8. Hukuk Dairesi, kadastroda malik haneleri boş bırakılan parsellerin tescil talebine ilişkin uzun yargı süreci ve görev uyuşmazlıkları içeren karmaşık uyuşmazlıktaki bozma kararına yönelik karar düzeltme incelemesini yapmaktadır.
Özet: 1974 yılında kadastro tespiti sırasında malik haneleri boş bırakılan parsellerin tesciline ilişkin, başlangıçta asliye hukuk mahkemesinde açılan, ardından görev uyuşmazlıkları ve çeşitli yargılamalarla uzun yıllar süren karmaşık davada, daha önce verilen bir ilk derece kararının Yargıtay tarafından bozulup dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesi sonrasında, taraflarca yapılan karar düzeltme başvurusu kabul edilerek dairenin önceki bozma kararının tekrar incelenmesine başlanmıştır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/2 E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesi kararının asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ..., ..., davacı ... ve ... mirasçıları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Dairemizin bozma kararına karşı, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ..., davacı ... ve ... mirasçıları vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında 1974 yılında yapılan kadastro sırasında, 5 ve 6 parsel sayılı sırasıyla 400.250, 00... .189.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edildikten sonra 5 numaralı parsel, 46, 47... parsel sayılı sırasıyla 7.034.00, 7.105, 00... .111,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlara; 6 numaralı parsel ise 52, 53... parsel sayılı sırasıyla 8.500,00, 2.686, 00... .177.850,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlara ifraz edilmiştir.2. Davacı ... vekili, kadastro tespit gününden önce İdil Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. köyünda bulunan, dava dilekçesinde hudutları belirtilen taşınmazın bir kısmının sektum, bir kısmının mahlul, bir kısmının firar ve mütegayyip eşhastan kaldığı iddiası ile tescil istemli dava açmış, yargılama aşamasında taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden bahisle dosya Tapulama Mahkemesine aktarılmış ve Tapulama Mahkemesinin ███████ Esas numarasına kaydedilerek yapılan yargılama sonucunda 16.06.1976 tarihli kararla, "kadastro tutanaklarının 766 sayılı Tapulama Kanunu' nun 23/3. maddesi uyarınca araziye çıkılmadan düzenlendiği" gerekçesiyle tutanakların yöntemine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine hükmedilmiş ve neticeten ███████ Karar sayılı kararla da mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.3. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Tapulama Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Yargıtaya gönderilmesi üzerine, usule uygun kadastro tutanağı düzenlenmemiş olması nedeniyle görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğundan bahisle Asliye Hukuk Mahkemesi merci tayin edilmiş ve görevli merci olarak olarak belirlenen İdil Asliye Hukuk Mahkemesince, mahkemenin 1977/7 Esas sırasına kaydedilen dosyada 1985/1 müt. sayılı ve 07.01.1985 tarihli ek kararla, taraflarca süresinde başvuru yapılmadığından 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409/2. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.4. Davacılar ... ve ... vekili, İdil Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 06.09.2002 havale tarihli dava dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak, Şırnak ili İdil ilçesi Kuyulu köyü 48... parsel sayılı taşınmazların malik hanelerinin boş olduğu iddiasıyla, taşınmazların adlarına tescilini talep etmişlerdir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın askı ilan süresi içerisinde açılıp açılmadığını, mahkemenin görevli olup olmadığının ve zilyetlik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini ileri sürülerek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 24.02.2005 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile, dava tapuda kayıt düzeltim davası olarak nitelendirilerek, davalı ... Tapu Müdürlüğü yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesinin yukarıda belirtilen 24.02.2005 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararına karşı, davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.02.2006 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla; "... 