Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, ortaklar arası güvenin zedelenmesi, şirket varlıklarının usulsüz devri ve kötü yönetim iddialarıyla açılan ticari şirketin fesih ve tasfiyesi davasında istinaf incelemesi yapmıştır.
Özet: Ortaklar arasındaki güven ilişkisinin, aile bireylerini de kapsayan çok sayıda hukuki ve cezai dava ve soruşturma dosyası nedeniyle tamamen ortadan kalktığı ve ortak iş yapma imkanının kalmadığı tespit edildiğinden, davacının şirket müdürü olan diğer ortağın mal varlığını zimmetine geçirme, muvazaalı satışlar yapma ve kendisini sebepsiz zenginleştirme iddialarıyla açtığı fesih ve tasfiye davasında, davalının ise davacının şirketleri karalama ve bankalar nezdindeki itibarını zedelemesi nedeniyle varlık satışı yapmak zorunda kaldığı savunmasına rağmen, mahkeme şirketin haklı nedenle feshine karar vermiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2022
NUMARASI : ████████ Esas ve ████████ Karar
DAVACI :
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :█████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :█████/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ...'ın, ... Petrol, ... Petrol, ... Otelcilik ve ... Otelcilik Ltd. Şti'lerinin ortakları olduğunu, her bir şirkette %50 hissenin müvekkiline, diğer %50 hissenin ...'a ait olduğunu, şirketlerin idaresinde sürat sağlamak üzere tek imza yetkisinin ...'a verildiğini, davalı şirket müdürünün genel kurul yapmaya yanaşmadığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E sayılı dosyasında, TTK'nun 412.maddesi hükümlerine göre, mahkemece çağrı kayyımı tayin edilip şirket genel kurulunun yapılması için dava açıldığını ve tayin edilen çağrı kayyımı vasıtasıyla █████/2021 tarihinde şirket merkezinde genel kurul yapıldığını, davalı şirketin tek yetkili müdür tarafından yönetilmeye devam edildiğini, bu durumun müvekkilinin zarara uğramasına ve mağduriyetine sebebiyet verdiğini, geçimi için gerekmesi halinde bile cari hesabına atfen bir ödeme alamadığını, davalı şirkete ait ... ili, ... İlçesi ... Mah. 1719 ada 338 ve 1719 ada 341 parsel nolu 2 katlı betonarme imalathane ve arsasının, tek yetkili şirket müdürü tarafından müvekkillerinden izin alınmadan ve bilgi verilmeden tapuda rayiç bedelinin altında satış gibi gösterilerek hibe şeklinde nakledilip müvekkilinin hisselerinin gasp edildiğini, bu nedenle şirket müdürü ... hakkında mahkememizin ███████ E sayılı dosyasında sorumluluk davasının açıldığını, ...'ın zimmetine geçirdiği taşınmazları bankalara ipotek ettiğini ve kredi çekerek kendini sebepsiz zenginleştirmeye devam ettiğini, 1719 ada 338 parsel nolu akaryakıt istasyonunu ... Enerji AŞ'ne aylık 55.000TLye kiraya verdiğini, zararlandırıcı eylemlerinin devam ettiğini davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, şirket müdürünün kötü niyetli yönetiminin ispatlanmış olması nedeniyle davacı ... ...'ın ya da uygun görülecek başka bir kişinin tedbiren yönetim kayyumu olarak atanmasına, ... Petrol Ltd. Şti'nin üzerine kayıtlı tüm taşınır ve taşınmazlarda, dava dışı şirket müdürü ... adına kayıtlı hisselerine 3. Şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına ve ayrıca tapu kayıtlarına davalı şerhi işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ...'ın, ortaklık tasfiyesinde pazarlık amacına yönelik olarak 10.7.2020 tarih ve 13132 sayılı ve .... Noterliği’nden keşide ettiği ihtarname ile ... Petrol, ... Petrol, ... Hazır Beton, ... Petrol, ... Otelcilik ve ... Otelcilik şirketlerindeki kefaletlerin kaldırılması için ...’ndan talepte bulunduğunu, ayrıca davacı ve dava dışı eşi ...'ın, şirketlerin ticari faaliyette bulunduğu 3. kişilere de aynı beyanlarda bulunarak şirketleri karalama faaliyeti içine girdiğini, bu ihtarname üzerine şirketlerin, bankalarla ve 3. şahıslarla iş ve ticaret yapamaz boyuta geldiğini, bankaların kredi limitlerini dondurduğunu, mevcut kredileri vadesinden önce geri istediğini, bankalar nezdinde şirketlerin kredibilitesinin ortadan kalktığını, şirket yetkilisi ...'ın, şirketlere ait bir takım mal varlığından satış yapmak suretiyle şirket borçlarını ödemek zorunda kaldığını, yapılan satış işlemlerine ait tüm ödemelerin banka yoluyla ve gerekli yasal prosedürler izlenerek yerine getirildiğini, şirkete aktarılan tüm paraların ticari defter ve kayıtlara işlendiğini, tapu devirlerinin muvazaadan arî tamamen gerçek satışlar olduğunu, şirketin zarara uğratılmadığını beyan ederek, haksız ve yasal gerekçelerden yoksun davanın reddine, TTK 636/3.maddesi kapsamında davacı ortağa payının gerçek değeri ödenerek şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararında, davalı şirketin ortakları ve ortakların aile fertleri arasında devam eden çok sayıda hukuk ve ceza davaları ile soruşturma dosyalarının bulunduğunu, şirket ortaklarından davacı ... ... ile dava dışı ...'