Hazine adına kayıtlı arazide yıllarca zilyetlikle ekilen zeytin ağaçlarının, arazinin atış poligonu olarak tahsis edilmesiyle zilyetliğin kesilmesi sonucu Kamulaştırma Kanunu uyarınca bedelinin tazmini talebi.
Özet: Kırk yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulundukları ve sonradan Hazine adına tescil edilen tarla üzerinde diktikleri zeytin ağaçlarının bedellerinin tahsili amacıyla dava açan davacılar, arazinin Hazine tarafından tel çit ile çevrilerek ağaçlara erişimlerinin engellendiğini iddia etmiş; davalı Hazine ise davacıların kesintisiz zilyetliğinin bulunmadığını ve talebin fahiş olduğunu savunmuştur; İlk Derece Mahkemesi davacıları haklı bularak tazminata hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise davacıların zeytin ağaçlarının kendilerine ait olduğunu ispata yönelik delillerin yeterli olmadığını belirtmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 3288 parsel sayılı tarla ve zeytinlik vasıflı taşınmazda müvekkillerinin yaklaşık 40 yılı aşkın zaman nizasız fazlasız, malik sıfatıyla tarımsal faaliyetler yürüterek, ağırlıklı olarak zeytin ağacı dikip bakımını yaptıklarını, taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinde tapulama çalışmalarının 1971 yılında başladığını, dava konusu taşınmazın bu tapulama çalışmalarında tescil harici bırakıldığını, 1996 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında da taşınmazın orman harici bırakıldığını, davacıların kullanımındayken Hazine adına kayıtlı olmadığını, davacıların kullandıkları yerlere ilişkin zilyetliğe dayalı olarak tescil davası açmalarından sonra taşınmazın 2003 yılında Hazine adına kaydının yapıldığını, ... 3.Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespite göre 2018 yılında taşınmaz bir bütün olarak tel çitle çevrilerek atış poligonu haline getirildiğinden zeytinlerin bakımlarının yapılamaz hale geldiğini ve zilyetlikleri kesilen davacıların büyük maddi kayıp yaşadıklarını ileri sürerek; mülkiyeti davacılara ait olan zeytin ağaçlarının bedelleri karşılığında yasal faizi ile birlikte şimdilik 2.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 08.03.2021 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 416.637,00 TL olarak ıslah etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; hak sahipliğinin somut verilerle ispatlanmadığını ve davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın dava konusu taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap için aranan nizasız, fasılasız ve ekonomik amaca uygun zilyetliğinin oluşmadığını, 2003 yılında Hazine adına idari yoldan tescil edilen taşınmazın tescil edildiği tarihten önceye kadar olan sürede de üzerinde bulanan tarım alanlarına işgalci oldukları gerekçesi ile ecrimisil işlemi yapıldığını, taşınmaz hakkında içlerinde davacı ... tarafından açılan davaların da bulunduğunu, açılan davaların 20 yıl dolmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, önceki davanın süren zilyetliği kestiğini, davacı ... tarafından daha önce idareye satın alma dilekçesi de verildiğini, dolayısıyla davasız ve aralıksız, malik sıfatıyla 20 yıllık bir zilyetlikten bahsedilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, bedelin taşınmazın kamuya ait alanda yer aldığı ve davacıların taşınmazı uzun bir süre kullandığı dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli kararıyla; dava konusu tarla ve zeytinlik vasıflı taşınmazın tapu kaydının Maliye Hazinesi adına olduğu, taşınmazda bulunan zeytin ağaçlarının davacıların zilyetlerinde bulunduğu, Deftardarlık Milli Emlak Müdürlüğü tarafından taşınmazdaki meyve ve zeytin ağaçlarının zilyetlerinin, yaşlarının ve sayılarının 08.07.2003 tarihli rapor ile belirlendiği, taşınmazın 22.11.2011 tarihinde Hazine tarafından Emniyet Genel Müdürlüğüne tahsis edildiği, Emniyet Genel Müdürlüğünce de taşınmazın etrafına güvenlik amaçlı tel çit çekildiği ve bu nedenle davacıların zilyedi bulundukları zeytin ağaçlarından faydalanmalarının engellendiği, davacıların zilyet oldukları zeytin ağaçlarının Kamulaştırma Kanunu'nun 11. maddesi çerçevesinde takdir olunan bedellerini talep edilebileceği gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacılardan ... için 48.073,50 TL, ... için 144.220,50 TL, ... için 224.343,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulumuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli kararıyla; ıslah suretiyle talep ettiği alacağın tamamı kabul edilen davacı vekilinin istinaf başvurusunda hukuki yarar bulunmadığı, dosya içerisinde bulunan taşınmazla ilgili ecrimisile ait evrak ve belgelerin sadece dava konusu taşınmaz üzerine bulunan zeytin ağaçlarının kullanımının davacılarda olduğunu ispata yarar olduğu, ancak davacılarının iddialarının zeytin ağaçlarının kendileri tarafından dikildiği yönünde olması karşısında söz konusu belgelerin zeytin ağaçlarının davacılara ait olduğunu ispata yeterli olmadığı, davacılar vekilinin dava dilekçesinde delil olarak Sulh Hukuk Mahkemesi delil tespiti dosyası, ... Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğü 23.07.2003 tarihli inceleme evrakı, tanık, keşif ve bilirkişi deliline dayandığı, defterdarlık inceleme evrakı sadece davacıların zeytin ağaçlarını kullandığına ilişkin ispata yarar nitelikte olup davacılar vekili tarafından süresinde tanık listesi bildirilmemiş olduğundan dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının kendilerine ait olduğunu mevcut dosya kapsamı ile ispatlayamadıkları, davacıların işbu dava bakımından aktif husumet ehliyetleri bulunmadığı gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin usulden reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairemizin 19.11.2024 tarihli ilamıyla; "1. 4721 sayılı Kanun'un 729 uncu maddesinde; "Bir kimse başkasının fidanını kendi arazisine ya da kendisinin veya bir üçüncü kişinin fidanını başkasının arazisine dikerse, başkasının malzemesini kullanarak yapılan yapılara veya taşınır yapılara ilişkin hükümler bunlar hakkında da uygulanır" denilmektedir. Aynı Kanun'un 722 nci maddesinde ise; bir kimsenin kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanması halinde bu malzemenin arazinin bütünleyici parçası olacağı; ancak sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesinin aşırı zarara yol açmaması halinde malzeme sahibinin, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebileceği; aynı koşullar altında arazinin malikinin de rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 723 üncü maddesi gereğince; malzeme sökülüp alınamazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyi niyetli değilse, hâkimin hükmedeceği miktar, bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir. Anılan hükümler, esas itibariyle 6098 sayılı Kanun'un 77 ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmenin özel bir halidir.2. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince; her ne kadar davacıların davaya konu zeytin ağaçlarını kendilerinin diktiğini ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava ve cevap dilekçelerinden davacılar tarafından açılan ve reddedilen zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davalarının bulunduğu ve her ne kadar dosya kapsamında tanık bildirilmemiş ise de bahsedilen davalarda mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının alınmış olduğu anlaşılmaktadır.3. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince; dava ve cevap dilekçelerinde bildirilen tapu iptali ve tescil dava dosyalarının dosya içine alınması ve incelenmesi suretiyle hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı yazılı kararıyla; tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın kadastro harici bırakılan bir taşınmaz iken davacıların zilyetliğinde bulunduğunun ve davacıların taşınmaz içerisine zeytin ağaçları diktiklerinin dosya içerisinde bulunan tutanak ve celp edilen tapu iptal tescil dosyalarındaki tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile sabit olduğu, davacıların kullandığı ve tasarruf ettiği tarihte taşınmazın henüz Hazine adına tescil olmaması nedeniyle iyiniyetli zilyet kabul edilmeleri gerektiği, iyiniyetli zilyet olan davacılar tarafından taşınmazın tasarruf edildiği dönemde dikilen zeytin ağaçlarını davalının taşınmazın etrafını çevirerek Emniyet Müdürlüğüne atış poligonu olarak kullanmak üzere tahsis edilmesinden sonra kullanmadıkları anlaşılmakla davacıların zeytin ağaçlarının bedellerini davalıdan talep hakları bulunduğu, her ne kadar taşınmazın 2003 yılında davalı Hazine adına idari yoldan tesciline karar verilmesi üzerine ... İl Tarım Müdürlüğü tarafından ziraat mühendisleri eliyle yapılan tespitte belirlenen ağaç sayısı ile davacıların talebi üzerine dava açılmadan evvel delil tespiti dosyası ile taşınmaz başında yapılan keşif ile belirlenen zeytin ağaçları sayısı farklı ise de, tutanak tarihinin 2003 yılı olduğu ve taşınmazın davacılar tarafından Hazine adına tescil edildiği tarihten sonra da delil tespitinden bir kaç ay önceye kadar yani 2018 yılına kadar davacılar tarafından kullanılmaya devam edildiği davacılar vekilinin dava dilekçesindeki beyanları ile sabit olmakla, tutanak tarihi olan 2003 yılı ile delil tespiti tarihi olan 2018 yılı arasında zeytin ağaçlarının davacıların kullanımında iken sayısında azalma olması ihtimali mevcut olduğundan, bu durumda davacıların ancak taşınmazda tespit tarihi itibariyle mevcut bulunduğu tespit edilen ağaç sayısı kadar ağaç bedelini talep etme hakkı olduğu, bozma sonrası bilirkişiden alınan ve kaim yönteme göre yapılan hesaplamadan delil tespiti dosyasında tespit edilen ağaç sayısı ile davacılar vekilinin ıslah dilekçesine göre her bir müvekkili yönünden talep ettiği ağaç bedeli bakımından taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınmak suretiyle; davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 48.073,50 TL, ... için 17.923,15 TL, ... için 224.343,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.VI. TEMYİZA.Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili; Bölge Adliye Mahkemesi kararının uyulmasına karar verilen bozma ilamına aykırı olduğunu, ağaç sayısı yönünden 2003 tarihli tutanağın dikkate alınması gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.2. Davalı vekili; hak sahipliği somut verilerle ispatlanmayan davanın husumet, taraf, menfaat yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacıların, mülkiyeti davalıya ait taşınmazda yetiştirdiği zeytin ağacı bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemesince; uyulmasına karar verilen Daire bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.