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlardan ifrazen oluşan 48... parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının malik hanelerinin boş olduğu, bu durumda kadastro tutanaklarının kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği, Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş ve İdil Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamı uyarınca görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.2. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile, "yapılan araştırmalara rağmen kadastro tutanaklarının bulunamadığı ve ihyanın bölge şartları dikkate alındığında uzun süreceği, bu nedenle ihya işleminin bekletici mesele yapılmayacağı" gerekçesiyle, dava konusu 5 ve 6 parsel sayılı (yeni parsel numaraları 48... ) taşınmazların kadastro tutanaklarının ihyasının ve askı ilanının yapılması için dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.3. Kadastro Müdürlüğünce, kadastro tutanaklarının ihya edilip, askı ilanı tamamlandıktan sonra Kadastro Mahkemesine gönderilmesi üzerine yapılan yargılama sırasında, kadastro tutanakları ve davacı ... ve ... vekili tarafından açılan tescil talepli dava dosyası bu dosya arasına alınmış ve ayrıca askı ilan süresi içerisinde müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ... ... tarafından ayrı ayrı açılan kadastro tespitine itiraz talepli dosyalar birleştirilerek yargılamaya devam edilmiş, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ..., ... ve ..., ..., ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ..., ... ve ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazların adlarına tescil istemiyle davaya katılmışlardır.4. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla; asıl dosya 2019/2 Esas sayılı dosya, birleşen 2019/3 Esas sayılı dosya, birleşen 2019/4 Esas sayılı dosya, birleşen 2019/5 Esas sayılı dosya, birleşen 2019/6 Esas sayılı dosya, birleşen 2019/7 Esas sayılı dosya, birleşen 2019/8 Esas sayılı dosya, birleşen 2019/9 Esas sayılı dosya, birleşen ███████ Esas sayılı dosya, birleşen ███████ Esas sayılı dosya, birleşen ███████ Esas sayılı dosya, birleşen ███████ Esas sayılı dosya, birleşen ███████ Esas sayılı dosya, birleşen ███████ Esas sayılı dosya, birleşen ███████ Esas sayılı dosya, birleşen ███████ Esas sayılı dosya, birleşen ███████ Esas sayılı dosya, birleşen ███████ Esas sayılı dosya, birleşen ███████ Esas sayılı dosya, birleşen ███████ Esas sayılı dosya, birleşen ███████ Esas sayılı dosya, birleşen ███████ Esas sayılı dosyanın davacılarının ve asli müdahil ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (kendi namına açtığı dava bakımından), ... (kendi namına açtığı dava bakımından), ... (kendi namına açtığı dava bakımından), ...'in her iki davasının, ... ve ...'un müşterek davalarının, ..., ... ve ...'ın müşterek davalarının ayrı ayrı esastan reddine, asli müdahil ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, birleşen ███████ Esas sayılı dosyanın ve asli müdahil ... mirasçılarının, ...'in, ... mirasçılarının, ... mirasçılarının, ... mirasçılarının, ... mirasçılarının, ... mirasçılarının, ... mirasçılarının, ... mirasçılarının, ... mirasçılarının, ... mirasçılarının, ... mirasçılarının, ... mirasçılarının, ... mirasçılarının, ...'ün davalarının ayrı ayrı kısmen kabulüne ve kısmen reddine, asli müdahil ... mirasçılarının, ...'nin (kendi namına talep konusu ettiği yer bakımından), ...'nin (kendi namına talep konusu ettiği yer bakımından) ve davacılar ...'in (kendi namına talep konusu ettiği yer bakımından), ...'in (kendi namına talep konusu ettiği yer bakımından) ve mahkemece resen dosyaya taraf olarak eklenen ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları ve ... mirasçılarının davalarının ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ..., ..., davacı ... ve ... mirasçıları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 30.06.