Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinde incelenen kasko sigortası pert bedeli ve ikame araç tazminatı istinaf davasında eksik ödeme ile faiz oranı itirazları.
Özet: Bu hukuki belge, kasko sigortalı aracın pert olması nedeniyle sigorta şirketinin eksik ödeme yaptığı ve ikame araç bedelini karşılamadığı iddiasıyla açılan tazminat davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi, aracın rayiç bedelinden kalan kısmı kabul ederken, ikame araç masrafı talebini poliçe kapsamında olmadığı gerekçesiyle reddetmiş, davacı taraf ise istinaf dilekçesinde, poliçe hükümlerinin yeterince incelenmediğini, zamanında ve tam ödeme yapılmamasından kaynaklanan zararların ve ekonomik koşullar karşısında verilen faizin yetersiz kaldığını ileri sürmüştür.

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO : █████████ KARAR NO : ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : █████████ Esas ████████ KararDAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin aracının karıştığı trafik kazası sonucu pert olduğunu, davalı tarafından müvekkiline eksik ödeme yapıldığını, aracın rayiç bedelinin kaza tarihinde daha yüksek olduğunu, ödeme geç yapıldığı için müvekkilinin ikame araç kiraladığını, kaza tarihinden sigorta şirketinin ödeme yaptığı tarihe kadar nakliye hizmeti ödemek zorunda kaldığını, maddi zarara uğradığını belirterek şimdilik hasar nedeniyle 10,00 TL'nin, nakliye hizmeti nedeniyle 10,00 TL kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında hasar bedeline ilişkin talebini toplam 200.000,00 TL'ye, nakliye hizmetine ilişkin talebini toplam 173.659,20 TL'ye artırmıştır. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı aracın pert işlemine tabi tutulduğunu, ikinci el piyasa rayiç bedelinin ödendiğini, kasko sigorta poliçesinde ikame araç tahsis edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, davacının geç ödemeden kaynaklı doğacak talep hakkının temerrüt faizi olduğunu, davacının kiralama bedelini müvekkilinden talep edemeyeceğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacıya ait aracın kaza tarihindeki hasarsız 2. el piyasa rayiç değerinin 1.650,000,00 TL olacağı, davalı tarafından davacıya eksik ödeme şeklinde 1.450.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının davalı sigorta şirketinden bakiye hasar bedeli talebinin (1.650.000,00 TL - 1.450.000,00 TL) = 200.000,00 TL olacağı, kaza tarihinden ödeme tarihine kadar oluşan süredeki ikame araç bedeline ilişkin yapılan değerlendirmede ise, her ne kadar davacı vekili tarafından alınan nakliye bedeline ilişkin faturalar sunulmuş ise de, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın 4.8. maddesinde talebe konu hususun ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek zararlar üst başlığı altında düzenlendiği, poliçe incelendiğinde poliçeye ek bir sözleşme olmadığı gibi tam hasar halinde tazminatın ödenmesine kadar olan sürede poliçede bu korumaya ilişkin belirtilen limitle sınırlı olmak üzere kullanım ve gelir kaybından doğan zararların, teminat kapsamına direk veya ek prim ödenmesi koşuluyla ayrıca dahil edilmediği, bu hususun ek bir sözleşmeye poliçe kapsamına dahil edildiğinin davacı tarafça ispat edilemediği, bu talebin poliçe teminatı kapsamında ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 200.000,00 TL bakiye pert bedeli tazminatının █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan İMM poliçe limitleri dahilinde tahsili ile davacıya verilmesine, ikame araç bedeline yönelik talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 14 sayfalık poliçenin 9. sayfasının klozlar başlıklı kısmında; "bu poliçe, poliçede yazılı açıklamalar ve aşağıda tüm metnine veya başlığına yer verilmiş olan klozlar çerçevesinde hüküm ifade eder. başlık halinde verilmiş klozların metinleri, bu poliçe ile birlikte size verilen kasko sigortası kitapçığı'nda (kz 649) yer almaktadır." hükmünün yer aldığını, mahkemece tüm bu klozların ve ek sözleşmelerin davalı sigorta şirketinden istenmesi gerekirken mahkemece usul ekonomisi ilkesi gereği yeterli inceleme yapılmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davalı sigorta şirketinin, müvekkiline zamanında ve tam ödeme yapmayarak dava açmak durumunda bıraktığını, yasal muacceliyet tarihine kadar (45 gün içinde) yapması gereken ödemeyi tam ve eksiksiz yapmadığını, müvekkilinin söz konusu bakiye pert bedelini en geç hasar ihbarının yapıldığı günden başlayarak 45 gün içerisinde alması gerekirken bu miktarın dava açılmak suretiyle elde