Rüzgar enerjisi santrali katkı payı faturasının hesaplanmasında TÜFE güncellemesinin ve teklif mektubu hükümlerinin dikkate alınması gerektiğine ilişkin menfi tespit uyuşmazlığı.
Özet: Rüzgar enerjisi santrali katkı payı faturasının sözleşme ve yönetmelik hükümlerine aykırı yüksek düzenlendiği iddiasıyla açılan borçlu olunmadığının tespiti davasında; ilk derece mahkemesi, teklif mektubunda belirtilen fiyatın kümülatif TÜFE artışıyla güncellenmesi gerektiğini kabul ederek davayı reddetmiş, ancak bölge adliye mahkemesi uyuşmazlığın yalnızca imzalı sözleşme hükümlerine göre çözülmesi gerektiğini, bu durumda faturanın belirli bir kısmının fazla hesaplandığını belirterek davacıyı haklı bulup davanın kabulüne karar vermiştir; davalı vekili ise teklif formunun bağlayıcılığı ve kümülatif hesaplama yönteminin doğru olduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ███████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 29.11.2011 tarihinde rüzgar enerjisi santrali katkı payı anlaşması imzalandığını, davalının 01.02.2018 tarihli ve 8.152.089,15 TL bedelli faturayı düzenlediğini, sözleşme ve yönetmelik hükümlerine göre 5.067.719,47 TL bedelli fatura düzenlenmesinin gerektiğini belirterek faturanın 3.084.369,98 TL kısmı yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; idari yargının görevli olduğunu, fiyat güncellemesinin kümülatif olarak yapılmasının gerektiğini, faturada yer alan hesaplamanın doğru olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen yarışma sonucunda davacı tarafından sunulan teklif mektubu uyarınca 29.11.2011 tarihli Rüzgar Enerjisi Katkı Payı Anlaşmasının imzalandığı, sözleşmenin 3. maddesi ile yarışma yönetmeliğinin 9. maddesinde hesaplamanın ne şekilde yapılacağının düzenlendiği ancak sözleşmenin 3. maddesinde başlangıç birim fiyatının hangi tarihteki fiyat olacağı hususuna ilişkin açıklık bulunmadığı, teklif mektubu formu, yönetmelik hükümleri ve sözleşmenin birlikte değerlendirmesi sonucunda başlangıç tarihinin teklif mektubunun verildiği yıl olarak dikkate alınmasının gerektiği, teklif mektubu dikkate alınmaksızın yönetmelikte yer alan formüle göre hesaplama yapılmasının yarışma tekniğine uygun olmayacağı, teklif tarihi ile ödeme tarihi arasında gerçekleşen TÜFE oranlarının hesaplamaya dahil edilmemesinin de işin mantığına uygun olmadığı, teklif bedeli olan 3,78 Kuruş'un her yıl TÜFE oranı dikkate alınarak ve eklenerek kümülatif endekse göre hesaplamanın yapılmasının gerektiği, bu hali ile davalı tarafından yapılan hesaplamanın doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında rüzgar enerjisi santrali katkı payı anlaşmasının yapıldığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre uyuşmazlığın çözülmesinin gerektiği, sözleşmenin hazırlanması aşamasında taraflarca ortaya konulan icap ve kabullerin sözleşmenin imzalanarak bağlayıcı hale gelmesinden sonra bir dayanağının kalmadığı, yarışma yönetmeliği ile taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki katkı payının hesaplanmasına ilişkin hükümlerinin aynı olduğu, hesaplamanın sözleşme ve yönetmelik hükümlerine göre yapılmasının gerektiği, bu kapsamda yapılan hesaplamaya göre 3.085.059,66 TL faturada fazla hesaplamanın bulunduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek davanın kabulüne, davacının 01.02.2018 tarihli faturanın 3.084.369,68 TL kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği'nin 22.09.2010 tarihinde yürürlüğe girdiğini, yönetmelik sonrasında aynı saha veya aynı trafo merkezi için yapılan başvurulara ilişkin yarışma gerçekleştirildiğini, davacı ile bu kapsamda sözleşme imzalandığını, davacı tarafından 3,78 Kuruş teklif verildiğini, teklifte katkı payı tutarının teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar TÜİK tarafından Ocak ayında açıklanan TÜFE oranında güncelleştirilerek ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiğini, dava konusu faturanın yönetmelik ve eki taahhütname, yarışma teklif formu ve sözleşme hükümlerine göre hesaplanarak düzenlendiğini, teklif formunun dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, yarışma yönetmeliğinde teklifin bağlayıcı olduğunun belirtildiğini, teklif mektubunun dikkate alınmamasının yarışmada teklif veren diğer ilgililer yönünden eşitsizlik oluşturacağını, fatura hesaplamasının kümülatif şekilde yani teklif yılını takip eden her yıl bir önceki yıl için belirlenen miktar artırılmak suretiyle bulunan değer üzerinden yapıldığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, rüzgar enerjisi santrali katkı payı faturası nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!