Kadastro tespitine itiraz davasında mirasçılar, vasiyetname ve zilyetlik temelinde taşınmazların terekeye iadesi taleplerine yönelik Yargıtayın karar düzeltme incelemesi.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, asliye hukuk mahkemesinden kadastro mahkemesine devredilen ve malik hanesi açık bırakılan parsellerle ilgili olarak, ilk derece mahkemesinin kararı, yargıtay tarafından keşif eksikliği, hak sahipliği, miras ve edinim koşullarının yeterince araştırılmaması nedeniyle bozulmuş; bozma sonrası yapılan yargılamada, belirli taşınmazların muris ...ya ait olduğu, bu murisin sağlığında mallarını erkek çocukları arasında paylaştırdığı, ancak bazı mirasçıların satış senetlerinin taşınmazlarla uyuşmadığı ve yerel bilirkişi beyanlarının yetersiz kaldığı tespit edilerek, muris mirasçıları yönünden ekonomik amaca uygun zilyetlik koşullarının oluştuğu sonucuna varılmış ve taşınmazların terekeye geri döndürülmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K. Taraflar arasındaki kadastro tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar ... vekili, ... vekili, davacılar ... ve ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 20.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bir kısım taşınmazlara yönelik olarak hükmün onanmasına ve bir kısım taşınmazlara yönelik olarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Dairemizin bozma ilamına karşı, davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 1 04... , 48, 55, 61, 63, 89... ; 1 06... , 1 09... , 25, 66, 1 10... ; 1 12... , 47... ; 1 13... , 70... ; 1 15... ve 62; 1 17... , 33... parsel sayılı taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.2. Davacı ... tarafından, kadastro tespit gününden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde, davalılar aleyhine açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.3. Kadastro Mahkemesinde dava konusu parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yürütülen yargılama sırasında asli müdahil ..., vasiyetnameye dayanarak ... payının adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. II. CEVAPDavalı ... vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 05.02.2007 tarihli ve ███████ Esas, 2007/2 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 05.02.2007 tarihli ve ███████ Esas, 2007/2 Karar sayılı kararına karşı, davacı ... mirasçıları ... ve ..., davalı ... vekili, asli müdahil ..., davalı ve asli müdahil ..., davalı ve asli müdahil ... ile davalılar .. ve .. .. tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.10.2011 tarihli ve ███████ 92... /6538 Karar sayılı ilamıyla; "... Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlik kararıyla devredildikten sonra Kadastro Mahkemesinde keşif yapılmamış olması nedeniyle mahallinde keşif yapılarak öncelikle Asliye Hukuk Mahkemesi dava dilekçesi ve eki davaya konu taşınmazlar listesi mevki ve sınırları itibariyle tek tek okunmak suretiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde davaya konu olan taşınmazlar belirlenerek dava konusu taşınmazların öncesinin ...’ya ait olup olmadığı belirlendikten sonra, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30/2. maddesi uyarınca gerçek hak sahibinin belirlenmesi gerektiği, ...’ya ait olan taşınmazların, ...'nun sağlığında kendisi tarafından herhangi bir akdi ilişkiye konu edilip edilmediği veya kendisinin ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemince yapılmış bir taksim olup olmadığı, mirasçıları arasında veya mirasçılar tarafından üçüncü kişilere pay devrileri veya satışların olup olmadığı, varsa pay devralanlar yararına edinme koşullarının oluşup oluşmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmak için tartışılıp değerlendirilmesi zorunlu olan tüm hususlar ayrı ayrı tartışılıp değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi, kabule göre de, kadastro tutanaklarının asılları dosya içinde bulunan 1 13... , 70... parsel sayılı taşınmazlar yönünden herhangi bir hüküm kurulmamasında da isabetsiz olduğu..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.2. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu 1 04... , 89, 48, 1 09... , 143, 1 17... , 46 parseller sayılı taşınmazların ...'ya ait olduğu, ...'nun sağlığında uhdesinde bulunan tüm taşınmazları erkek çocukları olan ... ve ... arasında paylaştırdığı, ...'nun ...'dan önce öldüğü ve eşi ...'nun paylaştırma sonrası bir kısım taşınmazların .. ve .. tarafından satıldığı, müdahil davacı ...'nun dosyaya sunmuş olduğu satış senetlerinin mahallinde uygulandığı, taşınmazların satış senetlerinde yer alan taşınmazlardan olmadığı, mahalli bilirkişilerce taşınmazın Selim mirasçıları tarafından kullanıldığı beyan edilmişse de başka delille desteklenmeyen mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edilmeyerek muris .. mirasçıları yönünden ekonomik amaca uygun zilyetlik koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle, taşınmazların terekeye geri döndürülerek ... mirasçıları adına tesciline; "dava konusu 1 06... , 1 04... , 39, 61 parsel, 1 15... , 1 13... ve 82 parsel sayılı taşınmazın sınırları keşif mahallinde uygulanarak dava dilekçesindeki sırasıyla 1, 7, 5, 8, 19, 18 sırasında yazılı taşınmazlar olduğu, taşınmazların muris ...'nun sağlığında tüm taşınmazları erkek çocukları olan ... ve ... arasında paylaştırdığı, ...'nun ...'dan önce öldüğü ve bir kısım taşınmazların .. ve ... eşi .. tarafından satıldığı, müdahil davacı ... ..'nun satın alma iddialarına ilişkin olarak mahalli bilirkişilerce taşınmazların ... mirasçıları tarafından kullanıldığı, 1 06... parsel sayılı 12.09.1978 tarihli satış senedinde okunan hudutların, 1 04... parsele 24.12.1969 tarihli satış senedinde 3. sırada okunan hudutların, 1 04... parsele 24.12.1969 tarihli satış senedinin 2. sırasında okunan hudutların, 1 04... parsele 05.10.1973 tarihli satış senedinin 2. sırasında okunan hudutların, 1 15... parsel sayılı taşınmaza 24.12.1969 tarihli satış senedinin 1. sırasında okunan hudutların, 1 13... ve 82 parsel sayılı taşınmaza 09.01.1978 tarihli satış senedinde okunan hudutların, taşınmaza aynen uyduğunun beyan edildiği, kök muris ...'nun maliki olduğu taşınmazları erkek çocukları olan .. ve .. arasında paylaştırmasının bağışlama sayılarak, tapuya kayıtlı olmayan taşınmazların taşınır mal hükmünde olup, zilyetliğinin devri ile devredilebileceği, tespit öncesi muris muvazaasının uygulanma olanağının bulunmadığı, dava konusu taşınmazda ..., ..., ... ve mirasçılarıyla devam eden zilyetlikler nazara alındığında ekonomik amaca uygun zilyetlik koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle, mahalli bilirkişisi beyanları ve dosyada mevcut satış senetleri uyarınca taşınmazların ... mirasçıları adına tesciline; "dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmazın; dava dilekçesine ekli listenin 4. sırasında yer alan taşınmaz olduğu, keşif sırasında mahalli bilirkişilerce doğrulanan beyanlarla 09.01.1978 tarihli satış senedinin 3. sırasında okunan taşınmaz olduğu, 1 13... parsel sayılı taşınmazın; dava dilekçesine ekli listenin 17. sırasında yer alan taşınmaz olduğu, keşif sırasında 09.01.1978 tarihli satış senedinin 4. sırasında okunan taşınmaz olduğu, dava konusu taşınmazların 1960'lı yıllara kadar kök muris İbrahim tarafından kullanıldığı, ...'nun sağlığında tüm taşınmazları erkek çocukları olan .. ve .. arasında paylaştırdığı, bu taşınmazın paylaşıma dahil edilmeden ...'ya geçtiği, ..'nin de taşınmazı 09.01.1978 tarihli satış senedi ile ...'ya sattığı, mirasbırakan İbrahim'in sğlığında taşınmazları erkek çocuklarına bağışladığı ve dava konusu parsele ait vergi kaydının olduğu, vergi kaydının taşınmaza hudutları itibari ile uyduğu, devam eden zilyetlikleri gereği kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle, taşınmazların ... adına tesciline; "dava konusu 1 04... parsel, 1 09... parsel, 1 12... , 48... parsel sayılı taşınmazların; 1 04... parselin dava dilekçesine ekli listenin 9. sırasında yer alan taşınmaz olduğu, 1 09... parselin dava dilekçesine ekli listenin 13. sırasında yer alan taşınmaz olduğu, 1 12... ve 48 parsellerin dava dilekçesine ekli listenin 15. sırasında yer alan taşınmaz olduğu, 1 12... parselin dava dilekçesine ekli listenin 16. sırasında yer alan taşınmaz olduğunun keşif sonucu belirlendiği, mahalli bilirkişilerin beyanından; dava konusu taşınmazların önceleri ...'ya ait olduğu, ...'nun sağlığında uhdesinde bulunan tüm taşınmazları erkek çocukları olan ... ve ... arasında paylaştırdığı, ...'nun ...'dan önce öldüğü ve geriye çocuksuz eşi ...'nun kaldığı, bu paylaştırma sonrası bir kısım taşınmazların .. ve ... eşi .. tarafından satıldığı, dava konusu 1 04... parsel, 1 09... parsel, 1 12... , 48... parsel sayılı taşınmazlar İbrahim ve ...'nun satışı sureti ile ...'a geçtiği, hali hazırda ... mirasçıları tarafından kullanıldığı" gerekçesiyle, taşınmazların ... mirasçıları adına tesciline; "dava konusu 1 15... parsel ve 1 17... parsel sayılı taşınmazların; 1 15... parselin dava dilekçesine ekli listenin 21. sırasında yer alan taşınmaz olduğu, 1 17... parselin dava dilekçesine ekli listenin 22. sırasında yer alan taşınmaz olduğu, mahalli bilirkişilerin beyanından; dava konusu taşınmazın önceleri ...'ya ait olduğu, ...'nun