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla, "İlk Derece Mahkemesince, kadastro tutanaklarının yapılan tüm araştırmalara rağmen bulunanaması üzerine kadastro tutanakları yeniden ihya ettirilerek askı ilanına çıkılmış ve dava genel mahkemeden aktarılan dava olarak nitelendirilerek resen araştırma ilkesi uyarınca araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, dosyada usulüne uygun olarak düzenlenmiş kadastro tutanağının varlığından söz etmek mümkün değildir. Şöyle ki; Kadastro tutanağının bulunamaması halinde tutanak tanzimi için dosyanın Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi durumunda kadastro prosedürü yeni kadastro tespiti ile başlar ve tutanak askı ilanına alınarak olağan usullere göre kadastro tamamlanır. Yeni tutanak düzenlenmesi için gerekli tutanak örneği bulunması halinde ise, sadece tutanak örneği gönderilerek yeni tutanak aslı düzenlettirilip yargılamaya devam olunur. Her dava, açıldığı tarihte yürürlükte bulunan hükümlere göre incelenir. Davacı ... ve ... vekili tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve kadastro tutanaklarının malik hanelerinin açık olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı uyarınca Kadastro Mahkemesine gönderilen tescil talepli davanın açılma tarihi olan 2002 yılında yürürlükte bulunan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca; Kadastro teknisyenleri hazır bulundukları takdirde mal sahipleri ile ilgililerin huzurunda, varsa harita, tapu ve vergi kayıtları ile diğer belgeleri, en az üç bilirkişi ile muhtarın bilgilerinden yararlanarak inceler ve mahalline uygular, teknisyenler, elde ettikleri bilgi ve buna dair kanaatleri her taşınmaz mal için düzenleyecekleri kadastro tutanağına yazarak bu Kanun hükümlerine göre taşınmaz malı sınırlandırır ve hak sahiplerini tayin eder, sınırlandırma, kadastral harita veya büyütülmüş fotoğraf veya röperli kroki üzerinde gösterilir; ihtilaflı sınırlar ayrıca belirtilir. Somut olayda; Tapulama Mahkemesinin 16.06.1976 tarihli kararıyla, dava konusu taşınmazların ifraz edildikleri 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların da içinde bulunduğu toplam 8 parça taşınmaz için düzenlenen kadastro tutanaklarının araziye çıkılmadan düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Müdürlüğüne iade / iptal edildiği ve bu iade / iptalden sonra Kadastro Müdürlüğünce o tarihte yürürlükte bulunan 766 sayılı Kanunu'na uygun olarak yeniden kadastro çalışması yapılmak suretiyle usulüne uygun tutanak düzenlenmediği sabittir. Bu durum karşısında; Tapulama Mahkemesince araziye çıkılmadan düzenlendiği gerekçesiyle iptal edilen kadastro tutanağı hukuken yok hükmünde olduğundan, Kadastro Mahkemesince kadastro tutanak aslının araştırılmasına gerek bulunmamaktadır. Zira, yok hükmünde olan bir belgenin yeniden canlandırılabilmesi hukuken mümkün olmadığından, yukarıda izah edildiği şekilde ihyası da mümkün değildir. Buna rağmen Kadastro Müdürlüğü, iptal edilen kadastro tutanağının suretini ekleyerek, yine araziye çıkmadan kadastro tutanağını ihya etmiş ve askı ilanına çıkartmıştır. Bu uygulama, yukarıda izah edilen ihya kuralları ile çeliştiği gibi, 3402 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu tarihte ihya edilen kadastro tutanağı da, yine araziye çıkılmaksızın 3402 sayılı Kanun'un yukarıda zikredilen 7. maddesinin 1. fıkrasına aykırı olarak tanzim edilmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 26/4. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının düzenlenmesi ile başlayacağına göre, somut olayda usulüne uygun şekilde düzenlenmiş bir kadastro tutanağı bulunmadığından davada Kadastro Mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemez.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, yukarıda izah edilen hususlar ve davacı ... tarafından 15.07.1968 tarihinde açılan tescil davasına müdahil olarak katılan ... ve ... yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, haklarında düzenlenmiş kadastro tutanağı bulunmayan dava konusu taşınmazlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, Kanun hükümlerinin ve delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş ve iş bu karara karşı, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ..., davacı ... ve ... mirasçıları vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.VI. KARAR DÜZELTME1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazları yerinde değildir. 2. Ancak; Dairemizin 30.06.