Adi kira takibinde borca itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde kira sözleşmesinin kapsamı ve bağımsız bölüm teslimi hususunda itirazın genişletilmesi.
Özet: Alacaklının kira borcundan kaynaklı icra takibi sonrası borçlunun itirazı üzerine, itirazın kaldırılması ve tahliye talebiyle açılan davada bölge adliye mahkemesinin, kira sözleşmesinin kapsamı ve bağımsız bölümlerin teslimi konusunda ihtilaf olup yargılama gerektirdiği gerekçesiyle davayı reddetmesi üzerine, Yargıtay, borçlunun itirazda genişletme yapamayacağı ve tapu kayıtlarındaki kira şerhi gibi somut deliller ışığında davanın yeniden incelenerek bir sonuca varılması gerektiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
12. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar/alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takipte örnek 13 nolu ödeme emrinin borçluya tebliğinin ardından borçlunun borca itiraz etmesi sonrası alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliye talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, icra mahkemesince davanın kısmen kabulü ile takibin 1.734.011,65 TL asıl alacak, 14.254,00 TL damga vergisi, 720.495,45 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin ve tahliye isteminin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, takip dayanağı kira sözleşmesinde kiralanan dairelerin "Mal sahibi adına kayıtlı olan tüm bağımsız bölümler" olarak belirtildiği, kiranın başlangıcı olarak da "Bağımsız bölümler teslim edildiğinde" açıklamasının bulunduğu, itirazın kaldırılması ve tahliyeye konu edilen bağımsız bölümlerin kira sözleşmesinin kapsamında kalıp kalmadığının, söz konusu bağımsız bölümlerin inşaatı tamamlanarak arsa sahibine teslim edildiğine ve kira ilişkisinin başladığına dair bir tespitin bulunmadığı, alacaklıya ait dairelerin borçluya teslim tarihi hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunduğu, sözleşmenin kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği, takip konusu edilen alacağın varlığı ile miktarının yargılamayı gerektirdiği belirtilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İcra ve İflas Kanunu'nun 269/2. maddesi hükmü gereğince ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini aynı yasanın 62. maddesi hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmez ise, akdi kabul etmiş sayılır. İcra ve İflas Kanunu'nun 269/c maddesine göre borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş ise, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile ispat etmeye mecburdur.
İİK’nın 63. maddesi uyarınca, itiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Bu hüküm uyarınca, borçlunun borca itirazında alacağın zamanaşımına uğradığı, borca ve faize itiraz ettiği, itirazın kaldırılması ve tahliye yargılamasındaki sunduğu
cevap dilekçesinde ise kira sözleşmesini kabul etmediğini, borçlunun elinde bulunan kira sözleşmesi ile alacaklının beyan ettiği kira sözleşmesinin farklı olduğunu, bağımsız bölümlerin teslim tarihinin farklı olduğunu ileri sürmesi itirazın genişletilmesi kapsamında olup dinlenemez.
Öte yandan, ... Tapu Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 28.05.2016 tarihinde tapuya şerh edildiği ve müdürlükten gönderilen kira sözleşmesi örneğinde ise kira ilişkisine konu bağımsız bölümlerin tek tek yazılı olduğu görülmektedir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun itiraz dilekçesi de dikkate alınarak istinaf dilekçesi kapsamında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Alacaklıların temyiz itirazlarının kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 14.11.2025 tarih ve █████████ E. - █████████ K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!