edilmek zorunda kalınmasının ticaret şirketi olan müvekkilini zarara uğrattığını, mahkemece bakiye pert alacağı olarak 200.000,00 TL'nin avans faiziyle ödenmesine karar verilmişse de ülkenin ekonomik durumu ve avans faizinin düşmeyen enflasyon oranları karşısında oldukça düşük kaldığını, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkına halel getirdiğini, araç fiyatlarının enflasyon oranlarından daha yüksek oranlarda yükseldiğini, mahkemece verilen kararın, müvekkilinin uğradığı zararı karşılamamakla hukuka aykırı olarak verilen mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, hiçbir gerekçe sunulmaksızın aracın kaza tarihindeki hasarsız bedelinin 1.650.000,00 TL olduğunun belirlendiğini, rapora ilişkin itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, taleplerinin haksız olarak göz önüne alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik, hatalı ve gerekçesiz olup, inceleme ve değerlendirmeye uygun değilken hükme esas alınmasının kararın kaldırılmasını gerektirdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından verilen kısmen red kararı neticesinde, lehlerine hükmedilmiş olan vekalet ücretinin hatalı ve eksik hesaplandığını, 27.785,47 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, lehlerine 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, aracın yaşı, mevcut kilometresi ve hasar durumu dikkate alındığında, müvekkili şirket eksperleri tarafından tespit edilen 1.450.000,00 TL'lik 2. el piyasa değeri bedelinin ve müvekkili şirketçe davacıya yapılan 1.450.000,00 TL'lik hasar ödemesinin uygun olduğunu, aracın tespit edilen 2. el değerinin makul olduğu sabit olup, mahkemenin hasar bedelinin eksik ödenmiş olduğuna ilişkin kararın açıkça yasaya ve usule aykırı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan kasko sigortalı aracın trafikte seyir halinde iken karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, oluşan hasardan davalının sorumlu olduğunu, davalının eksik rayiç bedel ödediğini, eksik ve geç ödeme nedeniyle ikame araç kiralanması yoluna gidildiğini, nakliye hizmeti ödenmek zorunda kalındığını, zarardan davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini, ikame aracın kasko poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, dava konusu trafik kazası sonucu sigortalı aracın hasara uğradığı, davalının araç rayiç değerini 1.450.000,00 TL olarak belirlemek suretiyle davacıya ödeme yaptığı, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak mutabakatnameyi ve ibranameyi imzaladığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu pert total olması nedeniyle kaza tarihi itibarıyla rayiç değerinin ne kadar olduğu, davalının araç rayiç değerini düşük tespit ederek davacıya eksik ödeme yapıp yapmadığı, eksik ödeme var ise miktarı ve davacının davalıdan bu bedeli talep edip edemeyeceği, ikame araç kiralanması nedeniyle uğranılan zararın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı, teminat kapsamında ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. Taraf vekillerinin istinaf itirazı incelendiğinde; 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesinde; "onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tesbit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda aracın Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur." hükmüne yer verilmiştir. Davacı yanca, davalı sigorta şirketince ödenen hasar bedelinin pert total işlemine tabi tutulan sigortalı aracın piyasa değerinin altında kaldığı ve bu nedenle eksik ödeme yapıldığı, ikame araç kullanıldığı iddia edilerek işbu dava açılmıştır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, sigortalı aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri 1.600.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Anılan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunduğu gibi, emsal rayiç araştırması da usul ve yasaya uygundur. Davacı tarafından sunulan emsal araçlara ilişkin internet ilanları 2024 yılı ilanları olup, kaza tarihi olan █████/2023 tarihindeki emsal araç ilanı niteliğinde değildir. Hal böyle olunca, mahkemece sigortalı aracın pert total işlemine tabi tutulduğu, tam hasara uğrayan sigortalı araç nedeniyle davalının yaptığı ödeme ile davacının zararının giderilmediği, davacının davalının ödemesiyle karşılanmayan zararının bulunduğu, alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu, ibranameyi ihtirazi kayıt ile imzalayan davacının eksik ödenen bedeli davalıdan talep edebileceği gözetilerek hasar yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetlidir. Öte yandan, davacı yan işbu davada hasar bedelinin geç ve eksik ödenmesi nedeniyle ikame araç kiralanması yoluna gidildiğini, kiralama yaparak işlerini sürdürdüğünü, sigortalı araç gibi büyük ve taşıyıcı araçları kullandığını, işlerini aksatmamak ve siparişlerini yetiştirmek maksadıyla araç kiralayıp nakliye hizmeti almak zorunda kaldığını, ödenen nakliye hizmetinin kasko poliçesi teminatı kapsamında kaldığını ileri sürmüş ise de, kasko sigorta poliçesinde ikame araç klozu yer almadığı, tarafların ek sözleşmeyle ikame araç klozunu poliçe kapsamına dahil ettiğine ilişkin davacı tarafından herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı gözetilerek mahkemece anılan kalem yönünden zararın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalmadığının kabulü ile bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf itirazlarına gelindiğinde, bedel artırım dilekçesi ile hasara ilişkin talep toplam 200.000,00 TL'ye, nakliye hizmetine ilişkin talep toplam 173.659,20 TL'ye artırılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanı kısmen kabulüyle 200.000,00 TL bakiye pert bedeli tazminatı hüküm altına alınmış, fazlaya ilişkin ikame araç bedeline yönelik talebin ise reddine karar verilmiştir. Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere yapılan yargılama sonunda kabul edilen dava değeri 200.000,00 TL, reddedilen dava değeri 173.659,20 TL'dir. Mahkemece kabul edilen dava değeri gözetilerek kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 32.000,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedildikten sonra reddedilen dava değerinin 173.659,20 TL olduğu gözetilerek kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına 27.785,47 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir. Taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesine gelindiğinde, işbu davada davacı yan davalının eksik pert bedeli ödediğini ileri sürerek kasko sigorta poliçesi kapsamında kendi akidi olan davalı şirkete davayı yöneltmiştir. Bir başka anlatımla, açılan işbu davada İMM poliçesi kapsamında talep edilen bir tazminat bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda eksik pert bedeli hüküm altına alınmış ise de, hüküm altına alınan tazminatın davalıdan İMM poliçe limitleri dahilinde tahsili yönünde hüküm kurulması talebe aykırı olup, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus re'sen gözetilerek Dairemizce kurulan hüküm sırasında anılan sınırlamaya yer verilmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında vekalet ücreti ve kamu düzenine aykırılık yönünden isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kamu düzenine aykırılık ve vekalet ücreti yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kamu düzenine aykırılık ve vekalet ücreti yönünden HMK'nun 353/(1)-b.2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık ve vekalet ücreti yönünden KALDIRILMASINA, taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının reddine, B)1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-200.000,00 TL bakiye pert bedeli tazminatının █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ikame araç bedeline yönelik talebin reddine, 3-Alınması gereken 13.662,00 TL karar ilam harcından peşin ve bedel artırımıyla alınan toplam 6.381,55 TL harcın mahsubu bakiye 7.280,45 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 341,55 TL peşin harç, 6.040,00 TL ıslah harcı, 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 6.689,80 TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 53,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.053,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan 1.634,37 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 27.785,47 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 8-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 1.669,97 TL'sinin davalıdan, bakiye 1.450,03 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, C)1-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davalı tarafından yatırılan 3.415,50 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından istinaf aşamasında tebligat gideri olarak yapılan 40,00 TL yargılama giderlerinin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 21,41 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından istinaf aşamasında posta gideri olarak yapılan 394,00 TL yargılama giderlerinin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 183,11 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.