İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, marka hakkı kullanımı ve hizmet sözleşmesinden kaynaklı kar payı ve cezai şart alacağı davasında mahkemeler arası görev uyuşmazlığına dair istinaf kararı.
Özet: İncelenen karar, davacı tarafından marka kullanımı, mutfak hizmeti sunumu ve kar payı ödemelerini içeren karma bir sözleşmeden doğan alacak, eksik ödeme ve haksız fesih cezai şartı talepleriyle açılan davanın görevli mahkemesinin belirlenmesi amacıyla ortaya çıkan bir görev uyuşmazlığını ele almaktadır; zira ilk olarak Asliye Ticaret Mahkemesi davayı marka hakkından kaynaklı görerek görevsizlik kararı verirken, dosyanın gönderildiği Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ise uyuşmazlığın ticari iş ve karma sözleşme niteliği taşıdığı, doğrudan marka hakkı ihlalinden doğmadığı gerekçesiyle kendisinin değil ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiş, böylece yargı yerinin tespiti için üst mahkemeye başvurulmuştur.

T.C.İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ8. Hukuk DairesiESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 21.05.2026NUMARASI : ████████ Esas, ███████ KararMAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 10.10.2025NUMARASI : ████████ Esas, ████████ KararDAVA : ALACAKKARAR TARİHİ : 14.07.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14.07.2026 İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yerinin belirlenmesi yoluyla giderilmesi, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından istenilmekle, dosya heyetçe incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 10.10.2022 tarihli sözleşme bulunduğunu, bu sözleşmenin davacıya ait ''...'' markasının davalı tarafından kullanımı ile davacının davalıya mutfak hizmeti sunması, karşılığında da davalının davacıya kar payı ve ücret ödemesini içerdiğini, davacıya ait kore mutfağı ürünü olan ''...'' adlı tescilli marka bulunduğunu, ''...'' marka sahibinin davacı .... olduğuna dair marka tescil belgesini dosyaya sunduklarını, davalı şirketin yazılı sözleşmenin 2. maddesi gereği müvekkiline marka hakkı kullanımı ve hizmet sözleşmesi kapsamında her ay net gelirin %20'sini ödemesi gerekirken eksik ödeme yaptığını, şirketin aylık net gelirleri için ticari kayıtları ve banka kayıtlarının incelenmesi gerekmekle birlikte, davalı şirketin kayıtlı gelirlerini düşük göstermekte ve masraflarını da olduğundan yüksek gösterdiğini, davalı tarafından sözleşmenin haksız bir şekilde feshedildiğinden, sözleşmenin 8. maddesi gereği davalının, davacıya 2.000.000,00 TL cezai şart ödeme sorumluluğunun bulunduğunu, taraflar arasında 10.10.2022 tarihli marka hakkı kullanımı ve hizmet sözleşmesi dışında işçi-işveren ilişkisinin de bulunduğunu, taraflar arasında arabululucuğun olumsuz sonuçlandığını belirterek, davanın kabulü ile sözleşmenin 2.maddesi gereği kar payının hesaplanarak şimdilik 100,00 TL'nin (HMK. m.107 gereği belirsiz alacak olarak) her ay ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte, bu mümkün olmaz ise dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, sözleşmenin 8.maddesi gereği haksız fesih nedeniyle kararlaştırılan cezai şartın şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL'nin haksız fesih tarihinden (26.06.2025) itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, sözleşmenin 1.maddesi 3.paragrafı gereği davacıya ödenmesi gereken 150.000,00 TL'den kısmi ödeme yapılmış olması nedeniyle, ödenmeyen tutarın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL'nin haksız fesih tarihinden (26.06.2025) itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davanın açıldığı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince, uyuşmazlık "davacıya ait 05.01.2023 tescil tarihli markasından kaynaklı olduğuna göre görevli mahkeme İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığı, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli bulunduğu anlaşıldığından, davanın göreve dair dava şartı yokluğundan usulden reddine karar veril, karar 11.11.2025 tarihinde kesinleşmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince de, davacının 06.03.2026 tarihli dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere davasını marka hakkından kaynaklanan alacak niteliğinde açmayıp taraflar arasında karma sözleşme niteliği taşıyan hizmet, kâr payı ortaklığı alacaklarından kaynaklı olduğunu belirttiği, davalının tacir olup yapılan işin de ticari iş niteliği taşıdığı, kâr payı ve alacak kalemlerinin davalının ortaklığının davaya konu alacağın mahkememiz görev alanında değil de ticaret mahkemesinin görev alanında olduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görevsizlik karar verilmiş ve kararın kesinleşmesinden sonra dosya merci tayini için Dairemize gönderilmiştir. TTK'nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olmalı veya tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı yönünde düzenlenme olmalıdır. Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 1. maddesine göre, bu Kanunun marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin başvuruları, tescil ve sonrası işlemleri ve bu hakların ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımları kapsadığı hüküm altına alınmıştır. Sınai mülkiyet hukukuna dair uyuşmazlıklarda ise görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. Ancak, talebin hukuki niteliği itibariyle bu kanun kapsamında kalması, hukuki korumanın bu kanun kapsamında talep edilmesi gerekir.Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesi içeriğinden ve davacı tarafça sunulan 06.03.2026 tarihli dilekçeden, davanın, marka hakkından kaynaklanan alacak niteliğinde olmadığı, taraflar arasında karma sözleşme niteliği taşıyan sözleşmeden kaynaklı hizmet, kâr payı ortaklığı ve cezai şart alacaklarından kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. FSEK ve Sınai Mülkiyet Kanunu'ndan doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olmakla birlikte, dava dilekçesinde, tescilli markadan kaynaklanan öncelik veya üstünlük hakkına dayalı olarak değil de, davacı ile davalı arasında düzenlenen karma nitelikli 10.10.2022 tarihli sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle cezai şart alacağı, sözleşmeden doğan alacakların tahsili istenilmiştir. Dava sebebinın, Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin görevi kapsamında kalan ticaret ünvanının markasal kullanımından kaynaklı marka hakkına tecavüz değil, sözleşmeden kaynaklı cezai şart ve diğer alacakların tahsiline ilişkin olduğu, davalının tacir olup, yapılan işin de ticari iş niteliği taşıdığı, kâr payı ve alacak kalemlerinin istenildiği nazara alındığında, davaya bakmak görevi asliye ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır.Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 21. ve 22. maddeleri uyarınca İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21. ve 22. maddeleri uyarınca İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen Mahkemeye gönderilmek üzere yargı yerinin belirlenmesini talep eden Mahkemeye gönderilmesine,İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14.07.2026 5070 Sayılı Yasa gereğince e-imza ile imzalanmıştır.