Zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçla gerçekleşen trafik kazasında yaralanan yolcunun bakıcı gideri ve iş göremezlik tazminatında müterafik kusur ve emniyet kemeri indirimi tartışması.
Özet: Bu hukuki evrak, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan bir araçta yolcu olarak karıştığı trafik kazasında yaralanan davacının kalıcı sakatlık ve bakıcı gideri talebiyle açtığı tazminat davasının seyrini özetlemektedir; ilk derece mahkemesinin hükmettiği tazminat, istinafta onaylanmasına rağmen Yargıtay tarafından davacının bakıcı ihtiyacının adli tıp raporuyla netleştirilmemesi ve emniyet kemeri takma zorunluluğu ile buna bağlı müterafik kusur indiriminin değerlendirilmemesi gerekçeleriyle bozulmuştur. Bozma sonrası ilk derece mahkemesi, geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı giderini içeren yeni bir tazminat miktarına hükmetmiş olup, davalı vekili kararı başvuru şartı yokluğu, kusur tespiti eksikliği ve emniyet kemeri kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılmaması iddialarıyla tekrar temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : ████████ E.- ████████ K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan aracın 06.04.2010 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralanarak malul kaldığını, sürekli ve geçici iş göremezlik zararının bulunduğunu, bakıcıya ihtiyaç duyduğunu, tedavi için harcama yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının kalıcı sakatlık veya geçici iş göremezlik durumuna göre belirlenecek şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09.01.2020 tarihli dilekçe ile talebini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 350.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, başvurunun usulden reddi gerektiğini, belirlenecek tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt bulunmadığından faiz başlangıç tarihi olarak olay tarihinin kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 13.10.2021 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 175.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 175.000,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 350.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2022 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesince aldırılan aktüer bilirkişi raporunda davacının ömür boyu bakıma ihtiyacı olduğu kabulü ile hesaplama yapılmış, mahkemece 175.000,00 TL iş göremezlik tazminatı ile 175.000,00 TL bakıcı gideri tazminatına hükmedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesince düzenlenen 02.09.2019 tarihli rapor ile davacının maluliyet oranının ve iyileşme süresinin değerlendirildiği, bakıcı ihtiyacı ile ilgili değerlendirme yapılmadığının görüldüğü, bu halde davacının bakıcı gideri talebi karşısında bakıcıya ihtiyaç duyulup duyulmadığı hususunun araştırılarak sonuca gidilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesinin hatalı olduğu; davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının araçta bulunduğu yerin tespit edilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesindeki kanuni düzenlemeler gereği emniyet kemeri takma zorunluluğunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, davacının emniyet kemeri takmasının zorunlu olduğu ve takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu anlaşılması halinde %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 173,26 TL geçici iş göremezlik kaybı, 174.826,74 TL sürekli iş göremezlik kaybı ve 1.754,64 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 176.754,64 TL tazminatın 27.03.2017 olan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınacak raporla tespiti gerektiğini, kusura ilişkin raporda kazanın oluşumuna etken olabilecek yol durumu vd. etkenlerin araştırılmadığını, emniyet kemeri takılmasının zorunlu olmadığı yönündeki kabulün hatalı olduğunu, emniyet kemeri olmaması nedeniyle müterafik kusur indiriminin uygulanması gerektiğini, ayrıca somut olayda sürücünün kullandığı aracı sürmek için uygun ehliyeti bulunmadığını ve davacının bunu bilecek olması durumunda kusur izafesi gerektiğini, maluliyet raporunun sadece bakıcı ihtiyacı yönünden düzenlenmiş olup uygun Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığı itirazlarının değerlendirilmediğini, hatalı kusur ve maluliyet raporlarında belirlenen oranlar esas alınarak düzenlenen aktüer raporun kabul edilemeyeceğini, ...'nın geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu tutulamayacağını, davacıya özellikle yolcu konumunda olduğu araç sürücüsünden ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığını, dava kısmi dava olarak açılmış olup ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını, hükmedilen tazminata uygulanacak faizin türünün avans faiz olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, davalının herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığından faiz talebinin reddi gerekirken avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.