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla, somut olayda usulüne uygun şekilde düzenlenmiş bir kadastro tutanağı bulunmadığından bahisle Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı ve İlk Derece Mahkemesince, davacı ... tarafından 15.07.1968 tarihinde açılan tescil davasına müdahil olarak katılan ... ve ... yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, haklarında usulüne uygun olarak düzenlenmiş kadastro tutanağı bulunmayan dava konusu taşınmazlar yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, Kanun hükümlerinin ve delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna uygun bulunmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş ise de, davacılar ... ve ... vekilinin Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 06.09.2002 havale tarihli dava dilekçesinde, eski tarihli tapu kaydına dayalı olarak, dava konusu 48... parsel sayılı taşınmazların malik hanelerinin boş olduğu iddiasıyla, asıl dosya davacıları ve katılanların ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak dava konusu taşınmazların adlarına tescilini talep etmiş oldukları, haklarında usule uygun düzenlenmiş kadastro tutanağı bulunmayan dava konusu taşınmazlar yönünden uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği, görev hususunun yargılamanın her aşamasında re'sen incelenebileceği ve Asliye Hukuk Mahkemesince de, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanın kadastro bölgesi olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 33. Maddesi uyarınca uyuşmazlıkta 3402 sayılı Kadastro Kanun'un uygulanması gerektiği gözetilerek, dosya içerisinde yer alan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.03.1997 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamına konu dosya mahallinden getirtilip, bu dava dosyasında da eldeki davada dayanılan eski tarihli aynı tapuya dayanılmış olduğunun dikkate alınması ve taraflara delillerini sunma imkanı verildikten sonra toplanan ve toplanacak delillere göre oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği, bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 30.06.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamının kaldırılarak aşağıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.Dava, tapuda malik haneleri boş olan dava konusu taşınmazların tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazlar hakkında usulüne uygun olarak düzenlenmiş kadastro tutanağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, kadastro tutanaklarının yapılan tüm araştırmalara rağmen bulunanaması üzerine, kadastro tutanakları yeniden ihya ettirilerek askı ilanına çıkartılmış ve davanın genel mahkemeden aktarılan dava olduğu kabul edilerek, resen araştırma ilkesi arınca araştırma ve inceleme yapılıp yazılı şekilde karar verilmiş ise de, dosyada usulüne uygun olarak düzenlenmiş kadastro tutanağının varlığından söz etmek mümkün değildir. Şöyle ki; kadastro tutanağının bulunamaması nedeniyle tutanak tanzimi için dosyanın Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi durumunda, kadastro prosedürü yeni kadastro tespiti ile başlar ve tutanak askı ilanına alınarak olağan usullere göre kadastro tamamlanır. Yeni tutanak düzenlenmesi için tutanak örneğinin bulunması halinde ise, sadece tutanak örneği gönderilerek yeni tutanak düzenlettirilip yargılamaya devam olunur. Her dava, açıldığı tarihte yürürlükte bulunan hükümlere göre incelenir. Davacı ... ve ... vekili tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve kadastro tutanaklarının malik hanelerinin açık olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı uyarınca Kadastro Mahkemesine gönderilen tescil talepli eldeki davanın açılma tarihi olan 2002 yılında yürürlükte bulunan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun "Taşınmazların Sınırlandırılması" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrası, "Kadastro teknisyenleri hazır bulundukları takdirde mal sahipleri ile ilgililerin huzurunda, varsa harita, tapu ve vergi kayıtları ile diğer belgeleri, en az üç bilirkişi ile muhtarın bilgilerinden yararlanarak inceler ve mahalline uygular. Teknisyenler, elde ettikleri bilgi ve buna dair kanaatleri her taşınmaz