ın başka şirketlere de ortak olduklarını, o şirketler nedeniyle başka davaların da açıldığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalktığını, aralarındaki husumet nedeniyle bir araya gelerek ortak bir çalışma yürütmelerinin ve karar almalarının mümkün olmadığını, şirketin feshi için haklı nedenlerin bulunduğunu, TTK' nın 636/3 maddesi gereğince, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılması veya duruma uygun düşen başka bir çözüm yoluna hükmedilebileceğini, ancak şirketin faal olmadığını, vergi dairesi tarafından terk işlemlerinin başlatıldığını, gelir getiren bir faaliyette bulunmadığını, şirketin devamında taraflar ve ülke ekonomisi açısından her hangi bir fayda bulunmadığını, fesih dışında duruma uygun düşen başka bir çözüm yolunun olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin şirketin feshi yerine başkaca tedbirlerin uygulanma şartlarının oluştuğunu tespit ettiği ancak vergi dairesi kayıtlarında şirketin faal olmadığının tespit edilmesi sebebi ile şirketin feshine karar verildiği, müvekkili şirketi gayri faal durumda olmadığını vergi dairesi kayıtlarının bu hususta tek tek başına hükme esas alınamayacağını, vergi dairesi cevapları arasında çelişki bulunduğunu bu hususun müvekkili şirketin feshine sebep olacak niteliğe haiz olmadığını, müvekkili şirketin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ve faaliyetlerine yönelik hiç bir inceleme yapılmadığını, taraflar arasında çok sayıda uyuşmazlık bulunmasının şirketin feshinde haklı sebebin gerçekleşmiş olduğu anlamına gelmediği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının kötü niyetli eylem ve girişimleri ile şirketi işlemez hale getirme çabaları sebebi ile meydana geldiği, uyuşmazlıkların davacı tarafından kasten oluşturulduğunu, mahkemece gerekçeli kararda her ne kadar alternatif çözüm yolları değerlendirilmiş gibi görünse de, şirketin daimi durumunu tespit etmeyen ve anlık hâl üzere tutulan vergi dairesi tutanaklarına göre düzenlenen vergi dairesi kayıtlarının esas alınarak başkaca hiçbir araştırmaya girişilmeden fesih kararı verilmesinin yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı olduğu, davacı tarafından ....Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ███████ esas sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açılmış olup bu dava neticesinde müvekkil şirket malvarlığına dönebilecek taşınmaz da söz konusu olduğu, davacı tarafından ... hakkında ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ███████ esas sayılı dosyası ile sorumluluk davası da açıldığı, işbu fesih davasında şirketin tasfiyesine karar verilirken bu durumun da gözetilerek ilgili dosyaların bekletici mesele yapılması gerektiği, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükmünü içermektedir.
Türk Ticaret Kanunu'nda limited şirketin feshinde haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplerin neler olabileceğine madde metninde yer verilmemiştir. Ancak Anonim Şirkete ilişkin TTK'nun 531. maddesine ait gerekçede tasarıda İsviçre öğretisinde genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalmasının haklı sebep sayıldığı ifade edilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından davalı şirketin müdürünün genel kurul yapmaya yanaşmadığı, tek yetkili müdür tarafından yönetilmeye devam edildiği, bu durumun zarara uğramasına sebep olduğu, ödeme alamadığı, davalı şirkete ait taşınmazın tapuda satış gibi gösterilerek hibe edildiği, şirket müdürünün zimmetine geçirdiği taşınmazları bankalara ipotek ettiği ve kredi çektiği, bu şekilde sebepsiz zenginleştiği ileri sürülerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesinin talep edildiği, mahkemece yazılı gerekçe ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ise de , limited şirketin feshine ilişkin açılan işbu davada haklı sebeplerin varlığının tespiti ile birlikte haklı sebeplerin davacıdan kaynaklanmadığının da tespiti gerektiği, şirket ortağının kendisinden kaynaklanan sebeplere dayanarak ortağı olduğu limited şirketin feshini talep edemeyeceği, bu durumda mahkemece davalı şirketin feshi için davacıdan kaynaklanmayan haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilerek bu konuda taraf delilleri toplanıp gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı gibi şirketin ekonomik durumu faaliyetlerine devam edip etmediği yönünde davalı şirket defterleri incelenmeden yazılı gerekçe ile karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,
5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!