Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin, kamulaştırmasız el atma tazminatına ilişkin alacağın temliki sözleşmesi ihlali ve vekaleten taşınmaz satışı uyuşmazlığında, bir davalı için kesinlik sınırı nedeniyle temyizin reddi, diğeri için temyizin kabulü kararı.
Özet: Davacı, davalılardan 2007de satın aldığı taşınmaz haklarına dayanarak açtığı kamulaştırmasız el atma davalarından elde edilecek tazminatın, 2012 tarihli bir anlaşma ile kendisine temlik edilmesine rağmen davalıların bu taahhüde uymayarak parayı kendilerinin tahsil ettiğini ileri sürerek alacak davası açmış; davalılardan biri, davacının önceki feragatleri ve vekaletlerin geçersizliğini savunmuş; istinaf mahkemesi kararının temyizi üzerine, temyize konu alacağın kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle bir davalı yönünden temyiz dilekçesi reddedilmiş, diğer davalı yönünden ise duruşmalı temyiz incelemesi yapılmıştır.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/... E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 42. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., 2024/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-b bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığı, davacılar vekili tarafından davalı ... yönünden tahsili talep edilen ve temyize konu edilen miktar 271.367,63 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla davacı vekilinin davalı ... yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin davalı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne ve 10.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalılardan ... vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; 17.01.2007 tarihinde yapılan satış sözleşmesi ile davalılar adına kayıtlı bulunan ve davalıların muris ve murisi evvellerinden gelen ...de bulunan tüm gayrimenkullerdeki hak ve hisselerini satın aldığını, satış bedelini nakit olarak ödediğini davalılardan alınan vekaletnameler ve ibranameler sonucu taşınmazlardaki tasarruf hak ve yetkisi kendisinde olduğundan taşınmazın maliki sıfatıyla hareket ederek, ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. ve 2009/... E. sayılı dosyalarında kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davaları açtığını, ancak ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasından verilen karar tahsil aşamasındayken bunu engellemek amacıyla davalılardan ...'ın tereke tespit davası açtığını, kendisinin de .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/.. E. sayılı dosyası ile dava açtığını ve tüm dosyalar üzerine tedbir koydurduğunu, bu dava ve konulan tedbirler üzerine davalıların anlaşma teklif ettiklerini ve 13.04.2012 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşmenin alacağın temliki niteliğindeki 7. maddesinde; ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında yeni verilecek kararda eskiden tahsil edilenden daha yüksek bir bedel çıkarsa, bu miktarın kendisine temlik edileceği, bu hususta Avukat ... ...'e gerekli yetkilerin verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalıların bu taahhütlerine uymadıklarını, karar çıkınca parayı tahsil etmek için kendi adlarına icra takipleri başlattıklarını ileri sürerek; davalılardan şimdilik 5.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş; 23.11.2022 tarihli talep artırım dilekçesiyle talebini davalı ... yönünden 1.448.177,74 TL'ye, davalı ... yönünden 271.367,63 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; davacının aynı konuda 3 kez dava açtığını ve davadan feragat ettiğini, feragata dayalı kesin hüküm bulunduğunu, ibraname olarak sunulan belgede tarih ve bedel bulunmadığını, hukuken geçersiz olan bu belgenin ibraname niteliği taşımadığını, davacının vekaletnamelerle taşınmazları satın aldığında dair iddialarının da hukuken geçersiz olduğunu, taşınmazlarla ilgili satım sözleşmelerinin şeklinin yasal hükümlerle belirlenmiş olup; vekaletnamelerin geniş yetkiler taşısa dahi taşınmaz mülkiyetinin nakil borcunu doğurmayacağını, davacının vekil olarak dürüst davranma, sadakat ve özen borcu ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, tahsil ettiği bedelleri müvekkiline ödemediğini, bu hususun 13.04.2012 tarihli sözleşmede da bizzat ikrar edildiğini, davacının aldığı vekalete dayalı olarak açtığı kamulaştırmasız el atma davalarından tahsil ettiği tazminat bedellerini de ödemediğini, hesap verme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu davanın kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasının tespit davası niteliğinde olduğu, iş bu davanın ise eda davası niteliğinde olduğu, bu nedenle kesin hüküm itirazlarının reddi gerektiği, davacı vekilinin 11.09.2018 tarihli duruşmada davalı ... hariç tüm davalılar yönünden davadan feragat ettiğini bildirdiği, ancak feragatin nedeninin taraflar ile sulh sözleşmesi imzalanması olduğu, sonrasında davacı vekilinin davalı ... yönünden davaya devam ettiklerini bildirdiği, zira o davalı ile imzalanmış sulh protokolü olmadığı, bu nedenle ... yönünden davadan feragat edilmesinin iradeyi sakatlayan hallerden esaslı hata teşkil ettiği anlaşılmakla, davacı vekilinin davalı ... yönünden feragat beyanından dönülmesine ilişkin talebi haklı görülerek bu davalı yönünden de
yargılamaya devam edilerek esas hakkında inceleme yapıldığı, ... ve ...dışındaki davalılar yönünden dosyanın tefrik edildiği, davalılar ... ve ...yönünden değerlendirmede; davacı tarafça sözleşmenin 3.maddesinde belirtilen ...'e nakden 50.000,00 TL, ...'a nakden 50.000,00 TL ödenmesine delil olarak dayanıldığı, sözleşme başlıklı belgenin 3. maddesinde geçen ödemelerin Avukat ... ... tarafından yapıldığının yazıldığı, paranın davacı tarafından ödendiğine ilişkin 3.maddede hiç bir kayda rastlanmadığı, kaldı ki; yine sözleşmenin 2. maddesinde; mal sahiplerinin bilgisi dışında dört adet dava açıldığı, icradan paraların tahsil edildiğinin belirtildiği, Avukat ... ... tarafından davalıya 50.000,00 TL ödendiği anlaşılmakla, ödenen paraların davalıların bilgisi dışında açılan ve tahsil edilen dosyalara karşılık olarak yapıldığının kabulü gerektiği, davacı tarafça ödenmiş bedel bulunmaması nedeniyle talebinde haklı olmadığı, kaldı ki davalı ... yönünden ... 30. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyasında temlik sözleşmesinin iptaline karar verildiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dayandığı 17.01.2007 tarihli sözleşmenin varlığını ve davalılara ödeme yaptığını ispatlayamadığı, murisi ... tarafından ...'e, ...tarafından da ...'ya verilen vekaletnamelerde alacağın temliki yetkisinin bulunmadığı, ...yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalı ...'ın ise 13.04.2012 tarihli sözleşmeyi kendi adına asaleten de imzaladığı, 13.04.2012 tarihli sözleşme ile davacı, taşınmazlar nedeniyle görülen davalardan kaynaklanan alacağı temlik aldığını iddia etmekteyse de; sözleşmeye göre taşınmaz mal sahiplerinin bilgisi dışında mal sahipleri adına davalar açıldığı, yürütüldüğü, icradan veya idarelere başvurularak kamulaştırma bedellerinin tahsil edildiği ancak mal sahiplerine hiç bir ödeme yapılmadığı ve Avukat ... ... tarafından davalılara ayrı ayrı 50.000,00 TL ödendiği, davacı tarafça ödenmiş bedel bulunmadığı ve davacıya ödenmesi kararlaştırılan 250.000,00 TL'nin Avukat ... ... tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmakla davacının davalılardan temlik aldığı bir alacağın varlığından söz edilmeyeceği, ayrıca davalı ...'ın davacıya karşı borç altına sokan bir alacağın temliki sözleşmesi hükmünün de mevcut olmadığı, alınan bilirkişi raporunun taraf, mahkeme ve istinaf kanun yolu denetimine olanak sağlayacak şekilde düzenlenip, hükme esas alınmaya yeterli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla; 13.04.2012 tarihli sözleşmenin 7. maddesinin bir alacağın temliki sözleşmesi niteliğinde olduğunu, 13.04.2012 tarihli sözleşmeyi davalı ... vekili olan ...'nın, ... Noterliğinin 13.02.2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesine istinaden imzalamış olup, söz konusu sözleşmenin imzalandığı 13.04.2012 tarihinde işbu vekaletnameye ilişkin herhangi bir azilname bulunmadığını, yine aynı tarihli ''Taahhütname'' başlıklı ve 13.04.2012 tarihli belgede de temlik sözleşmesinin konusu olan alacakların müvekkilden başka bir kişiye temlik edilmediğine ilişkin beyan ve taahhütlerinin mevcut olduğunu, her iki belgeden de davalıların ve diğerlerinin kamulaştırma bedellerini müvekkile temlik etmeyi taahhüt ettiklerini, söz konusu vekaletnamelerin iş takibi için değil, taşınmazlara ilişkin haklar müvekkile ait olduğu için verildiğini, sözleşmede davalılar ...ve ...'ın nakden almış oldukları 50.000,00'er TL karşılığında dava konusu olan ... 15. Asliye Hukuk
Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında herhangi bir alacaklarının kalmadığını beyan ettiklerini, ... 30. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyasında, dava konusu temlik sözleşmesinin dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle temlik sözleşmesinin iptaline karar verildiği şeklindeki gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira, huzurdaki dava alacak davası iken, o davanın bir tespit davası olduğunu, yalnızca şekil şartı nedeniyle temlik sözleşmesinin iptaline karar verilmiş iken huzurdaki alacak davasının sırf bu sebeple reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, temlik edildiği iddia edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.
... 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı ve 22.05.2014 tarihli kararının incelenmesinde; ... ... mirasçısı ... ve diğer hissederlar tarafından açılan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davası olduğu; yargılama sonunda; davanın ıslah talebiyle birlikte kısmen kabulüne, dava konusu yapılan taşınmazlara kamulaştırmasız el atılması sebebiyle 18.824.385,93 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte dahili davalıdan tahsili ile davacılara tapu ve veraset ilamlarındaki hisselerine göre verilmesine karar verildiği, kararın 17.11.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı; muris ... ... adına vekaleten imzalanan 13.04.2012 tarihli sözleşmenin 7. maddesi hükmüne dayanarak eldeki davayı açmışsa da 17.11.2008 tarihinde vefat ettiği, vekalet sözleşmesi taraflardan birinin ölümü ile sona ereceğinden davalı ...'in murise vekaleten vekil tayin ettiği ...'nın da yetkisinin sona erdiği, bu nedenle vekaleten dahi olsa 13.04.2012 tarihli sözleşmeyi imzalamaya yetkili olmadığı, ancak ...'i kendi adına bizzat ... Noterliğinin 13.02.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile ...'yı ''Bilcümle muris ve murisi evvellerimin ölümü ile diğer mirasçılar yanında bana her türlü yolla intikal eden veya edecek olan, ... İli,İlçeleri, ..., Mahalle, ... ve Köyleri ... dahilinde ve yine ... İli, ... ve ... İlçeleri ve yine ... İli ... İlçesi ... dahilinde bulunan bilcümle taşınmaz ve taşınır mallardaki hak ve alacaklarımın tamamı...'' konusunda vekil tayin ettiği, söz konusu vekaletnamede hem alacağın temliki konusunda hem de 13.04.2012 tarihli sözleşmede bahsi geçen ... İli ... İlçesinde bulunan taşınmazlar konusunda vekile herhangi bir yetki verilmediği anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin davalı ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ...'a verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!