Tebligat Kanununun 21/2 maddesi uyarınca adres kayıt sistemine yapılan tebligatlarda, gönderen merci tarafından zorunlu şerh düşülmemesi sebebiyle satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü ve buna bağlı ihalenin feshi kararı.
Özet: İcra takibinde borçlu mirasçılarının satış ilanının usulsüz tebliği iddiasıyla ihalenin feshi talebi üzerine, istinaf mahkemesi tebligatın usulsüzlüğünü tespit ederek ihalenin feshine karar vermiş; temyiz incelemesinde ise, Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adrese tebligat yapılabilmesi için tebliği çıkaran mercinin tebligat evrakına adresin adres kayıt sistemine ait olduğunu ve bu adrese tebligat yapılacağını belirten bir şerh düşmesinin zorunlu olduğu, aksi takdirde tebliğ memurunun bu maddeye göre işlem yapamayacağı vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Borçlu ... mirasçılarının icra mahkemesine başvurularında; sair fesih iddialarının yanı sıra, murislerinin vefat etmeden önce Sakarya ili ... ilçesinde ikamet ettiğini, buna rağmen satış ilanının çok önceden ikamet ettiği adrese tebliğ edilmesinin usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini istedikleri, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddi ile ihale bedelinin %5'i oranında para cezasına hükmedildiği, borçlu mirasçılarının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; 6.01.2025 tarihinde iade edilen satış ilanı tebliğ işleminde muhatabın adresten sürekli ayrıldığını bildiren komşu ismi alınmadığından TK'nın 21/1. ve Yönetmeliğin 30. maddesi hükümlerine aykırı ve usulsüz olduğu, bu iade tebligat TK'nın 21/2. maddesinin uygulanmasına esas alınamayacağından satış ilanı tebliğinin de usulsüz olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmıştır.7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.Aynı Kanun'un tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine, 6099 Sayılı Yasa'nın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır.Söz konusu 7201 Sayılı Yasa'nın 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, ancak yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 Sayılı Kanun'a göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır.Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu'nun hükümlerine göre (normal yoldan) tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki adresine, buna ilişkin şerh verilerek TK'nın 21/2. maddesi uyarınca tebligat çıkartılmalıdır. Ayrıca Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır, ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir" hükmü yer almaktadır. Bu yönetmeliğe göre; 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna ve bu adrese tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından, adres kayıt sitemine ilişkin olarak şerh verilmeden, tebliğ memuru tarafından Tebligat Kanunu'nun 2l/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamaz.Somut olayda, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, ipotek veren ...'ın resmi senette yazılı ve icra dosyasında bilinen son adresi olan “... No: 40 .../Çankırı" adresine çıkartılan satış ilanı tebligatının “muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrıldığı komşu/kapıcı/yönetici tarafından sözlü/imzalı beyan edilmiş, imzadan imtina edilmiştir. Muhatabın yeni adresi belirlenememiş olup tebligat mahalle muhtarı onayı ile iade” şerhi verilerek 06.01.2025 tarihinde bila tebliğ iade edilmesi üzerine bu kez borçlunun mernis adresi de olan aynı adrese 13.01.2025 tarihinde TK’nın 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, TK'nın 21/2. maddesi uyarınca çıkartılan tebligat zarfı üzerinde, tebliğ işleminin TK'nın 21/2. maddesine göre yapılacağına dair tebligatı çıkaran mercii tarafından Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında şerh verildiği, borçlunun kendisine satış ilanı tebliğ edildikten sonra 23.01.2025 tarihinde vefat ettiği, ihalenin feshi istemi borçlunun mirasçıları tarafından yapıldığından mirası kabul iradesinde oldukları, bu sebeple İİK'nın 53. maddesine aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, bila tebliğ iade edilen ilk tebligatta muhatabın adresten sürekli ayrıldığı yönünde beyanda bulunan komşu ismi alınmadığından bu tebligatın usulsüz olduğu, bu halde borçluya TK'nın 21/2. maddesine göre çıkartılan ikinci tebligatın da usulsüz olduğu gerekçesi ile ihalenin feshine karar verilmiş ise de; TK’nın 21/2. maddesi gereğince yapılan satış ilanı tebliğ işleminin öncüsü olan tebligatın iade edildiği tarihte borçlunun bu adresten sürekli olarak ayrıldığının şikayet dilekçesi içeriği ile şikayetçilerin de kabulünde olduğu, bu hususun tespiti bakımından beyanına başvurulan komşunun kim olduğunun iade edilen tebligatta yazılmamış olmasının daha sonra TK’nın 21/2. maddesi kapsamında yapılan tebligatın geçerliliğine bir etkisinin bulunmadığı nazara alındığında satış ilanı tebliğ işleminin uygun olduğu anlaşılmıştır.O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 30.01.2026 tarih ve █████████ E.