İİK 89 ile kesinleşen haciz ihbarnameleri ve organik ilişki iddiasına dayalı iflas masasına alacak kaydı talebinin tüzel kişilik perdesinin kaldırılması kapsamında incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketin, iflas eden bir şirketin iflas idaresine karşı açtığı alacak kaydı davasını konu almaktadır; davacı, iflas eden şirkete iflasından önce İcra ve İflas Kanununun 89. maddesi uyarınca gönderdiği ve itiraz edilmeyerek kesinleşen haciz ihbarnamelerine dayanarak, asıl borçlu ile müflis şirket arasında organik ilişki olduğu iddiasıyla 17 milyon TL üzerindeki alacağının iflas masasına kaydedilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, haciz ihbarnamelerinin kesinleşmesi sebebiyle alacağın müflis şirket nezdinde gerçekleştiğini kabul ederek davanın kabulüne karar vermiş, davacı ise kararın gerekçesinin eksik olduğunu ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, müflis şirketin iflas tarihinden önce İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyadan olan alacakları için İİK'nın 89/1, 2 ve 3. maddelerine göre haciz ihbarnamelerinin gönderilerek itiraz edilmeksizin kesinleştiğini ve icra müdürlüğünün 28.09.2009 tarihli kararı ile de dosya borcunun müflis şirketin zimmetinde sayılmasına karar verildiğini, iflastan önce müflisin alacaklarına hacizler uygulandığını, kanundan ve İİK'nın 89. maddesinden ... alacaklarının güncel kapak hesabına göre 17.111.078,57 TL olduğunu, alacaklarının kaydı talebinin iflas idaresi tarafından reddedildiğini, açmış oldukların icra takibi borçlusu ile müflis şirket arasındaki organik ve ticari ilişkinin açık olduğunu belirterek iflas idare memurlarının 05.06.2015 tarihli kararlarının kaldırılarak alacaklarının faiziyle birlikte iflas masasına kaydına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı müflis şirket iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde, iflas masasına kabul ve kayıt davasının iflas idaresi memurlarına karşı ikame edildiğini, davalı olarak iflas idaresinin gösterilmesi gerektiğini, davacı şirketin müflis şirketle hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, davacının müflis şirkete iflas tarihinden önce yolladığı haciz ihbarnamelerine dayalı olarak iflas masasına kabul ve kayıt talebinde bulunmasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, davacının asıl takip borçlusu şirketin müvekkilinin taşeronu olup, davacının alacağına dayalı takip ve dava haklarını icra dosyasındaki asıl borçlu şirkete karşı yöneltmesi gerektiğini, takip borçlusu ile müflis şirket arasında organik ve ticari ilişkinin bulunduğuna ilişkin beyanların hukuki değerinin bulunmadığını, talebin haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas (Eski İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas) sayılı dosyası ile dosya borçlusu .... Tic. A.Ş. hakkında 5.921,900 USD miktarlı 1 adet çek nedeni ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, takibin kesinleştiği, bunun üzerine, müflis olmadan evvel ... İnş. A.Ş'ye İİK'nın 89/1.2. ve 3. maddelerine göre haciz ihbarnameleri gönderildiği, tüm haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin kabul edildiği, haciz ihbarnamelerine herhangi bir itirazda bulunulmadığı, İcra Müdürlüğü'nün 28.07.2009 tarihli kararı ile aynı madde uyarınca dosya borcunun müflis şirketin zimmetinde sayılmasının kesinleştiği ve müflis |ile ilgili olarak (iflastan önce) TOKİ ve diğer banka ve kuruluşlardaki alacaklarına hacizler uygulandığının anlaşıldığı, yine davalı aleyhinde 12.02.2012 tarihinde iflas davası açıldığı, İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden 11.07.2013 tarihinde şirketin iflasına karar verildiği, iflasın 28.10.2013 tarihinde kesinleştiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davacının İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas (Eski İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas) sayılı dosyasında 11.07.2013 iflas tarihi itibariyle fer'ileriyle birlikte toplam 17.111.078,57 TL alacaklı olduğu, alacağın İİK'nın 89. maddesi kapsamında davalı müflis şirket nezdinde de gerçekleştiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde, karar gerekçesinin İİK'nın 89/1, 2 ve 3. haciz ihbarnamelerine bağlanmakla gerekçenin eksik kaldığını, davalı müflis ve takip borçlusu arasındaki organik ilişkinin de ispat edilmesi nedeniyle tüzel kişilik perdesinin kalkması gerektiğini, müflis şirketin davadışı borçlu şirketin borçlarından da sorumlu olduğunu, müvekkilinin alacağının davalıya devredilen stadyum inşaatında kullanılan demirlerin satışından kaynaklandığını ve gerçek bir alacak olarak kaydının gerektiğini, davalının kötüniyetinin korunamayacağı gerekçelerinin de kararda yer alması gerektiğini beyan etmektedir. 2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde, uyuşmazlığın esasının İİK'nın 193. maddesindeki iflasın açılması ile takiplerin durması ve kesinleşmesiyle düşmesine dair emredici sonuçları gözardı edilerek hatalı değerlendirildiğini, bu hükmün üçüncü kişi konumundaki müflis şirkete karşı yürütülen feri nitelikteki takip işlemlerini de kapsadığını, hukuki nitelendirme hatası yapıldığını, hukukun yanlış uygulandığını, haciz ihbarnamesine itiraz edilmemesinin maddi borç doğurmayacağını, kazanılmış hak yorumunun hukuki mahiyete aykırı olduğunu, masaya kayıt ve kabul taleplerinde gerçek alacağın esas olduğunu, davacı ve müflis arasında doğrudan bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığını, haciz ihbarnamelerinin 2009 yılında tebliğ edilmiş olup zamanlama ve iflas etkisinin birlikte gözetilmediğini, somut olayın özelliklerine göre irdeleme yapılması gerektiğini, emsal ilam değerlendirmesinin seçici olduğunu, müflisin davadışı şirkete borç iddiası ve ticari defter kayıtları yönünden itirazlarının maddi olgu temelli tartışılması gerektiğini, genel ve soyut olarak sonuca gidildiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, alacağın iflas masasına kayıt kabul istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı ve davalı vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Temyiz harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi