7. Ceza Dairesinden, Çevre Bakanlığına tebliğ edilmeyen HAGB kararı sonrası zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine hükmedilmesi.
Özet: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkı bulunan dosyada, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının Bakanlığa tebliğ edilmemesi nedeniyle usulüne uygun kesinleşmediği ve bu durumun zamanaşımı süresini durdurmadığı tespit edilmiştir; sanığın son mahkumiyet kararının verildiği 25.12.2007 tarihinden itibaren sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, yerel mahkemenin mahkumiyet hükmü bozularak, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
7. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/4 E., ███████ K.
SUÇ : 1163 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın davaya katılabilecek surette suçtan zarar gördüğü ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yeşilhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2012 tarihli ve ███████ E., ████████ K. sayılı sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının, kamu davasına katılabilecek şekilde suçtan zarar gören ve karara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına tebliğ edilmediği, karar usulüne uygun kesinleşmediğinden denetim süresinin de başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresinde işlenmiş bir suçtan da söz edilemeyeceği ve hükmün açıklanamayacağı, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının da durmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d maddesi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 25.12.2007 tarihinden karar tarihine karar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, suçtan zarar gören vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!