Tüketici hukuku kapsamında ikinci el araçtaki üretim kaynaklı gizli ayıptan doğan onarım bedelinde ithalatçının kullanım ömrü süresince sorumluluğunun değerlendirilmesi.
Özet: Bir tüketici, ikinci el olarak satın aldığı aracın motorunda yetkili servis ve bilirkişi raporlarıyla tespit edilen gizli üretim hatası nedeniyle ithalatçı şirkete karşı dava açmış; ilk derece mahkemesi, aracın garanti süresi sona ermiş olsa dahi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 58/1. maddesi uyarınca üretici ve ithalatçının ürünün kullanım ömrü boyunca satış sonrası hizmet sunma yükümlülüğü bulunduğunu belirterek, motor değişimini gerektiren bu gizli ayıptan ithalatçının sorumlu olduğuna ve onarım bedelinin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verirken, değer kaybı ve ikame araç bedeli gibi diğer talepleri reddetmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : ███████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 7. Tüketici MahkemesiSAYISI : ████████ E., 2023/... K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 2015 model, ... marka aracı dava dışı üçüncü kişiden 27.11.2017 tarihinde satın aldığını, müvekkilinin aracı satın aldıktan sonra 03.01.2022 tarihli soğutma suyu kırmızı ikaz yandığını gördüğünü ve hemen yetkili servise götürdüğünü, yetkili servis tarafından yapılan kontrol sonucu aracın motorundaki bir arıza nedeni ile motorun değiştirilmesi gerektiğinin rapor edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin araçtaki ayıbın tespit edilerek rapor düzenlenmesi için ... Bölgesi Sanayi Odasına müracaatta bulunduğunu, 20.01.2022 tarihli raporda; araçtaki problemin, alıcının, aracı satın alma esnasında, basit bir kontrol ve gözden geçirmesi ile tespit edebilmesinin mümkün olmadığı, üretim hatası kaynaklı ve kullanma sonrası ortaya çıkması nedenleri ile ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun tespit edildiğini, gizli ayıbın tespitini müteakip 26.01.2022 tarihinde davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, mahkeme kanalıyla yaptırılan delil tespiti sonucunda alınan bilirkişi raporunda da ayıbın tespit edildiğini ileri sürerek; 158.378,44 TL onarım bedeli, (ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte), 41.625,00 TL değer kaybı, 5.250,00 TL ikame araç bedeli ve D. İş dosyasına ödenen toplam 621,50 TL masraf ve harcın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; yokluklarında yapılan tespit raporuna itiraz ettiklerini, arızanın tespitinin otomotiv ana bilim dalı bulunan bir teknik üniversiteden seçilecek bilirkişiler ile laboratuvar ortamında yapılması gerektiğini, dava konusu aracın ayıplı olmadığını, garanti süresinin bitmiş olduğunu, zaman aşımı süresi nedeni ile davanın reddini talep ettiklerini, davacı ile müvekkilinin arasında satış sözleşmesi bulunmadığını, dava konusu araç 2. el bir araç olduğundan davacının araçla ilgili taleplerini satıcıya ve hizmet sağlayana yöneltmesi gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu aracın piyasadan 2. el olarak satın alındığı, tüm servis kontrollerinin yetkili servislerde gerçekleştirildiği, mahkemece yapılan keşif sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; dava konusu araçtaki döküm hatasının kullanım yahut dış etkenlerden kaynaklanmayıp üretim hatasından kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu ve söz konusu ayıpların ileride motorun hararet yapmasına neden olabileceği, dolayısıyla motorun yenilenmesini gerektirebileceği, beklenildiği şekilde araçtan kullanıma engel bir durum teşkil edebileceğinin tespit edildiği, somut olayda, her ne kadar dava konusu aracın garanti süresi sona ermiş ise de 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun‘un (6502 sayılı Kanun) 58/1 maddesi uyarınca, "üretici ve ithalatçıların, ürettikleri veya ithal ettikleri mallar için Bakanlıkça belirlenen kullanım ömrü süresince, satış sonrası bakım ve onarım hizmetlerini sağlamak zorunda olduklarına" dair yasal düzenlemeye yer verilmekle, bu bağlamda 10 yıl kullanım süresi belirlenen araç için 2 yıllık garanti süresinin sonrasında da 