-████████ K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı;Somut olayda; şikayetçi/mirasçılar sair fesih nedenlerinin yanında borçlu murise yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek 19.02.2025 tarihli taşınmaz ihalesinin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece ihalenin feshi şikayetinin reddine karar verildiği, karara karşı şikayetçilerin istinaf yoluna başvurmaları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; "...İhaleye konu satış ilanın talimat icra müdürlüğünce davacıya 06.01.2025 tarihinde bila tebliğ iade edilmiş, tebliğ mazbatasında ...'ın adresten sürekli olarak ayrıldığı şerhi ile iade edildiği; ancak 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebligatta muhatabın adresten sürekli olarak ayrıldığını bildiren komşunun ismi alınmadan tebliğ işlemi yapıldığı anlaşılmaktadır. İlk tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine müteveffa borçlunun mernis adresine TK'nın 21/2 maddesine göre 13.01.2025 tarihinde satış ilanı tebliğ edilmiştir. Bu hali ile iade dönen ilk tebligat; 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi ile Yönetmeliğin 30. maddesi hükümlerine aykırı olup usulsüz olduğundan TK'nın 21/2 maddesinin uygulanmasına esas alınamayacağından müteveffa borçluya satış ilanı usulsüz tebliğ edilmiştir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin █████████ E. █████████ K.)Müteveffa borçluya satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına fesih nedeni olduğundan, mahkemece bu nedenle ihalenin feshi şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir..." şeklinde karar verildiği, bu kararın da temyiz edildiği görülmüştür.7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat yapılabilmesi için, muhatabın tebligat çıkarılan adreste ikamet etmekle birlikte, geçici olarak adreste bulunmadığının ve nedeninin, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin tespiti ile bu tespitin tebliğ evrakına yazılması ve tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir(Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.30/1).Burada Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, bunu tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı, hakim tarafından denetlenebilir.İpotek maliki/murisin resmi senette yazılı ve icra dosyasında bilenen son adresi olan "..., No:40 .../Çankırı" adresine çıkartılan satış ilanı tebligatının “muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrıldığı komşu/kapıcı/yönetici tarafından sözlü/imzalı beyan edilmiş, imzadan imtina edilmiştir. Muhatabın yeni adresi belirlenememiş olup tebligat mahalle muhtarı onayı ile iade” şerhi verilerek 06.01.2025 tarihinde bilâ tebliğ iade edilmesi üzerine, bu kez borçlunun aynı zamanda MERNİS adresi de olan yukarıdaki adresine 13.01.2025 tarihinde TK'nın 21/2. maddesine göre tebligat yapıldığı görülmüştür. 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi ile Yönetmeliğin 30. maddesi hükümlerine aykırı olup, usulsüz olduğundan TK'nın 21/2 maddesinin uygulanmasına esas alınamayacağından müteveffa borçluya satış ilanı usulsüz tebliğ edilmiştir(Zira Dairemizin 24.06.2021 tarih, █████████ E.-█████████ K. sayılı kararı da benzer niteliktedir.).İİK'nın 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.Öte yandan, İİK'nın 53. maddesi; "Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır." şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda, ipotek maliki (muris) ...'ın kendisine satış ilanının 13.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği, 23.01.2025 tarihinde vefat ettiği, bu kez şikayete konu taşınmazın 20.02.2025 tarihli artırma sonuç tutanağına göre ihalesinin yapıldığı anlaşılmıştır.Yukarıda anılan Yasa maddesi uyarınca; borçlunun ölüm tarihinden itibaren mirası ret süresi içerisinde (3 ay+3 gün) herhangi bir icra takibi yapılamayacağından, takibin ve satışın Kanunen durdurulması gerektiğinden, bu süre içerisinde ihale yapılması da mümkün değildir. Bu husus, mahkemece, kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınmalıdır(Zira Dairemizin 29.04.2019 tarihli, █████████ Esas-█████████ Karar sayılı kararı da benzer niteliktedir.).Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince, yasanın emredici hükmüne aykırı işlem yapılması nedeniyle de ihalenin feshine karar verilmesi gerekir. Yukarıdaki nedenlerle; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiğinden, aksi yöndeki Dairemizin sayın çoğunluğunun bozma kararına iştirak edemiyorum.22.04.2026