Kadastro davasında, davacının hazine adına tescilli taşlık arazide imar-ihya ve ekonomik amaçlı zilyetlik koşullarını karşılayamadığına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Uzun süreli ekim ve kullanım iddiasıyla kadastro tespiti ile Hazine adına kaydedilen taşınmazların adına tescilini talep eden davacının talebi, keşif ve delillerle taşınmazların taşlık ve kayalık yapıda olduğu, tarımsal imar-ihya yapılmadığı, ekonomik amaca yönelik zilyetliğin oluşmadığı ve hayvan barınağı veya odun depolama gibi kullanımların bu kapsamda değerlendirilemeyeceği gerekçeleriyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilerek, söz konusu parsellerin Hazine adına tescil kararı onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., 2023/3 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 136 05... , 6 29... parsel sayılı sırasıyla 215,73 m², 2.203,52 m² ve 1.804,20 m² yüzölçümündeki taşınmazların kadastro tutanaklarının edinme sebeplerinde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup ekonomik olarak yarar sağlaması mümkün yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adine tespit edilmiş; bilahare kadastro komisyon kararıyla taşınmazların kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarda toplam 3.000,00 metrekare yerin müvekkiline ait olduğunu ancak sadece 2.203,00 metrekarelik kısmın 629 parsel ile müvekkili adına yazıldığını, oysa 631 parselin müvekkili ve murisleri tarafından kendini bildi bileli ekilip biçildiğini, ağaçların yetiştirildiğini, taşınmaz üzerindeki evde müvekkilinin yaşadığını, müvekkilinin geçimini araziden sağladığını, 136 06... parselin de müvekkiline ait olduğunu, dava konusu edilen taşınmaz ile bütün olarak kullanıldığını, aradan yol geçince ayrı taşınmaz gibi değerlendirildiklerini belirterek, taşınmazlarda 3.000,00 metrekarelik yerin kadastro tespitinin iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazlar üzerinde kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap koşullarının oluşması gerektiğini ve tespit çalışmalarının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "bir yerin imar-ihya ile kazanılabilmesi için öncelikle taşınmazın orman sayılmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık, orman sayılmayan çalılık, makilik, fundalık, nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş,metruk) yatakları gibi arazilerden olması ve emek ve para sarfedilerek tarım arazisi haline getirilmesi gerektiği, ekime, dikime ve ürün yetiştirmeye müsait olmayan yerlerin ihya edilecek taşınmazlar olduğu, emek ve masraf gerektirmeyen, zilyetliğin sürdürülmesi seviyesindeki taşınmazın daha verimli hale getirilmesi gibi çalışmaların imar ve ihya sayılmadığı, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri uyarınca taşınmazın emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin (20 yıl) geçmesinin zorunlu olduğu, keşif tarihi itibari ile dahi dava konusu taşınmazın taşlık ve kayalık vaziyette bulunduğu, imar ihya edilmediği, 136 05... parsel sayılı taşınmazın hayvancılık amacıyla kullanıldığı, dava konusu edilen diğer taşınmazların kullanılmadığı, dava konusu taşınmazlarda tarım yapılmadığı, hava fotoğraflarından ve mahallinde icra edilen keşif beyanlarından anlaşıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 14... . madde koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 136 05... ve 631 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro tespitinde 12.08.2021 tarihli komisyon tutanağındaki gibi işlem yapılarak ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu 136 05... parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro tespiti ve 12.08.2021 tarihli komisyon tutanağındaki gibi işlem yapılarak tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle üzerinde blok kayalar ve yabani otlar bulunduğu, tesviye, eğime bağlı teraslama gibi tarımsal üretim amaçlı çalışmalar bulunmadığı, ekonomik amaca yönelik zilyetlik koşullarının davacı yararına oluşmadığı, hayvan barınağı yapmak veya odun koymak suretiyle sürdürülen zilyetlik ekonomik amaca uygun zilyetlik olmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 629 parsel sayılı taşınmaz için bilirkişi raporunda müvekkili tarafından kullanıldığının tespit edilmiş olmasına rağmen gerekçesiz bir şekilde davanın reddedildiğini, dava konusu taşınmazların müvekkili ve murisleri tarafından eskiden beri kullanıldığının dinlenen tanık anlatımlarıyla sabit olduğunu, davacıya ait 136 06... parsel sayılı taşınmazın dava konusu taşınmaz ile bütün kullanıldığını, aradan yol geçince ayrı taşınmaz olarak kaydedildiğini, itirazlarının dikkate alınmadan hatalı eksik inceleme ile rapor hazırlandığını, delilleri olan ecrimisil belgelerinin Aksu Kaymakamlık kararının değerlendirilmeden gerekçesiz karar verildğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı taraf yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla dava konusu taşınmazlarda zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!