bu taşınmazları 1970 yılına kadar malik sıfatı ile zilyet ve tasarrufta bulunduğu, daha sonra ...'ye sattığı, taşınmazların hali hazırda ... mirasçıları tarafından kullanıldığı gerekçesiyle ... mirasçıları adına tesciline, dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmazın dava dilekçesine ekli listenin 10. sırasında yer alan taşınmaz olduğu, mahalli bilirkişilerin beyanından; dava konusu taşınmazın önceleri ...'ya ait olduğu, ...'nun sağlığında uhdesinde bulunan tüm taşınmazları erkek çocukları olan ... ve ... arasında paylaştırdığı, paylaştırma sonrası taşınmazın ...'ya geçtiği, ...'nun da taşınmazı 16.08.1971 tarihli satış senedi ile ...'a sattığı, hali hazırda ... mirasçıları tarafından kullanıldığı" gerekçesiyle, taşınmazın ... mirasçıları adına tesciline, asli müdahil davacı ... ve ... talepleri hakkında ise, asli müdahil davacı ...'nun 05.10.1993 tarihli senet ile ...'in Selim'den intikal eden payları devraldığını beyan ettiği, asli müdahillerin talepleri yönünden Mahkememizce yapılan incelemede kadastro tespit tarihinin sehven hatalı değerlendirilmesi nedeni ile görevsizlik kararı verildiği belirtilerek karar verilmiştir.V. TEMYİZİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve ... vekili, davacılar ... ve ... ile ... vekilinin temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 20.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla, " miras bırakan ... tarafından satılmış olan 1 15... , 1 17... parsel sayılı taşınmazlar yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına, dava konusu diğer taşınmazlar yönünden ... ve Orman İdaresinin temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, müdahil davacı ...'ın temyizi yönünden, 1995 yılında yapılan kadastro tespit tarihinden önce kök murisin mirasçısı .. ..'nun (..) kendi payını müvekkili ...'a 02.04.1991 tarihli ve .. yevmiye numaralı vasiyetname ile miras bıraktığı, müdahil ...'ın dava konusu 13 adet taşınmazın ... mirasçıları adına payları oranında, ..'ye isabet eden payın ise, bahsi geçen vasiyet gereğince müdahil .. .. adına tescil edilmesi gerektiğine dair talebi ve müdahil davacı ...'nun, 05.10.1993 tarihli senet ile ...'in ..'den intikal eden payları devraldığına dair iddiaları hakkında yargılama yapılarak bir karar verilmesi gerekirken Mahkemenin de gerekçesinde belirtmiş olduğu üzere hatalı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince müdahil davacının dayanağı olan 02.04.1991 tarihli ve 2196 yevmiye numaralı vasiyetname dosya arasına alınarak vasiyetname doğrultusunda değerlendirme yapılarak karar verilmesi; onanmasına karar verilen 1 15... ve 1 17... parseller dışındaki dava konusu taşınmazlar yönünden ise, ilk derece mahkemesince yapılan araştırmanın hüküm kurmak için yeterli olmadığı, dava konusu tapusuz taşınmazların 1973 yılında ölen müşterek muris ...'ya ait olduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğu, mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve bir kısım tanıkların, dava konusu taşınmazların evveliyatının muris ..'e ait olup ..'in sağlığında taşınmazları erkek çocukları .. ve .. arasında paylaştırdığı, bazı taşınmazların ise paylaşım dışı bırakılarak anneleri ..'ye intikal ettiği, ..'nin de payına düşen taşınmazları sattığı yönündeki beyanları ile murisin sağlığında erkek çocuklarına bağışlayarak zilyetliğini devrettiğine, taşınmazların halen mirasçıları tarafından kullanılmaya devam ettiğine dair beyanda bulunmuş olmaları ve davalı ... tarafından da bir kısım taşınmazların anneleri ..'ye verildiğine ilişkin beyanda bulunmuş olmaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, taşınmazların muris ..'in mirasçısı davacı ... dışındaki mirasçılar arasında paylaşım ya da taksim edilerek dağıtıldığının anlaşılmasına rağmen, davacı ... yönünden İlk Derece Mahkemesince herhangi bir araştırılma yapılmadığının anlaşıldığı, bu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulamayacağı açıklanarak, murisin kendisine ait taşınmazları tüm mirasçıları arasında sağlığında paylaştırıp paylaştırmadığı ya da murisin ölümünden sonra terekesinin yöntemince taksim edilip edilmediği, taksime tüm mirasçıları ve yetkili temsilcilerinin katılıp katılmadığı, her bir mirasçının payına hangi taşınmazların düştüğü ve bu taşınmazların akıbetlerinin ne olduğu, payına karşılık taşınmaz almayan mirasçıların olup olmadığı ve varsa paylarına karşılık neler aldıkları açık ve net olarak belirlenmesi, davacı ... yönünden muris tarafından sağlığında taraflara bağış, satış vs. yollarla devredip devretmediği ya da mirasbırakanın ölümünden sonra tüm mirasçıların katılımıyla yapılan