Silahla yaralanma sonucu kalıcı işgücü kaybı nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ıslahla artırılan miktarın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı tartışılan temyiz incelemesi.
Özet: 2011de tüfekle yaralanma sonucu kalıcı işgücü kaybı ve manevi elem yaşayan davacı, başlangıçta 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, 2021deki ıslah ile maddi tazminat miktarını 432.968,65 TLye çıkarmış; ilk derece mahkemesi talepleri faizleriyle kabul ederken, davalı, özellikle ıslahla artırılan maddi tazminat kısmının zamanaşımına uğradığı iddiasıyla istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesi ise olay ve ıslah tarihleri arasındaki ceza zamanaşımı süresini, davalının olayın gerçekleştiği tarihteki yaşı göz önüne alınarak incelemektedir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ███████ 40... /282 KararİLK DERECE MAHKEMESİ : İskilip Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ 64... /158 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... geldiler. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.02.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 23.05.2011 tarihinde davalının müvekkili ...'i tüfekle yaraladığını, davacının sol elinin işlevini yitirecek ve kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığını, işbu yaralanma sebebiyle müvekkilinde büyük oranda kalıcı işgücü kaybı olduğunu, davacının yaşı itibarı ile çok genç olduğunu, önünde uzun bir çalışma süresi olduğunu, yaralanma sebebiyle oluşan işgücü kaybının büyük maddi kayba sebep olacağını, gerçek zarar miktarının bilirkişi incelemesi sonucu anlaşılacağını ayrıca mevcut olay sebebiyle davacının büyük üzüntü ve elem duyduğunu, olayda kusurun tamamen davalıya ait olduğunu, muhakeme icrası ve taleplerinin kabulü ile olay sebebiyle davacının uğradığı manevi elem ve ızdırabın telafisi için 10.000,00 TL manevi, çalışma gücü kaybı ve gelir kaybı için uğradığı zararın telafisi için fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 10.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle; maddi tazminat talebini 432.968,65 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın hukuki destekten yoksun bulunduğunu, davacı tarafla anlaşılıp 6.000,00 TL verildiğini, davacı tarafın soruşturma aşamasında ileride tazminat konusunda herhangi bir taleplerinin olmadığını bildirdiklerini, şimdi ise kendiliğinden yüklü miktarda maddi ve manevi tazminat talep edildiğini ve kendisinin bu miktar tazminatı ödeme imkanının olmadığını, hal böyle iken davacı vekili fahiş miktarda ceza dosyasını delil göstererek maddi ve manevi tazminat davası açmış ise de bunun yasal olarak mümkün olmadığını, dava dilekçesinde dava açılması için aranan şartlar ve hususlar yerinde olmadığından öncelikle davanın ve dava dilekçesinin reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne toplam 432.968,65 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın 10.000,00 TL'lik kısmının olay tarihi olan 23.05.2011 tarihinden, 422.968,65 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 10.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Resul Ünlü'den alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin 10.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 432.968,65 TL'ye yükselttiği ve ıslah harcını da yatırdığı , ıslah dilekçesinin davalı ...'ye 22.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... vekilinin kısmi dava niteliğindeki maddi tazminat talebi yönünden ıslah ile arttırılan (422.968,65 TL) miktarın zamanaşımına uğradığından bahisle maddi tazminatın ıslah ile arttırılan kısmına karşı zamanaşımı definde bulunduğu, açılan davanın, davalının 23.05.2011 tarihli taksirle yaralama niteliğindeki haksız eylemi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı tarafça kısmi dava açılarak fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak dava dilekçesinde 10.000,00 TL maddi tazminat talep edildiği, bilahare 10.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebinin 422.968,65 TL daha arttırılarak ıslah sonucu toplam 432.968,65 TL maddi tazminat talep edildiği, olay tarihi ile ıslah tarihi arasında (olay tarihinde davalının yaşının küçük olması sebebiyle 5237 sayılı TCK'nun 66/2. maddesi gereğince daha az uzamış ceza zamanaşımı öngörülmesine rağmen) 5237 sayılı TCK gereğince öngörülen 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı vekilinin ıslah ile arttırılan maddi tazminata yönelik yasal süresi içinde ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunduğu anlaşıldığından, davanın maddi tazminat talebinin ıslah ile arttırılan 422.968,65 TL'lik kısmı açısından zamanaşımı nedeniyle ret kararı verilmesi gerekirken maddi tazminat talebinin tümden kabul kararı verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığı bu nedenlerle davalı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun reddine, maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen sebeplerle ve yönlerden kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere istinaf incelemesine konu yerel mahkeme kararının (istinaf itirazları reddedilerek kesinleşen ve düzeltilmesine karar verilen kısmı dışındaki diğer yönleri aynen korunmak suretiyle) kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, ıslah dilekçesiyle talep edilen 422.968,65 TL'lik maddi tazminata ilişkin kısım yönünden talebin zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maddi zararın tespitine ilişkin raporun kendilerine 08.12.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, tebliğinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan ıslahın yapıldığını, olay tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığını, ıslah edilen kısım için zamaşımı nenedeiyle ret kararı verilmesininin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde) haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de (TBK'nın değişik 72. maddesinde) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK'nın 72. maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür) tabi olduğu belirtilmiştir. Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olay tarihinin 23.05.2011 olduğu, davacı tarafça fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak dava dilekçesinde 10.000 TL maddi tazminat talep edildiği, 10.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebinin 422.968,65 TL daha arttırılarak ıslah sonucu toplam 432.968,65 TL maddi tazminat talep edildiği, davalı tarafça süresinde ıslah zamanaşımı definde bulunduğu görülmektedir. Ancak davacının maluliyetine ilişkin 09.01.2020 tarihli ATK maluliyet raporu incelendiğinde davacının tedavi sürecinin devam ettiği, davacının maluliyetini ancak maluliyet raporunun tebliği ile öğrendiği ve bu tarihten itibaren de ıslahın yapıldığı tarihte kanunun ön gördüğü iki yıllık ve ayrıca olay tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığı , süresi içerisinde de ıslahın yapıldığı gözetildiğinde ıslah edilen kısım için zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.VI. KARARDeğerlendirme bölümününde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.