur farkı faturalarının ödendiği konusunda herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, -Bu nedenle dava dosyası kapsamında taraflar arasında teamül oluşturacak bir uygulama bulunduğunu tevsik edici herhangi herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı,- Netice itibariyle, bu bilgiler ışığı altında taraflar arasında ticari teamül şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda nihai değerlendirme yetkisinin mahkemeye ait olduğu kanaati bildirilmiştir.
... Dairesinin █████/2019 tarihli ...sayılı ilamı ile: "....... davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağa ilişkin olarak USD bedelli faturalar düzenlendiği, bu faturalara karşılık ödemelerin TL cinsinden yapılmasına ve bu yönde davalının TL cinsinden çekler vermesine davacının sessiz kaldığı, davacı ile davalı arasında kur farkı talep edebilmesine yönelik açık ve yazılı bir anlaşma olduğuna veya böyle bir teamül bulunduğuna ilişkin bir belge ve bilgiyi dosyaya davacının sunmadığı, yine davacının TL üzerinden yaptığı tahsilatlarda kur farkı alacağını saklı tuttuğuna dair bir ihtirazi kayıt ileri sürdüğünü ispata yarar bir delili dosyaya sunmadığı, dosyaya sunulan ve diğerlerine göre emsal Yargıtay ilamlarına uygun olan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişinin raporuna itibar edildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.  Dava, ülke parası dışı başka para birimi ile ödeme yapılmasına ilişkin taşıma işine dayalı girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki borcun sözleşme kaynaklı olduğu ve davalının ödemeyi ülke parası dışında dolar cinsinden yapacağı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun ülke parası ile ödemeyi düzenleyen 99. maddesinin 2. fıkrası; “ Ülke parası dışında başka bir para birimi ile ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla da ödenebilir.” hükmünü havidir. Bu durumda, davalının Borçlar Kanunu 99/2. madde çerçevesinde, borcunu ödeme günündeki kur üzerinden yapması mümkündür. Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarından davalının ödemelerini çekle yaptığı sabit olup çekin ödeme aracı niteliğinde olduğu ve “ifa uğruna” davacıya tevdi edildiği nazara alındığında; çekin tahsil tarihinde ödenen Türk Lirasının o tarihteki rayiç üzerinden hesaplanma gerekir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre ülke parası dışında para birimi üzerinden bir kararlaştırmanın olmadığı tespitine dayanarak davanın reddine karar verilmiş ise de, yukarıdaki ilkeler ışığında bu kabul yerinde olmadığından yeni bir bilirkişi raporu alınarak varsa davalının eksik ödemesinin hesaplanmak üzere kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. " diye belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının, davalı ile arasındaki cari hesaptan kaynaklı ticari ilişki alacaktan doğduğu iddia edilen kur farkından kaynaklı alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine açılan vaki itirazın iptali davasına ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, arabuluculuk tutanağı, ticari defter ve kayıtlar ile birlikte ... Esas ile toplanan tüm deliller ile dosya kapsamında alınan bilirkişilerin kök ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişilerin raporlarıda; Davacı şirketin 31.03.2022,30.06.2022, 30.09.2022, 31.12.2022, 31.03.2023, 30.06.2023 ve 30.09.2023 tarihlerinde (her üç aylık Geçici Vergi Beyan dönemlerinde) kur değerlemesi yaptığı, kur değerlemesinin usulüne uygun olarak yapıldığı, Faturanın USD (Amerikan Doları) olarak kesilmesi nedeni ile ayrıca kur farkı faturası düzenlenmesine gerek bulunmadığı, ticari defter kayıtlarına kur farkı değerlemesi yapılmasının yeterli olduğu, Davacı tarafın ticari defter kayıtları ile cari hesap ekstreleri incelenmesi neticesinde 8.217,71 USD Davacı şirketin, davalı şirketten alacaklı olduğu, Davacı ile davalı arasında süregelen ilişki ve yapılan işin mahiyeti gereği döviz endeksli bir ticari ilişkinin olduğu bu sebeple kur farkını talep edebileceğini; Bu nedenle, taraflar arasında mevcut ticari ilişki nedeniyle davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen kur farkı alacağı bulunduğu belirtilmiş olup bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan kök ve ek raporlar denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülerek, davacı ile davalı arasında süregelen ilişki ve yapılan işin mahiyeti gereği döviz endeksli bir ticari ilişkinin olduğu bu sebeple kur farkını talep edebileceği ... Dairesinin █████/2019 tarihli ... sayılı ilamıda dikkate alınarak, davacı tarafın, davalı taraftan 8.217,71.USD kur farkından kaynaklı alacaklı olduğu tespit edilmek ile buna göre davanın kabulü ile, davalının, icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca iptali ile,8.217,71.USD kur farkından kaynaklı alacağın icra takibinde belirtilen şekilde faizi ile birlikte tahsili ile takibin devamına, karar verilmiş olup ayrıca alacak likit belirlenebilir olduğundan takip talebindeki alacak üzerinden Türklirası üzerinden davalı taraf icra inkar tazminatına mahkum edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜ İLE, Davalının, ... Esas sayılı ilamsız icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca İPTALİ İLE, 8.217,71.USD kur farkından kaynaklı alacağın icra takibinde belirtilen şekilde faizi ile birlikte tahsili ile TAKİBİN DEVAMINA,
2-)Alacak likit belirlenebilir olduğundan İİK'nun 67.maddesi gereğince alacağın %20'si olan 52.182,46.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 17.822,92.TL karar ve ilam harcının, dava açılışında davacıdan alınan 3.227,48.TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 14.595,44.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00.TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5) Davacı tarafından yapılan 427,60.TL başvurma harcı, 3.227,48.TL peşin harç,655,00.TL tebligat ve posta ücreti, 17.500,00.TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 21.810,08.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin e-duruşmada yüzlerine karşı verilen, kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!