8 yıllık sürede tüketicinin araç ile yaşayacağı problemleri karşılamak zorunda olduğu, bu sebeple ithalatçı olduğu anlaşılan davalının dava konusu araçtaki üretim hatasından kaynaklı gizli ayıp niteliğinde oluşan arızadan ve dolayısıyla da onarım bedelinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, 6502 sayılı Kanun kapsamında ücretsiz onarım veya malın misli ile değiştirilmesi haricindeki diğer seçimlik hakların, üretici veya ithalatçıya karşı ileri sürülmeyeceği gözetilerek, davacı tarafın değer kaybı ile ikame araç bedeli yönündeki taleplerinin yerinde görülmediği, davacı tarafın yapmış olduğu tüm tespit giderleri ile hasarın devamı niteliğinde yargılama giderlerine dahil edildiği, davacının davalıya keşide edilmiş olan 26.01.2022 tarihli ihtarnamede açıkça talep konusu istemler miktar açıkça belirtilmek suretiyle belirtilmediğinden, davalı tarafın ancak dava tarihi itibariyle temerrütünden bahsedilebileceği ve davalı tarafın tacir olması da gözetilerek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüyle, 158.378,44 onarım bedelinin dava tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsileni, davacının diğer istemlerinin reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; eldeki davada 6502 sayılı Kanun 11. maddesi gereğince ayıp nedeniyle ücretsiz onarım talebi davalı ithalatçıya karşı ileri sürülebileceği ve araçtaki üretim hatasının ağır kusur olması nedeniyle zaman aşımı süresinin de dolmadığı, dava konusu araçtaki üretim hatasından kaynaklı gizli ayıp nedeniyle araçta oluşan arızanın onarım bedelinden ithalatçı olduğu anlaşılan davalının 6502 sayılı Kanun 11. maddesi uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; dava konusu aracın davacı tarafından 2. el olarak satın alındığını, davacının aracı müvekkili şirketten veya yetkili satıcısından almadığını, davada müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tüketici sıfatına haiz olmadığından tüketici mahkemelerinin değil genel mahkemelerin görevli olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ve görevli olarak tüketici mahkemeleri görevli olduğu kanaatine varılır ise, davaya konu aracın 2015 model olup trafiğe çıkış tarihi 30.09.2015 olan dava konusu aracın ilk arıza kaydı da 03.01.2022 tarihi olduğunu, dava konusu aracın 7 yaşında ve ikinci el olduğunu, dava konusu aracın 2 yıl garanti süresinin sona erdiğini, dava konusu aracın garanti kapsamından çıktığını, 2015 yılında trafiğe çıkmış olan aracın garanti kapsamının 2017 yılında dolmuş olduğunu, bu sebeple davanın zamanaşımından dolayı reddi gerektiğini, araçta giderilemeyen bir arıza söz konusu olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, kişinin dava konusu olaydaki gibi bir talepte bulunabilmesi için yasa ve yönetmeliklerde belirlenen koşulların tamamına sahip olduğunu kanıtlaması gerektiğini, davacının talebinin yasanın aradığı düzenlemelerin hiçbirisine uymadığını, araçta tekrarlayan, giderilemeyen, maldan yararlanmamayı sürekli kılan bir durum olmadığını, yasaya ve yönetmeliğe uygun olmayan taleplerin reddi gerekmekteyken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ayıplı araç nedeniyle ithalatçı firmadan onarım bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle dosyanın incelenmesinde; davacı tarafça ikinci el olarak satın alınan aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu iddiasına dayalı onarım bedelinin talep edildiği, her ne kadar davalı tarafça görev itirazında bulunulmuş ise de aracın kullanım amacı hususi olduğundan davacının (halefiyet ilkesi gereği) tüketici konumunda olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, gizli ayıbın ortaya çıktığı tarih itibariyle davalı vekilinin zamanaşımına yönelik itirazlarının da yerinde bulunmadığı, dava konusu araçta tespiti yapılan ayıpların; kullanım esnasında ortaya çıkan, kullanım hatasından kaynaklı olmayan ayıplar olmakla, bu ayıpların üretimden kaynaklandığı, davacının kullanım süresinde ortaya çıkan bu ayıpları satın almadan önce anlaması mümkün olmadığından gizli ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.