geçerli bir taksim sözleşmesi bulunup bulunmadığı araştırılarak, murisin sağlığında yapmış olduğu devir söz konusu ise hangi taşınmazın hangi mirasçıya devredildiği, davacının kendisine isabet eden taşınmazları satıp satmadığının belirlenmesi, çekişmeli taşınmazların öncesinin tapusuz olduğu ve tapusuz taşınmazlarda mülkiyetin, zilyetliğin devri suretiyle geçeceğinin düşünülmesi ve bu nedenle zilyetliğin devredilip devredilmediğinin de yöntemince araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi" gereklerine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş ve Dairemizin bozma ilamına karşı, davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.VI. KARAR DÜZELTMEDava, genel mahkemeden aktarılan dava olup, davanın bu niteliğine göre 3402 sayılı Kanun' un 30/2. maddesi uyarınca hakimin resen inceleme yapma ve gerçek hak sahibini tespit etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Tapusuz taşınmazların zilyetlikle iktisap edilebilmesi için Devletin hüküm ve tasarrufu altına olmayan yerlerden olması gerekmekte olup dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup olmadığı da keşfen tespite muhtaçtır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişisi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir/üç orman mühendisi bilirkişi, bir/üç ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (..-.. veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişisi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise, imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden dava konusu tüm taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, özellikle dava konusu 1 04... parsel sayılı taşınmazın dört tarafında mera parseli bulunduğu hususu üzerinde durulmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanun'u ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Öte yandan; 1995 yılında yapılan kadastro tespit tarihinden önce kök murisin mirasçısı ..'nun (..) kendi payını müvekkili ...'a 02.04.1991 tarihli ve .. yevmiye numaralı vasiyetname ile miras bıraktığı, müdahil ...'ın dava konusu 13 adet taşınmazın ... mirasçıları adına payları oranında, ..'ye isabet eden payın ise, bahsi geçen vasiyet gereğince müdahil .. .. adına tescil edilmesi gerektiğine dair talebi ve müdahil davacı ...'nun, 05.10.1993 tarihli senet ile ...'in ..'den intikal eden payları devraldığına dair iddiaları hakkında yargılama yapılarak bir karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde belirtmiş olduğu üzere hatalı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda izah edilen şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda dava konusu taşınmazların zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup da gerçek hak sahibinin muris ... olduğunun anlaşılması halinde, murisin kendisine ait taşınmazları tüm mirasçıları arasında sağlığında paylaştırıp paylaştırmadığı ya da murisin ölümünden sonra terekesinin yöntemince taksim edilip edilmediği, taksime tüm mirasçıları ve yetkili temsilcilerinin katılıp katılmadığı, her bir mirasçının payına hangi taşınmazların düştüğü ve bu taşınmazların akıbetlerinin ne olduğu, payına karşılık taşınmaz almayan mirasçıların olup olmadığı ve varsa paylarına karşılık neler aldıkları açık ve net olarak belirlenmesi gerekir.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, tanıklar ve davalı ... tarafından anneleri ..' ye taşınmaz verildiğinin beyan edilmiş olması karşısında hakkında hiç araştırma yapılmayan davacı ... yönünden muris tarafından sağlığında taraflara bağış, satış vs. yollarla devredip devretmediği ya da mirasbırakanın ölümünden sonra tüm mirasçıların katılımıyla yapılan geçerli bir taksim sözleşmesi bulunup bulunmadığı araştırılarak, murisin sağlığında yapmış olduğu devir söz konusu ise, hangi taşınmazın hangi mirasçıya devredildiği, davacının kendisine isabet eden taşınmazları satıp satmadığının belirlenmesi, dava konusu taşınmazların öncesinin tapusuz olduğu ve tapusuz taşınmazlarda mülkiyetin, zilyetliğin devri suretiyle geçeceğinin düşünülmesi ve bu nedenle zilyetliğin devredilip devredilmediğinin de yöntemince araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 20.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar ilamının kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.VII. KARARYukarıda açıklanan sebeplerle; Davalılar ... vekili ve ... vekilinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 20.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca belirtilen nedenlerle BOZULMASINA,Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgililere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.