mal için düzenleyecekleri kadastro tutanağına yazarak bu Kanun hü- kümlerine göre taşınmaz malı sınırlandırır ve hak sahiplerini tayin eder. Sınırlandırma, kadastral harita veya büyütülmüş fotoğraf veya röperli kroki üzerinde gösterilir; ihtilaflı sınırlar ayrıca belirtilir." hükmünü ihtiva etmekte olup somut olayda, Tapulama Mahkemesinin 16.06.1976 tarihli kararıyla, dava konusu taşınmazların ifraz edildikleri 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların da içinde bulunduğu toplam 8 parça taşınmaz için düzenlenen kadastro tutanaklarının araziye çıkılmadan düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Müdürlüğüne iade / iptal edildiği anlaşılmakta olup, bu iade / iptal kararından sonra Kadastro Müdürlüğünce o tarihte yürürlükte bulunan 766 sayılı Tapulama Kanunu'na uygun olarak yeniden kadastro çalışması yapılmak suretiyle usulüne uygun şekilde tutanak düzenlenmediği sabittir. Bu durum karşısında; Tapulama Mahkemesince araziye çıkılmadan düzenlendiği gerekçesiyle iptal edilen kadastro tutanağı hukuken yok hükmünde olduğundan Kadastro Mahkemesince kadastro tutanak aslının araştırılmasına gerek bulunmamaktadır. Zira, yok hükmünde olan bir belgenin yeniden canlandırılabilmesi hukuken mümkün bulunmadığından, yukarıda izah edildiği şekilde ihyası da mümkün değildir. Ne var ki; buna rağmen Kadastro Müdürlüğünce, iptal edilen kadastro tutanağının sureti eklenerek, yine araziye çıkılmaksızın kadastro tutanağını ihya edilmiş ve askı ilanına çıkartılmıştır. Bu uygulama, yukarıda izah edilen ihya kuralları ile çeliştiği gibi, 3402 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu tarihte ihya edilen kadastro tutanağı da, yine araziye çıkılmaksızın 3402 sayılı Kanun' un yukarıda zikredilen 7. maddesinin 1. fıkrasına aykırı olarak tanzim edilmiştir. 3402 sayılı Kanun' un 26/4. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının düzenlenmesi ile başlayacağına göre, somut olayda usulüne uygun şekilde düzenlenmiş bir kadastro tutanağı bulunmadığından davada Kadastro Mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemez. Bu durum karşısında; davacılar ... ve ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 06.09.2002 havale tarihli dava dilekçesinde, eski tarihli tapu kaydına dayanarak, dava konusu 48... parsel sayılı taşınmazların malik hanelerinin boş olduğu iddiasıyla, asıl dosyanın davacıları ve katılanları da kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak dava konusu taşınmazların adlarına tescilini talep etmiş olduklarından, haklarında usulüne uygun şekilde düzenlenmiş kadastro tutanağı bulunmayan dava konusu taşınmazlar yönünden uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.Hal böyle olunca; İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince, görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi ve Asliye Hukuk Mahkemesince de, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanın kadastro bölgesi olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 33. Maddesi uyarınca uyuşmazlıkta 3402 sayılı Kadastro Kanun'un uygulanması gerektiği gözetilerek, dosya içerisinde yer alan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.03.1997 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamına konu dosya mahallinden getirtilip, bu dava dosyasında da eldeki davada dayanılan eski tarihli aynı tapuya dayanılmış olduğunun dikkate alınması ve taraflara delillerini sunma imkanı verildikten sonra toplanan ve toplanacak delillere göre oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, Kanun hükümlerinin ve delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VII. KARARYukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ..., davacı ... ve ... mirasçıları vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,Asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ..., davacı ... ve ... mirasçıları vekilinin karar düzeltme taleplerinin karar düzeltme taleplerinin, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairemizin 30.06.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca belirtilen nedenlerle BOZULMASINA,Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgililere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.